Yüksek Lisans Tezleri

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12573/5799

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 33
  • Master Thesis
    İndüksiyon Sistemi Uygulamaları için Farklı Düzlemsel Bobin Şekillerinin Teorik Olarak İncelenmesi ve Modellenmesi
    (Abdullah Gül Üniversitesi, 2019) ERMAN, MUHAMMED FURKAN; Erman, Muhammed Furkan; Kılıç, Veli Tayfun
    Isıtma endüstride önemli bir yer kaplar. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte, günümüz dünyasında, resistif ve kızılötesi ile ısıtma yöntemleri de dahil olmak üzere yaygın olarak kullanılan birçok ısıtma yöntemi vardır. Bu yöntemler arasında, indüktif ısıtma giderek daha popüler hale gelmektedir. İndüktif ısıtma sistemlerinin en önemli parçalarından biri bobindir. Bobin, elektrik enerjisi uygulandığında ve üzerinden akım geçtiğinde manyetik alan oluşturur. Endüstride dairesel, kare vb. şekillerde farklı bobin şekillerini görmek mümkündür. Literatürde mevcut formüller kullanılarak bu bobin şekillerinin analitik incelenmesi yapılabilmektedir. Ancak üretim zorluklarından veya sağladığı avantajlardan dolayı kare bobin gibi köşeleri keskin olan bobinlerin köşelerinin yuvarlanması kaçınılmazdır. Köşeleri yuvarlanmış bobin yapısı orijinal yapısından farklı olduğundan dolayı oluşturduğu manyetik akı yoğunluğu aynı olmamaktadır. Bu tezde, bu tür bobinlerin analitik olarak incelenebilmesi için gerekli formüllerin türetilmesi ile literatürdeki boşluk doldurulmuştur. Bulunan formüller köşeleri yuvarlanmış kare ve üçgen şeklindeki bobinlerin oluşturduğu manyetik akı yoğunluğu hesaplanarak doğrulanmıştır. Her iki bobin şekli modellenerek simule edilmiştir. Her bir şekil için 3 farklı boyut ve her boyut için 5 farklı yuvarlama miktarı seçilmiştir. İlk durumda, yuvarlanan köşe merkezlerinin bobinin merkezi ile çakıştığı varsayılmıştır. Bu sayede bobin merkezinde oluşan manyetik akı yoğunluğu hem geleneksel formüller ile hem de bu tezde türetilen formüller ile hesaplanmıştır. İkinci durumda ise yaylar, merkezleri bobin merkeziyle çakışmayacak şekilde farklı konumlara yerleştirilmiş çemberin parçaları olarak ayarlanmıştır. İkinci durumda, yuvarlamanın yaratılan manyetik alan yoğunluğu üzerindeki etkisini görmek için farklı miktarlarda yuvarlama için bobinin ix toplam uzunluğu sabit tutulmuştur. Bu durumda hesaplamalar sadece bu çalışmada türetilen formüller ile yapılabilmektedir. Manyetik akı yoğunluklarının hesaplanmasından sonra, sonuçlar üç boyutlu elektromanyetik simülasyonlarla desteklenmiştir. Bulunan sonuçların analitik hesaplamalar ve simülasyonlarla karşılaştırılması, önerilen yöntem ile geleneksel yöntem arasındaki ve önerilen yöntem ile simülasyonlar arasındaki maksimum hatanın % 1'den az olduğunu göstermiştir.
