Fakülteler
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.12573/390
Browse
Browsing Fakülteler by Access Right "info:eu-repo/semantics/openAccess"
Now showing 1 - 20 of 99
- Results Per Page
- Sort Options
Article Etriyesiz Dış Kiriş-Kolon Birleşim Bölgesi için Kesme Dayanımı Tahmini(TÜBİTAK ULAKBİM Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi Cahit Arf Bilgi Merkezi, 2020) Eren YAĞMURÇerçeve türü yapıların sismik yük altında sünek davranış sergilemesi kiriş-kolon birleşim bölgelerinin depremden kaynaklı olarak açığa çıkan reaksiyon kuvvetlerini sağlıklı bir şekilde aktarmasına bağlıdır. Ancak yüksek kesmeye maruz kalan birleşim bölgelerinde etriye sıklaştırması yapılırken çeşitli sorunlarla karşılaşılmakta ve bu sebeple de etriyeler gerektiği gibi yerleştirilememektedir. Sonuç olarak pek çok yapıda kiriş-kolon birleşim bölgesinde yetersiz etriye miktarı sebebi ile hasarlar meydana gelmektedir. Mevcut çalışmada, etriyesiz dış kirişkolon birleşim bölgelerinin kesme dayanımlarının belirlenmesi amacıyla yapılmış olan deney verileri derlenmiş ve bu verilere bağlı olarak birleşim bölgesinin kesme dayanımına etki eden temel parametreler belirlenmiştir. Bu parametreler: efektif birleşim bölgesi genişliği, beton silindir basınç dayanımı, eksenel kuvvet oranı ve kiriş efektif alanının kolon efektif alanına oranıdır. Söz konusu parametrelerden yola çıkılarak etriyesiz dış kiriş-kolon birleşim bölgelerinin kesme dayanımını hesaplamak amacıyla bir denklem önerilmiştir. Önerilen denklem literatürde yer alan ve aynı amaçla üretilmiş denklemlerin sonuçları ile karşılaştırılmıştır. Önerilen denklemin diğer denklem sonuçlarına kıyasla deney sonuçları ile daha uyumlu sonuçlar verdiği görülmüştür.Article A New Approach for Numerical Solution of Linear and Non-Linear Systems(Korean Soc Computational & Applied Mathematics & Korean Sigcam, 2017) Zeybek, Halil; Dolapci, Ihsan TimucinIn this study, Taylor matrix algorithm is designed for the approximate solution of linear and non-linear differential equation systems. The algorithm is essentially based on the expansion of the functions in differential equation systems to Taylor series and substituting the matrix forms of these expansions into the given equation systems. Using the Mathematica program, the matrix equations are solved and the unknown Taylor coefficients are found approximately. The presented numerical approach is discussed on samples from various linear and non-linear differential equation systems as well as stiff systems. The computational data are then compared with those of some earlier numerical or exact results. As a result, this comparison demonstrates that the proposed method is accurate and reliable.Letter DİNAMİK ORTAMDA EKSİK OPERASYONLAR HİBRİT AKIŞ TİPİ ÇİZELGELEME PROBLEMİ İÇİN SEZGİSEL YAKLAŞIMLAR(TÜBİTAK ULAKBİM Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi Cahit Arf Bilgi Merkezi, 2020) Fatma Selen MADENOĞLUBu çalışmada, dinamik üretim ortamında toplam tamamlanma zamanının en küçüklenmesi amacıyla hibrit akış tipi çizelgeleme problemi ele alınmıştır. Daha spesifik olarak, çalışmada taşıma zamanı, sıraya bağlı hazırlık süreleri, eksik operasyonların olması ve dinamik olarak yeni siparişlerin gelişi durumları da ele alınmıştır. Ele alınan problemin çözümüne sezgisel yaklaşımlar önerilmiştir. Deneysel çalışmalar, sezgisel yaklaşımların performanslarının eksik operasyon seviyesi değişimine bağlı olarak incelemek için gerçekleştirilmiştir.Article Citation - WoS: 26Citation - Scopus: 32Gigification, Job Engagement and Satisfaction: The Moderating Role of AI Enabled System Automation in Operations Management(Taylor & Francis Ltd, 2021) Braganza, Ashley; Chen, Weifeng; Canhoto, Ana; Sap, SerapInnovative and highly efficient Artificial Intelligence System Automation (AI-SA) is reshaping jobs and the nature of work throughout supply chain and operations management. It can have one of three effects on existing jobs: no effect, eliminate whole jobs, or eliminate those parts of a job that are automated. This paper focuses on the jobs that remain after the effects of AI-SA, albeit with alterations. We use the term Gigification to describe these jobs, as we posit that the jobs that remain share characteristics of gig work. Our study examines the relationship between Gigification, job engagement and job satisfaction. We develop a theoretical framework to examine the impact of system automation on job satisfaction and job engagement, which we test via 232 survey responses. Our findings show that, while Gigification