TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12573/396
Browse
Browsing TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu by Title
Now showing 1 - 20 of 85
- Results Per Page
- Sort Options
Article 3D Sampling of K-Space With Non-Cartesian Trajectories in MR Imaging(Gazi Univ, Fac Engineering Architecture, 2025) Dundar, Mehmet Sait; Gumus, Kazim Z.; Yilmaz, BulentThis study presents an innovative approach to 3D k-space sampling in MR imaging using non-Cartesian concentric shell trajectories. The method involves 32 concentric shells of varying radii, allowing for rapid data acquisition through undersampling techniques. Simulations using IDEA software demonstrate that this approach can fill the k-space in less than one second, a significant time reduction compared to traditional FLASH sequences that can take 3-4 minutes. The concentric shell model enhances imaging efficiency by minimizing artifacts and ensuring uniform k-space filling, leading to higher resolution and faster scans. This technique shows promise for clinical applications, particularly in dynamic imaging scenarios such as acute stroke and pediatric radiology, where speed and precision are critical. As illustrated in Figure A, the concentric shell trajectories enable uniform k-space filling, significantly reducing scan times and improving image quality. These results are based on the simulations conducted with IDEA software.Article Accurate Prediction of Residual Stresses in Machining of Inconel 718 Alloy through Crystal Plasticity Modelling(2023) Bal, Burak; Cetın, Barıs; Yılmaz, Okan Deniz; Kesriklioglu, Sinan; Kapçı, Mehmet Fazıl; Buyukcapar, RidvanArtık gerilmelerin belirlenmesi ve değerlendirilmesi, savunma, havacılık ve otomotiv endüstrilerinde kullanılan bileşenlerin arızalanmasını önlemede çok önemlidir. Bu çalışmanın amacı, Inconel 718'in işlenmesi sırasında oluşan artık gerilmeleri doğru bir şekilde tahmin etmek için bir malzeme modeli sunmaktır. Ortogonal talaşlı imalat testleri, çeşitli kesme ve ilerleme hızlarında gerçekleştirilerek, Inconel 718'in işlenmesinden sonraki artık gerilmeler, X-Ray ışın kırınımı ile karakterize edildi. Bu süper alaşımın mikroyapısal girdilerini ticari olarak temin edilebilen bir sonlu eleman yazılımına (Deform 2D) aktarmak için bir viskoplastik kendi içinde tutarlı kristal plastisite modeli geliştirildi. Ayrıca simülasyonlar klasik Johnson - Cook malzeme modeli ile aynı işleme parametrelerinde yapıldı. Bu çalışmada elde edilen simülasyon ve deneysel sonuçlar, kristal plastisite tabanlı çok ölçekli ve çok ölçekli malzeme modelinin, mevcut modele kıyasla Inconel 718'in işleme kaynaklı kalıntı gerilmelerinin tahmin doğruluğunu önemli ölçüde geliştirdiğini ve yüzey kusurlarını en aza indirmek için kullanılabileceğini göstermiştir. Geliştirilen bu model, kesilmesi zor malzemelerin işlenmesinde yüzey kusurlarını ve üretim denemelerinin maliyetini en aza indirmek için kullanılabilir.Article Agency Theory: A Review in Finance(2020) Polat, Ali Yavuz; Tekin, HasanTemsil ve risk paylaşımı problemleri büyük firmalarda sahiplik ve kontrolün ayrılmış olmasından dolayı, müvekkil (sahipler) ve vekil (yöneticiler) arasında çıkar çatışması olduğunda ortaya çıkmaktadır. Bu problemler temel olarak bilgi asimetrisinden kaynaklanmaktadır. Bu da müvekkil için vekalet maliyeti ortaya çıkarmaktadır. Halihazırdaki önemli teorilerden biri olan Vekil Teorisi vekalet ilişkilerindeki maliyetleri minimize etmeye odaklanmaktadır. Bu çalışma müvekkil-vekil ilişkilerini daha iyi anlamak için, kurumsal finans alanındaki hissedar-yönetici ve tahvil sahibi-hissedar ilişkilerine odaklanarak, müvekkil-vekil ilişkilerini kritik bir şekilde değerlendirmektedir.Article AKP’NİN SURİYELİ GÖÇMEN SÖYLEMİNİ TÜRKİYE’NİN JEOPOLİTİK SENARYOSUYLA BİRLİKTE OKUMAK(TÜBİTAK