TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12573/396

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 12
  • Article
    Nişasta Nanokristali Üretimi ve Karakterizasyonu
    (2019-12-31) Korkut, Ayşe; Kahraman, Kevser
    Bu çalışmada nano malzeme üretimi konusunda doğal ve yenilenebilir bir kaynak olarak son yıllarda oldukça ilgi çeken birhammadde olan nişastadan yüksek kristaliniteye sahip nanokristal üretimi hedeflenmiştir. Bu amaçla buğday nişastası farklı oranlarda$H_2SO_4$ (1:2 ve 1:4 nişasta:asit) ile beş gün boyunca 50℃ sıcaklıkta hidroliz edilmiştir. Hidroliz sonrasında örnekler diyalize tabitutularak safsızlıklar giderilmiş, liyofilize edilerek kurutulmuştur. Elde edilen nişasta nanokristalleri taramalı elektron mikroskobu(SEM) kullanılarak boyut; X-Işını Kırınım Spektroskopisi (XRD) kullanılarak yapı ve kristalinite; Fourier dönüşümlü kızılötesispektrometresi (FT-IR) kullanılarak yapı açısından karakterize edilmiştir. Doğal haldeki buğday nişastası da aynı şekilde karakterizeedilmiş ve hidroliz işleminin yapı, boyut ve kristalinite üzerine etkisi incelenmiştir.SEM görüntüleri incelendiğinde buğday nişastasının boyutlarının 5-10 µm arasında değişim gösterdiği belirlenmiştir. Asit hidrolizisonucunda ise nişasta boyutunun oldukça azaldığı ve 50 nm’nin altına düştüğü gözlenmiştir. Doğal haldeki buğday nişastasıbirbirinden bağımsız granüller halinde iken nişasta nanokristalleri kümeleşmiş halde görüntülenmiştir. XRD desenleri incelendiğindeasit hidrolizi ile elde edilen nişasta nanokristallerin buğdayın tipik X-ışını kırınım deseni olan A-tipi X-ışını kırınım desenini verdiğigözlenmiştir. X-ışını kırınım desenleri yapı açısından incelendiğinde işlem görmemiş doğal haldeki buğday nişastası ile nişastananokristallerin arasında fark görülmese de, bu örneklerin kristalinite indeks değerlerinin farklı olduğu belirlenmiştir. Doğal haldekibuğday nişastasının kristalinite indeks değeri %42,2 olarak belirlenmişken, asit hidrolizi ile üretilen nişasta nanokristallerininkristalinite indeks değerleri daha yüksek bulunmuştur. Düşük oranda asit kullanılarak üretilen nişasta nanokristalinin (1:2) kristaliniteindeks değeri %57,3 iken daha yüksek oranda kullanılarak üretilen nişasta nanokristalininin (1:4) kristalinite indeks değeri %68,5olarak belirlenmiştir. FT-IR sonuçlarına göre ise nişasta nanokristallerin doğal buğday nişastası ile aynı yapıya sahip olduğugözlemlenmiştir.
