TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12573/396
Browse
Browsing TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu by WoS Q "N/A"
Now showing 1 - 20 of 163
- Results Per Page
- Sort Options
Article Broadband Low Reflection Surfaces With Silicon Nano-Pillar Square Arrays for Energy Harvesting(2022) Tut, TurgutIn this work, optimization of the nanopillar arrays and thin films coated on silicon substrate has been investigated in order to minimize the optical reflection loss from the silicon substrate surface. Nano-pillars's height, incline angle, array properties are systematically optimized. Full field Finite Difference Time Domain method is used to simulate EM fields and calculate the reflection from the modified nanostructured substrate surfaces in 400nm-1100nm spectral range. Optimization recipe is clearly presented and it is not only useful for square arrays but for regular arrays of nano-pillars in general.Article Determination of Factors Affecting International Students’ Satisfaction Levels Using CHAID Analysis(2024) Ayten, Asım Mustafa; Göver, İbrahim HakanUluslararasılaşma, son zamanlarda yükseköğretim kurumları için tüm dünyada vazgeçilmez bir unsur haline gelmiştir. Yükseköğretim kurumlarında uluslararasılaşmayı sağlayan pek çok bileşen olmakla birlikte, öğrenim gördükleri ülkeye sağladıkları önemli katkılar nedeniyle uluslararası öğrenciler bu konuda diğerlerine göre daha fazla ön plana çıkmaktadır. Bu nedenle, tüm dünyada yükseköğretim kurumları uluslararası öğrenci sayılarını ve bu öğrencilerin memnuniyet düzeylerini artırma arayışındadır. Uluslararası öğrencilerin taşıdığı önemden yola çıkan bu çalışma, Türkiye’deki bir devlet üniversitesinde öğrenim gören uluslararası öğrencilerin memnuniyet düzeylerine etki eden faktörleri ortaya koymak amacındadır. Bu amaç için Orta Doğu Teknik Üniversitesinde (ODTÜ) öğrenim gören toplam 330 uluslararası öğrenciye 25 soruluk bir on-line anket uygulanmış ve anket verileri CHAID analizi ile değerlendirilmiştir. Analiz sonuçları; uluslararası öğrencilerin izlenimlerinin, öğrenim derecelerinin ve cinsiyetlerinin memnuniyet düzeyleri üzerinde önemli bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir. CHAID analiziyle ortaya konulan bu faktörlerin dikkate alınması, yükseköğretim kurumlarına daha fazla sayıda uluslararası öğrenci çekmek amacıyla belirlenen ya da geliştirilen uluslararasılaşma stratejilerine katkısı olacaktır.Article Accurate Prediction of Residual Stresses in Machining of Inconel 718 Alloy through Crystal Plasticity Modelling(2023) Bal, Burak; Cetın, Barıs; Yılmaz, Okan Deniz; Kesriklioglu, Sinan; Kapçı, Mehmet Fazıl; Buyukcapar, RidvanArtık gerilmelerin belirlenmesi ve değerlendirilmesi, savunma, havacılık ve otomotiv endüstrilerinde kullanılan bileşenlerin arızalanmasını önlemede çok önemlidir. Bu çalışmanın amacı, Inconel 718'in işlenmesi sırasında oluşan artık gerilmeleri doğru bir şekilde tahmin etmek için bir malzeme modeli sunmaktır. Ortogonal talaşlı imalat testleri, çeşitli kesme ve ilerleme hızlarında gerçekleştirilerek, Inconel 718'in işlenmesinden sonraki artık gerilmeler, X-Ray ışın kırınımı ile karakterize edildi. Bu süper alaşımın mikroyapısal girdilerini ticari olarak temin edilebilen bir sonlu eleman yazılımına (Deform 2D) aktarmak için bir viskoplastik kendi içinde tutarlı kristal plastisite modeli geliştirildi. Ayrıca simülasyonlar klasik Johnson - Cook malzeme modeli ile aynı işleme parametrelerinde yapıldı. Bu çalışmada elde edilen simülasyon ve deneysel sonuçlar, kristal plastisite tabanlı çok ölçekli ve çok ölçekli malzeme modelinin, mevcut modele kıyasla Inconel 718'in işleme kaynaklı kalıntı gerilmelerinin tahmin doğruluğunu önemli ölçüde geliştirdiğini ve yüzey kusurlarını en aza indirmek için kullanılabileceğini göstermiştir. Geliştirilen bu model, kesilmesi zor malzemelerin işlenmesinde yüzey kusurlarını ve üretim denemelerinin maliyetini en aza indirmek için kullanılabilir.Article Optimal