increases job satisfaction and engagement, AI-SA weakens the positive impact of Gigification on these important worker outcomes. We posit that, over time, the effects of AI-SA on workers is that full-time, permanent jobs will give way to gigified jobs. For future research, we suggest further theory development and testing of the Gigification of operations and supply chain work.Article G7 Countries Unemployment Rate Predictions Using Seasonal Arima Garch Coupled Models(2021) MUĞALOĞLU Erhan; KILIÇ EdanurDespite the unemployment data have been recently released as seasonally adjusted, seasonality may still exist in moving average (MA) or auto-regressive (AR) terms. This can be detected by searching for a regular pattern in auto-correlation function (ACF) and partial ACF (PACF) diagrams. Therefore, models that aim to forecast unemployment rates should consider their seasonal properties so as to obtain better mean equation estimations. Univariate models mostly employ integrated ARMA (ARIMA) or generalized auto regressive conditional heteroscedastic (GARCH) models or any combination of them. Once the mean equations are structured better, GARCH estimations of variance equation is expected to perform better accuracy in forecasts. This study first examines the ACF's and PACF's of seasonally adjusted unemployment rate data in G-7 countries for 1995-2019 period. Then it compares the 4-quarter and 8-quarter ahead forecast performance of the seasonal ARIMA (SARIMA) coupled volatility models of GARCH in mean, absolute value GARCH, GJR-GARCH, exponential GARCH and asymmetric GARCH models. The performance of these models is also compared to SARIMA and MA filtered volatility models. The results show that seasonality should be re-examined even in seasonally adjusted unemployment data, since SARIMA models outperform ARIMA models in terms of out of sample forecast errors. Besides SARIMA-GARCH models provide better out of sample prediction accuracy.Article Beyond Moral Foundations: In it What is in it(2023) Özkan, Türker; Yalçındağ, BilgeAhlak kavramının içeriği nedir? Bu soru yıllar boyu psikoloji literatüründe kısmen dar bir bakış açısı ile zarar vermemek ve adil olmak şeklinde yanıtlanmıştır. Geçtiğimiz 30 yılda yapılan araştırmalarla ahlak anlayışı oldukça genişlemiştir. Farklı alanlardaki ilerlemeler ahlaka daha kapsamlı bir bakış açısı getirilmesini sağlamıştır; özellikle ahlaki temeller kuramı (ATK), sadakat, otorite ve kutsallık gibi başka ahlaki ilkelerin de varlığını iddia etmiştir. Mevcut araştırma, iki niteliksel çalışmayla sıradan insanların ahlak anlayışını araştırmıştır. İlk çalışmada, ATK’nin ahlaki temel tanımlarını kullanarak katılımcılar tarafından nasıl algılandıklarını anlamayı amaçladık. İkinci çalışmada ise daha yapısal olmayan bir yol kullanarak ahlakı, ahlaklı insanı ve ahlaksız insanı nasıl tanımladıklarını anlamaya çalıştık. Bulgular çoğulcu ahlaki bakış açısını doğrulamıştır. Bununla beraber, ahlaki temellerde daha net işevuruk tanımların gereği ve çeşitli değişiklik önerileri dile getirilmiştir. Sonradan eklenen bir ahlaki kavram olan özgürlük, daha geniş yönleriyle birlikte ahlaki bir temel olarak da desteklenmiştir. Sonuçlar ATK’nin bakış açısını bireysel, toplumsal ve evrensel düzeydeki ahlaki ilkelerle genişletmekte ve ahlaki duygular, erdemler ve kötülükler gibi yeni araştırma alanları sunmaktadır.Conference Object Citation - Scopus: 1Data-Driven Discovery and DFT Modeling of Fe4H on the Atomistic Level(Elsevier B.V., 2024) Zagorac, Dejan; Zagorac, Jelena; Djukic, Milos B.; Bal, Burak; Schön, Johann ChristianSince their discovery, iron and hydrogen have been two of the most interesting elements in scientific research, with a variety of known and postulated compounds and applications. Of special interest in materials engineering is the stability of such materials, where hydrogen embrittlement has gained particular importance in recent years. Here, we present the results for the Fe-H system. In the past, most of the work on iron hydrides has been focused on hydrogen-rich compounds since they have a variety of interesting properties at extreme conditions (e.g. superconductivity). However, we present the first atomistic study of an iron-rich Fe4H compound which has been predicted using a combination of data mining and quantum mechanical calculations. Novel structures have been discovered in the Fe4H chemical system for possible experimental synthesis at the atomistic level. © 2024 Elsevier B.V., All rights reserved.Article Proximity or Directional Model of Voting for the Turkish Voter?