  • Master Thesis
    Sürdürülebilir Beton için Hümik Asit-Esaslı Süperakışkanlaştırıcı
    (Abdullah Gül Üniversitesi, 2019) ÖZUZUN, SÜMEYYE; Özuzun, Sümeyye; Uzal, Burak
    Süper akışkanlaştırıcılar, taze betonun işlenebilirliğini artıran ve karışımlarda gerekli su miktarını azaltarak sertleşmiş betonun mekanik özelliklerini geliştiren polimerik ajanlardır. Yaygın olarak kullanılan süper akışkanlaştırıcılar, yüksek enerji tüketimi ve üretimde kullanılan yüksek hammadde maliyeti nedeniyle eko-verimli ürünler olarak kabul edilmez. Literatürde hümik asidin dispersant olarak kullanımı, bir süper akışkanlaştırıcı olarak işlev gören elektrostatik ve sterik itme ile moleküller arası bir ayırma kuvveti oluşturduğu konusunda çalışmalar vardır. Fakat yayınlanmış literatürde, hümik asidin süper akışkanlaştırıcı olarak çimentolu sistemlerde kullanımı üzerine mevcut bir çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışmanın amacı, aslında tarımsal kullanım için ticari olarak temin edilmişleonarditten elde edilen hümik asit (HA) esaslı çözeltinin çeşitli dozajlarında, çimento esaslı sistemler içinde akışkanlaştırma verimliliğini ve bunun yanı sıra hidratasyon ve mekanik özellikler üzerindeki etkilerini araştırmaktır. HA esaslı çözelti, lignin esaslı ve naftalin esaslı süper akışkanlaştırıcılar açısından karşılaştırmalı olarak değerlendirildi. HA esaslı çözelti, lignin ve naftalin esaslı ürünlerine benzer bir akışkanlaştırma etkinliği göstermiştir. Sonuçlar hümik asit esaslı ajanlar, naftalin esaslı süper akışkanlaştırıcıyla kıyaslandığında çimento esaslı sistemlerin işlenebilirlik, hidratasyon kinetiği ve mekanik özellikler üzerindeki benzer performansı nedeniyle eko-verimli süper akışkanlaştırıcılar olarak dikkate alınması gerektiğini göstermektedir.
  • Master Thesis
    Maddi Olmayan Emeğin Çalışma Mekanına Eleştirel Bir Bakış
    (Abdullah Gül Üniversitesi, 2019) MUŞ ÖZMEN, NİHAN; Özmen, Nihan Muş; Asıliskender, Burak
    Maddi olmayan emeğin çalışma mekanı olan ofisler 1900lerin başından bu yana çeşitli şekillerde evrildi. Küreselleşme ile birlikte ortaya çıkan mobilitenin bir yansıması sonucu insanlar çalışma mekanı olarak yalnızca ofisleri değil, kafe, havaalanı gibi çeşitli yerleri de kullanmaya başladı, ofis kavramı esnekleşti. Değişen dünyada emek artık rijit değil, esnek. Peki bu esnek emeğin ihtiyacı olan mekana kapitalizme hizmet etmeye başladıktan sonra ideolojik görevini yerine getiremeyen mimarlık cevap verebilir mi? Parametrik tasarımla yaratılan esnek mekanlar bu esnek emeğin ihtiyaç duyduğu mekanları yaratabilir mi? Parametrik tasarımla yaratılan formlar aracılığıyla mimarlar yine toplum ideoloğu olarak görev yapabilirler mi? Bu çalışmada aidiyet kavramından yola çıkılarak, öncelikle mekanın önemi anlaşılmaya çalışılmış, bir yere ait olma ve yabancılaşma kavramları tartışılmıştır. Daha sonra günümüz iş hayatının temellerini oluşturan kapitalizm ve süreçlerine değinilmiştir. Sonrasında, bu süreçte ofis mekanlarında yaşanan değişimi görmek adına ofis mekanlarının evriminden bahsedilmiş ve bu evrimi görselleştirmek için filmlerden yararlanılmıştır. En son olarak ise Tafuri, Sennett ve Schumacher etkileriyle günümüz toplum yapısı, iş hayatı ve mimarlığın buradaki rolü tartışılmış, ofis kullanıcılarının beklentileri ve gelecek senaryolu filmlerdeki yaşam biçimi öngörüleri üzerinden geleceğin ofis mekanı ile ilgili öneride bulunulmuştur.