Location Determination of Electric Vehicle Charging Stations: A Case Study on Turkey's Most Preferred Highway(2022) Gülbahar, İbrahim Tümay; Sütçü, MuhammedToday, electric vehicles are seen as one of the most suitable and environmentally friendly alternatives to internal combustion engine vehicles. An important issue related to the dissemination of electric vehicles is the location of the vehicle charging network and specifically the optimum location selection of the charging stations. Generally, most of the studies focus on popular destinations such as city centers, shopping areas, bus stations, and airports. Although these places are often used in normal life, they can usually provide an adequate solution for daily charging needs due to the number of alternative charging stations. However, finding adequate charging stations is not possible in intercity travels especially in highways. In this paper, we proposed a decision model to determine the location of electric car charging stations in highways. We create an optimization model to decide the optimum locations for the charging stations that can meet the customer demands on the Istanbul-Ankara highway. The proposed model determines optimum charging stations that enable passengers traveling with their electric vehicles to travel in Istanbul-Ankara highway in the shortest time.Article A Parametric Study for Drilling High Quality Holes on Glass Fiber Composites(2022) Yilmaz, Cagatay; Kesriklioglu, SinanThe objective of this study is to investigate the effect of cutting parameters on the qual- ity of holes drilled in a glass fiber reinforced thermoset polymer with the delamination factor defined as the ratio of intended hole diameter to the diameter of the maximum area which contains both hole and delaminated area. For this purpose, Taguchi's L9 or- thogonal array was used to design the experiments and optimize the drilling parameters. 5 mm twist drill bits were used to drill the holes at various feeds and spindle speeds. The maximum diameters on the inlet and outlet sides of the holes drilled into the composite plates were then measured with an optical microscope to analyze the influence of the drilling parameters on the machining damage. The smallest delaminated area on the front and back sides of the composite plate was achieved with the lowest feed (0.05 mm/rev) for the drilling parameters used in this study. Even though the spindle speed was increased from 318 rpm to 2930 rpm at a constant feed of 0.05 mm/rev, it reduces the maximum diameter on the front and back sides by 9 μm and 266 μm, respectively. The obtained results showed that the material removal rates in the drilling of the glass fiber reinforced thermoset polymers can be increased significantly by setting the optimized process pa- rameters without adversely affecting the hole quality.Article Testing a Metacognitive Regulation Approach for Judgment of Satiation: Might Hunger and Fullness Not Be the Polar Opposites of the Same Dimension(2020) Güzel, Mehmet Akif; Güngör, DuyguDespite the existence of several cognitive influences, metacognitive factors on eating and satiation still remain unclear. Therefore, we investigated a relatively recent metacognitive regulation approach and its measurement method in a lab-experiment.Participants (N=216) were shownphotografsof varying portions of common lunch foods (selected after a separate study, N=94) and asked to makepredicted judgmentsof satiation (JOS) for each via considering their actual hunger levels and whilst imagining other bodily states (e.g., extremely hungry and completely full). Differencescalculated between observed-JOS and their reference scores -thosepresumed to yield accurate matches for the cases-produced either deviances or none at all (discordant-or concordant-JOS). Hungry-group yielded significantly lower concordant-JOS percentage than full-group regardless of portion size, indicating a clearercognitive tendency to lose control