(2024) İnan, Murat; Akdağ, Gül ArıkanOy verme davranışı oldukça karmaşık bir politik davranış türüdür. Bu nedenle seçmenlerin belirli bir politik parti ya da adaya neden oy verdiklerini anlamak karmaşık modeller geliştirmeyi gerektirir. 1957 yılında, Modelini Hottelings ve Smithies'in modelleri üzerine kuran Anthony Downs, siyasi partilerin ve adayların ideolojik ve meseleler üzerindeki konumlarının tek boyutlu bir alanda ifade edilebileceğini savunmuştur. Belirli bir konudaki politik fikirlerin bu şekilde ifade edilebileceğini ileri sürmek bir yandan son derece indirgemeciyken, diğer yandan ise analitik açıdan son derece pratikti. Partileri, adayları ve seçmenleri konumlarına göre tek boyutlu bir alana yerleştirmek zamanı için devrim niteliğinde bir fikirdi ve parti, aday ve seçmenlerin ideolojik ve meseleler üzerindeki konumlarının her bir ülke içinde veya ülkeler arasında karşılaştırılmasına yardımcı olmuştur. Parti rekabetinin uzamsal modelleri olarak adlandırılan bu modeller zaman içinde daha da geliştirilmiş ve oy verme davranışını anlamayı kolaylaştırmıştır. Halihazırda parti rekabetinin uzamsal modelleri seçmenlerin ideolojik konumlarını parti ideolojik konumlarıyla ilişkilendiren iki başlıca rakip modele sahiptir. Basitçe, yakınlık modeli, seçmenlerin siyasi alanda kendilerine en yakın ideolojik pozisyona sahip parti veya adaylara oy vereceklerini önerirken, yön modeli ise seçmenlerin ideolojik yelpazenin kendi tarafında fakat kendilerinden daha uç noktada ancak belirli bir kabul edilebilirlik bölgesi içerisinde bulunan parti veya adaylara oy vereceklerini önermektedir. Bu araştırma, bu iki oy verme modelinin Türk seçmeni için uygulanabilirliğini test etmeyi amaçlamaktadır. Mevcut literatürde Nispi Temsil Sistemlerinde (NTS) yakınlık modelinin oy verme davranışını açıklamak için daha uygun bir araç olduğunun önerilmesinden ötürü, Türkiye uzun süredir kullandığı NTS seçim sistemiyle ilginç bir örnek teşkil etmektedir. Bu gerekçeyle, NTS’nin geçerli seçim sistemi olarak kullanıldığı Türkiye’de seçmen davranışının yön modelinden çok yakınlık modeli ile açıklanacağını önermekteyiz. Araştırmamız Türkiye'deki dört büyük siyasi partinin, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ve Halkların Demokrasi Partisi (HDP), seçmenlerine ilişkin Karşılaştırmalı Seçim Sistemleri Araştırması (CSES) verilerini analiz etmektedir. Bağımlı ve bağımsız değişkenler arasındaki ilişkileri ortaya çıkarmak için bir dizi Çoklu Doğrusal Regresyon Analizleri yapılmıştır. Her bir seçmen için her bir siyasi partinin partiyi sevmesevmeme şeklinde ifade edilen parti kabulü, her analizde bağımlı değişken olarak ayrı ayrı kullanılmıştır. Konu mesafesi ve konu skaler çarpımı, sırasıyla yakınlık ve yön modelleri için formülleri temsil eden temel bağımsız değişkenler olarak kullanılmıştır. Ayrıca eğitim, yaş, cinsiyet ve gelir de klasik kontrol değişkenleri olarak alınmıştır. İstatistiki modellerin açıklama güçlerinin karşılaştırması, MacDonald ve meslektaşlarının bulgularının aksine, Türkiye'de oy verme davranışını açıklamada yakınlık modelinin yön modelinden daha uygun bir araç olduğunu göstermiştir. Makro-politik bir bakış açısıyla bakıldığında bu bulgu, Westholm'un (1997) NTS’lerinde yakınlık modelinin oy verme davranışını açıklamada daha uygun bir araç olduğu önerisini doğrulamaktadır. Ancak ifade edilmelidir ki, kesin sonuçlar için çok ülkeli karşılaştırmalı analizlere ihtiyaç bulunmaktadır.Article On Critical Buckling Loads of Euler Columns With Elastic End Restraints(HİTİT ÜNİVERSİTESİ, 2016) Başbük, Musa; Eryılmaz, Aytekin; Coşkun, Sefa B.; Atay, Mehmet TarıkI n recent years, a great number of analytical approximate solution techniques have been introduced to find a solution to the nonlinear problems that arised in applied sciences. One of these methods is the homotopy analysis method (HAM). HAM has been successfully applied to various kinds of nonlinear differential equations. In this paper, HAM is applied to find buckling loads of Euler columns with elastic end restraints. The critical buckling loads obtained by using HAM are compared with the exact analytic solutions in the literature. Perfect match of the results veries that HAM can be used as an efficient, powerfull and accurate tool for buckling analysis of Euler columns with elastic end restraints.Research Project Çok Ölçekli Malzeme Modellemesi Yoluyla Talaşlı İmalat Çıktılarının Daha Kapsamlı Ve Doğru Analizi(TUBİTAK, 2020) Bal, Burak; LAYEGH KHAVIDAKI, SEYD EHSANİnconel 718 savunma sanayi, uzay-havacılık