Fen Bilimleri Enstitüsü
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.12573/192
Browse
Browsing Fen Bilimleri Enstitüsü by Language "en"
Now showing 1 - 20 of 212
- Results Per Page
- Sort Options
Master Thesis Koroner Arter Hastalığının Makine Öğrenimi Yaklaşımları ile Teşhisi(Abdullah Gül Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2024) Halıcı, İkram; Güngör, Vehbi ÇağrıThe World Health Organization states that Coronary Artery Disease (CAD) ranks as a primary cause of recorded fatalities. CAD occurs as a result of the blockage of coronary artery vessels, which are located on the surface of the heart and supply the blood that the heart needs. Diagnosing the disease using traditional methods is challenging and requires costly tests. In recent years, the use of machine learning-based methods has increased as an alternative diagnostic approach. However, existing studies in the literature suffer from low detection rates and long training times. Therefore, there is still a need for reliable and low-cost diagnostic methods. In this thesis, a new model, CSA-PSO-ANN, is proposed for the diagnosis of coronary artery disease. The aim is to reduce the training time of the machine learning model and achieve a higher accuracy in diagnosing the disease. Experiments have been conducted on two publicly available datasets. Parallelization, feature selection, and hyperparameter optimization have been performed to shorten the model's training time. The performance of the model has been compared with well-known machine-learning algorithms and previous studies. The experiments showed that the proposed model effectively diagnoses the disease and outperforms other methods in terms of accuracy and F1 score performance metrics.Master Thesis Çalışan Yıpranması Tahmini ve Film Tavsiyesi için Öneri Sistemi(Abdullah Gül Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2020) Özdemir, Fatma; Güngör, Vehbi Çağrı; Coşkun, MustafaBu tezde Makine Öğrenimi Topluluğunda ortaya atılan iki probleme odaklanıyoruz: tavsiye sistemi ve çalışanların yıpranma sorunu. Tavsiye sistemi, kullanıcıların bir ürün satın alırken belirli bir öğeyi tercih edip etmeyeceğini tahmin eden bir bilgi filtreleme sistemidir. Tavsiye sistemleri tahmin etmek için kullanıcı / öğe bilgilerini kullanır. Bu sistemler, özellikle işbirlikçi filtreleme tabanlı sistemler, E-ticarette yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu çalışmada, ortak filtreleme ve kullanıcıların / öğelerin yan bilgilerini birleştiren karma bir model öneriyoruz. Önerilen modelde, ilişkili komşuları bulmak ve onları kümelemek için kullanıcıların / öğelerin yan bilgileri kullanılır. Daha sonra, bu kümelere ortak filtreleme yöntemleri uygulanır. Önerilen modelin performansını değerlendirmek için matris çarpanlara ayırma ve yeniden başlatma ile rastgele yürüme uygulanır. Önerilen yaklaşım MovieLens verileri üzerinde sistematik olarak değerlendirilir. Deneysel sonuçlar, kullanıcının / öğenin yan bilgisini kullanan önerilen modelin geleneksel ortak filtreleme yöntemlerinin performansını önemli ölçüde geliştirdiğini göstermektedir. Tezin ikinci bölümünde, hangi kişilerin şu anda çalıştıkları bir şirketten ayrılacağını / devam edeceğini tahmin etmeye çalışan, çalışan yıpranması tahmini sorununu ele almaya çalışıyoruz. Günümüzde şirketler için çalışanların işlerini bırakıp bırakmayacaklarını tahmin etmeleri çok önemlidir. En iyi performans gösteren çalışanların işi bırakması, kuruluşlarda finansal veya kurumsal bilgi kaybına neden olabilir. Bu tür kayıplardan kaçınmak için şirketler, çalışanların yıpranmasını tahmin etmelidir. Bununla birlikte, şirketlerin İK departmanları bu tür tahminleri yapacak kadar gelişmiş değildir. Bu amaçla şirketler, çalışanların yıpranmasını zamanında ve doğru bir şekilde tahmin etmek için veri madenciliği yöntemleri kullanmaktadır. Bu çalışmada, Doğrusal diskriminant analizi (LDA), Naive Bayes, Bagging, AdaBoost, Lojistik Regresyon, Destek Vektör Makinesi (SVM), Rastgele Orman, J48, LogitBoost, Çok Katmanlı Algılayıcı (MLP), K-En Yakın Komşular (KNN), XGBoost, Graph Convolutional Networks, iki özel şirket veri kümesinde (IBM ve Adesso İnsan Kaynakları veri kümelerine) çalışanların yıpranmasını tahmin etmek için uygulanmıştır. Mevcut çalışmalardan farklı olarak, bulgularımızı sistematik olarak F-ölçü, Eğri Altında Alan, doğruluk, duyarlılık ve özgüllük gibi çeşitli sınıflandırma metrikleri ile değerlendiriyoruz. Performans sonuçları, LogitBoost ve Lojistik Regresyon algoritmaları gibi veri madenciliği yöntemlerinin çalışanların yıpranmasını tahmin etmede çok yararlı olabileceğini göstermektedir.Master Thesis 32-mer MaSP1 Geninin pBbB6c Plazmid Vektörüne Klonlanması ve Escherichia Coli NEB 10-beta'ya Transformasyonu(Abdullah Gül Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2023) Benk, Ruveyda; Ortakcı, Fatih; Öz, YahyaThe main purpose of my thesis was to clone Masp1 