over consumption when being hungry than satiated. Critically, full-group could notimagine extreme hunger as hungry-group whereas hungry-group imagined complete fullness just as full-group did, suggesting that whilst hunger was not an obstacle to imagine fullness,fullness hindered the ability to imagine hunger. These findingssuggestthathunger and fullness mightnotbe the polar opposites on the very same dimension, which would, for instance,reveal a need to revisit the treatments of eating disorders accordingly.Article Eğitimde Üstbilişsel Düzenleme Envanteri: Öğretmen Versiyonu’nun (EÜDE: Öğretmen-Kendi ve Öğretmen-Sınıf) Geliştirilme Çalışması(2023) Basokcu, Oguz; Güzel, Mehmet AkifSayısız araştırma, öğretmen ve öğrencilere ait bilişsel ve üstbilişsel süreçlerin öğrencilerin akademik başarısında kritik bir rol oynadığını göstermektedir. Çalışma öncelikle öğretmenlerin kendi, öğrencilerin kendi ve öğretmenlerin öğrencilerinin bilişine dair üstbilişsel hedef, izleme ve kontrol süreçlerini içeren “eğitimde çok düzeyli bir üstbilişsel düzenleme modeli” önermeyi amaçlamıştır. İkinci olarak, önerilen model çerçevesinde “eğitimde üstbilişsel düzenleme envanteri (EÜDE)”nin öğretmenin kendi bilişini ve öğretmenin sınıfının bilişini üstbilişsel olarak düzenlediği boyutlara ait sırasıyla, “öğretmen-kendi” ve “öğretmen-sınıf” formlarının oluşturulması amaçlanmıştır. Alan yazındaki ilgili envanter ve ölçeklerden yararlanarak ve projedeki araştırmacılar tarafından eklenerek oluşturulan anket maddeleri, 5., 6. ve 7. sınıf öğrencilerine çeşitli branşlarda eğitim veren toplam 2055 öğretmene çevrimiçi olarak üç aşamada uygulanmıştır. İlk uygulamada, 483 öğretmen “öğretmen-kendi” ve “öğretmen-sınıf” boyutlarına ait toplam 169 maddeyi 5’li Likert ölçeği üzerinden değerlendirmiştir. İlk uygulama sonunda seçilen 25 “öğretmen-kendi” ve 32 “öğretmen-sınıf” düzeylerine ait madde, ikinci uygulamadaki 790 öğretmen tarafından derecelendirilmiştir. Açımlayıcı faktör analizi sonuçlarına göre belirlenen 18’er “öğretmen-kendi” ve “öğretmen-sınıf” düzeylerine ait madde ise, üçüncü aşamadaki 782 öğretmen tarafından derecelendirilmiş ve elde edilen verilere doğrulayıcı faktör analizi uygulamıştır. Her iki faktör analizi sonuçlarına göre iki formda yer alan üstbilişsel “hedef”, “izleme” ve “kontrol” alt boyutlarına ait maddeler belirlenmiştir. Güvenirlik ve faktör analizleri sonuçları geliştirilen envanterin ölçmek istediği örtük yapıyı güvenilir ve geçerli şekilde ölçtüğünü göstermiştir.Article Makerspace: Innovation in Mechanical Engineering Education(2021) Bengu, Elif; Kececi, EminGelişen endüstrinin karmaşıklığı, mühendislik öğrencilerinin teorik mühendislik bilgilerinin yanı sıra deneyime de sahip olmalarını gerektirir. Klasik mühendislik müfredatlarının değiştirilmesine ihtiyaç vardır. Makerspace bu değişikliğin önemli bir parçası olabilir. Bu alanlar, mühendislik öğrencilerinin merakının beslendiği ve ekip çalışması yoluyla sorunlara çözümlerin bulunduğu fiziksel yerler olarak tanımlanmaktadır. Yükseköğretimde kullanımları, öğrencilerin deneyimsel öğrenmeye katılımları için bir fırsat sağlamaktadır. Geleneksel lisans müfredatının veremediği planlama, ekip çalışması, eleştirel düşünme ve iletişim gibi beceriler bu şekilde geliştirebilirler. Pedagojik perspektiften bakıldığında ise, bu alanların öğretim ve öğrenmedeki önemi ve etkileri hakkında hâlen sınırlı sayıda çalışma bulunmaktadır. Bu çalışmanın amacı öğrencilerin bu tür alanlardaki deneyimlerini belirlemek ve bu alanların öğrenmelerine nasıl katkıda bulunduğunu incelemektir. Sonuçlar, öğrencilerin mühendislik eğitimlerinden teorik bilgilerden fazlasını istediğini göstermiştir. Teori öğrenirken aynı zamanda tecrübe de kazanmak istemektedirler. Bu amaçla bir makerspace tasarlanırken, bu alanların sürdürülebilirliği ve işleyişi de dikkate alınmalıdır. Bu çalışmanın bulguları, kampüslerinde bir makerspace kurmayı planlayan kurumlara rehberlik edebilir.Article Analysis of Under-Five