ULAKBİM Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi Cahit Arf Bilgi Merkezi, 2020) Özgür BALKILIÇ; Fatma Armağan TEKE LLOYDAKP Suriyeli mülteci krizi ile baş etmek için uzun bir süre boyunca açık kapı politikası uygulamasına karşın, 2011-2018 yılları arasında konu üzerine geliştirdiği söylemsel pratiği kafa karıştırıcıydı. Zira, bu söylemsel pratik uluslararası göçkuramları ve pratikleri örüntüsünü tam olarak takip etmiyordu. Aslında AKP için göçmen krizi,Batı’nın ahlaki ve lider lik sorunlarının geniş yansımasının bir ürünüydü. Suriye göçmen krizini uluslararası sistemin bir çöküşünün sonucu olarak okuyan Türkiye’nin dışpolitika pratiklerini temellendirdiği ve meşrulaştırdığıjeopolitik senaryosu AKP’nin görünürde kafa karıştırıcı söylemini kavramamız için bize analitik bir çerçeve sunabilir. Bu makale söz konusu söylemde iki temaya odaklanmaktadır. Birincisi, AKP Suriyeli göçmenleri tanımlarken resmi düzenlemelerde belirtilen herhangi bir statüden ziyade dini temelli bir “misafir” kavramına başvurmaktadır. İkincisi, AKP Suriyeli mülteci krizini, içerisinde Türkiye’ye bir liderlik rolü payesi biçecek şekilde, uluslararasısistemin daha geniş siyasi ve ahlaki bir krizinin bir sonucu olarak ele almaktadır.Research Project Alçaltıcı/Yükseltici Dc/Dc/Ac Eviricilerle Yüksek Performanslı Anahtarlamalı Relüktans Motoru Sürücü Sistemi Tasarımı Ve Gerçeklemesi(2021) Tekgün, Burak; Boynuegri, Ali Rifat; Yaşa , Yusuf; Alan, IrfanAnahtarlamalı relüktans motorları (ARM) 1800?lü yılların ortalarında keşfedilmesine rağmen, 1960?lı yıllarda yarı iletken anahtarların icat edilmesine kadar potansiyeli anlaşılamamış makinalardır. Modern yarı iletken teknolojisinin icadı ve gelişmesi ile birlikte ARM?lerin kullanımı yaygınlaşmıştır. ARM?ler basit yapıları, düşük üretim maliyetleri ve sağlamlıklarından dolayı birçok uygulamada tercih edilmişlerdir. Geleneksel olarak ARM, her bir faz için iki yarı iletken anahtar ve iki diyot kullanılarak oluşturulan sürücülerle sabit giriş gerilimi işlenerek, sırasıyla fazlar enerjilendirilmektedir. Faz sargılarındaki akımın enerjilendirilme esnasında yükselme süresi ve enerji kesildiği durumdaki akımın azalma süresi DC bara voltajına bağlıdır. Bu durum uygulamalarda enerjilendirme süresinin akımın sıfıra gitme süresi de göz önüne alınıp kısa tutulmasına, dolayısıyla komütasyon esnasında düşük tork üretimine, yüksek tork salınımına ve ortalama tork üretiminde azalmaya sebep olmaktadır. Bu projede, geleneksel sürücü topolojisinden farklı olarak ARM, bir DC/DC dönüştürücü ve tek fazlı bir tam-köprü evirici yardımı ile ideale yakın bir enerjilendirme akımı oluşturularak ARM daha yüksek performans ile kontrol edilmesi sağlanmıştır. Projede önerilen ARM sürücüsü her bir fazı bir DC/DC dönüştürücü ve bir tam-köprü evirici içeren modüler yapılı sürücülerden oluşmaktadır. Önerilen sürücü yapısını geleneksel ARM topolojilerinden ayıran özelliği DC/DC dönüştürücü devresidir. Burada makinanın faz sargılarının ihtiyaç duyduğu akım dalga şekli DC/DC dönüştürücü ile sağlanmaktadır. Tork üretiminin pozitif olabilmesi için stator ve rotor kutuplarının tam hizalandığı andan kısa bir süre önce negatif gerilim uygulanarak, faz akımının hızlı bir şekilde kesilmesi gerekmektedir. Bu durumda ise gerilim önerilen devredeki tam-köprü devresi yardımıyla tersine çevrilerek ve DC/DC dönüştürücünün çıkış gerilimi en yüksek seviyesine getirilmek suretiyle akımın hızlı şekilde sıfıra inmesi sağlanmıştır ve böylelikle makinanın performansı artmıştır. sadece DC/DC çevirici katında yüksek frekanslı anahtarlama olduğundan anahtarlama kayıplarının azalarak ve geleneksel topolojiye göre daha yüksek verim sağlanmıştır. Önerilen sürücü sisteminin AC motorların sürücüleri olarak yenilenebilir enerji sistemlerinde ara yüz elemanı olarak