  • Master Thesis
    Türkiye Süper Futbol Ligi'nin Çizelgelenmesi
    (Abdullah Gül Üniversitesi, 2019) BAYRAK, HASAN; Bayrak, Hasan; Sütçü, Muhammed
    Günümüzde spor etkinliklerinin ekonomik büyüklükleri nedeniyle bir işletme olarak organize edilmesi, pazarlanması ve yönetilmesi gerekiyor. Takımlar yeni oyuncuları transfer etmek için inanılmaz yatırımlar yapıyor. Populer liglerin yayın hakları yüz milyonlarca dolara satılabiliyor. İyi bir turnuva çizelgesi; adalet, organizasyonun güvenliği, maçların seyirci çekmesi, yayıncıların ve reklamcıların yatırımlarının karşılığını alabilmesi açısından oldukça önemlidir. Ancak, adil ve uygun bir program oluşturma niyeti, paydaşların farklı ihtiyaçları ve bu ihtiyaçların sürekli birbiriyle çatışıyor olması nedeniyle kolay değildir. Turnuvadaki takım sayısı arttığında, geleneksel yöntemlerle en uygun çözüme ulaşmak mümkün olmayabilir. Bu tezde, merdiven deseni dediğimiz bir dizi desen eleme yöntemi bulduk. Dahası, merdiven deseni metodu yardımıyla, çok karmaşık bir problemi kolay ve hızlı bir şekilde çözebilecek 5 adımlı bir yaklaşım geliştirdik. Sonuç olarak Türkiye Süper Futbol Ligi için daha iyi bir çizelge oluşturduk.
  • Master Thesis
    Kolanjiyokarsinoma Proliferasyonunun Otofaji ve Hedgehog Sinyal Yolaklarının İnhibisyonu ile Azaltılması
    (Abdullah Gül Üniversitesi, 2019) AKTAŞ, NİHAN; Aktaş, Nihan; Khatıb, Mona El
    Cholangiocarcinoma (CCA) is the second most common liver cancer type. The median survival rate of CCA patients is really low. Aberrant signaling pathways such as PI3K/AKT/mTOR pathway could be main drivers in CCA pathogenesis. Hedgehog (Hh) pathway is also dysregulated in several carcinomas including CCA. It regulates and crosstalks with autophagy, which is a lysosomal degradation process. There is no study showing the crosstalk between Hh pathway and autophagy in the context of CCA. Since both autophagy and Hh pathways are dysregulated in CCA, better understanding of how they crosstalk with each other and contribute to CCA pathogenesis is important. Considering this crosstalk between Hh pathway and autophagy, we conducted a combination treatment comprising Hh and autophagy pathway inhibitors in EGI-1 and TFK-1 CCA cell lines. In our study, we firstly checked anti-proliferative effects of Hh pathway inhibitor, GANT61, and different autophagy blockers using MTT and Annexin V assay and cell cycle analysis. After determination of IC30 of GANT61 (15 uM), chloroquine (25 uM for TFK-1 and 50 uM for EGI-1), and nocodazole (0.2 uM for EGI-1 and 0.4 uM for TFK-1), we conducted combination experiments. When we inhibit Hh pathway with targeting different steps of autophagy, we observed that proliferation of both EGI-1 and TFK-1 cells decreased compared to single treatments. After that, we checked the expression of autophagy-related LC3B protein and Akt, a negative regulator of autophagy, using western blotting after single treatments and combinational treatments. Based on the change in LC3B and Akt expression, we also concluded that, inhibition of autophagy with Hh pathway either induce or inhibit autophagy depends on the administered treatments. This study highlights the importance of deciphering the exact mechanisms that control autophagy in CCA, thus leading to better treatment.
