Yüksek Lisans Tezleri

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12573/5799

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 17
  • Master Thesis
    Reklam Değerinin Yapay Zeka Tarafından Oluşturulan Reklamlara Yönelik Tutum ve Tüketici Satın Alma Niyeti Üzerindeki Etkisi: Planlı Davranış Teorisi Perspektifi
    (2025) Solmaz, Sevde Ceyda; Sarp, Serap
    Yapay zeka, reklamcılık gibi pazarlama uygulamalarında şirketler tarafındangiderek daha popüler hale gelen ve kullanılan teknolojik araçlardan biridir. Bu tez, yapayzeka tarafından oluşturulan reklamlar ile reklam değeri, tutumlar ve satın alma niyetleriarasındaki ilişkiyi ve cinsiyet ve öz yeterlilik gibi değişkenlerin düzenleyici rolleriniaraştırmayı amaçlamaktadır. Teorik çerçeve, bireylerin yapay zeka destekli tanıtımiçeriğini nasıl değerlendirdikleri ve bunlara nasıl yanıt verdikleri konusunda kapsamlı birbakış açısı sağlayan Planlı Davranış Teorisi ve Reklam Değer Modeli doğrultusundatasarlanmıştır. Veriler, Ağustos ve Eylül 2025 arasında 18-64 yaş arası katılımcılardançevrimiçi bir anket aracılığıyla toplanmış ve 361 yanıt elde edilmiştir. Veri analizindeIBM SPSS Statistics 25 ve Python kullanılmıştır. Ölçüm araçlarının yeterliliğini vesağlamlığını doğrulamak için güvenilirlik analizleri, faktör analizleri (EFA, CFA)yapılmış ve hipotezler yapısal eşitlik modellemesi (SEM) ile analiz edilmiştir. Sonuçlaragöre, algılanan reklam değeri hem yapay zeka tarafından oluşturulan reklamlara yöneliktutumları hem de satın alma niyetlerini olumlu yönde etkilemektedir. Yapay zekatarafından üretilen reklamlara yönelik tutumlar, satın alma niyetlerini önemli ölçüdeetkilemektedir. Tutumlar, satın alma niyetleri ile algılanan reklam değeri arasındakiilişkide aracılık rolü oynamaktadır. Cinsiyet, algılanan reklam değeri ile tutum arasındakiilişkide düzenleyici bir etkiye sahip değilken, reklam değeri ile satın alma niyeti arasındaki ilişkide düzenleyici etki göstermiştir. Tutum ile satın alma niyeti arasındakiilişkiye etkisi istatistiksel olarak yeterince anlamlı değildir. Öz yeterlilik, tutumlar ilereklam değeri arasındaki ilişkiyi önemli ölçüde olumsuz yönde etkilemektedir. Reklamdeğerinin satın alma niyetleri üzerindeki etkisini olumlu yönde güçlendirirken, tutumunsatın alma niyeti üzerindeki etkisini olumsuz yönde etkilemektedir. Teorik olarak, buaraştırma, değer algıları, tutumsal tepkiler ve davranışsal sonuçlar arasındaki ilişkiye ikitemel düzenleyici bireysel özelliği entegre ederek yapay zeka destekli pazarlamailetişimindeki bilgiyi ilerletmektedir. Ayrıca, tüketici davranışına göre yapay zekareklamlarının kişiselleştirilmesinin önemini vurgulayarak yönetimsel faydalar sağlamaktadır.