spider silk protein encoding gene from dragline type spider into E.coli NEB 10-beta organism. The recombinant microbial production of spider silk protein and converting it into a fiber format would ultimately produce a biomaterial also called as biosteel with high toughness and elasticity whereas low density compared to Kevlar, steel and carbon fiber. For this purpose, the gene encoding the dragline spider protein (MaSP1) was cloned into E. coli NEB 10-beta using recombinant molecular methods. First, 8-mer MaSP1 was synthesized and cloned via pGSI high copy cloning vector by sticky end cutting with restriction enzymes of KpnI,Kpn2I followed by heat-shock transformation into E.coli. Second, we performed restriction of the 8-mer plasmid by NheI and Kpn2I to extract the 8-mer. Later, the restriction was performed by SpeI and Kpn2I to obtain linearized pGSI containing 8-mer Masp1. A ligation was applied to merge 8-mer and pGSI plasmid carrying 8-mer Masp1 to achieve 16-mer Masp1 containing pGSI. Again, this plasmid was heat-shock transformed into E.coli. Following the same restriction 32-mer Masp1 containing pGSI plasmid was achieved. Finally, 32-mer Masp1 fragment was cut from pGSI cloning vector and ligated to pBbB6c low copy expression plasmid followed by electroporation into E.coli. The band size of 32-mer Masp1 gene was aligned between 3 kb and 5 kb which is an agreement with the calculated size of 32-mer Masp1 gene. Future studies should focus on the expression of Masp1 and the efficient production of this valuable recombinant protein under bioreactor conditions with cutting edge bioprocessing techniques.Master Thesis LTE Ağları için Servis Kalitesi Odaklı Aşağı Yönlü Zamanlama Algoritması: Kenar Kullanıcıları Üzerine İnceleme(2016) Uyan, Osman Gökhan; Güngör, Vehbi Çağrı4G/LTE (Long Term Evolution) en modern kablosuz mobil genişbant teknolojisidir. LTE-A kullanıcıların yüksek bağlantı hızlarına ulaşmalarını sağlar. Bu yüksek hızları sağlayabilmek için OFDM teknolojini kullanır; OFDM sistem kaynaklarını hem frekans hem de zaman alanlarında sunar. Bu kaynakların atanması işi baz istasyonunda çalışan bir zamanlama algoritması tarafından yapılır. Bu tezde, mevcut zamanlama algoritmaları iki şekilde değerlendirilmektedir. Önce algoritmaların performansları çıktı ve adillik yönüyle incelenmektedir. Daha sonra, yeni bir adillik ölçütü sunulmaktadır: QoS-haberdar adillik; sistemin, kullanıcıların bekleme zamanı taleplerine cevap verebildiği ölçüde adil olduğunu varsayar. Yine mevcut algoritmaların performansları bu ölçü ile incelenmiştir. Ayrıca bu metriklere göre özellikle hücre kenar kullanıcılarının elde ettiği çıktıları, sistemin adilliğini ve klasik adilliği artırırken diğer algoritmalarla kıyaslandığında hücre toplam çıktısında çok büyük düşüşe neden olmayan yeni bir algoritma önerilmektedir.Master Thesis Solüsyondan Proses Edilebilir Çubuk Yapısında Moleküler Yarı İletkenler ve Alan Etkili Transistör Uygulamaları(Abdullah Gül Üniversitesi, 2018) DENEME, İBRAHİM; Deneme, İbrahim; Usta, HakanYeni n-tipi yarı iletkenlerin yapısal dizaynı ve sentetik olarak geliştirilmesi yük taşıma mekanizmasının temellerinin anlaşılması noktasında bilimsel ve teknolojik alanlarda önemli derecede ilgi uyandırmıştır. Son yıllarda literatürde mevcut çok sayıda n-tipi yarı iletken olmasına rağmen, solüsyondan proses edilebilen ve havada kararlı n-tipi yarı-iletken malzeme sayısı oldukça sınırlıdır. Burada biz, indeno[1,2-b]floren ve (triizopropilsilil)etinil tabanlı, 6,12-pozisyonlarında disiyanovinilen ve 2,8-pozisyonlarında ise karbonil fonksiyonel grupları içeren iki yeni moleküler yarı-iletkenlerin dizaynı, sentezi, tek kristal yapıları, optoelektronik özellikleri, çözelti ile proses edilmiş ince-film morfolojilerini/mikroyapılarını ve organik alan etkili transistör uygulamalarını ortaya koyduk. Elektron çekici karbonil, disiyanovinilen ve (triizopropilsilil)etinil gruplarının indeno[1,2-b]floren π-merkezine dahil edilmesi, tamamen akseptör tipinde π-konjuge yapının oluşmasına sebep olmaktadır. Söz konusu yeni moleküller, 2,8- (triizopropilsilil)etinil-indeno[1,2-b]floren-6,12-dion (TIPS-IFDK) ve 2,8-(triizopropilsilil)etinil-indeno[1,2-b]floren-6,12-bis(disiyanoviinilen) (TIPS-IFDM)'dir. Yeni bileşiklerin HOMO/LUMO enerjileri sırasıyla TIPS-IFDK için -5.77 / -3.65 eV ve TIPS-IFDM için -5.84 / -4.18 eV'dir. Daha önce geliştirilen donör-akseptör tipi indenofluorenler ile kıyaslandığında tamamen akseptör yapıda π-konjuge sisteme sahip oldukları için yeni moleküllerin optik bant aralıklarında artış gözlemlenmiştir. (TIPS-IFDK için 2.12 eV ve TIPS-IFDM için 1.66 eV) TIPS-IFDK ve TIPS-IFDM yarı-iletkenlerinin katı-hal düzenlemeleri ve moleküller arası π-π etkileşimleri, tek kristal X-ray difraksiyon (XRD) analizi ile incelenmiştir. Söz konusu yarı-iletkenler katı halde 1-D kolon yapısı ortaya koymuştur. Bu tez kapsamında geliştirilen TIPS-IFDM yarı-iletkeni