ve otomotiv için kullanılan ve ileride kullanım alanı_x000D_ daha da genişleyebilecek olan süper alaşımdır. Bu projede Inconel 718 süper alaşımının talaşlı_x000D_ imalat sonucunda yüzeyinde oluşan kalıntı gerilimler, sertlik değişimleri ve kesici takımda oluşan_x000D_ aşınmalar gözlenmiştir. Talaşlı imalat simülasyonları için kullanılan Deform 2D programına, klasik_x000D_ Johnson-Cook malzeme modeli yerine, kristal plastisite tabanlı çok ölçekli malzeme davranışı_x000D_ tanıtılarak daha kapsamlı ve deneysel veriye daha yakın analizler yapılmıştır. Bu konunun seçilme_x000D_ nedeni, gerçek deneysel sonuçlara daha yakın sonuçlar elde edilip beklenmedik üretim hataları_x000D_ ve denemeleri en aza indirebilecek bir yöntem geliştirmektir. Bugüne kadar gerçekleştirilen talaşlı_x000D_ imalat simülasyonlarında malzeme davranışı genellikle tek ölçekli gerinim pekleşmesi, gerinim_x000D_ hızı pekleşmesi ve sıcaklık yumuşamasını kapsayan Johnson-Cook malzeme modelleri ile_x000D_ gerçekleştirilmiştir ve bu modeller malzemelerin mikroyapısal girdilerini içermemektedir. Bu_x000D_ projede ise Johnson-Cook malzeme modeli ile ve karşılaştırmalı olarak çok ölçekli kristal plastisite_x000D_ tabanlı malzeme modeli ile 2D deform programında farklı kesme hızlarında ve farklı ilerleme_x000D_ hızlarında simülasyonlar gerçekleştirilmiştir. Bu projede ilk olarak, Inconel 718 malzemesinin_x000D_ talaşlı imalat deneylerini yapılarak sonuçları gözlenmiştir. Daha sonra Johnson-Cook malzeme_x000D_ modellemesiyle gerçekleştirilen simülasyon sonuçları gözlenmiştir. Son olarak da Inconel 718_x000D_ süper alaşımının kristal plastisite modelinin yapılması ve mikroyapı girdileri ile elde edilen kristal_x000D_ plastisite modeli ile çıkarılan çok ölçekli ve çok eksenli malzeme davranışının Deform 2D_x000D_ simülasyonlarına tanıtılarak simülasyonu gerçekleştirip, elde edilen sonuçlar gözlenmiştir._x000D_ Yapılan simülasyonlar ve deney sonucunda, iki farklı malzeme modelin deneysel sonuçlarla_x000D_ karşılaştırılması yapılmıştır. Mikroyapı girdileri ile elde edilen kristal plastisite modeli ile çıkarılan_x000D_ çok ölçekli ve çok eksenli malzeme davranışının, tek ölçekli malzeme davranışı ile_x000D_ karşılaştırıldığında deneysel sonuçlara daha yakın sonuçlar verdiği gözlemlenmiştir. Böylelikle_x000D_ çok ölçekli malzeme modellemesiyle gerçekleştirilen simülasyonların daha gerçekçi ve güvenilir_x000D_ sonuçlar gösterdiği kanıtlanmıştır.Article Do the Positive Aspects of Tourism Affect Hotel Staff’s Perceptions of Tourists? A Study in Antalya and Eskisehir(İrfan YAZICIOĞLU, 2017) Emir, Oktay; Gazeloglu, Cengiz; Arslantürk, YalçınTourism is a field of activity given importance by both the participants and the tourism investors. In addition to the environmental factors affecting tourism activities, there are economic, social and physical factors depending on tourism activities. As well as the positive aspects of these factors, there are negative ones, too. This study sets out to seek an answer to whether the positive social, economic and physical impacts of tourism affect the perception of tourist thought the opinions of hotel employees. The study data were obtained from hotels tourism establishment certificate in Eskişehir and Antalya in 2015. The total number of questionnaire form evaluated is 874. In order to test the relation among the variables under consideration structural equation model has been employed. The coefficients among the variables in the structural equation model are statistically significant. Considering the study on the whole, hotel employees have awareness of tourism and tourist concepts alike, and there is an inverse relationship between the social impacts of tourism on the perception of tourist in both cities. Besides, there is a linear relationship between the economic and physical impacts of tourism and the perception of touristResearch Project Covid-19 Döneminde Uzaktan Yüksek Öğrenim: Nicel ve Nitel Analiz(TUBİTAK, 2020) Türk, Umut; Teke-Lloyd, Fatma Armagan; Demirtas, Burak Kagan; Bengü, ElifBu projede COVID-19 pandemisine karsı bir tedbir olarak Türkiye?de 16 Mart 2020 tarihinde baslatılan uzaktan egitim faaliyetlerinin nitel ve nicel analizi yapılmıstır. Arastırmanın disiplinlerarası yapısına uygun olarak, zengin bir veri seti elde edilip, standart ve gelismis ekonometrik teknikler kullanılmıstır. Bunlara ek olarak neden-sonuç iliskisini kurmak amacıyla gelistirilmis modern deneysel ekonomi dizaynı ve nitel arastırma araçlarından yararlanılmıstır. Proje çalısması ilk bölümünde yüz