  • Master Thesis
    Yatırımcı Tipleri ve Riskten Kaçınma: Finansal Karar Vermede Veri Bilimi Yaklaşımı
    (2025) Aytemur, Beyza; Hacıhasanoğlu, Erk
    Bu çalışma, yatırımcıların karar alma süreçlerindeki davranışsal önyargıların ortaya çıkışını, FAR-Trans veri seti kullanılarak nicel bir veri bilimi yaklaşımıyla incelemektedir. Davranışsal finansın üç temel kavramı olan kayıptan kaçınma, sürü davranışı ve aşırı özgüven için kuramsal çerçevelere dayanan ampirik ölçütler geliştirilmiş ve bunlar yatırımcıların farklı davranış gruplarına sınıflandırılmasında kullanılmıştır. Davranışsal önyargı kategorilerini tahmin etmek amacıyla karar ağacı tabanlı çok sınıflı bir sınıflandırma modeli uygulanmış ve bu model çapraz doğrulama analizleriyle %96 doğruluk ve 0.99 makro-ortalama ROC-AUC skoru ile oldukça yüksek bir öngörü performansı sergilemiştir. İstatistiksel anlamlılık testleri ve görsel analizler, her davranışsal grubun kendi baskın metriğinde net bir şekilde ayrıştığını doğrulamaktadır; kayıptan kaçınan yatırımcılar kayıplı pozisyonları elde tutma eğilimini daha yüksek gösterirken, sürü davranışı sergileyen yatırımcılar popüler varlıkları takip etme eğiliminde, aşırı özgüvenli yatırımcılar ise daha sık işlem yapma eğilimindedir. Bu bulgular, finansal işlem verilerinden davranışsal önyargıların etkin şekilde tanımlanıp sınıflandırılabileceğine dair güçlü ampirik kanıt sunmakta ve makine öğrenmesi tekniklerinin finansal piyasalarda psikolojik faktörleri anlamada pratik faydasını ortaya koymaktadır.
  • Master Thesis
    Gücün Terapi Odasında Sürdürülmesi: Sosyal Baskınlık Yönelimi, Medikalizasyon ve Aşırı Patolojikleştirmenin Kavramsal Modeli
    (2025) Sevim, Mehmet Ali; Çoymak, Ahmet
    Bu tez, psikoterapide hiyerarşiye yönelik yönelimleri ifade eden Sosyal Baskınlık Yönelimi (SBY) ve sosyal normların ne ölçüde tıbbi açıklamalar yönünde değişmesi gerektiğine ve toplumun bu açıklamalar aracılığıyla ne kadar düzenlenmesi gerektiğine ilişkin görüşleri içeren medikalizasyon inançlarının aşırı patolojikleştirme üzerindeki rolünü incelemektedir. Bu çerçevede, çalışmanın modeli SBY'nin medikalizasyon inançları aracılığıyla terapistlerin aşırı patolojikleştirme eğilimlerini etkilediği yönündeki varsayımı test etmektedir. Çalışma 1'de çevrim içi bir platformda yer alan 1.675 ruh sağlığı uzmanına yönelik danışan şikâyeti analiz edilmiştir. Şikâyetler, aşırı patolojikleştirme içerip içermediğine göre kodlanmış ve aşırı ilaç yazma, aşırı tanı koyma, kötümser prognoz ve zorlayıcı tedavi temaları altında kategorize edilmiştir. Bulgular, aşırı patolojikleştirmenin mesleki pratikte de ortaya çıktığını göstermiştir. Çalışma 2'de, SBY'yi manipüle ederek, medikalizasyon inançlarını ve dolayısıyla aşırı patolojikleştirme eğilimlerini artırıp artırmayacağını test etmek amacıyla çevrim içi bir vinyet deneyi yürütülmüştür. Deney ve kontrol grupları arasında SBY, medikalizasyon inançları veya aşırı patolojikleştirme açısından anlamlı bir fark gözlenmemiştir. Ancak, medikalizasyon inançları ile aşırı patolojikleştirme arasında pozitif bir ilişki bulunmuş; medikalizasyonu daha güçlü benimseyen terapistlerin danışanları aşırı patolojikleştirme eğiliminde oldukları görülmüştür.