kullanılarak, solüsyon-makaslama (solution-shearing) yöntemi ile alt kapı/üst temas organik alan etkili transistörler üretilmiştir. Havada son derece kararlı olan söz konusu transistörler n-tipi yük taşıma karakterinde olup, 0.02 cm2/Vs elektron hareketliliği, 107 Ion/Ioff oranı sergilemiştir. Buna rağmen bu tez kapsamında geliştirilen diğer molekül TIPS-IFDK, TIPS-IFDM ile kıyaslandığında 103 kat daha az elektron hareketliliği ortaya koymuştur. Bu durum TIPS-IFDK molekülünün zayıf π-π etkileşimleri ve ince-film fazında zayıf kristal yapısından kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla TIPS-IFDK tabanlı OFET'ler havada kararlı değildir. (trialkilsilil)etinil grubunun HOMO/LUMO orbitalleri üzerindeki elektronik etkileri DFT hesaplamaları ile ortaya çıkarıldı. Bildiğimiz kadarıyla, TIPS-IFDM, uzun moleküler eksen (x) boyunca (trialkilsilil) etinil gruplarıyla fonksiyonel hale getirilmiş, çözücüde proses edilebilen, havada kararlı, n-tipi moleküler yarı iletkenlerin ilk örneğidir. Elde ettiğimiz sonuçlar, havada kararlı n-tipi organik alan etkili transistörler ve çeşitli organik optoelektronik teknoloji uygulamaları için kolay sentezlenebilir, solüsyondan proses edilebilir yeni molekülerin nasıl dizayn edileceği noktasında önemli bilgiler vermektedir. Bu alanlarda ilerde yapılacak araştırmalara ışık tutmaktadır.Doctoral Thesis Çoklu Robot Sistemleri için Lokalizasyon Algoritması Tasarımı ve Gerçekleştirilmesi(2024) Kabore, Kader Monhamady; Güler, SametÇok robotlu sistemler (MRS), tek bir robot için son derece zorlayıcı olan karmaşık görevleri gerçekleştirebilir. Örneğin, iş birliğiyle taşıma, alan kapsama ve arama-kurtarma operasyonları gibi uygulamalarda, MRS en iyi seçenek olabilir. MRS, görevleri daha basit komutlara bölerek bireysel robotlara atar. Bu yapı, ölçeklenebilirlik ve tek bir hata noktasına karşı dayanıklılık gibi önemli avantajlar sağlayan merkezi olmayan yaklaşımlara ilgiyi artırmıştır. MRS'deki formasyon kontrolü, özellikle GPS'in bulunmadığı ve dış altyapının olmadığı ortamlarda güçlü robot konumlandırmasına dayanır. Dış ortamlarda GPS mutlak konumlandırma sağlayabilir ancak kapalı alanlar veya tüneller gibi ortamlarda sürü robotları için yetersiz kalabilir. Hareket yakalama sistemleri gibi kapalı alan konumlandırma çözümleri, yüksek maliyetli olup ek altyapı kurulum prosedürleri gerektirir. Bu sınırlamalar, sürü robotikleri uygulamaları için uygun, dayanıklı ve dahili konumlandırma sistemlerine olan ihtiyacı vurgulamaktadır. Bu çalışma, tamamen dahili yeteneklere dayanan, dış altyapıya bağımlılığı ortadan kaldıran yeni bir merkezi olmayan, işaretleyicisiz konumlandırma çerçevesi sunmaktadır. MRS için bir konumlandırma çözümü bulmak amacıyla, yöntemimiz, derin öğrenme ile güçlendirilmiş iş birliği temelli konumlandırma algoritmalarını formasyon kontrol mekanizmalarıyla birleştirmektedir. Önerilen çerçevenin etkinliğini doğrulamak için kapsamlı simülasyonlar ve gerçek dünya deneyleri gerçekleştirilmiştir. Sistem ölçeklenebilirliği, farklı ekip boyutlarına uyum sağlayarak test edilmiştir ve uygulamalardaki etkinliği gösterilmiştir. Bu çalışma ayrıca yer robotları için açık kaynaklı bir veri seti sunarak MRS alanında daha fazla araştırmayı teşvik etmektedir.Master Thesis Elektrik Dağıtım Şirketleri Perspektifinden Blockchain Temelli Enerji Uygulamaları(Abdullah Gül Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2022) Yağmur, Ahmet; Tonyalı, SametThis thesis discusses blockchain-based energy applications from the distribution system operator (DSO) perspective. Blockchain has a potential impact on emerging actors, such as electric vehicles (EVs), charging facility units (CFUs), Distributed Energy Resources (DERs) and microgrids of the electricity grid. Although, blockchain offers magnificent, decentralized solutions, owing to the reality of the existing grid structure, the central management of DSOs still plays a significant, non-negligible role. Numerous studies of proposed blockchain-based EV systems have investigated the energy costs of EVs, fast and efficient charging, privacy and security, peer-to-peer energy trading, sharing economy, selection of appropriate location for CFUs, and scheduling. Additionally, blockchain in DERs, microgrids and energy market investigated in literature. However, cooperation with DSO organizations has not been adequately addressed. Blockchain-based solutions mainly suggest an entirely distributed and decentralized approach for energy trading. However, converting the entire power system infrastructure is considerably expensive. Building a thoroughly decentralized electricity network is nearly impossible in a short time, particularly at the national grid level. In this regard, the applicability of the solutions is as significant as their appropriateness, especially from the DSO perspective, and must be examined closely. The blockchain applicability of the essential