yüze ve pandemi sürecinde uzaktan egitim modelleri ögrenci çıktıları açısından karsılastırılmıstır. Ikinci bölümünde asenkron ve senkron egitim biçimlerinin ögrenci basarısına etkileri arastırılmıstır. Son olarak odak grubu çalısması ile ögrenci ve egitmenlerle görüsülmüstür. Pandemi sürecindeki uzaktan egitim ve yüz yüze egitim çıktıları karsılastırıldıgında, ögrenci çıktıları açısında bir basarı düsüsü olmadıgı gözlenmistir. Bununla birlikte basarıyı belirleyen faktörlerin bu süreçte farklılık gösterdigi ampirik olarak ortaya koyulmustur. Bulgular genis bir örneklemi kapsayan bir anket çalısması ile desteklenmis, nicel arastırma ile gözlenmesi mümkün olmayan ve pandemi sürecindeki uzaktan egitimde ögrenci deneyimlerini anlamak açısından önemli görülen bilgiler, odak grup çalısması ile elde edilmistir.Research Project Covid-19 Salgınının Ekonomik Etkisinin Sektörel Bazlı ve Genel Belirsizlik Endeksleriyle İncelenmesi ve Sektörel Acil Önlem Önerileri(TUBİTAK, 2020) Polat, Ali Yavuz; Muğaloğlu, Erhan; Doğan, Eyüp; Tekin, HasanKoronavirüs (Covid-19) salgını dünyada modern zamanlarda görülen en büyük sağlık_x000D_ krizlerinden birisidir. Ancak salgın sadece bir sağlık krizi olarak kalmamış tüm dünyayı_x000D_ etkileyen küresel, ekonomik ve sosyal krize dönüşmüştür. Birçok sektörde üretim durmuş, gelir_x000D_ etkisi ile tüketim ciddi ölçüde azalmıştır. Covid-19 salgınının oluşturduğu ekonomik kriz son 40_x000D_ yılda gerçekleşmiş ekonomik krizler ve felaketlerden çok daha büyüktür. Pandeminin sebep_x000D_ olduğu/olacağı küresel krizin daha önceki küresel krizlere göre çok daha derin ve kalıcı olacağı_x000D_ tahmin edilmektedir. Dünya ekonomisi 2020’de %4,0 küçülmüştür ki bu oran küresel finansal_x000D_ krizdeki daralmanın yaklaşık iki katıdır (Oxford Economics, 2020)._x000D_ Salgının oluşturacağı şokların etkisi ve süresi net olarak bilinemediği ve tahmin_x000D_ edilemediği için ekonomilerde yüksek oranda belirsizliğe yol açmıştır (Ludvigson et al. 2020)._x000D_ Bilindiği üzere belirsizlik hem tüketim hem de yatırımların ertelenmesine ve dolayısıyla_x000D_ ekonomik daralmaya sebep olur (Bloom, 2009). Firmalar açısından bakıldığında salgının ne_x000D_ kadar süreceği, tedarik zincirlerinin onarılıp onarılamayacağı halen net değildir. Ayrıca_x000D_ bireylerin gelirleri ekonomik aktivitenin yavaşlaması sonucunda azaldığı gibi salgının_x000D_ oluşturduğu belirsizlik ortamı bireylerin harcamalarını daha da kısmalarına sebep olmaktadır._x000D_ Bu yüzden belirsizlik seviyesinin hassas bir gösterge ile ölçülmesi önem arz etmektedir._x000D_ Bu proje ile sektörel bazlı (hizmet, perakende ve inşaat) ve genel belirsizlik endeksleri_x000D_ (ekonomik ve reel) oluşturulmuştur. Bu endeksler Türkiye’deki önemli politik ve ekonomik_x000D_ olaylarda ani artışlar göstermektedir. Yani oluşturulan endeksler, reel aktiviteyi önemli ölçüde_x000D_ etkileyen belirsizlik artışlarını hassas olarak ölçebilmektedir._x000D_ Projenin ikinci kısmında Covid-19 salgının reel ekonomi üzerindeki etkisi belirsizlik_x000D_ endeksleri üzerinden analiz edilmiştir. Oluşturulan yapısal vektör oto regresyon (SVAR)_x000D_ modelleri ile belirsizliğin hem toplam sanayi üretimine hem de her sektördeki üretimi üzerinde_x000D_ nasıl bir etki oluşturduğu gösterilmiş ve tartışılmıştır. Sonuçlar göstermektedir ki, belirsizlikteki_x000D_ bir artış reel aktiviteyi düşürmektedir. Bu sonuç teorik olarak belirsizliğin ekonomiyi_x000D_ yavaşlatacağı argümanını ampirik olarak desteklemektedir. Covid-19’un oluşturduğu_x000D_ belirsizlik, tüm zamanlar içinde en yüksek ve ani belirsizlik artışına sebep olmuştur ve reel_x000D_ aktivite üzerinde şiddetli bir negatif etkisi olmuştur._x000D_ Projemizde oluşturduğumuz belirsizlik endeksleri ve analizler sayesinde spesifik mali_x000D_ yardım paketlerinin hangi sektörlerde nasıl bir etki oluşturulabileceği tahmin edilebilir. Ayrıca_x000D_ elde edilen endeksler, politika yapımında önemli bir gösterge araç olarak kullanılabilir._x000D_ Oluşturduğumuz sektörel ve genel belirsizlik endeksleri ilerideki projeler ve politikalar için de_x000D_ önemli bir kaynak teşkil edecektir. Daha ayrıntılı sektörel politikalar geliştirebilmek, salgın_x000D_ geçtikten sonra Türkiye’nin jeopolitik avantajını kullanarak üretim merkezi olabilmesi ve tedarik_x000D_ zincirinde aktarma merkezi olabilmesi için belirsizliğin oluşturduğumuz endeksler gibi hassas_x000D_ göstergeler ile ölçümlenmesi önemli bir gerekliliktirOther Hibrit Kuantum Noktacık-Nanofiber Esnek Elektrolüminesant Aygıtlar(TUBİTAK, 