  • Master Thesis
    Üniversitelerde Ar-Ge Harcamalarının Araştırma Performansına Etkisi
    (2023) Karaman, Yunus Emre; Doğan, Eyüp
    Ülkelerin ekonomik olarak kalkınmış olduklarını gösteren en önemli etken ürettikleri teknoloji seviyesidir. Teknoloji ise bilimsel araştırmalarla teorik olarak üretilen bilginin uygulamaya aktarılmış halidir. Bu çerçevede ekonomik kalkınma ve refah seviyesi ile bilimde gelinen nokta arasında açık bir bağlantı vardır. Ülkelerin bilime ve araştırma faaliyetlerine ayırdıkları kaynaklar her geçen yıl artmakta ve bu kaynakların etkin bir şekilde kullanımı bu ülkelerin refah seviyesinin artmasında kritik rol oynamaktadır. Bu çalışma Türkiye'de araştırma-geliştirme faaliyetlerine ayrılan mali kaynağın önemli bir bölümünü oluşturan üniversite yatırım bütçesinin üniversitelerin araştırma performansına etkisini ortaya koymaktadır. Bu tezde ortaya konan amaca ulaşabilmek için çoklu regresyon analizi kullanılmıştır. SCI, SCI-Expanded, SSCI ve AHCI endeksli dergilerde yayımlanmış öğretim elemanı başına düşen yayın sayısı ve Web of Science yayınlarının atıf sayısı araştırma performansını temsilen bağımlı değişkenler olarak kullanılmıştır. Ar-Ge'ye harcanan yatırım bütçesi oranı ise ar-ge harcamalarını temsilen bağımsız değişken olarak kullanılmıştır. Ayrıca öğretim elemanı sayısı ve YÖK 100/2000 Projesi doktora bursiyeri sayısı verileri kontrol değişkeni olarak modellerde yer almıştır. Ar-Ge harcamalarının araştırma performansını pozitif yönde etkilediği sonucuna varılmıştır.
  • Master Thesis
    Kredi Hacmi ve Takipteki Kredilerin Kısa Vadeli ve Uzun Vadeli Analizi: Türk Bankacılık Sektörü Perspektifi
    (2025) Yıldız, Mehmet Kemal; Hacıhasanoğlu, Erk
    Bu tez, Türkiye bankacılık sektöründe kredi hacmi ile takipteki krediler (TK) arasındaki dinamik ilişkiyi hem kısa hem de uzun vadeli perspektiflerden incelemektedir. 2014'ün Ocak ayından 2024'ün Mart ayına kadar olan veriler kullanılarak, Dinamik Koşullu Korelasyon (DCC) modeli aracılığıyla kredi büyümesi ve ekonomik şokların TK'lere nasıl etki ettiği araştırılmaktadır. Bulgular, uzun vadede kredi hacmi ile TK'ler arasında anlamlı bir ilişki olduğunu ortaya koymaktadır. Öte yandan, 2018 döviz krizi ve COVID-19 pandemisi gibi finansal istikrarsızlık dönemlerinde kayda değer dalgalanmalar yaşandığı da tespit edilmiştir. Çapraz korelasyon analizi, kredi büyümesinin TK'ler üzerindeki etkilerini daha da vurgulayarak, proaktif risk yönetiminin önemini göstermektedir. Araştırma, dengeli kredi büyümesi, geliştirilmiş düzenleyici çerçeveler ve dinamik risk değerlendirme araçlarının önemini vurgulayarak politika yapıcılar için uygulanabilir öneriler sunmaktadır. Bu bulgular, kredi dinamikleri ile finansal istikrar arasındaki ilişkiye dair daha detaylı bir anlayış sunarak literatüre katkı sağlamaktadır. Çalışma ayrıca, bankacılık uygulamalarının iyileştirilmesi yoluyla kapsayıcı ekonomik büyümeyi ve finansal eşitsizliklerin azaltılmasını destekleyen Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'ndan (SKA) 8, 10 ve 17 ile uyum göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Takipteki Alacaklar, Kredi Hacmi, Bankacılık Sektörü
  • Master Thesis
    Türkiye'de Dindarlığın Milliyetçilik ve Küreselleşme Tutumları Üzerindeki Etkilerinin Araştırılması: Dünya Değerler Araştırması Verileri Kullanılarak Yapılan Bir Çalışma