  • Master Thesis
    Hedeflenen Lösemik Hücrelerin Sayımı için Görüntü İşleme Tabanlı Ölçüm Sistemi
    (Abdullah Gül Üniversitesi, 2019) TAŞ, ZEHRA; Taş, Zehra; İçöz, Kutay
    Akut Lenfosit Lösemi (ALL) çocukluk çağında en sık görülen kanser türüdür. Bu kanserin ilerlemesi oldukça hızlıdır, bu yüzden tedavi için zaman çok önemlidir. Hastalar için ilaç tedavisi (kemoterapi), kemik iliği nakli, radyasyon tedavisi ve immünoterapi gibi bazı tedaviler vardır. Bu tedaviler arasında kemoterapi öncelikle tercih edilen bir yöntemdir, ancak sonucu hastadan hastaya farklılık göstermektedir. Hastaların iyileşmesinde ilacın dozajını ayarlamak için kemoterapinin tedaviye etkisini ölçmek çok önemlidir. Kemoterapinin etkisini ölçmek için akım sitometrisi (FC), polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) ve mikroskobik inceleme teknikleri kullanılır. Ancak, bu yöntemler zaman alır, pahalıdır ve uzman gerektirir. Bu tezde, sorun görüntü işleme tekniklerine dayanan otomatik bir hücre algılama ve niceleme yöntemi ile ele alınmaktadır. Optik mikroskopi ile elde edilen görüntüler işlenir ve immüno-manyetik boncuklarla yakalanan ALL hücrelerinin ölçümü sağlanır. Geleneksel yöntemlerle karşılaştırıldığında, bu teknik zaman verimli, ucuz ve kullanımı kolaydır. ALL hücrelerinin miktarının yanı sıra, biyosensörlerin sinyal büyütme metodu için projenin ilk bölümünde kullanılan manyetik boncukların belirlenmesi için görüntü işleme algoritmaları da geliştirilmiştir. Görüntüler cep telefonu mikroskopisinden hem mikroskop lamı hem de difraksiyon ızgarası tabanlı biyosensörler için elde edilmiştir. Her iki yöntemde de manyetik boncuk birikimleri gözlenmiş ve geliştirilen algoritmalar cep telefonu mikroskopu görüntülerine uygulanmıştır. Böylece, manyetik boncukların birikimleri bilgisi, görüntü işleme kullanılarak otomatik olarak elde edilmiştir.
  • Master Thesis
    Hava Kirliliği Ölçümü için Akıllı Sensör Sistemi Geliştirilmesi
    (Abdullah Gül Üniversitesi, 2019) İÇÖZ, EBRU; İçöz, Ebru; Yalçın, Gülay
    Hava kirliliği modern dünyanın global problemlerinden biridir. Dünya Sağlık Örgütünün verilerine göre dünya nüfusunun ancak %9'u temiz hava soluyabilmektedir. Parçacık Madde 10 um'dan küçük sıvı ve katı parçacıklardan oluşur ve hava kirliliğini oluşturan kirleticilerden biridir. Parçacık Maddeler çoğunlukla fabrikalardaki, taşıtlardaki ya da evlerdeki yanma reaksiyonları sonucu oluşmaktadır. Parçacık Maddelerin sağlığa zararlı etkileri birçok çalışmada gösterilmiştir. Parçacık Maddelerin miktarının hava da artması ile akciğer hastalıkları, astım, solunum yetmezliği, bebek ölümleri, kalp krizi ve kanser gibi birçok sağlık sorunun ilişkili olduğu gösterilmiştir. Gelişmiş ülkelerin yasaları hava kalitesinin sürekli izlenmesini şart koşmaktadır. Bu amaçla yüksek maliyetli istasyonlar kullanılmaktadır. Bu istasyonların bir diğer dezavantajı da sınırlı sahaya ait bilgi verebilmesidir. Bu kısıtlamaların üstesinden gelmek için alternatif yaklaşımlar çalışılmaktadır. Bu çalışmada da optik tabanlı Parçacık Madde sensörü tasarlanmış, üretilmiş ve test edilmiştir. Geliştirilen sistem düşük maliyetli ve yüksek saha çözünürlüğüne sahiptir. Kurulan sensör ağı bulut bilişime veri aktarımı yapabilmekte ve uzaktan veri analizine olanak sağlamaktadır. Geliştirilen sistem halihazırdaki istasyonlar ile doğruluğu uyumlu veri üretebilmekte ve böylece hava kalitesinin izlenmesinde kullanabilecektir.