2019) Mutlugün, Evren; Usta, Hakan; Önses, SerdarYarı iletken kuantum noktacıklar üstün renk dönüşüm özellikleri, yüksek soğurma katsayıları_x000D_ ve kararlılıkları sebebiyle son yıllarda aydınlatma ve ekran teknolojileri için oldukça önemli_x000D_ malzemeler durumundadır. Genel itibariyle II-VI ve III-V malzemeler temelli kuantum_x000D_ noktacıklar, optik ya da elektriksel olarak uyarılma sayesinde yüksek verimlilikle ışık üretimi_x000D_ sağlamaktadırlar. Sahip oldukları spektral dar ışımaları sayesinde özellikle ekran teknolojileri_x000D_ için saf renk özelliklerini ön plana çıkaran kuantum noktacıklar, geleneksel olarak kullanılan_x000D_ fosfor katkılı ışıyıcıların yerini almaktadır. Renk saflığının oldukça ön planda olduğu ekran_x000D_ teknolojileri için de kuantum noktalar LCD arka plan aydınlatmada üstün nitelikli beyaz ışık_x000D_ üretimini sağlamak için kullanılmakta ve ticari açıdan da önem kazanmaktadır._x000D_ Nanofiberler ise organik yarıiletken malzemelerin optoelektronik uygulamalarda 3 boyutlu_x000D_ alanlar için önerdiği yüksek verimlilik, hafiflik, geniş alanlara uygulanabilme özelliklerini fiziksel_x000D_ olarak 1 boyutta gerçekleştirebilen, desenlenebilir ve elektroeğirme yöntemi ile farklı yüzeylere_x000D_ uygulanabilir çözümler sunmaktadır._x000D_ Gerçekleştirdiğimiz proje nano boyutlu fiber yapıları içerisinde kuantum noktaların üstün renk_x000D_ dönüştürücü özelliklerini ön plana çıkarmış, farklı mimarilerde enerji transferinin de çalışıldığı_x000D_ fotolüminesans ve elektrolüminesans temelli aygıtlar gerçekleştirilmiştir. Bu projede %16’ya_x000D_ ulaşan dış kuantum verimliliğine (external quantum efficiency) sahip aygıt gösterimleri ve_x000D_ yüksek kaliteli beyaz ışık eldesi gerçekleştirilmiştir. Aynı zamanda esnek, ayarlanabilir renk_x000D_ özelliklerinde aygıt üretimi için gösterilen kuantum nokta aygıtlar saf ve spektral olarak simetrik_x000D_ ışımayı sağlama yetisinde, üstün renk özellikleri ile yüksek kaliteli esnek elektrolüminesant_x000D_ aygıt üretimini mümkün kılmaktadır._x000D_ Önümüzdeki 10 yıl içerisinde küresel ekran teknolojileri pazarının 100 milyar dolarlar_x000D_ mertebesine ulaşacağı bilgisi doğrultusunda (Global Industry Analysts, Inc., raporu) en önemli_x000D_ aşamalardan biri de özellikle esnek mimarilerde üstün renk özelliklerine sahip malzemeleri_x000D_ gerçekleştirmek olacaktır. Yeni nesil esnek elektrolüminesant aygıtların aydınlatma ve ekran_x000D_ teknolojilerinde önemli bir paya sahip olacağı beklenmektedir. Bu tür yeni nesil yapıların_x000D_ gerçekleştirilmesi, fiziksel mekanizmaların araştırılması ve teknolojik problemlerine çözüm_x000D_ üretilme süreci büyük resimde çok kritik önemdedir. Teknolojiye yön verme doğrultusunda_x000D_ önerilen proje ekseninde yapılacak olan yatırımın ülkemiz için yüksek teknoloji üretme_x000D_ hamlesine büyük bir katkıda bulunacağı, yeni bilgi, ürün ve patent süreçlerini geliştireceği,_x000D_ ülkemizde bu alanda yetişmiş insan gücüne katkıda bulunup ülkemiz rekabet gücünü_x000D_ arttıracağı öngörülmektedir.Article Beyond Illegality: The Gendered (In-)Securities of Illegal Armenian Care Workers in Turkey(Ankara Üniversitesi KASAUM, 2018) Teke-Lloyd, Fatma ArmaganIn the migration literature, there has been a shift of interest from studying exclusionary policies ofstates that result in the criminalization of ‘illegal’ migrants towards more subtle forms of incorporation.In this paper, I will examine such as migration regime imposed upon illegal Armenian migrant careworkers, which is characterized by the conditional acceptance of illegality rather than by strictpunishments and deportation. Within this context, Armenian migrant care workers are caught in a legallimbo of belonging and non-belonging. The paper argues that the terms of belonging and nonbelongingare traversable normative-legal categories negotiated by everyday actors in a way that oftencrisscross gender and class hierarchies. Migrant women could become more acceptable if they complywith certain gendered expectations and norms of work while at the same time could easily becomedeportable. At the same time, this article demonstrates that this legal limbo increases the genderedvulnerabilities and labour precarity in women’s everyday lives.Article Ergotropy of Quantum Battery Controlled via Target Attractor Feedback(IOSR Journal Of Applied Physics (IOSR-JAP), 2020) Sergey BorisenokModel: Quantum battery (QB) is a device that is capable to be charged efficiently and store the energy for a long period of time to be transferred to consumption centers. There are