Mortality by Diseases in Countries With Different Levels of Development: a Comparative Analysis(2023) Ersöz, Nur Şebnem; Sütçü, Muhammed; Şahan, Pınar GünerObjectives: The right to health is critical for children because they are sensitive beings who are more susceptible to disease and health problems. It would be beneficial to compare child mortality rates in countries with different levels of development and to conduct studies to address them by taking into account their causes. This study aims to analyze the situation of developed, developing and least developed countries in terms of causes under-5 child mortality (U5CM) determined by World Health Organization and to identify the similarities or differences of under-five mortality. Methods: Child mortality rates per 1,000 live births between 2000 and 2017 years in between different age groups (0-27 days and 1-59 months) by causes (disease-specific) were obtained from World Health Organization for a total 15 countries including developed, developing and least developed countries. Regression analysis was performed to identify which causes have more impact on child mortality. In addition, the relationship between diseases was calculated using Euclidean distance, and diseases were clustered using k-means clustering algorithm for each country. Results: As a result of mathematical and statistical analysis, it was seen that causes of child mortality have a significant relation with the development level of country where a child was born. Conclusions: It has been observed that the causes of child mortality in countries with different levels of development vary depending on different factors such as geographical conditions, air quality population and access to medicine.Article A Case Study: Do Misconceptions Lead to Intergroup Conflicts at Workplaces?(2019) Süklün, HarikaBu çalışma, yanlış algıların çatışmalara yol açıp açmadığını incelemek ve daha fazla araştırma yapmak için bilim adamları arasında dikkati arttırmak amacı ile yapılmıştır. Çatışmaların köklerinden biri olarak yanlış algı, özellikle de uygulayıcılar tarafından kabul görse de, yanlış anlama ve çatışmalar arasında bir ilişki olup olmadığını araştırmak için pek çok deneye dayalı çalışma yoktur. Bu çalışma başlangıç noktası olarak küçük ölçekli olarak hazırlanmıştır. Konuyu daha iyi anlamaya çalışmak için olay inceleme metodu kullanılmıştır. Gruplar arasındaki durumu karşılaştırabilmek ve analiz edebilmek için iki farklı çalışma yapılmıştır. Biri grup içi, diğeri ise grup dışı olarak alınmıştır. Bu çalışmanın bulguları, yanlış algılamaların işyerlerinde çalışma ortamında çatışmaya yol açtığını ortaya koymuştur. Gruplar arasında \"Biz ve Onlar\" olgusunun yanı sıra gruplar arası çatışmalar gözlemlenmiştir. Çalışmanın sonuçları incelenmiştir.Article An Evaluation of the Rural Landscapes as Heritage From Habitus Perspective(Geleneksel Yayincilik Ltd Stl, 2024) Elagoz Timur, Bahar; Asiliskender, BurakRural heritage areas consist of natural and built environments produced concerning local and traditional life practices, production -consumption habits, and intangible values of societies. This environment is created vernacularly using local materials and construction techniques due to the topographical features where it is built and is in contact with local users. For this reason, it is valuable to explain the meaning of vernacular architecture to understand its users and the habitus that emerges from it. Historical rural settlements, which have found their place in conservation theories over time, attract attention with their traditional and vernacular architecture.These areas, called "rural landscape as heritage" by definition developed by ICOMOS-IFLA, are accepted as a whole with their tangible and intangible components such as natural, archaeological, and architectural. Today, plenty of research is about integrated conservation issues of rural landscape heritages. The study, differently from