    (2024) Şen, Şuheda; İnan, Murat
    Bu çalışma, Türkiye'ye odaklanarak din, milliyetçilik ve küreselleşme arasındaki karmaşık ilişkileri incelemektedir. Çalışma, dindarlığın milliyetçi ve küreselci tutumları destekleyip desteklemediğini inceleyerek Türkiye için benzersiz bir kavramsal temel sağlamıştır. Bu çalışma, dinin milliyetçiliği ve küreselleşmeyi nasıl etkilediğini, küreselleşme aktörleri olarak kabul edilen dini hizmetlere katılım, milli gurur ve Avrupa Birliği (AB) ve Birleşmiş Milletler'e (BM) destek değişkenleri aracılığıyla analiz etmektedir. Dünya Değerler Araştırması'nın (WVS) Türkiye ayağı verilerini ve bir dizi genelleştirilmiş sıralı lojistik (gologit) regresyon modelini kullanarak bu çalışma, bu değişkenler arasındaki ilişkileri ortaya koyan ampirik bulgular sağlamayı amaçlamaktadır. Bu üçü arasındaki ilişkiyi anlamak, bireylerin aidiyet, kimlik ve dünya görüşü duygusunu nasıl oluşturdukları konusunda önemli içgörüler sağlar. Bulgular, dindarlığın milli gururla olumlu, AB'ye güvenle olumsuz etkileşime girdiğini ortaya koymuştur.
  • Master Thesis
    Makine Öğrenmesi Teknikleri Kullanarak Moda E-Ticaret Sektöründe Müşteri Segmentasyonu
    (2025) Madenoğlu, Nazlınur; Güven, Faruk
    Teknolojinin çok hızlı geliştiği günümüzde internet kullanımı da orantılı olarak artmaktadır. Bu değişim markaların e-ticaret sektörüne önem verdiğini ortaya koymuştur. E-ticaretin önemi markaların lehinedir çünkü şirketlerin bazı sabit giderlerinde azalmalar olmuştur. Online alışverişin artmasıyla birlikte müşterilerin kişisel analizleri de yapılabilmektedir. Müşteri ilişkileri yönetimi (CRM) önem kazanmıştır. Müşteri odaklı pazarlama için müşterileri segmentlere ayırmak gerekmektedir. Müşteri segmentasyonu yaygın olarak kullanılan bir analiz biçimidir. Her bir müşterinin ilgi ve motivasyonlarını derinlemesine anlamak için artan bir talep vardır. Bu anlayışı elde etmek için yaygın olarak kullanılan bir yöntem olan segmentasyon son yıllarda sürekli olarak iyileştirilmektedir. Bu makale çeşitli segmentasyon yöntemlerinin ve bunların mevcut gelişim durumlarının iyi yapılandırılmış bir genel görünümünü sunmayı amaçlamaktadır. Bu çalışmada müşteri segmentasyonu için RFM (Recency, Frequency, Monetary) analizi kullanılmıştır. Müşteriler son alışveriş zamanı, alışveriş sıklığı ve toplam harcamalarına göre puanlanarak segmentlere ayrılmıştır. K-Means ile dört müşteri grubu oluşturulup her bir segmentin değerleri analiz edilmiştir. Churn oranı analizi ile 90 gün boyunca alışveriş yapmayan müşteriler kayıp olarak belirlenmiştir. Churn tahmini, makine 3 öğrenmesi tekniği kullanılarak LightGBM modeli ile yapılmıştır. Ayrıca, Ridge Regresyonu makine öğrenmesi tekniği kullanılarak Tahmini CLV modeli geliştirilmiştir. Doğruluk oranı artırılarak düşük, orta ve yüksek CLV segmentleri oluşturulmuştur. Sonuç olarak, müşteri ilişkilerini optimize etmek ve gelirleri artırmak için RFM analizi, K-Means ve CLV tahmini kullanılmıştır. Özel bir markanın e-ticaret verileri makine öğrenmesi teknikleri kullanılarak analiz edilmiştir. Günümüzde, hesaplama gücünde artış ve makine öğrenmesi/yapay zeka algoritmalarında hızlı gelişmeler yaşanmaktadır. Bu durum son zamanlarda daha gelişmiş tekniklerin uygulanmasına olanak sağlamıştır.