many different physical types of such devices and different charging schemes. Here we discuss the single-qubit based QB in the form of quantum oscillator in a Markovian bath environment. The charging of QB is performed via so-called 'coherent' control u(t) in the Hamiltonian and time dependent spectral density n(t) as an 'incoherent' control (number of excitations in the bath). Our goal is to drive the ergotropy of the stored qubit via the certain control algorithm. Methods: For the effective control we apply here Kolesnikov’s ‘target attractor’ (TA) feedback algorithm. In the frame of this approach we form an attractor set targeting the evolution of the basic characteristics of quantum battery. TA method makes the effective design of the control fields charging the battery; the corresponding control signals could be restored explicitly from the dynamical equations. Interestingly, the proposed algorithm applied to our single qubit model of QB has an analytical solution. Results and Discussion: As a result for the control goal, we obtain an exponentially converting behavior for driving the quantum battery ergotopic characteristics. Our algorithm can be extended to the multi-qubit model of QB (for the parallel or collective charging scheme). It could be applied also for different physical realizations of QBs: Dicke QB, spin QB, harmoniс oscillator QB; and for all working stages of the QB (charging, long time storage and the energy transfer to a consumption center or engine). Conclusion: Feedback algorithms, particularly in the form of target attractor approach, can be applied efficiently to control the set of fundamental characteristics of quantum batteries, including the ergotropy, charging power and others. The analytical study of the proposed model and its numerical simulations demonstrate the possibility to imply the developed mathematical algorithm experimentally for a single qubit system and the set of few qubits as well.Article Türkiye’de Ataerkinin Kadın İstihdamı Tabusu: İşveren Tutumları Üzerine Bir Uygulama(Mülkiyeliler Birliği Genel Merkezi, 2023) Dedeoğlu, Saniye; Şahankaya Adar, AslıDünya genelinde, 1970’li yıllardan beri ihracata dayalı ekonomik modelde kadın_x000D_ işgücünün büyük bir öneme sahip olduğu bilinmektedir. Nitekim tüm dünyada_x000D_ ‘istihdamda feminizasyon’un öne çıkması da bunu doğrular niteliktedir. Bu çalışmanın_x000D_ amacı, Türkiye’de ihracata dayalı ekonomik modelin kadın istihdamına etkisini talep_x000D_ yönlü analiz edebilmektir. Bu amaç doğrultusunda Malatya, Şanlıurfa ve Adıyaman_x000D_ Organize Sanayi Bölgeleri’ndeki (OSB) 212 işveren/yönetici ile tarama (survey)_x000D_ yöntemiyle görüşmeler gerçekleştirilmiş ve ayrıca 15 derinlemesine görüşme_x000D_ yapılmıştır. Araştırma bulgularına göre, araştırma kentleri başta olmak üzere bölgeye_x000D_ yönelik sanayi teşviklerinden faydalanmak amacıyla üretim birimlerini buralara_x000D_ taşıyan yatırımcıların kadın istihdamı ve mevcut işgücünün en az yarısının kadınlardan_x000D_ oluşması konusundaki tutumlarına bağlı olarak bu bölgede kadınların çalışma yaşamına_x000D_ daha yüksek oranlarda katılacağı yönünde olumlu işaretler bulunmaktadır. Nitekim_x000D_ araştırmanın yapıldığı Malatya, Adıyaman ve Şanlıurfa bölgelerinde son on yıl içinde_x000D_ kadın işgücüne katılım oranlarında ve istihdam oranlarında artışlar yaşanmıştır. Yine de_x000D_ araştırma bölgesi özelinde istihdamın koşulları dikkate alındığında kadınların işgücüne_x000D_ katılımlarının artmasının gerçekte olumlu bir işaret olarak algılanması zorlaşmaktadır._x000D_ İşverenlerin/yöneticilerin kadın çalıştırma konusundaki genel tutumlarına bakıldığında,_x000D_ bölgede ataerkil sistem ile sermaye ilişkisinin birbirlerinin devamlılığı için kurulduğu_x000D_ görülmüştür. Bu ilişki, kadınları evlilik ve annelik gibi sosyal ilişkiler üzerinden_x000D_ tanımlayarak kadınların hane içindeki konumlarını sağlamlaştırmakta ve toplum_x000D_ tarafından kabul edilmek için kadınlar da bu görevleri yerine getirmek amacıyla işgücü_x000D_ piyasasının dışında kalmaktadırlar. Öbür taraftan kapitalist birikim sistemi geçimlik aile ücretini temin etmeyerek kadınların işgücü piyasasında kayıt dışı, geçici ve düşük_x000D_ ücretlerle çalışmasını güvence altına almaktadır. Keza anket sonuçları ve derinlemesine_x000D_ görüşmelerde kadınların asli sorumluluklarının kadınları hane içinde tanımlayan eviçi işler ile çocuk bakımı olduğu, kadınların gece vardiyalarında çalışmalarının uygun_x000D_ olmadığı, çocuk sahibi kadınların çalışmasının doğru olmayacağı ve kadınların