uygulanabilir olması, arıza giderme zamanında önemli ölçüde azalmaya neden olarak üretimdeki sürdürülebilirliğin artırılmasına destek olacağı öngörülmektedir.Article Amerikan İşletme İdeolojisinin Türkiye’ye Gelişi, Yayılışı ve Ücret Tartışmaları,1960-1980(2019) Balkılıç, Özgür1960-1980 arasında yeni bir toplu sözleşme düzenine geçilmesiyle ve kalkınma, sosyal adalet, ücreteşitsizlikleri gibi konularda kamusal tartışmaların gittikçe yoğunlaşmasıyla birlikte sermaye sahiplerinin enönemli gündemlerinden birisi sınai karlılıklarını gizlemek/arttırmak ve bunu yaparken de emek süreçleriüzerindeki denetimlerine özellikle örgütlü emeğin rızasını almaktı. Bu anlamda, özellikle 1945 sonrası dünyayayayılan Amerikan işletme ideolojisi burjuvazinin/işletme yöneticilerinin bir yandan kapitalist karları gizlemekve diğer yandan emek üzerindeki denetimi sağlamak hususunda rızanın üretilmesinde en önemli araçlardanbirisi oldu. Bu çalışma, burjuvazinin örgütlü emeğin rızasını almak için kullandığı en önemli ideolojikmekanizmalardan birisi olan işletme ideolojisinin Türkiye’ye gelişine, yayılmasına ve özel olarak bu ideolojininönemli bir boyutu olan ücret tartışmalarına odaklanmaktadır. Makalede sermaye sahiplerinin/yöneticilerinkarlarını gizlemek-arttırmak ve emek üzerinde denetimi sağlamak için öne sürdüğü ücretler-verimlilik ilişkisive ücret sistemlerine örgütlü emeğin sendikal yapısı ve stratejileri nedeniyle rıza göstermediği öne sürülecektir.Bu bağlamda, çalışmanın temel amacı 1960-1980 arasının emek-sermaye çatışmasını incelerken emeksüreçlerini büyük oranda ihmal eden mevcut literatüre katkı koymaktır.Article Analysis of Under-Five Mortality by Diseases in Countries With Different Levels of Development: a Comparative Analysis(2023) Ersöz, Nur Şebnem; Sütçü, Muhammed; Şahan, Pınar GünerObjectives: The right to health is critical for children because they are sensitive beings who are more susceptible to disease and health problems. It would be beneficial to compare child mortality rates in countries with different levels of development and to conduct studies to address them by taking into account their causes. This study aims to analyze the situation of developed, developing and least developed countries in terms of causes under-5 child mortality (U5CM) determined by World Health Organization and to identify the similarities or differences of under-five mortality. Methods: Child mortality rates per 1,000 live births between 2000 and 2017 years in between different age groups (0-27 days and 1-59 months) by causes (disease-specific) were obtained from World Health Organization for a total 15 countries including developed, developing and least developed countries. Regression analysis was performed to identify which causes have more impact on child mortality. In addition, the relationship between diseases was calculated using Euclidean distance, and diseases were clustered using k-means clustering algorithm for each country. Results: As a result of mathematical and statistical analysis, it was seen that causes of child mortality have a significant relation with the development level of country where a child was born. Conclusions: It has been observed that the causes of child mortality in countries with different levels of development vary depending on different factors such as geographical conditions, air quality population and access to medicine.Article Ankara’da Millî Bayram Kutlamaları: Erken Cumhuriyet Dönemi’nde Kamusallığın Performatif Biçimleri(2022) Tozoglu, Ahmet Erdem; Elif, Kaymaz; Sezen, Öykü SuMakale, Ankara’da Cumhuriyet’in ilk yıllarında resmî bayram kutlamaları bağlamında performatif kamusallığın oluşumunu incelemektedir. Bayram kutlamaları tek bir aktör üzerinden ve tek bir kavramsal çerçeve içerisinde değerlendirilemeyecek kadar karmaşık