  • Master Thesis
    Yalın Üretim ve Yalın Altı Sigma Eğitimlerinde Oyun Tabanlı Öğrenmenin Etkisi
    (Abdullah Gül Üniversitesi, 2019) KURT ÖZDEN, BURCU; Özden, Burcu Kurt; Sütçü, Muhammed; Bengü, Elif
    Günümüzde iş dünyası liderlerinin ve yöneticilerinin en çok endişe ettiği konu başarının sürdürülebilirliği konusudur. İş dünyasında şöhreti çok kısa süren birçok lider, şirket, ürün ve hatta sanayi alanları bulunmaktadır. Böyle bir ortamda sürekli zirvede kalmanın ve rekabet yeteneğini üst seviyede tutmanın anahtarı nedir? sorusu büyük ya da küçük ölçekli tüm işletmelerin cevabını aradığı sorudur. Bu nedenle firmalar süreçlerini iyileştirmek için farklı stratejileri ve yenilikleri uygulamaya çalışmaktadırlar. Bu doğrultuda karşımıza Yalın Üretim, Altı Sigma ve Yalın Altı Sigma kavramları çıkmaktadır. Yalın Üretim Sistemi, ana hatlarıyla, II. Dünya Savaşı sonrası Japonların ve özellikle Toyata çalışanlarının geliştirdikleri, işletmedeki tüm israfların ortadan kaldırılması ve insana saygıyı temel alan bir metodolojiler bütünüdür. Japon firmalarının çalışmaları ile lider konuma gelmeleri, özellikle Amerikan firmalarının dikkatini çekmiştir. Bu doğrultuda müşterinin beklentilerini karşılayacak kalite iyileştirmelerini içeren Altı Sigma yöntemi, bir Amerikan Şirketi olan Motorola'nın liderliğinde, uygulanmaya başlamıştır. 2000'li yıllarda Altı Sigma teknikleri ile eş zamanlı olarak Yalın Üretim tekniklerinin de kullanıldığı 'Yalın Altı Sigma' kavramı ortaya çıkmıştır. Yalın Altı Sigma, müşteri talep ve beklentileri doğrultusunda, israfı azaltmayı, verimliliği arttırmayı ve kaliteyi artırmayı amaçlayan yönetim sistemidir. Yalın Üretim ve Yalın Altı Sigma sistemlerinde en önemli unsurlardan biri insana saygı ve insana değer vermektir. Yalın Üretim ve Yalın Altı Sigma sistemleri zorunluluk olmaktan çıkıp firma kültürü haline geldiğinde başarı, sürdürülebilir olmaktadır. Bu sistemlerin kültür haline gelebilmesi için doğru teknikler ile doğru eğitimlerin verilmesi gerekmektedir. Yalın Üretim ve Yalın Altı Sigma sistemini uygulayan firmalar eğitim seçiminde doğru tercihi yapamadıkları ve çalışanları bu kültüre adapte edemedikleri için yeni iyileştirme sistemleri firmaların felaketine sebep olabilmektedir. Firmaların eğitim seçiminde yaşadıkları zorlukları teknik bir bakış açısı ile çözümlemeyi hedefleyen bu çalışma hem üretim tesislerindeki uygulamalara hem de akademik literatüre katkıda bulunacak niteliktedir. Bu çalışmada Yalın Üretim Sistemi, Altı Sigma Yöntemi, Yalın Altı Sigma Yöntemi genel hatlarıyla anlatılmıştır, yeni bir yalın oyun tasarlanmıştır ve Yalın Üretim ve Yalın Altı Sigma eğitimlerinde oyun temelli öğrenme tekniklerinden biri olan yalın oyunların kullanılmasının öğrenmeye etkisi analiz edilmiştir. Bu tezin amacı: 1. Yalın Üretim ve Yalın Altı Sigma yönetim sistemini kullanan işletmelerde oyun temelli öğrenmenin etkilerini analiz etmek ve 2. Firmaları doğru eğitim tekniklerini seçme konusunda yönlendirmektir. Anahtar Kelimeler: Yalın Altı Sigma, Eğitim, Oyun Temelli Öğrenme, Yalın Oyun, Oyunlaştırma