  • Article
    Kompozit Malzemelerin Tornalanması Esnasında Oluşan Kesme Kuvvetlerinin Optimizasyonu
    (2020-09-30) Salur, Emin; Gunes, Aydin; Aslan, Abdullah; Kuntoğlu, Mustafa; Şahin, Ömer Sinan
    Kompozit malzemeler kullanılacağı yere göre tasarlanan ve üretilen malzemelerdir. Dolayısıyla kompozit malzemeler aynı üretim metodu kullanılarak kullanılacağı yere göre farklı üretim parametrelerinde üretilebilir. Farklı üretim parametrelerinde üretilen kompozit malzemeler farklı mekanik özelliklere sahip olacağı için bu durum kompozit malzemelerin işlenebilirlik özelliklerini etkiler. Bu sebeple kompozit malzemelerin işlenmesi esnasında oluşan kesme kuvvetlerinin tespit edilmesi ve optimizasyonu önem arz etmektedir. Bu kapsamda, 3 farklı üretim sıcaklığı (350, 400 ve 450˚C) ve basıncı (480, 640 ve 820 MPa) ile 4 farklı karışım oranında (ağ. %10, ağ. %20, ağ. %30, ağ. %40) üretilen dökme demir (GGG-40) takviyeli ve bronz matrisli (CuSn10) kompozit malzemelerin kuru kesme şartlarında tornalanması esnasında kesme kuvvetlerinin optimizasyonu gerçekleştirilmiştir. Tam faktöriyel tasarım prensibi ile 36 deney yapılmış ve üç eksende kesme kuvvetleri ölçümü alınarak bileşke kesme kuvveti hesabı yapılmıştır. Deneyler esnasında kesme şartları sabit tutulmuştur (kesme hızı=50 m/dak, ilerleme=0,128 mm/dev ve talaş derinliği=1 mm). Varyans analizi (ANOVA) neticesinde bileşke kesme kuvveti üzerine en çok etkisi olan parametrenin %80 katkı oranıyla birlikte üretim basıncı olduğu tespit edilmiştir.
  • Article
    Jips Artığından Taguchi Yaklaşımı Kullanılarak Çöktürülmüş Kalsiyum Karbonat (ÇKK) Üretimi
    (2022-04-15) Altıner, Mahmut; Top, Soner; Kaymakoglu, Burcin
    Bu çalışmada, desülfürizasyon ünitesinden elde edilen jips (DJ) taneciklerinin çöktürülmüş kalsiyum karbonat (ÇKK) taneciklerine direk mineral karbonatlaştırma yöntemi ile dönüştürülmesi sırasında ultrasonik güç uygulama, sıcaklık, karbondioksit (CO2) besleme hızı deneysel parametrelerinin etkileri Taguchi yaklaşımı kullanılarak araştırılmıştır. Deneylerde venturimetre ünitesi karbonatlaştırma zonu olarak kullanılmıştır. Elde edilen ürünlerin karakterizasyonu XRD, SEM ve tane boyutu analiz yöntemleri ile belirlenmiştir. Ayrıca ürünlerin özellikleri ASTM standartları dikkate alınarak değerlendirilmiştir. Sonuç olarak; üretim şartlarına bağlı olarak iğnemsi, kübik veya delikli yapıda kalsit kristallerinden oluşan ÇKK tanecikleri elde edilmiştir. ASTM standartlarına göre endüstriyel bir artıktan üretilen bu ürün, boya ve plastik sektörlerinde değerlendirilebilmesi için gereken özellikleri sağlamaktadır.
  • Article
    Green Synthesis of C-Quantum Dots Modified Zno Nanophotocatalyst: the Effect of Different Solvents Used in Production of C-Quantum Dots Modified Zno Nanophotocatalyst on Photocatalytic Performance
    (2022-12-27) Duran, Ali; Inci, Abdullah; Vurucuel, Merve; Yılmaz, Erkan
    Access the quality and sufficient amount of water is started to being problem with population increasing. One of the way to behalf the solution of this problem is usage waste water treatment in industry and agriculture. Wastewater treatment methods have disadvantages of being costly and producing secondary pollutants, photocatalysis, which is one of the advanced oxidation methods that is more advantageous and effective in removing pollutants, is promising. The newest member of nanomaterial, C-quantum dots (CQDs) has been increasingly get attention on lots of field including photocatalyst. Semiconductors are commonly used in photocatalysis however, they have electron pair recombination problem that results decreasing of efficiency. Doping semiconductors with different nanomaterials is one of the easiest ways to get over the problem. Recently CQDs has been started to used as dopping agent. Solvothermal method is among the easiest and environmentally friendly methods in nanomaterial synthesis. In this study, the effect of dimethylformamide, dimethylsulfoxide, ethylene glycol and water as solvothermal solvent on the photocatalytic efficiency of C-modified ZnO nanoparticles (CQDs@ZnO NPs) was investigated for the first time in the literature. Photocatalytic performance of CQDs@ZnO NPs was investigated on the photocatalytic degradation of methylene blue (MB). Angora mohair has been used as a CQDs source for the first time in the literature. Photocatalytic degradation performances of CQDs@ZnO NPs for MB at 300 min were 82.4%, 87.6% and 99% for ethylene glycol-water mixture, DMSO and DMF, respectively. The results proved that solvent type for solvothermal synthesis procedure has important role for photocatalytic performance of CQDs@ZnO NPs.