DSO services such as SCADA and AMI are analyzed in this study. Time series analysis applied to forecast future peak load of the grid in a pilot region. Reducing the peak load by using BC based demand side management mechanism scenario evaluated and total saving of grid investment is analyzed. We searched and analyzed DSO-based requirements for potential blockchain applications in the energy sector.Doctoral Thesis Koloidal Nanomalzemelerin Akıllı Kendinden Dizilimi ile Nanofotonik Mimarilerin Tasarımı ve Uygulaması(Abdullah Gül Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2024) Şenel, Zeynep; Erdem, TalhaDNA-driven self-assembly techniques offer precise control over the positioning of colloidal nanoparticles through specific Watson–Crick interactions, and its reversibility via controlling the temperature of medium. This thesis explores an alternative strategy to control DNA-functionalized nanoparticles' binding/unbinding process by leveraging laser radiation, inducing localized heating within the nanoparticles to facilitate disassociation. First, we demonstrate the active manipulation of the optical properties of DNA-assembled gold nanoparticle networks via external optical excitation. Specifically, irradiation with a green hand-held laser yields a substantial ∼30% increase in total transmittance, accompanied by a transition from opaque to transparent states observable in optical microscopy images. The reversibility of this process is demonstrated by the restoration of the nanoparticle network post-irradiation cessation, underscoring the efficacy of optical excitation in tailoring both the structure and optical characteristics of DNA-mediated nanoparticle assemblies. Second, we introduce a method to tailor DNA-driven self-assembly of semiconductor nanoparticles on glass by applying an external optical field. A green laser directs the assembly of DNA-functionalized red-emitting quantum dots (QDs) on DNA-functionalized glass, leaving uncoated spots owing to localized heating. This effect becomes prominent after three hours of radiation using a laser with an irradiance of 57.1 W/cm2. Experiments with different lasers and nanoparticle types confirm the role of laser-induced heating in preventing QD-glass bonding via DNA-DNA interaction. Secondary coating of previously uncoated spots with DNA-functionalized green-emitting QDs and dye-functionalized DNAs indicates a successful hierarchical self-assembly. Our findings highlight the potential of light-assisted DNA-driven self-assembly for diverse nanoparticle architectures, promising applications in optoelectronics and nanophotonics. Keywords: Programmable self-assembly, DNA-driven self-assembly, localized heating, colloidal nanoparticles, DNA conjugation.Master Thesis İndüksiyon Sistemi Uygulamaları için Farklı Düzlemsel Bobin Şekillerinin Teorik Olarak İncelenmesi ve Modellenmesi(Abdullah Gül Üniversitesi, 2019) ERMAN, MUHAMMED FURKAN; Erman, Muhammed Furkan; Kılıç, Veli TayfunIsıtma endüstride önemli bir yer kaplar. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte, günümüz dünyasında, resistif ve kızılötesi ile ısıtma yöntemleri de dahil olmak üzere yaygın olarak kullanılan birçok ısıtma yöntemi vardır. Bu yöntemler arasında, indüktif ısıtma giderek daha popüler hale gelmektedir. İndüktif ısıtma sistemlerinin en önemli parçalarından biri bobindir. Bobin, elektrik enerjisi uygulandığında ve üzerinden akım geçtiğinde manyetik alan oluşturur. Endüstride dairesel, kare vb. şekillerde farklı bobin şekillerini görmek mümkündür. Literatürde mevcut formüller kullanılarak bu bobin şekillerinin analitik incelenmesi yapılabilmektedir. Ancak üretim zorluklarından veya sağladığı avantajlardan dolayı kare bobin gibi köşeleri keskin olan bobinlerin köşelerinin yuvarlanması kaçınılmazdır. Köşeleri yuvarlanmış bobin yapısı orijinal yapısından farklı olduğundan dolayı oluşturduğu manyetik akı yoğunluğu aynı olmamaktadır. Bu tezde, bu tür bobinlerin analitik olarak incelenebilmesi için gerekli formüllerin türetilmesi ile literatürdeki boşluk doldurulmuştur. Bulunan formüller köşeleri yuvarlanmış kare ve üçgen şeklindeki bobinlerin oluşturduğu manyetik akı yoğunluğu hesaplanarak doğrulanmıştır. Her iki bobin şekli modellenerek simule edilmiştir. Her bir şekil için 3 farklı boyut ve her boyut için 5 farklı yuvarlama miktarı seçilmiştir. İlk durumda, yuvarlanan köşe merkezlerinin bobinin merkezi ile çakıştığı varsayılmıştır. Bu sayede bobin merkezinde oluşan manyetik akı yoğunluğu hem geleneksel formüller ile hem de bu tezde türetilen formüller ile hesaplanmıştır. İkinci durumda ise yaylar, merkezleri bobin merkeziyle çakışmayacak şekilde farklı konumlara yerleştirilmiş çemberin parçaları olarak ayarlanmıştır. İkinci durumda, yuvarlamanın yaratılan manyetik alan yoğunluğu üzerindeki etkisini görmek için farklı miktarlarda yuvarlama için bobinin ix toplam uzunluğu sabit tutulmuştur. Bu durumda