çalışma_x000D_ yaşamına katılabilmek için aile reisinin izninin gerekliliği gibi ifadelerin işverenlerin/_x000D_ yöneticilerin neredeyse tamamının görüşlerini yansıtmaktadır. Bu sonuçlar, araştırma_x000D_ bölgesinde kadınların çalışma yaşamına düşük katılım oranlarını açıklamak için güçlü_x000D_ göstergelerdir. Hepsinin de ötesinde bölgede kadın istihdamına sadece zorunlu_x000D_ olduğunda başvurulduğuna ilişkin genel bir tutum mevcuttur.Article On Critical Buckling Loads of Columns under End Load Dependent on Direction(Hindawi Publishing Corporation, 2014) Başbük, Musa; Eryılmaz, Aytekin; Atay, Mehmet TarikMost of the phenomena of various fields of applied sciences are nonlinear problems. Recently, various types of analytical approximate solution techniques were introduced and successfully applied to the nonlinear differential equations. One of the aforementioned techniques is the Homotopy analysis method (HAM). In this study, we applied HAM to find critical buckling load of a column under end load dependent on direction. We obtained the critical buckling loads and compared them with the exact analytic solutions in the literature.Article Psikoloji ve Edebiyat: Gelişim Psikolojisi Perspektifinden Yaşlılık Döneminin Bir Edebi Eser Üzerinden Analizi(Afyon Kocatepe Üniversitesi, 2024) KAYA, MEHMET SİYABENDÜlkemizde gelişim dönemleriyle ilgili yapılan çalışmaların yaygınlığına bakıldığında, “yaşlılık” döneminin yeterince ele alınmadığı, bununla birlikte geriatri, psikoloji, psikolojik danışma ve rehberlik, sosyal çalışma gibi bilim dallarında yaşlılık ile ilgili çalışmaların yürütülmeye başlandığı görülmektedir. Ayrıca burada sözü edilen yaşam dönemlerinin yalnızca bilime değil edebiyata da konu olmaya başladığı dikkat çekmektedir. Edebi eserlerin analiz edilmesinde psikoloji biliminin önemi düşünüldüğünde, lisans öğrencilerinin yetişmesinde öğrencilerin dikkatini romanların psikolojik tahliline çekmenin önemli olduğu düşünülmektedir. Bu doğrultuda bu araştırmanın temel amacı, edebi eserlerin temelde psikolojik danışma ve rehberlik, psikoloji ve sosyal hizmet gibi bilim dallarında özelde ise “gelişim psikolojisi”, “yaşlılık psikolojisi” ve “yaşam dönemleri ve uyum problemleri” gibi derslerde nasıl kullanılabileceğine ilişkin bir model sunmaktır. Bu amacı gerçekleştirebilmenin en uygun yollarından biri ise nitel bir araştırma yöntemi olan “doküman analizi” yöntemini kullanmaktır. Bu doğrultuda, çalışmada Fransız yazar Jean-Louis Fournier’in (2012) “Son Siyah Saçım ve İhtiyar Delikanlılara Bazı Öğütler” isimli eserin Türkçe çevirisi doküman olarak kabul edilmiştir ve içerik analizi ile incelenmiştir. Sonuç olarak bu çalışmanın yukarıda sözü edilen derslerin öğretiminde etkili olabileceği düşünülmektedir.Article Enkapsüle Edilmiş ve Serbest Formda Probiyotik Lactobacillus acidophilus ATCC 4356 Suşunun Dondurma Depolama Periyodunda Stabilitesinin İncelenmesi(Atatürk Üniversitesi, 2022) Sedefoğlu, Sedat; ORTAKCI,Fatih; SERT,SelahattinBu çalışmada probiyotik Lb. acidophilus ATCC 4356 (ATCC 4356) suşu, ekstrüzyon yöntemi_x000D_ ile aljinat kullanılarak kapsüllenmiştir. Bu enkapsüle ve serbest formdaki ATCC 4356 dondurmaya ilave edilerek −18°C’de 3 ay süre ile depolanmıştır. Depolamanın 0, 30 ve 90. günlerinde alınan örneklerde, ATCC 4356’nin canlılığını sürdürebilme yeteneği karşılaştırmalı olarak_x000D_ ortaya konulmuştur. Araştırma sonuçlarına göre, dondurmaya ilave edilen serbest ve enkapsüle ATCC 4356’nın, −18°C’de 3 aylık depolama süresinin sonunda canlılıklarını korudukları,_x000D_ buna karşılık sayılarındaki azalışın istatistiki olarak farklı düzeyde olmadıkları tespit edilmiştir_x000D_ (P > ,05). Bununla birlikte, dondurmaların 90 günlük depolama periyodu boyunca, serbest_x000D_ ve enkapsüle Lb. acidophilus ATCC 4356 sayılarının 107_x000D_ kob/g’ın altına düşmemiş olması, son_x000D_ üründe probiyotiklerin arzu edilen düzeyde canlılığını koruduğunu göstermiştir. Dolayısıyla_x000D_ bakterinin terapotik etkiler gösterebilme açısından dondurmanın uygun bir gıda olarak_x000D_ kullanılabileceği düşünülmektedir. Serbest ve enkapsüle dondurmalara ait duyusal analiz_x000D_ sonuçlarında ise enkapsülasyonun dondurmanın yapı ve tekstüründe önemli seviyede etkiye_x000D_ yol açtığı (P < ,05) ve genel kabul düzeyi olarak serbest ve enkapsüle dondurmalardaki farkın_x000D_ önemli seviyede olduğu gözlemlenmiştir (P < ,05). Bununla birlikte renk, görünüş, tat ve koku_x000D_ kriterleri bakımından serbest ve enkapsüle dondurmalardaki farkın önemsiz seviyede olduğu_x000D_ belirlenmiştir (P > ,05).