theirs, plans to discuss the rural landscapes through habitus. It is possible to interpret the vernacular architecture produced in rural landscapes by understanding its user and the habitus in which it emerges. Moreover, there is a dynamic link between the traditional rural areas and the habitus of societies that produce and are produced by their daily lifestyles, traditions, collective memories, and histories. The habitus, which is always transformed, begins to adapt its environment to the change by this link. In this changing process, effects such as industrialization, technological developments, and globalization threaten rural landscapes to lose their authentic values. The first step in the conservation of rural landscapes lies in understanding these areas and their values and making change predictable. From this point of view, this study questions the role of habitus in the formation and life cycle of rural heritage. The research and the hypothesis created aim to contribute to the studies about sustainable living in rural landscapes by revealing the structuring effect of the habitus between the rural landscapes and their natural, built, and socio-cultural environments. In the study, the method developed from the literature to understand rural landscapes and their dynamics without studying the case is presented for use in rural landscape heritage conservation studies. Habitus connects the natural, tangible, and intangible components of rural landscapes by the balance it creates and contributes to the formation and maintenance of the spirit of place. In order to understand this balance and draw attention to holistic conservation approaches, the network of relations has been tried to be revealed in detail. Within the scope of the study, the definition of habitus was explained through the environment and practices, and its relationship with the rural landscape was conveyed through a single structure and settlement. The transition of living heritage is inevitable, but when it cannot be managed according to international regulations, the consequences will be the loss of rural heritage, which represents societies' traditional lifestyles. The proposed approach needs to be customized and re-established for each different rural landscape heritage site. Because each heritage site is unique and has its own conservation problems. It is critical to raise awareness about the effects of habitus change in rural landscapes and their management and to emphasize the importance of creating resilient rural heritage areas that can accompany change by preserving authentic values.Article On the Historiography of the Rise and Demise of the Third Worldism(2018) Balkılıç, Özgürİkinci Dünya Savaşı sonrası dünya Üçüncü Dünya halklarının uyanışına doğdu. Yüzyıllar boyunca “gelişmiş” Batı ülkelerinin hâkimiyetinde yaşamış halklar savaş sonrası silahsızlanma, barış, ekonomik adalet, gibi söylemlerle bezenmiş bir Üçüncü Dünya projesine yoğun ilgi gösterdiler. Bu makale Üçüncü Dünya projesinin tarih yazımını incelemektedir. Bu anlamda çalışma mevcut tarih yazımına toplumsal hareketler düzeyi, devletler düzeyi ve uluslararası düzey olmak üzere, üç düzeyde odaklanacaktır. Söz konusu üç düzeyde makale ilk olarak halkların dünyanın farklı coğrafyalarında verdiği mücadeleleri konu alacaktır. İkinci olarak, milliyetçi hükümetlerin anti-emperyalist mücadelelerini konu alan eserlere odaklanılacaktır. Son olarak ise, uluslararası düzeyde antiemperyalist ve anti-kolonyalist mücadele veren Bağlantısızlar Hareketi masaya yatırılacaktır.Article Nesnelerin İnterneti, Güvenlik ve Gizlilik, İnsan Hakları Bağlamında Bir Değerlendirme(2021) Akınce, Boraİnternetin yaygınlaşması ile birlikte nesnelerin internete bağlanmaya başlaması neticesinde insan hayatına yeni bir kavram girmiştir. Bu kavram nesnelerin interneti kavramıdır. Nesnelerin interneti akıllı telefonların, sensörlerin kullanımının yaygınlaşması ile hayatın ayrılmaz bir parçası olmuş ve