hesaplamalar sadece bu çalışmada türetilen formüller ile yapılabilmektedir. Manyetik akı yoğunluklarının hesaplanmasından sonra, sonuçlar üç boyutlu elektromanyetik simülasyonlarla desteklenmiştir. Bulunan sonuçların analitik hesaplamalar ve simülasyonlarla karşılaştırılması, önerilen yöntem ile geleneksel yöntem arasındaki ve önerilen yöntem ile simülasyonlar arasındaki maksimum hatanın % 1'den az olduğunu göstermiştir.Master Thesis Kamu Tesislerinin Uygunluğunun AHP Tabanlı Değerlendirilmesi: Kayseri Melikgazi Örneği(Abdullah Gül Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2024) Yılmaz, Elif; Akın, MügePublic facilities in urban areas, such as those for health and education, are expected to meet various humanitarian requirements. It is important to ensure that these facilities are suitable in all aspects in the urban areas. The aim of this thesis is to evaluate the suitability of public facilities proposed by zoning plans in the study area of Melikgazi District, Kayseri Province, by integrating Analytic Hierarchy Process and Geographic Information Systems. To evaluate the suitability, health facilities, green areas, kindergarten areas, primary school areas, secondary school areas, high schools and mosque areas proposed in the zoning plan were analyzed by considering the main criteria and sub-criteria determined within the scope of population density, transportation facilities and technical infrastructure services. The criteria were reclassified with Geographic Information Systems using the Analytic Hierarchy Process to calculate weight values for the Weighted Overlay and Weighted Sum analyses. The analyses identified non-suitable areas, suitable areas, and very high suitable areas. The study area was evaluated comparatively for each public facility using Weighted Overlay and Weighted Sum analyses to identify areas with suitable results and those in need of new public facilities. The results indicate that the primary school and mosque areas have suitable results, but other public facilities are still needed in areas close to the center with high population density.Master Thesis Yaşlılıkta Yaşam Kalitesini Artırmak için Bir Konut Tasarımı Değerlendirme Yaklaşımı(Abdullah Gül Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2022) Görez, Aslı; Metin, BuketThe increase in the number of the older living independently due to the demographic transformation and changes in the household structure brings the housing design for older adults to the agenda. Depending on the biological, psychological and social losses brought about by the aging process, the relationship of the elderly with housing also changes. Many older adults need help with daily activities that they used to perform easily. Dysfunctional housing, dysfunctional neighborhoods and even dysfunctional cities negatively affect the quality of life of older adults. Domains affecting quality of life, which is a multi-layered concept, are different from other age groups in old age. This difference is also reflected in the housing design. It indicates a strong relationship between housing and quality of life in old age. For houses that can adapt to the changes brought about by aging, it is necessary to clearly define how the relationship between the design considerations required for housing design and the domains of quality of life is established. This constitutes the main problem and research question of the thesis. This thesis discusses the necessary design issues for housing design that increases the quality of life of older adults whose independence increases with the biological, psychological and social losses caused by aging. The thesis is to propose a housing design assessment approach based on the interrelationship of 223 design considerations derived from the comparative analysis of Lifetime Homes Design Guide, Livable Housing Design Guidelines, Universal Design Guidelines for Homes in Ireland, Older Persons' Housing Design: A European Good Practice Guide, EVOLVE Tool - Evaluation of Older People's Living Environments, and Accessibility Guide in Turkey, and 40 domains derived from the comparative analysis of 14 quality of life approaches from pioneers, official institutions and researchers in architecture, gerontology and sociology. This assessment approach includes design considerations to the quality of life of older adults so that they can live independently in their existing or newly designed housing for as long as possible. The approach, which deals with the housing design process in five scales as housing, building, community, immediate surrounding and urban context, has been applied for two houses in Turkey: Retirement Houses in Nilüfer, Bursa and Small Houses in Çukurova, Adana. As a result of the assessment, applications to negatively affect the quality of life of the elderly at all design scales are identified.Master Thesis Tree-net: Biyomedikal Görüntü