AGU GCRIS Premium Database

The scientific memory of Abdullah Gül University. Publications, projects, and researchers—all in one place. The heart of open science beats here. 'Open Science. Visible Impact.'

Recent Submitted Publications

Doctoral Thesis
Bileşenlerin Özel Uyumluluğuna Sahip Düşük Karbonlu Yüksek Performanslı Katkılı Portland Çimentoları
(2025) Argın, Gizem; Uzal, Burak
Bu tez çalışması, PÇ–ilave bağlayıcı malzemeler–SP bileşenlerinin çok boyutlu etkileşimlerini bütüncül biçimde inceleyerek düşük karbon salınımlı ve yüksek performanslı katkılı çimentoların geliştirilmesini amaçlamaktadır. İzotermal kalorimetri, termal analiz ve basınç dayanımı verilerinden oluşan kapsamlı bir veri seti oluşturulmuş; farklı PÇ türleri, ikame oranları, ilave bağlayıcı malzeme inceliği, su/bağlayıcı oranı, SP tipi ve dozajı sistematik olarak değiştirilmiştir. Bu veriler regresyon tabanlı makine öğrenmesi modelleriyle analiz edilerek yüksek doğrulukta tahminler elde edilmiştir. Erken yaş basınç dayanımı gibi fiziksel parametre ağırlıklı çıktılarda doğrusal modeller başarılı olurken, hidratasyon kinetiği, CH içeriği ve geç yaş basınç dayanımı gibi karmaşık ve yüksek varyanslı çıktılarda doğrusal olmayan modellerin (özellikle Gauss süreç regresyonu ve yapay sinir ağları) çok daha yüksek doğruluk (R2 ≈ 0.90–0.97) ve düşük hata ile çalıştığı görülmüştür. Farklı kriterlerin normalize edilip ağırlıklandırılmasıyla geliştirilen Çok Kriterli Uyumluluk İndeksi, 1602 karışımdan oluşan sentetik veri setine uygulanmıştır. Sonuçlar, yüksek uyumluluk gösteren sistemlerin düşük PÇ–yüksek ilave bağlayıcı oranına, düşük w/b oranına ve yüksek SP dozajına sahip olduğunu; ayrıca düşük–orta CaO ve yüksek SiO2+Al2O3 içeren ilave bağlayıcı malzemelerin uyumluluğu artırdığını göstermiştir. Sonuç olarak, makine öğrenmesi yöntemleri süperakışkanlaştırılmış katkılı çimentolardaki çok değişkenli etkileşimleri yüksek doğrulukla modellemiş; geliştirilen uyumluluk indeksi ise düşük karbonlu, yüksek performansa sahip karışımların ön tasarımında kullanılabilecek yenilikçi ve esnek bir araç olarak öne çıkmıştır. Bu yaklaşım, çevresel, ekonomik ve toplumsal açıdan sürdürülebilir bir çimento endüstrisine katkı sağlamaktadır.
Master Thesis
Reklam Değerinin Yapay Zeka Tarafından Oluşturulan Reklamlara Yönelik Tutum ve Tüketici Satın Alma Niyeti Üzerindeki Etkisi: Planlı Davranış Teorisi Perspektifi
(2025) Solmaz, Sevde Ceyda; Sarp, Serap
Yapay zeka, reklamcılık gibi pazarlama uygulamalarında şirketler tarafındangiderek daha popüler hale gelen ve kullanılan teknolojik araçlardan biridir. Bu tez, yapayzeka tarafından oluşturulan reklamlar ile reklam değeri, tutumlar ve satın alma niyetleriarasındaki ilişkiyi ve cinsiyet ve öz yeterlilik gibi değişkenlerin düzenleyici rolleriniaraştırmayı amaçlamaktadır. Teorik çerçeve, bireylerin yapay zeka destekli tanıtımiçeriğini nasıl değerlendirdikleri ve bunlara nasıl yanıt verdikleri konusunda kapsamlı birbakış açısı sağlayan Planlı Davranış Teorisi ve Reklam Değer Modeli doğrultusundatasarlanmıştır. Veriler, Ağustos ve Eylül 2025 arasında 18-64 yaş arası katılımcılardançevrimiçi bir anket aracılığıyla toplanmış ve 361 yanıt elde edilmiştir. Veri analizindeIBM SPSS Statistics 25 ve Python