  • Article
    Artık Malzemelerden Box Behnken Test Dizaynı Kullanılarak Hafif Geopolimer Beton Üretimi
    (2020-06-15) Top, Soner; Kudak, Hüseyin
    Bu çalışmada, artık malzemelerden hibrit geopolimer beton üretim olanakları araştırılmıştır. Bu amaçla,Sugözü Termik Santrali ve Afşin/Elbistan Termik Santrali’nden uçucu küller ile Soda Sanayii’nden SolvayProsesi artıkları temin edilmiştir. Büyük çoğunluğu yüksek fırın cürufu ve uçucu küllerden oluşan CEM V/Akompoze çimento da geopolimer beton üretiminde kullanılmıştır. Kullanılan malzemelerin karakterizasyonuXRD ve XRF yöntemleri kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Geopolimerizasyonu sağlamak üzere sodyum metasilikat (Na2SiO3) alkali aktivatör olarak kullanılmıştır. Na2SiO3 çözelti haline getirilerek 5Mkonsantrasyonunda harca katılmıştır. Harcın oluşturulması sırasında ekstra su kullanılmamıştır. Box Behnkenİstatistiksel test dizaynı kullanılarak farklı oranlardaki artık malzeme ilavelerinin elde edilen geopolimer betonörneklerin tek eksenli basınç dayanımı, sertlik, birim hacim ağırlık, su emme ve sonik hız özelliklerine etkileriincelenmiştir. Kuadratik modeller, test sonuçları doğrultusunda Box Behnken test dizaynında en uygunmodeller olarak belirlenmiştir. R2değeri 28 günlük tek eksenli basınç dayanımları için % 90,48, Shoresertlikleri için % 81,67, birim hacim ağırlıkları için % 94,85, su emme değerleri için % 92,09 ve sonik hızdeğerleri için ise % 87,74 olarak belirlenmiştir. Hibrit geopolimer beton üretimi sırasında 1570-1725 kg/m3arasında değişen birim hacim ağırlıklarına sahip beton numunelerden 7-24 MPa arasında değişen tek eksenlibasınç dayanımları elde edilmiştir. Elde edilen tüm geopolimer beton örnekler hafif beton sınıfında yeralmıştır.
  • Article
    Assessment of Gluten-Free Food Sourced Heavy Metal Accumulation for Celiac People
    (2019-03-22) Duran, Ali; Yılmaz, Erkan; Soylak, Mustafa
    Bu çalışma, Kayseri’de satışa sunulan çölyak hastaları için bazı glütensiz gıdalarda belirli ağır metallerin çalışılmasına ilişkin bir değerlendirme sunmaktadır. On bir farklı glutensiz gıda numunesinde Cu, Mn, Co, Pb, Cr, Zn, Ni, Cd ve Fe konsantrasyon değerleri rapor edilmiştir. Tespit çalışmaları yaş yakma yöntemini takiben alevli atomik absorpsiyon spektrometresi ile yapılmıştır. Analiz edilen tüm numunelerin ortalama metal konsantrasyonları Cu, Mn, Zn, Ni, Cd ve Fe için sırasıyla 0,45-5,12, 1,84-12,2, 1,29-22,5, 0,60-3,01, 0,08-0,18 ve 4,61-79,6 mg kg-1 olarak belirlenmiştir. Yöntemin doğruluğu, standart referans materyalin (SRM 1570a Ispanak Yaprakları) analizi ile teyit edilmiştir. Analiz edilen tüm numunelerde toplam ağır metal seviyelerini incelemek için metal kirliliği endeksi de hesaplanmıştır. Analiz edilen metallerin konsantrasyonları uluslararası karar makamları tarafından önerilen günlük alım miktarı ile karşılaştırıldığında %7,55 ile 35,3’lük kısma denk gelmektedir. Bu nedenle, tüm metallere göre glütensiz gıda ürünlerinin beslenme kalite endeksi nispeten düşük görünmektedir.