insan hayatını kolaylaştırmıştır. Ancak nesnelerin interneti her ne kadar insan hayatını kolaylaştırsa da güvenlik ve gizlilik ile ilgili iki önemli konuda insanların kafasında soru işaretleri bırakmaktadır. Bu çalışmada nesnelerin interneti nedir, nasıl gelişmiştir, nesnelerin internetinde güvenlik ve gizlilik nasıl sağlanmaktadır? Sorularına cevap verilecek, nesnelerin interneti teknolojisinin insan hayatında yerinin çok arttığı ve bunu neticesinde güvenlik ve gizlilik sorunlarına yol açtığı sorunsalından yola çıkılarak insan hakları hukuku bağlamında bir değerlendirme yapılacaktır.Article Sezgisel Algoritmaları Kullanarak Raf Optimizasyonu Çalışması ve Bir Yazılım Uygulaması(2019) Özçelik, Tijen Över; Gündüz, GülOtomobil montajının çok sayıda parçadan oluşması, sürekli değişen tüketici talebinden dolayı ürün çeşitliliğine gidilmesi ve fabrikayerleşkesinin belirli bir limitinin olması sebebiyle; raf alanı bir otomotiv fabrikasının neredeyse en sınırlı kaynaklarından birinioluşturmaktadır. Raf alanının etkin, verimli ve doğru yönetimi, hem maliyet açısından performansın en iyilenmesi, hem çalışanlarınyürüme mesafelerinin azaltılmasıyla hareket mudalarının önlenmesi, hem de artan üretim talebiyle ürün miktarına rağmen fabrikayerleşkesinin aynı kalması açısından kritik önem teşkil etmektedir. Bu çalışmada; kutu çeşidi çerçevesinde, standart raflar kullanılmışve ergonomik standartları da göz önünde bulundurarak raf optimizasyonu ve raf alanı optimizasyonu gerçekleştirilmiştir. Uygulama birgerçek hayat problemi olduğu için matematiksel olarak modellenmesi ve optimum çözümlerin bulunması oldukça zordur. Modellenmesizor olan problemelerin, en uygun değere yakın bir çözüm verebilmesi için sezgisel yöntemlerden faydalanılmıştır. Çalışmada kullanılanilk metot sezgisel metotlardan biri olan Greedy Algoritmasıdır. Kutular raflara bu algoritmaya göre yerleştirilmiştir. Açgözlüalgoritmalar her zaman ve her problem için optimal çözümü vermese de bazı problemler için en uygun çözümü vermektedirler. Birkerede tek bir karar verme, karar verirken yerel bilgiyi kullanma, karar verirken o an için en çok faydayı bulma gibi işlemler açgözlüprobleminin özelliklerindendir. Algoritma en çok faydayı aramaya odaklandığı için açgözlü olarak ifade edilmektedir. Çalışmadakullanılan diğer bir yöntem ise planogram’dır. Raf ve ürün düzenleme yazılımı olan planogram probleme uyarlanmıştır. Planogram;ürünlerin raflarda hangi şekilde düzenleneceğine ve yerleştirileceğine gösteren diyagramları ifade eden yazılımlardır. Ürünlerinraflardan çıkış sırası, boyutları, optimizasyon kuralları ve ergonomi kriterleri göz önüne alınarak oluşturulan yazılım ile belirlenenkısıtlar doğrultusunda en iyiye yakın raf yerleştirme gerçekleştirilmiştir.Article Beyond Moral Foundations: In it What is in it(2023) Özkan, Türker; Yalçındağ, BilgeAhlak kavramının içeriği nedir? Bu soru yıllar boyu psikoloji literatüründe kısmen dar bir bakış açısı ile zarar vermemek ve adil olmak şeklinde yanıtlanmıştır. Geçtiğimiz 30 yılda yapılan araştırmalarla ahlak anlayışı oldukça genişlemiştir. Farklı alanlardaki ilerlemeler ahlaka daha kapsamlı bir bakış açısı getirilmesini sağlamıştır; özellikle ahlaki temeller kuramı (ATK), sadakat, otorite ve kutsallık gibi başka ahlaki ilkelerin de varlığını iddia etmiştir. Mevcut araştırma, iki niteliksel çalışmayla sıradan insanların ahlak anlayışını araştırmıştır. İlk çalışmada, ATK’nin ahlaki temel tanımlarını kullanarak katılımcılar tarafından nasıl algılandıklarını anlamayı amaçladık. İkinci çalışmada ise daha yapısal olmayan bir yol kullanarak ahlakı, ahlaklı insanı ve ahlaksız insanı nasıl tanımladıklarını anlamaya çalıştık. Bulgular çoğulcu ahlaki bakış açısını doğrulamıştır. Bununla beraber, ahlaki temellerde daha net işevuruk tanımların gereği ve çeşitli değişiklik önerileri dile getirilmiştir. Sonradan eklenen bir ahlaki kavram olan özgürlük, daha geniş yönleriyle birlikte ahlaki bir temel olarak da desteklenmiştir. Sonuçlar