  • Master Thesis
    Sürdürülebilir Beton için İlave Bağlayıcı Malzeme Olarak Kalsine Killer
    (Abdullah Gül Üniversitesi, 2019) ARGIN, GİZEM; Argın, Gizem; Uzal, Burak
    Betonda bağlayıcı olarak kullanılan Portland çimentosu dünya genelinde CO2 salınımında önemli bir paya sahiptir. Bunun için çimento ile belli miktarlarda ikame edilecek ilave bağlayıcı malzemeler kullanılmaktadır. Uçucu kül, silis dumanı ve cüruf gibi endüstriyel yan ürünlerin ilave bağlayıcı malzeme olarak kullanımı avantajlı gözükmektedir. Ancak, yerel ölçekte iyi kalitede yan ürünlerin bulunmaması, bu malzemelerin alternatifini bulmak konusunda arayışa sebep olmuştur. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de iki farklı rezervden temin edilen kil örneklerini kalsinasyon sonrası ilave bağlayıcı malzeme olarak kullanımları açısından değerlendirmektir. Kil örneklerinin kimyasal, mineralojik ve termal karakterizasyonları çeşitli sıcaklıklarda kalsinasyon öncesi ve sonrasında gerçekleştirilmiştir. Kil numunelerinin puzolanik aktivitesi ve reaksiyon kinetiği, kireçtaşı tozu ilavesi ve kireçtaşı ilavesi olmadan, sırasıyla termal analiz ve izotermal kalorimetre ile değerlendirilmiştir. Ayrıca puzolanik aktivitelerine bağlı olarak seçilen kalsine killerin su ihtiyacı ve dayanım aktivite indeksi de belirlenmiştir. Görece daha yüksek miktarda kaolinit minerali içeren kilin puzolanik aktivitesinin daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. 700 ºC'de kalsine edilen killer en yüksek puzolanik ve dayanım aktivitesini gösterirken 1100 ºC gibi bir kalsinasyon sıcaklığı nispeten daha düşük bir aktivite ile sonuçlanmıştır. Kireçtaşı ilavesi, puzolanik aktiviteyi ve hidratasyon sırasında ısı çıkarımını iyileştirmiştir. BET yüzey alanı arttıkça kalsine killerin su ihtiyacı da artmıştır.
  • Master Thesis
    Alt Ekstremitelere Yardımcı Cihazlar için Üniversal Bir Test Platformu Dizayn ve Kontrolü
    (Abdullah Gül Üniversitesi, 2018) BİLGİ, MUHAMMET FURKAN; Bilgi, Muhammet Furkan; Ünal, Ramazan
    Alt ekstremitelere yardımcı cihazlar, alt ekstremite problemleri yaşayan hastaların rehabilitasyonlarında, ağır yük kaldırma ya da taşıma işlerinde kullanıldıkları için çok önemlidirler. Ayrıca, bu cihazların doğru bir şekilde test edilmesi de ayrıca bir öneme sahiptir. Robotik test uzun dönem test edebilme, düşme vb. tehlikeli durumları cihazla oluşturabilme gibi avantajları vardır. Ayrıca test cihazlarından veri toplamak gerçek insandan veri toplamaktan daha kolaydır. Bu çalışmada ilk olarak yürüme, oturup kalkma ve merdiven çıkma işlerini yapabilecek konsept bir eksoskeleton cihazı tasarlandı. Bu işleri yapabilmesi için eksoskeletona yaylar, motor ve aktif-deaktif mekanizması eklendi ve ardından yay sabitleri, gereken motor gücü hesaplandı. Ardından bir test cihazı tasarlandı ve kalça hareketinin (kütle merkezi hareketi ve kalça eklemi) taklit edilebilmesi için MATLAB- Simulink yardımıyla bir kontrolcü tasarlandı.