  • Article
    Filtration and Optimization for the Recovery of Powder Soap Used in Wire Drawing Process
    (2024-04-14) Duran, Ali; Yılmaz, Erkan; Eren, Orhan; Benlice, Esra
    Günümüzde hızla artan tüketimi karşılamak için üretim ve üretime bağlı atık miktarı artmıştır. Ortaya çıkan atıkların çevreye ve insan sağlığına zarar vermeden bertaraf edilmesi ve ekonomiye kazandırılması için geri dönüşüm süreçleri kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu çalışmada, tel çekme işlemlerinde kullanılan sodyum bazlı atık toz sabunun geri kazanımı gerçekleştirilmiştir. Fiziksel ayırma yöntemi olan iyon çözelti yöntemi kullanılmıştır. Bu yöntemle iyileşme oranı %98 olarak bulunmuştur. Termogravimetrik ve diferansiyel termal analiz cihazı (TGA/DTA), X-ışını floresan spektroskopisi cihazı (XRF) ve Fourier transform kızılötesi spektroskopisi (FTIR) ile geri kazanım sonrası elde edilen malzemenin yapısında herhangi bir değişiklik olup olmadığını belirlemek için termal ve kimyasal analizler yapılmıştır.
  • Article
    Cytotoxic Effects of Resveratrol and Its Combinations with Ceramide Metabolism Inhibitors on FLT3 Positive Acute Myeloid Leukemia
    (2020-12-31) Ersöz, Nur Şebnem; Adan, Aysun
    Sfingolipidler hücre büyümesi ve çoğalmasını kontrol ederek hücrenin yaşam veya ölüm arasındaki kararını belirlemektedir. Büyümeyi baskılayıcı etkisi olan de novo yol izi veya salvage yol izi ile sentezlenen seramid sfingozin kinaz (SK) ve glukosil seramid sentaz (GSS) enzimleri tarafından sırasıyla hücre çoğalmasını destekleyici sfingozin-1-fosfat (S1F) ve glukozil seramide (GS) dönüştürülmektedir. Bu çalışmada, resveratrolün FLT3‟yi aşırı ifade eden THP-1 ve OCI-AML3 hücreleri üzerindeki terapötik potansiyeli seramid metabolizmasının farmakolojik olarak hedeflenmesi ile araştırılmıştır. Resveratrol, SK inhibitörü (SKI II), GSS inhibitörü (PDMP) ve resveratrolün inhibitörler ile kombinasyonlarının THP-1 ve OCI-AML3 hücreleri üzerindeki sitotoksik etkileri konsantrasyona ve zamana bağlı olarak MTT hücre canlılık testi ile saptanmıştır. Resveratrolün apoptotik etkisi aneksin-V/PI ikili boyaması yapılarak akım sitometresi ile belirlenmiştir. Resveratrol her iki hücrede hücre canlılığını azaltmış ve apoptozu indüklemiştir (p<0.05 anlamlı olarak değerlendirilmiştir). Resveratolün SK ve GSS inhibitörleri ile kombinasyonlarının 48 saatlik muamele sonucu sinerjistik sitotoksik etki gösterdiği belirlenmiştir (p<0.05). Elde edilen bu sonuçlar, resveratrolün FLT3‟yi aşırı ifade eden AML‟de seramid metabolizmasını hedefleyerek etki gösterebileceğini literatürde ilk defa göstermiştir ve çalışma mekanistik olarak araştırılabilecektir.