Segmentasyonu için Tree-net: Darboğaz Özellik Süpervizyonu Kullanılan Yapay Sinir Ağı Modeli(Abdullah Gül Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2024) Demirci, Orhan; Yılmaz, BülentIn this thesis, we introduce Tree-NET, a novel approach for medical image segmentation utilizing bottleneck feature supervision. This method enhances traditional segmentation algorithms by keeping supervision between bottleneck features of the network. The primary goal is to improve the model's ability to learn discriminative and robust features while simultaneously reducing computational costs. Bottleneck feature supervision involves compressing the input and label data using Autoencoders and then supervising the bottleneck features with a segmentation network named 'Bridge-Net,' which can be any segmentation model of choice. We applied Tree-NET to two critical medical image segmentation tasks: skin lesion segmentation and polyp segmentation. Our experiments demonstrate significant improvements in segmentation accuracy and efficiency. For instance, the U-NET backboned Tree-NET uses only 154.43 MB for executing and storing the model, which is almost 3.5 times smaller than the original U-Net while having a close number of trainable parameters. In skin lesion segmentation, Tree-NET achieved dice, Intersection-over-Union (IoU), and accuracy scores of 0.893, 0.751, and 0.977 respectively. For polyp segmentation, the scores were 0.856, 0.795, and 0.923 for dice, IoU, and accuracy respectively. Compared to traditional segmentation models, the empirical results show that Tree-NET achieves higher accuracy with reduced training time and computational cost, thus representing a significant advancement in medical image analysis by providing more reliable and efficient tools for clinical applications.Master Thesis Kent Pratiğinde Veri Etkisi: Kayseri Tramvay Ağı Okuması(2025) Şenbaş, Aysu; Asiliskender, BurakBu tez, Kayseri'deki KayseRay hafif raylı sistemi odağında, veri temelli analiz araçlarının kentsel kaliteyi toplu taşıma altyapısı üzerinden nasıl değerlendirebileceğini ve iyileştirebileceğini araştırır. Çalışma, CBS tabanlı mekânsal analizler, yaya akışı (CFD) simülasyonları ve yolcu verisi görselleştirmelerini bir araya getirerek insan ölçeğinde, bütüncül bir tasarım çerçevesi geliştirmeyi amaçlamaktadır. Analizin merkezinde birbirini tamamlayan üç temel kentsel karakteristik- erişilebilirlik- görünürlük, ve canlılık- bulunur; bu boyutlar, veri odaklı tekniklerle ölçülerek mekânsal ve deneyimsel değerlendirmelerle desteklenir. Seçilen dört istasyon -Düvenönü, Cumhuriyet Meydanı, Hunat Hatun ve Büyükşehir Belediyesi- ayrıntılı biçimde incelenmiş, mekânsal verimsizlikler ile erişim boşlukları tespit edilmiş ve bu eksikleri gidermeye yönelik stratejiler önerilmiştir. Yöntemsel yaklaşım, teknik araçları yerinde gözlemlerle harmanlayarak kentsel hareketlilik sistemlerinin fiziksel çevreyle etkileşimine dair kapsamlı bir bakış sunar. Ayrıca, veri kısıtları ve bağlamsal sınırlamalar ele alınarak yerel altyapı ve kurumsal iş birliğinin önemi vurgulanmıştır. Elde edilen bulgular, yaya akışındaki verimsizlikleri, erişilebilirlik eksikliklerini ve kentsel canlılığı artırma yollarını ortaya koyarak mimarlar ve planlamacılar için uygulanabilir çözümler sunar. Tez, veri temelli yöntemlerin sürdürülebilir, kapsayıcı ve optimize edilmiş kent ortamları yaratmadaki potansiyelini göstererek hem akademik literatüre hem de pratik kentsel tasarım süreçlerine katkıda bulunur; böylece küresel akıllı şehir paradigması ile yerel kentsel gerçeklikler arasında köprü kurar ve BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine uyumlu stratejik bir yol haritası sunar.Master Thesis Işık Emici Optoelektronik Cihazların Üretimi ve Yeni Uygulamaları(Abdullah Gül Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2022) Savaş, Müzeyyen; Erdem, TalhaFabrication of optoelectronic devices relies on expensive, energy-consuming conventional tools including chemical vapor deposition, lithography, and metal evaporation. Developing an alternative technology would contribute to the efforts on achieving a sustainable optoelectronics technology. Keeping this in our focus, here we present a simple technique to fabricate visible photodetectors. These fully solution-processed and transparent metal-semiconductor-metal photodetectors employ silver nanowires (Ag NW) as the transparent electrodes replacing the indium-tin-oxide (ITO) commonly used in optoelectronic devices. By repeatedly spin coating Ag NW on a glass substrate followed by the coating of ZnO nanoparticles, we obtained a highly conductive transparent electrode reaching a sheet resistance of 95 Ω/□. The transmittance of the Ag NW-ZnO films was 84% at 450 nm while the transmittance of the ITO films was 90% at the same wavelength. Following the formation of the conductive film, we scratched it using a heated surgical blade to