kullanılmıştır. Ölçüm araçlarının yeterliliğini vesağlamlığını doğrulamak için güvenilirlik analizleri, faktör analizleri (EFA, CFA)yapılmış ve hipotezler yapısal eşitlik modellemesi (SEM) ile analiz edilmiştir. Sonuçlaragöre, algılanan reklam değeri hem yapay zeka tarafından oluşturulan reklamlara yöneliktutumları hem de satın alma niyetlerini olumlu yönde etkilemektedir. Yapay zekatarafından üretilen reklamlara yönelik tutumlar, satın alma niyetlerini önemli ölçüdeetkilemektedir. Tutumlar, satın alma niyetleri ile algılanan reklam değeri arasındakiilişkide aracılık rolü oynamaktadır. Cinsiyet, algılanan reklam değeri ile tutum arasındakiilişkide düzenleyici bir etkiye sahip değilken, reklam değeri ile satın alma niyeti arasındaki ilişkide düzenleyici etki göstermiştir. Tutum ile satın alma niyeti arasındakiilişkiye etkisi istatistiksel olarak yeterince anlamlı değildir. Öz yeterlilik, tutumlar ilereklam değeri arasındaki ilişkiyi önemli ölçüde olumsuz yönde etkilemektedir. Reklamdeğerinin satın alma niyetleri üzerindeki etkisini olumlu yönde güçlendirirken, tutumunsatın alma niyeti üzerindeki etkisini olumsuz yönde etkilemektedir. Teorik olarak, buaraştırma, değer algıları, tutumsal tepkiler ve davranışsal sonuçlar arasındaki ilişkiye ikitemel düzenleyici bireysel özelliği entegre ederek yapay zeka destekli pazarlamailetişimindeki bilgiyi ilerletmektedir. Ayrıca, tüketici davranışına göre yapay zekareklamlarının kişiselleştirilmesinin önemini vurgulayarak yönetimsel faydalar sağlamaktadır.
Doctoral Thesis
Biyomedikal Görüntülerin Segmentasyonu için Derin Öğrenme Yaklaşımları
(2025) Güzel, Yasin; Aydın, Zafer
Bu tez çalışması, biyomedikal görüntü segmentasyonunun tanısal süreçlerdeki kritik rolünden hareketle, derin öğrenme tabanlı modellerin potansiyelini üç farklı ve zorlu tıbbi alanda araştırmaktadır. Üç farklı klinik senaryoda yürütülen çalışmalarda, sırasıyla; intraoral kamera görüntülerinden mikrobiyal dental plak, MR görüntülerinden düşük dereceli glioma tümörler ve PET/BT görüntülerinden prostat bezi segmentasyonu gerçekleştirilmiştir. Her bir problem için derin öğrenme mimarileri ile klasik bilgisayarlı görü yöntemleri karşılaştırılmış; hiperparametre optimizasyonları yapılarak adil bir değerlendirme zemini oluşturulmuştur. Bulgular, derin öğrenme modellerinin her üç alanda da klasik yöntemlere ezici bir üstünlük sağladığını tutarlı bir şekilde göstermiştir. Özellikle, diş plağı segmentasyonunda U-Net Transformer modelinin, üç uzman diş hekiminden istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha başarılı sonuçlar elde etmesi, bu teknolojinin klinik potansiyelini vurgulamaktadır. Benzer şekilde, düşük dereceli glioma için UNet++ ve prostat segmentasyonu için Attention U-Net mimarileri en yüksek performansı sergilemiştir. Grad-CAM ve Saliency Map ile açıklanabilirlik teknikleri ile bu yüksek skor veren modellerin karar mekanizmalarının hedeflenen anatomik bölgelere doğru odaklandığı doğrulanmış ve modelleri, kara kutu algısının ötesine taşımıştır. Bu tez, farklı tıbbi görüntüleme modalitelerinde probleme özgü önerilen derin öğrenme çözümlerinin, hem otomasyonu sağlayarak verimliliği artırma hem de uzman performansını aşarak tanısal doğruluğu iyileştirme gücünü kanıtlamaktadır.