toplumsal pratiklerdir. Çalışma, bayram kutlamalarının eş zamanlı okunması gereken bir dizi sosyomekânsal katman aracılığıyla anlaşılabileceğini savlamaktadır. Dolayısıyla makalede, kamusallığın fiziki altlığı olan kutlama mekânları, kitlelerin kontrol ve yönlendirilmesini sağlayan sosyomekânsal kurallar dizgesinin ve kutlama mizansenin etkinliğini artırmak için devreye sokulan maddi, manevi kimi araçların oluşturduğu bir ağın parçası olarak ele alınmaktadır. Resmî bayram kutlamalarındaki kamusallığı tartışmak ve farklı performatif ilişkileri tanımlamak için üç ilişkili tema önerilmiştir. Bunlar, kitlelerin hareketliliğinin teşviki, teknolojik gelişim ve teknik sergileme, kurucu imgeler ve anlatıların farklı araçlarla dolaşıma sokulmasıdır. Sonuç olarak, birbiri içine geçmiş, birbirinden beslenen bu temaların, Erken Cumhuriyet Dönemi’nde millî bayramlar aracılığıyla yeniden üretilen toplumsal rıza kültürünün ve ulus devlet inşası stratejilerinin törenler bağlamında açıklanabilmesine olanak sağladığı ortaya konulmuştur.Article Apatinib Sensitizes Human Breast Cancer Cells Against Navitoclax and Venetoclax Despite Up-Regulated Bcl-2 and Mcl-1 Gene Expressions(Kare Publ, 2021) Kavakcioglu Yardimci, Berna; Ozgun Acar, Ozden; Semiz, Asli; Sen, AlaattinOBJECTIVE Defects in apoptotic cell death which restrict the success of conventional cytotoxic therapies have pivotal roles in a number of pathological conditions including cancer. However, a novel drug class targeting pro-survival Bcl-2 protein family members has been developed with the understanding of the structures and interactions of Bcl-2 proteins. Within this new class, Bcl-2/Bcl-xL inhibitor Navitoclax and Bcl-2 specific inhibitor Venetoclax have been shown to demonstrate strong anticancer activities on several types of cancers. But their low affinity to other anti-apoptotic proteins limits their clinical usage. Here, we investigated the cytotoxic and apoptotic effects of Navitoclax/Venetoclax and their combinations with specific tyrosine kinase inhibitor Apatinib on estrogen receptor (ER)-positive MCF-7 and ER-negative MDA-MB-231 breast cancer cell lines. METHODS MTT assay was used for the evaluation of the inhibition of cancer cell proliferation. ELISA test and Quantitative real-time PCR assay was performed to determine the role of caspase-3, Bak, Bax, Bcl-2, Bcl-xL and Mcl-1 proteins in the inhibition of cell proliferation triggered by the tested agents. RESULTS We found that aggressive MDA-MB-231 cell line was more sensitive to all tested agents. Apatinib significantly enhanced Navitoclax/Venetoclax mediated inhibition of cell viability in both cancer cell lines despite up-regulation in the expression levels of Bcl-2 and Mcl-1 genes. We further demonstrated significant Bak/Bax and caspase-3 expression in less aggressive MCF-7 cells. CONCLUSION Our findings have impacts on Navitoclax/Venetoclax plus Apatinib based therapy for breast adenocarcinoma. On the other hand, further studies should be conducted to elucidate the mechanisms underlying synergistic effects of Navitoclax/Venetoclax plus Apatinib combinations.Article Artık Malzemelerden Box Behnken Test Dizaynı Kullanılarak Hafif Geopolimer Beton Üretimi(2020) Top, Soner; Kudak, HüseyinBu çalışmada, artık malzemelerden hibrit geopolimer beton üretim olanakları araştırılmıştır. Bu amaçla,Sugözü Termik Santrali ve Afşin/Elbistan Termik Santrali’nden uçucu küller ile Soda Sanayii’nden SolvayProsesi artıkları temin edilmiştir. Büyük çoğunluğu yüksek fırın cürufu ve uçucu küllerden oluşan CEM V/Akompoze çimento da geopolimer beton üretiminde kullanılmıştır. Kullanılan malzemelerin karakterizasyonuXRD ve XRF yöntemleri kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Geopolimerizasyonu sağlamak üzere sodyum metasilikat (Na2SiO3) alkali aktivatör olarak kullanılmıştır. Na2SiO3 çözelti haline getirilerek 5Mkonsantrasyonunda harca katılmıştır. Harcın oluşturulması sırasında ekstra su kullanılmamıştır. Box Behnkenİstatistiksel test dizaynı kullanılarak farklı oranlardaki artık malzeme ilavelerinin elde edilen geopolimer betonörneklerin tek eksenli basınç dayanımı, sertlik, birim hacim ağırlık, su emme ve sonik hız özelliklerine etkileriincelenmiştir. Kuadratik modeller, test sonuçları doğrultusunda Box Behnken test dizaynında en uygunmodeller olarak belirlenmiştir. R2değeri 28 günlük tek eksenli basınç dayanımları için % 90,48, Shoresertlikleri için % 81,67, birim hacim ağırlıkları için % 94,85, su emme değerleri için % 92,09 ve sonik hızdeğerleri için ise % 87,74 olarak belirlenmiştir. Hibrit geopolimer beton üretimi sırasında 1570-1725 kg/m3arasında değişen birim hacim ağırlıklarına sahip beton numunelerden 7-24 MPa arasında değişen tek eksenlibasınç dayanımları elde edilmiştir. Elde edilen tüm geopolimer beton örnekler hafif beton sınıfında yeralmıştır.Article Atatürk’ün Esir Aldığı Yunan General Nikolaos Trikupis ve Talas Üsera Garnizonu(Sabit Dokuyan, 2023) Karataş, Murat; Metin, MehmetAfter the First World War, especially with the support of England, the Greek army invaded Anatolian lands on the way to realize Megali Idea (Greater Greece). The regular army of the Turkish Grand National Assembly established on the Western Front dealt the final blow to the Greek army with The Great Offensive and the Battle of the Commander –in-Chief. In addition to the Greek soldiers captured in the wars before this victory, many Greek soldiers, as well as the commander –in-chief of the Greek army, General Trikupis, and her entourage were also captured after the said victory. As the number of prisoners increased rapidly after The Great Offensive and the Battle of the Commander –in-Chief, the captive officers were transferred to Afyon, Kırşehir and Kayseri. Other military and civilian prisoners were transferred to different parts of Anatolia. Greek prisoners of war were kept in the prisoner garrisons until the implementation of the document on the mutual release of prisoners signed between the states of Turkey and Greece at the Lausanne Peace Conference. Only Greek Officers remained in Talas Prisoner Garrison, one of these prisoner garrisons. The Talas Prisoner Garrison was inspected twice by international Committee of the Red Cross. The delegation prepared reports on the condition of the prisoners and the garrison. In this study, the captivity of General Trikupis on the battlefield, the Talas Prisoner Garrison and situation of the captive Greek officers staying here, the aid of the Red Crescent Society to the prisoners will be emphasized. The Study was planned to be prepared by making use archival resources, memoirs, newspapers and copyright-reviewed works. © 2023 Elsevier B.V., All rights reserved.Other Barriers in Sustainable Lean Supply Chain Management: Implementation in SMEs(Ege Univ, Fac. Economics & Admin. Sciences, 2025) Kazancoglu, Yigit; Takcı, Ebru; Ada, ErhanAs the world undergoes significant transformations in various domains, including technology, energy supply and communication, the idea of sustainability has become a significant issue. This study investigates the barriers to Sustainable Lean Supply Chain (SLSC) management within Small and Medium-Sized Enterprises (SMEs) and explores the structural interrelationships among these barriers. A comprehensive literature review was carried out to recognize critical elements relevant to the research topic, resulting in the identification of fifteen specific elements that account for 85% of the barriers in SLSC management. The DEMATEL method was used to evaluate the significance and influence levels of these