open a gap which is ~30 µm forming an insulating line. As the active layer, we drop-casted red-emitting CdSe/ZnS core-shell colloidal quantum dots (CQDs) onto this gap. These visible CQD-based photodetectors exhibited responsivities and detectivities up to 8.5 mA/W and 0.95x109 Jones, respectively. These proof-of-concept photodetectors show that the environmentally friendly, low-cost, and energy-saving technique presented here can be an alternative to conventional, high-cost, and energy-hungry techniques while fabricating light-harvesting devices.Master Thesis Hedeflenen Lösemik Hücrelerin Sayımı için Görüntü İşleme Tabanlı Ölçüm Sistemi(Abdullah Gül Üniversitesi, 2019) TAŞ, ZEHRA; Taş, Zehra; İçöz, KutayAkut Lenfosit Lösemi (ALL) çocukluk çağında en sık görülen kanser türüdür. Bu kanserin ilerlemesi oldukça hızlıdır, bu yüzden tedavi için zaman çok önemlidir. Hastalar için ilaç tedavisi (kemoterapi), kemik iliği nakli, radyasyon tedavisi ve immünoterapi gibi bazı tedaviler vardır. Bu tedaviler arasında kemoterapi öncelikle tercih edilen bir yöntemdir, ancak sonucu hastadan hastaya farklılık göstermektedir. Hastaların iyileşmesinde ilacın dozajını ayarlamak için kemoterapinin tedaviye etkisini ölçmek çok önemlidir. Kemoterapinin etkisini ölçmek için akım sitometrisi (FC), polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) ve mikroskobik inceleme teknikleri kullanılır. Ancak, bu yöntemler zaman alır, pahalıdır ve uzman gerektirir. Bu tezde, sorun görüntü işleme tekniklerine dayanan otomatik bir hücre algılama ve niceleme yöntemi ile ele alınmaktadır. Optik mikroskopi ile elde edilen görüntüler işlenir ve immüno-manyetik boncuklarla yakalanan ALL hücrelerinin ölçümü sağlanır. Geleneksel yöntemlerle karşılaştırıldığında, bu teknik zaman verimli, ucuz ve kullanımı kolaydır. ALL hücrelerinin miktarının yanı sıra, biyosensörlerin sinyal büyütme metodu için projenin ilk bölümünde kullanılan manyetik boncukların belirlenmesi için görüntü işleme algoritmaları da geliştirilmiştir. Görüntüler cep telefonu mikroskopisinden hem mikroskop lamı hem de difraksiyon ızgarası tabanlı biyosensörler için elde edilmiştir. Her iki yöntemde de manyetik boncuk birikimleri gözlenmiş ve geliştirilen algoritmalar cep telefonu mikroskopu görüntülerine uygulanmıştır. Böylece, manyetik boncukların birikimleri bilgisi, görüntü işleme kullanılarak otomatik olarak elde edilmiştir.Master Thesis Alüminyum 7068 Malzemesinin Mekanik Davranışlarının Hassas Olarak İncelenmesi ve Hasar Modelinin Araştırılması(Abdullah Gül Üniversitesi, 2018) Karaveli, Kadir Kaan; Karaveli, Kadir Kaan; Bal, BurakYüksek mukavemet, yüksek tokluk, düşük yoğunluk ve korozyon dirençliliğinin ümit vaat eden kombinasyonu, onlarca yıldır alüminyum (Al) alaşımlarını binalardan havacılık sektörüne çeşitli uygulamalarda tercih edilen malzeme haline getirmiştir. Özellikle son zamanlarda geliştirilen malzemelerden bir tanesi olan Al 7068 alaşımı, olağanüstü mekanik ve mekanik özelliklerinden dolayı savunma sanayinde ve otomobil sanayinde kullanılmaktadır. Bu yüksek lisans tezinde, Al 7068-T651 alaşımının mekanik tepkisi ve Johnson-Cook hasar modeli araştırılmıştır. Özellikle, maksimum, minimum ve ortalama sonuçları dikkate alarak farklı uygulama alanları için farklı Johnson-Cook hasar parametreleri belirlenmiştir. Bu hasar parametreleri doğru Sonlu Elemanlar Analizi simülasyonları için kullanılabilir. Hasar parametrelerinin belirlenmesinde, hem hadde yönünde hem de hadde yönüne dik olarak çentikli ve düzgün numuneler üzerinde çekme deneyleri yapılmıştır. Çentik yarıçapı, farklı gerilim üçeksenliliği değerlerini sağlamak için pürüzsüz, 0,4 mm, 0,8 mm ve 2 mm olarak seçildi ve bu gerilim üçeksenliliği değerlerinde mekanik malzemenin tepkisi gözlemlendi. Çekme testleri, doğru sonuçları elde etmek için yedi kez tekrarlandı. Kırık numunelerin son kesit alanları optik mikroskop ile hesaplandı. Gerilim üçeksenliliği faktörünün ve hadde yönünün Al 7068-T651 alaşımının mekanik özellikleri üzerindeki etkileri başarılı bir şekilde araştırılmıştır. Tüm hasar parametreleri Levenberg-Marquardt optimizasyon yöntemi ile hesaplandı. Sonuç olarak, minimum, ortalama ve maksimum eşdeğer gerinim değerlerine dayanan üç farklı Johnson-Cook hasar parametresi hesaplanmıştır. Bu Johnson-Cook hasar parametreleri, bir hesaplama tekniği olan ve bu çeşitli mühendislik problemlerinin yaklaşık çözümünü elde etmek için kullanılan sonlu elemanlar analizinde farklı uygulamaların doğru hasar simülasyonları için kullanılabilir.Master Thesis Yüksek Parlaklık Kuantum Nokta Led Aygıtların Geliştirilmesi(Abdullah Gül Üniversitesi / Fen Bilimleri Enstitüsü, 2023) Biçer, Ayşenur; Mutlugün, EvrenOptoelectronic devices are essential components of optical communication systems, internet and displays. Among these devices, in the category of light emitting diodes (LED), there are quantum dot LEDs (QLED) that emit light by employing quantum