Article
Benlik Korkusu, Mükemmeliyetçilik ve Ruminasyonun Obsesif-kompulsif Bozukluk ve Tedavisi Üzerindeki Rolü
(2026) Chtibi, Manal; Oncul-Demır, Oznur
Obsesif-Kompulsif Bozukluk (OKB), bireylerin bu bozukluğa bağlı olarak yaşadıkları sıkıntılar, sosyal problemler ve tedavi yöntemleri yıllar içerisinde çeşitli araştırmalar tarafından ele alınmış ve tartışılmıştır. Öte yandan, OKB’nin yol açtığı olumsuzluklar ve tedaviye bağlı olarak ortaya çıkan sıkıntılı yan etkiler nedeniyle hastalar tedaviyi yarıda bırakma eğiliminde olabilmekte ve bu durum bazen intiharla sonuçlanabilmektedir. Son yıllarda yapılan çalışmalar, OKB hastalarının yaşadıkları zorlukların birtakım tanılar üstü değişkenle açıklanabildiğine işaret etmektedir. Örneğin, OKB hastalarında yaygın olarak karşılaşılan benlik korkusu, mükemmeliyetçilik ve ruminasyon, kendini değerlendirme süreçlerinde artış, uyumsuz başa çıkma stilleri ve duygu düzenleme güçlükleri gibi bazı ortak bilişsel ve duygusal mekanizmalara sahip olup rahatsızlığın başlangıcında ve devamlılığında etkilidir. Bu etkileşim, maruz kalma ve tepki önleme gibi altın standart tedavilere uyumu engeller, çünkü mükemmeliyetçi idealler ve kendini gizleme kaçınmayı teşvik ederken, ruminasyon umutsuzluğun devam etmesine neden olur. Bu gözden geçirme çalışmasında belirtilen değişkenler (benlik korkusu, mükemmeliyetçilik ve ruminasyon), bu değişkenlerin OKB’deki yaygınlığı, OKB hastalarının günlük yaşantılarına, rahatsızlıklarına ve tedavi süreçlerine olan etkileri kapsamlı bir şekilde ele alınmıştır.
Article
Dijital Mekânlarda Neo-folklor: Youtube’da Transmedia Anlatım ve Kültürel Aktarım
(2025) Şimşek, Mehmet; Turhan, Talha; Seker, Mustafa
Çalışma, sözlü kültür ürünü olan masalların dijital kültür platformu YouTube’da yeniden üretilme sürecini inceleyerek, geleneksel anlatıcılık pratiklerinin dijital ortamdaki dönüşümünü sistematik olarak analiz etmeyi amaçlamaktadır. YouTube platformunda Türkçe masal anlatımı yapan üç ana kanal seçilmiş, her kanaldan rastgele 5 video seçilerek içerik analiz yapılmıştır. Videolar, anlatıcı profili, izleyici etkileşimi, anlatım teknikleri, mekânsal tasarım ve dijital platform özellikleri kategorileri altında incelenmiştir. Kodlayıcılar arası güvenirlik Cohen’s Kappa katsayısı ile 0,78 olarak hesaplanmıştır. Araştırma bulguları, sözlü kültürden dijital kültüre aktarılan masal anlatıcılığının geleneksel anlatı pratiklerinden önemli farklılıklar gösterdiğini ortaya koymaktadır. Anlatıcı profili açısından profesyonelleşme ve bireyselleşme eğilimi, dijital platformların anlatıcılığı ticari bir faaliyet haline dönüştürdüğünü göstermektedir. İzleyici etkileşimi geleneksel yüz yüze anlatımdan köklü farklılıklar sergilemekte, anlık tepkiler yerini zamana yayılmış yazılı geri bildirimlere bırakmaktadır. Anlatım teknikleri multimedya karaktere bürünmüş, salt söze dayalı anlatım görsel, işitsel ve teknolojik öğelerle desteklenen hibrit bir forma dönüşmüştür. YouTube platformunda üretilen masallar, sözlü kültürün korunması ve geliştirilmesi bakımından fırsatlar sunmakla birlikte, özgün bağlamlarından koparılma riski taşımaktadır. Araştırma, dijital kültürün geleneksel anlatı pratiklerini sadece teknolojik adaptasyon değil, kültürel aktarım süreçlerinin temel dinamiklerinde paradigmatik değişimler yaratarak dönüştüğünü göstermektedir. Bu dönüşüm, kültürel süreklilik ve değişim arasındaki hassas dengenin dikkatli yönetimini gerektirmektedir.