ATK’nin bakış açısını bireysel, toplumsal ve evrensel düzeydeki ahlaki ilkelerle genişletmekte ve ahlaki duygular, erdemler ve kötülükler gibi yeni araştırma alanları sunmaktadır.Article Citation - Scopus: 1Electricity Load Forecasting Using Deep Learning and Novel Hybrid Models(Sakarya University, 2022) Sutcu, Muhammed; Şahi̇n, Kübra Nur; Koloğlu, Yunus; Çelikel, Mevlüt Emirhan; Gulbahar, Ibrahim TümayLoad forecasting is an essential task which is executed by electricity retail companies. By predicting the demand accurately, companies can prevent waste of resources and blackouts. Load forecasting directly affect the financial of the company and the stability of the Turkish Electricity Market. This study is conducted with an electricity retail company, and main focus of the study is to build accurate models for load. Datasets with novel features are preprocessed, then deep learning models are built in order to achieve high accuracy for these problems. Furthermore, a novel method for solving regression problems with classification approach (discretization) is developed for this study. In order to obtain more robust model, an ensemble model is developed and the success of individual models are evaluated in comparison to each other. © 2025 Elsevier B.V., All rights reserved.Article Citation - Scopus: 2Investigation of Peroxidase-Like Activity of Flower-Shaped Nanobiocatalyst From Viburnum Opulus L. Extract on the Polymerization Reactions(Turkish Chemical Society, 2024) Kalayci, Berkant; Kaplan, Naime; Mirioglu, Muge; Dadi, Seyma; Öçsoy, Ismail; Göktürk, ErsenHere, we report the effects of peroxidase-mimicking activity of flower shaped hybrid nanobiocatalyst obtained from Viburnum-Opulus L. (Gilaburu) extract and Cu2+ ions on the polymerization of phenol and its derivatives (guaiacol and salicylic acid). The obtained nanoflowers exhibited quite high catalytic activity upon the polymerization of phenol and guaiacol. The yields and the number average molecular weights of the obtained polymers were significantly high. Due to solubility issue of salicylic acid in aqueous media, polymerization of salicylic acid resulted in very low yields. Free-horseradish peroxidase (HRP) enzyme is known to be losing its catalytic activity at 60 °C and above temperatures. However, the synthesized nanoflowers exhibited quite high catalytic activity even at 60 °C and above reaction temperatures. This provides notable benefits for reactions needed at high temperatures, and it is very important to use these kinds of nanobiocatalysts for both scientific studies and industrial applications. © 2024 Elsevier B.V., All rights reserved.Article Citation - Scopus: 3Türkiye’de Yapılan Kuraklık Analiz Çalışmaları Üzerine Bir Derleme(Ankara University, 2022) Deniz Öztürk, Yasemin; Ünlü, RamazanDrought has become one of the most studied disaster issues by scientists, especially after the 2000s, with the importance of climate change. Many scientific publications on drought have been produced, due to many different methods on drought and the study of drought by many disciplines of science. In the study, theses, national and international articles, which include drought analysis by using any statistical method over meteorological data in Turkey, were compiled. A total of 270 studies, including 73 master's and Ph.D. theses, 107 national articles, and 90 international articles, written between 1943-2021 were examined. These studies were classified according to the year of publication, the drought analysis methods used, in publication, the scientific field of the first author, and the region examined in the study, and their frequency distributions were revealed. The main conclusions of this study are as follows: Although the first published studies on drought analysis in Turkey were made in 1943, 1956, and 1965, studies on drought started to increase after 2000 and the total number of publications reached 37 in 2019, 43 in 2020, and 64 in 