factors. Furthermore, structured in-depth interviews were conducted with ten experts representing sectors that constitute 85% of the SMEs operating in Kayseri Organized Industrial Zone (OIZ), Turkey, including metal products, furniture, plastic packaging, construction materials, textiles and food. The findings reveal that strategies represent the most significant barrier to SLSC management in SMEs. The barriers were analyzed in two dimensions: influencing and influenced factors. The primary influencing factor identified was laws, standards, regulations, and legislation while the most significant influenced factor was found supply and suppliers. The study concludes with findings and actionable recommendations for practitioners and decision-makers.Article Benlik Korkusu, Mükemmeliyetçilik ve Ruminasyonun Obsesif-kompulsif Bozukluk ve Tedavisi Üzerindeki Rolü(2026) Chtibi, Manal; Oncul-Demır, OznurObsesif-Kompulsif Bozukluk (OKB), bireylerin bu bozukluğa bağlı olarak yaşadıkları sıkıntılar, sosyal problemler ve tedavi yöntemleri yıllar içerisinde çeşitli araştırmalar tarafından ele alınmış ve tartışılmıştır. Öte yandan, OKB’nin yol açtığı olumsuzluklar ve tedaviye bağlı olarak ortaya çıkan sıkıntılı yan etkiler nedeniyle hastalar tedaviyi yarıda bırakma eğiliminde olabilmekte ve bu durum bazen intiharla sonuçlanabilmektedir. Son yıllarda yapılan çalışmalar, OKB hastalarının yaşadıkları zorlukların birtakım tanılar üstü değişkenle açıklanabildiğine işaret etmektedir. Örneğin, OKB hastalarında yaygın olarak karşılaşılan benlik korkusu, mükemmeliyetçilik ve ruminasyon, kendini değerlendirme süreçlerinde artış, uyumsuz başa çıkma stilleri ve duygu düzenleme güçlükleri gibi bazı ortak bilişsel ve duygusal mekanizmalara sahip olup rahatsızlığın başlangıcında ve devamlılığında etkilidir. Bu etkileşim, maruz kalma ve tepki önleme gibi altın standart tedavilere uyumu engeller, çünkü mükemmeliyetçi idealler ve kendini gizleme kaçınmayı teşvik ederken, ruminasyon umutsuzluğun devam etmesine neden olur. Bu gözden geçirme çalışmasında belirtilen değişkenler (benlik korkusu, mükemmeliyetçilik ve ruminasyon), bu değişkenlerin OKB’deki yaygınlığı, OKB hastalarının günlük yaşantılarına, rahatsızlıklarına ve tedavi süreçlerine olan etkileri kapsamlı bir şekilde ele alınmıştır.Article Broadband Low Reflection Surfaces With Silicon Nano-Pillar Square Arrays for Energy Harvesting(2022) Tut, TurgutIn this work, optimization of the nanopillar arrays and thin films coated on silicon substrate has been investigated in order to minimize the optical reflection loss from the silicon substrate surface. Nano-pillars's height, incline angle, array properties are systematically optimized. Full field Finite Difference Time Domain method is used to simulate EM fields and calculate the reflection from the modified nanostructured substrate surfaces in 400nm-1100nm spectral range. Optimization recipe is clearly presented and it is not only useful for square arrays but for regular arrays of nano-pillars in general.Article Bruggemann Teorisi Temelli Metal ve Polimer Melez Izgaralarının Optik Polarizasyon Tepkisi(2025) Erdem, Talha; Taze, EmirhanMevcut literatürde ızgara tasarımlarının farklı metaller ve polimerler içeren kompozisyonları yeterince ele alınmamıştır. Çalışmamız, değişen malzeme kompozisyonlarının polarizasyon özellikleri üzerindeki etkisini araştırarak bu boşluğu doldurmayı amaçlamaktadır. Bu sorunu ele almak için, Bruggeman Teorisi'ni kullanarak altın, gümüş ve poli(dimetil siloksan) (PDMS) karışımlarının kırılma indisleri hesaplanmış, bu melez malzemelerden yapılan ızgaraların optik geçirgenliği ve yansıması simüle edilmiştir. Analizimiz, çeşitli malzeme oranları için farklı dalga boylarında polarizasyon oranında belirgin tepe noktaları ortaya