dots (QDs) and have rich optoelectronic properties such as varying emission wavelength associated with the its size and excellent brightness [1], [2]. In this thesis, we worked on transparent and solution processible QLEDs in three groups: Indium Phosphide (InP) QLEDs, Carbon Quantum Dot (CQD) LEDs and Cadmium Selenide (CdSe) QLEDs. In the InP study, a QLED was fabricated using InP-based QDs as the emitting layer to demonstrate the feasibility of these QDs. Results found a maximum external quantum efficiency (EQE) of 1.16% and brightness of 1039 cd/m2. For the CQD LEDs, yellow emissive QDs were mixed systematically in Poly(9-vinylcarbazole) (PVK) as the host. A blue-to-white shift was observed in the CIE coordinate with varying ratios. From these, white luminescent devices were obtained with a maximum brightness of 774.3 cd/m2 and an EQE of 0.76%. High-brightness irradiation was obtained compared to other white-luminescent studies in the literature. In CdSe QLEDs, as a proof of concept, devices with a maximum brightness of 111,450 cd/m2 and an EQE of 15.08% were obtained. In these three works, devices with high brightness in their own categories were produced using both heavy metal and non-heavy metal QDs. Keywords: Optoelectronics, LED, QD, CQD LED, InP QLED, CdSe QLEDMaster Thesis Oturup Kalkma ve Yürüme için Hafif Ağırlıklı ve Kompakt Diz Ayak Bileği Yardımcı Alet Tasarımı(Abdullah Gül Üniversitesi, 2018) FURKAN BALTACIOĞLU, MEHMET; Baltacıoğlu, Mehmet Furkan; Ünal, RamazanBu çalışmada yürüme, oturup kalkma ve merdiven çıkma için konsept yarı-aktif transfemoral protez tasarımı sunulmuştur. Bu çalışmada literatürde bulunan insan dataları analiz edilmiştir ve bu datalar doğrultusunda ilk olarak konsept dizayn sunulmuştur. Bu konsept dizayn 3 boyutlu yazıcı yardımıyla üretilmiştir. Bundan sonra, yapılmış olan model doğrultusunda çalışma modifiye edilmiştir. Ayrıca, protezdeki yaylar teorik olarak hesaplanmıştır. Yapısal parametreler doğrultusunda sonlu elemanlar metodu kullanılarak protez analiz edilmiştir. Ve protezdeki parçalar topoloji optimizasyon metodu kullanılarak yapısal olarak optimize edilmiştir.Master Thesis Lösemi Hücrelerinin Hücre Yüzey Ayıraçları ile İmmünomanyetik Ayrıştırılması ve Sabitlenmesi(Abdullah Gül Üniversitesi, 2017) GERÇEK, TAYYİBE; Gerçek, Tayyibe; İçöz, KutayAkut Limfoblastik Lösemi, kısaca ALL, özellikle B öncüllü Akut Limfoblastik Lösemi çocukluk kanserleri arasında en yaygın olan kan malignitesidir. Löseminin farklı çeşitlerde tedavileri bulunmaktadır ancak terapiden sonra hastanın vücudunda kalan kanser hücrelerinin yüzünden yıllar içinde hastalığın tekrarlama ihtimali vardır. Fakat terapiden sonra kalan bu kanser hücreleri rutin klinik takip testlerinde görünmemektedir. Bu tarz lösemi gibi hastalıklar Minimal Kalıntı Hastalığı (Minimal Residual Disease-MRD) olarak adlandırılır. Günümüzde MRD tayini için yalnızca iki yol bulunmaktadır. Bunlar akım sitometrisi ve eş zamanlı polimeraz zincir reaksiyonudur. Birçok farklı laboratuvarda bu cihazlardan bulunmasına rağmen, cihazlar MRD tayini için kalibre olmak zorundadır. Bugünlerde MRD tayininin gerekli olduğu konusunda bir görüş birliği vardır ancak nasıl ve ne zaman yapılması gerektiği konusu yetkililer tarafından hala tartışılmaktadır. Bu projenin nihai hedefi MRD tayin edebilen bir çip üretmektir. Bu çalışmayla ise nano ve mikro boyutlarda manyetik boncuklar kullanarak lösemi hücrelerini yakalamaya çalışıyoruz. Bu manyetik boncuklar, lösemi hücrelerinin membranında bulunan CD19 ve CD45 işaretleyicileriyle kaplanmıştır. Manyetik boncuklarla hücreleri yakaladıktan sonraki adım onları yüzeye sabitlemektir. Altın yüzeyler kullanılmakta ve gerekli antikorlarla işlevsel hale getirilmektedir. Böylelikle bir immunosandviç yapısı oluşmakta ve hücreler yüzeye sabitlenmektedir.Master Thesis Bilgisayar Algoritmalarının GPU ile Hızlandırılması(Abdullah Gül Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, 2023) Yalçın, Salih; Alkan, Gülay YalçınTravelling Salesman Problem (TSP) is one of the significant problems in computer science which tries to find the shortest path for a salesman who needs to visit a set of cities and it involves in many computing problems such as networks, genome analysis, logistic etc. Using parallel executing paradigms, especially GPUs, is appealing in order to reduce the problem-solving time of TSP. One of the main issues in GPUs is to have limited GPU memory which would not be enough for the entire data. Therefore, transferring data from host device would reduce the performance in execution time. In this study, we present a methodology for compressing data to represent cities in the TSP so that we include more cities in GPU memory. We implement our methodology in Iterated Local Search (ILS) algorithm with 2-opt and show that our implementation presents 29% performance improvement compared to the state-of-the-art GPU implementation.