2021. Publications in the period of 2019-2021 correspond to 53% of all publications. This rapid increase in recent years has led to a logarithmic increase in the number of publications. Although 63 different methods are used in drought analysis in the studies, the standardized precipitation index is the dominant method with a usage rate of 56%. Most of the studies were carried out on the basins (113). In 41 studies, the whole of Turkey was examined. Other studies were carried out for geographical regions, provinces, and smaller settlements. According to the scientific fields, it is seen that the Civil Engineering (131 units) and Geography (41 units) departments are the scientific fields that carry out the most drought analysis studies. © 2025 Elsevier B.V., All rights reserved.Article Manganzı Demir Cevherinden Manganın Çözündürülmesinde Farklı İndirgeme Maddelerinin Etkisi(Chamber of Mining Engineers of Turkey, 2022) Top, S.; Altiner, Mahmut; Kursunoglu, SaitIIn this paper, the manganese extraction from a manganiferous iron ore was investigated using reductive leaching. Various chemicals were used as a reducing agent to leach manganese selectively from the ore in the presence of sulfuric acid (H2SO4) solution. Firstly, optimum dissolution values were determined for selective manganese dissolution without using a reducing agent. As it was aimed at the selective extraction of manganese from the ore, the reductive leaching tests were conducted by adding the reducing agents under the following optimal parameters: a leaching time of 1 h, a stirring speed of 300 rpm, a temperature of 70°C, a sulfuric acid concentration of 1 M where the ore was leached with an extraction ratio of 11.54% Mn and 2.16% Fe. Manganese was dissolved with high efficiencies (up to 97.46%) from the ore by using different organic compounds (tartaric acid (C4H6O6), oxalic acid (C2H2O4), citric acid (C6H8O7), glucose (C6H12O6), sucrose (C12H22O11), and maleic acid (C4H4O4)) as the reducing agents. © 2022 Elsevier B.V., All rights reserved.Article Laboratuvar Deneyleri ve Kültürel Farklar(2023) Demirtaş, Burak Kağan; Doğan, AbdullahKültür, bireylerin ekonomik davranışını etkileyen faktörlerden bir tanesidir. Kültürün ekonomik davranışlar üzerindekini etkisinin diğer değişkenlerden ayrıştırılarak ölçümü oldukça zordur. Kontrollü laboratuvar deneyleri diğer değişkenlerin etkisini minimize edebildiği için kültürün ekonomik davranışlar üzerindeki tek başına etkisini incelemek için uygun bir yöntem sunmaktadır. Kontrollü laboratuvar deneylerinin en önemli avantajlarından bir tanesi tekrarlanabilir olmalarıdır. Tekrarlanabilirlik, bir deneysel ekonomi laboratuvarında yürütülen deneyin başka bir laboratuvarda da aynı şekilde ya da bazı değişiklikler yapılarak, farklı katılımcılarla yürütülebilmesidir. Bu çalışma, laboratuvar deneylerinde sıklıkla kullanılan oyunlardan olan ültimatom ve kamusal mal oyunlarına dayanan deneysel çalışmaları kültürel farklılıklar açısından inceleyerek laboratuvar deneyleri kullanılarak kültürün ekonomik kararlar üzerindekini etkisinin ölçülebilirliğini ve deneysel ekonomi yazınındaki çalışmaların bu etkiyi ve bu etkinin kaynağını araştırmada kullanılabilir olup olmadığını tartışmayı amaçlamaktadır. Yaptığımız incelemeler göstermektedir ki sosyal grupları birbirleriyle kıyaslayan çalışmalar aynı deneyin farklı ülkelerde tekrarlandığı çalışmalardan daha tutarlı sonuçlar ortaya koymaktadır. Ültimatom oyununa dayanan çalışmalar kültürel farklılık açısından incelediğinde, topluluklar arası dini inanç temelli farklılıkların, otoriteye duyulan saygının, partizanlığın ve oyunun oynandığı kişilerin etnik kökenleri sebebiyle ayrımcılığın sonuçlar üzerinde etkileri olduğu görülmektedir. Kamusal mal oyununa dayanan deneysel çalışmalara bakıldığında ise katılımcıların içinde yetiştikleri kültüre has sosyal normların, cinsiyetin ve katılımcıların içinde yaşadıkları ekonomik sistemin kararlarında önemli etkileri olduğu görülmektedir.