koymuştur. Özellikle, simülasyon sonuçlarımız, polarizasyon oranının 450-1000 nm aralığında ayarlanması potansiyelini göstermektedir. Dahası, simülasyon ortamında hem 0 hem de 1 polarizasyon oranlarına ulaşılabildiği gösterilmiştir. Bu sonuçlar, belirli dalga boylarını hedefleyen optik filtreler ve polarizörler tasarlanmasına olanak sağlayacaktır.Article Buckwheat Starch–Myristic Acid Complex Formation: Effect of Reaction Temperature and Myristic Acid Concentration on Digestibility Properties(2022) Aydemir, Levent Yurdaer; Ozbey, Ayse; Kahraman, Kevser; Emlek, Betül OskaybaşBu çalışma, farklı miristik asit konsantrasyonları ve farklı reaksiyon sıcaklıkları kullanılarak üretilen karabuğday nişastası-miristik asit kompleksi örneklerinin sindirilebilirlik özellikleri üzerine farklı reaksiyon koşullarının etkisini araştırmayı amaçlamıştır. Reaksiyon sıcaklığının (60-90°C) ve yağ asidi konsantrasyonlarının (0.1-0.8 mmoL/g) sindirilebilirlik özellikleri üzerindeki etkisini araştırmak için Yanıt Yüzey Metodolojisi kullanılmıştır. Örneklerin enzime dirençli nişasta (EDN) içerikleri reaksiyon sıcaklığındaki artışla artmıştır. Reaksiyon sıcaklığı, örneklerin hızlı ve yavaş sindirilebilir nişasta içeriklerini etkilemiştir. En yüksek EDN içeriği (%32.57) 90°C'de 0.45 mmoL/g miristik asit kullanılarak üretilen örnekte elde edilmiştir. F, p (<0.05) ve R2 değerleri seçilen modellerin numunelerin sindirilebilirlik özellikleri için önemli olduğunu göstermiştir. Karabuğday nişastasının miristik asit ile kompleks oluşturması, EDN içeriğini artırma konusunda umut verici görünmektedir. Karabuğday, çalışmalar henüz oldukça yeni olmasına rağmen, EDN kaynağı olarak önemli bir potansiyele sahip görünmektedir.Article A Case Study: Do Misconceptions Lead to Intergroup Conflicts at Workplaces?(2019) Süklün, HarikaBu çalışma, yanlış algıların çatışmalara yol açıp açmadığını incelemek ve daha fazla araştırma yapmak için bilim adamları arasında dikkati arttırmak amacı ile yapılmıştır. Çatışmaların köklerinden biri olarak yanlış algı, özellikle de uygulayıcılar tarafından kabul görse de, yanlış anlama ve çatışmalar arasında bir ilişki olup olmadığını araştırmak için pek çok deneye dayalı çalışma yoktur. Bu çalışma başlangıç noktası olarak küçük ölçekli olarak hazırlanmıştır. Konuyu daha iyi anlamaya çalışmak için olay inceleme metodu kullanılmıştır. Gruplar arasındaki durumu karşılaştırabilmek ve analiz edebilmek için iki farklı çalışma yapılmıştır. Biri grup içi, diğeri ise grup dışı olarak alınmıştır. Bu çalışmanın bulguları, yanlış algılamaların işyerlerinde çalışma ortamında çatışmaya yol açtığını ortaya koymuştur. Gruplar arasında \"Biz ve Onlar\" olgusunun yanı sıra gruplar arası çatışmalar gözlemlenmiştir. Çalışmanın sonuçları incelenmiştir.Article Çok işçili montaj hatlarında istasyon ve kaynak yatırımı maliyetinin enküçüklenmesine yönelik tavlama benzetimi ve tam sayılı doğrusal programlamaya dayalı yeni bir algoritma(Dicle Üniversitesi, 2018) Şahin, Murat; Kellegöz, Talip; Söylemez, İsmetStandardize edilmiş ürünlerin üretiminde yaygın olarak kullanılan montaj hatları önemli bir akış tipi üretim şeklidir. Buhatların dengelenme problemleri üretim ve kaynak yatırımı maliyetlerinin enküçüklenmesi açısından büyük önem arzetmektedir. NP-zor bir yapıya sahip olan probleme endüstriyel ortamlarda yaygın olarak karşılaşılmasına karşın makulsüreler içerisinde kesin çözüm yöntemleri ile çözümü mümkün olmayabilmektedir. Bu çalışmada yenilenebilir kaynakyatırımı maliyetini de dikkate alan çok işçili montaj hattı dengeleme problemine yönelik yeni bir algoritma sunulmuştur.