  • Article
    Buckwheat Starch–Myristic Acid Complex Formation: Effect of Reaction Temperature and Myristic Acid Concentration on Digestibility Properties
    (2022-12-15) Aydemir, Levent Yurdaer; Ozbey, Ayse; Kahraman, Kevser; Emlek, Betül Oskaybaş
    Bu çalışma, farklı miristik asit konsantrasyonları ve farklı reaksiyon sıcaklıkları kullanılarak üretilen karabuğday nişastası-miristik asit kompleksi örneklerinin sindirilebilirlik özellikleri üzerine farklı reaksiyon koşullarının etkisini araştırmayı amaçlamıştır. Reaksiyon sıcaklığının (60-90°C) ve yağ asidi konsantrasyonlarının (0.1-0.8 mmoL/g) sindirilebilirlik özellikleri üzerindeki etkisini araştırmak için Yanıt Yüzey Metodolojisi kullanılmıştır. Örneklerin enzime dirençli nişasta (EDN) içerikleri reaksiyon sıcaklığındaki artışla artmıştır. Reaksiyon sıcaklığı, örneklerin hızlı ve yavaş sindirilebilir nişasta içeriklerini etkilemiştir. En yüksek EDN içeriği (%32.57) 90°C'de 0.45 mmoL/g miristik asit kullanılarak üretilen örnekte elde edilmiştir. F, p (&lt;0.05) ve R2 değerleri seçilen modellerin numunelerin sindirilebilirlik özellikleri için önemli olduğunu göstermiştir. Karabuğday nişastasının miristik asit ile kompleks oluşturması, EDN içeriğini artırma konusunda umut verici görünmektedir. Karabuğday, çalışmalar henüz oldukça yeni olmasına rağmen, EDN kaynağı olarak önemli bir potansiyele sahip görünmektedir.
  • Article
    Determination of Material Response and Optimization of Johnson–Cook Damage Parameters of Aluminium 7075 Alloy
    (2018-06-01) Bal, Burak
    Alüminyum 7075-T651 alaşımının mekanik davranışına hadde yönünün ve çentik yarıçapının etkileri incelenmiş ve bu alaşımın iki farklı hadde yönü için Johnson-Cook hasar katsayıları hesaplanmıştır. Spesifik olarak, hadde yönünde ve hadde yönüne dik olarak hazırlanmış alüminyum 7075-T651 alaşımının mekanik davranışları çekme testleri sonucunda belirlenmiştir. 3 farklı çentik yarıçapındaki numunelere ve çentiksiz numunelere olmak üzere toplamda 56 adet çekme testi gerçekleştirilmiştir. Her bir çekme testi tutarlılığı sağlamak ve gerçek mekanik davranışa en yakın sonucu en düşük hata ile elde etmek adına 7 kere tekrarlanmıştır. Deneysel bulgular hadde yönüne dik olmanın uzamayı azalttığını fakat elastik bölgedeki mekanik özellikleri arttırabildiğini göstermektedir. Johnson-Cook hasar katsayılarının hesaplanmasında kullanılan kırılmış yüzey alanları optik mikroskop ile ölçülmüştür. Alüminyum 7075-T651 alaşımının Johnson-Cook hasar katsayıları farklı uygulama alanları için Levenberg-Marquardt optimizasyon methodunu kullanarak hesaplanmıştır. Bu sebeple, bu çalışma hadde yönünde ve hadde yönüne dik olarak hazırlanmış alüminyum 7075-T651 alaşımının farklı uygulama alanlarındaki hassas hasar simulasyonları için yol gösterici bir alan açmaktadır.