Önerilen algoritmada tamsayılı doğrusal programlama ile çözülecek olan alt problemler tavlama benzetimi yöntemi ilebelirlenmiştir. Literatürde montaj hattı dengeleme problemlerinde sıklıkla tercih edilen rassal sayılar dizisi kullanılarakgörevlerin hangi önceliklerle atanacağı belirlenmiştir. Tavlama benzetimi ve tamsayılı doğrusal programlamanın birliktekullanımına dayanan algoritmanın etkinliği test problemleri üzerinde ölçülmüştür. Tavlama benzetimi sezgiseli C#programlama dilinde kodlanmış ve oluşturulan her bir alt problemin tamsayılı doğrusal programlama modeli CPLEX10.2 çözücü kullanılarak 3.2 GHZ /4 GB Ram’a sahip bilgisayarda koşturulmuştur. Tavlama benzetiminde aynı altproblemler oluşturulması durumunda hafızada kaydedilen çözüm ve atamalar kullanmıştır. Bunun temel nedenimatematiksel model ile çözülen alt problemlerde aynı modelin oluşturulması durumunda elde edilecek sonuçlara dahaönceden ulaşılmış olmasıdır. Bu sayede algoritmanın daha hızlı bir şekilde çalışması gerçekleştirilmiş olup, çözülen vetekrarlanan matematiksel model sayıları özetlenerek sunulmuştur. Geliştirilen algoritmanın orta ve büyük boyutluproblem örneklerinde kabul edilebilir kalitede çözümler üretebildiği gözlemlenmiştir. Montaj hattı problemlerine ilişkinliteratürde bulunan çalışmalar dikkate alındığında, ilgili problem üzerindeki çalışmaların eksikliğine vurgu yapılmıştır.Article A Comparative Analysis of Passenger Flow Forecasting in Trams Using Machine Learning Algorithms(2024) Akbaş, Ayhan; Dedeturk, Beyhan Adanur; Dedeturk, Bilge KaganForecasting tram passenger flow is an important part of the intelligent transportation system since it helps with resource allocation, network design, and frequency setting. Due to varying destinations and departure times, it is difficult to notice large fluctuations, non-linearity, and periodicity of tram passenger flows. In this paper, the first-order difference technique is used to eliminate seasonal structure from the time series data and the performance of different machine learning algorithms on passenger flow forecasting in trams is evaluated. Furthermore, the impact of the Covid-19 pandemic on forecasting success is examined. For this purpose, the tram data of Kayseri Transportation Inc. for the years 2018-2021 are used. Different estimation models including Linear Regression, Support Vector Regression, Random Forest, Artificial Neural Network, Convolutional Neural Network, and LongTerm Short Memory are applied and the time series forecasting performances of the models are evaluated with MAPE and R2 metrics.Article Citation - WoS: 1Citation - Scopus: 2Complementary Medicines Used in Ulcerative Colitis and Unintended Interactions With Cytochrome P450-Dependent Drug-Metabolizing Enzymes(Tubitak Scientific & Technological Research Council Turkey, 2022) Sen, AlaattinUlcerative colitis (UC) is an idiopathic, chronic inflammatory disease with multiple genetic and a variety of environmental risk factors. Although current drugs significantly aid in controlling the disease, many people have led to the application of complementary therapies due to the common belief that they are natural and safe, as well as due to the consideration of the side effect of current drugs. Curcumin, cannabinoids, wheatgrass, Boswellia, wormwood and Aloe vera are among the most commonly used complementary medicines in UC. However, these treatments may have adverse and toxic effects due to unintended interactions with drugs or drug-metabolizing enzymes such as cytochrome P450s; thus, being ignorant of these interactions might cause deleterious effects with severe consequences. In addition, the lack of complete and controlled long-term studies with the use of these complementary medicines regarding drug metabolism pose additional risk and unsafety. Thus, this review aims to give an overview of the potential interactions of drug-metabolizing enzymes with the complementary botanical medicines used in UC, drawing attention to possible adverse effects.