  • Master Thesis
    Ulusal Gönüllü Değerlendirme Raporları Üzerinden Sürdürülebilir Kalkındırma Hedeflerine Ulaşma Analizi
    (2024) Avcı, Tümay; Madenoğlu, Fatma Selen
    2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi yoksulluk, eşitsizlik ve iklim değişikliği gibi kritik küresel sorunları ele almak üzere 17 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi (SKH) belirlemiştir. Bu hedeflere yönelik ilerlemeyi izlemek için ülkeler, SKH uygulamalarını niteliksel ve niceliksel olarak değerlendiren Gönüllü Ulusal Değerlendirme (VNR) raporu sunmaktadır. Bu çalışma, 2023 ve 2024 yıllarında sunulan VNR raporlarını kapsamlı bir şekilde analiz etmekte ve bu raporların SKH'lere yönelik ilerlemeyi ne ölçüde yansıttığını incelemektedir. Gelişmiş makine öğrenimi algoritmalarıyla desteklenen çok katmanlı bir metin sınıflandırma modeli kullanılarak, VNR raporlarının belirli SKH'larla uyumu kategorize edilmiş ve değerlendirilmiştir. Çalışma, bölgesel farklılıklar, hedefe göre performans ve raporlama çerçevelerinin geliştirilmesi hakkında veriye dayalı öneriler sunmaktadır. Bulgular, SKH 5 (Toplumsal Cinsiyet Eşitliği) ve SKH 13'ün (İklim Eylemi) birçok ülkede VNR raporlarında önceliklendirildiğini, SKH 17'nin (Hedefler için Ortaklıklar) ise VNR raporlarında yeterince temsil edilmediğini göstermektedir. Bununla birlikte, VNR raporlarında hedefler arasındaki olumlu ve olumsuz ilişkiler ele alınmıştır. Bu sonuçlarla, karar alıcılar için daha etkili politika geliştirme, uluslararası işbirliği ve veri odaklı karar alma süreçlerine yönelik öneriler sunulmaktadır.
  • Master Thesis
    Türkiye'nin Yenilenebilir Enerji Potansiyelinin ve Çevre Protokolü Uyumluluğunun Değerlendirilmesine Yönelik Bir Makine Öğrenimi
    (2025) Şahin, Nurettin; Sütçü, Muhammed
    Küresel ısınma konusu 21. yüzyılın en kritik sorunlarından biri olarak tanımlanmakta ve fosil yakıt tüketimi sera gazı emisyonlarına en büyük katkıyı yapan unsur olarak görülmektedir. Bu sorunlara yanıt olarak dünya genelinde ülkeler, Paris Anlaşması gibi uluslararası iklim taahhütlerini yerine getirmek ve uzun vadeli sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmak için yenilenebilir enerji kaynaklarına geçişlerini hızlandırmaktadır. Türkiye hem ulusal enerji stratejisi hem de uluslararası yükümlülükleriyle uyumlu bir hedef olan 2053 yılına kadar net sıfır emisyona ulaşma hedefini belirlemiştir. Bununla birlikte, coğrafi, ekonomik ve teknolojik kısıtlamalar nedeniyle fosillerden yenilenebilir enerji kaynaklarına geçiş zorlu bir süreçtir. Bu çalışma, çevresel protokoller ve gelecekteki elektrik talebi projeksiyonları ile Türkiye'deki yenilenebilir enerji kapasitesini ve verimliliğini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Gelecekteki elektrik üretim ve kapasite eğilimlerinin belirlenmesi için elektrik üretim-iletim verileri ve ulusal enerji planları kullanılmaktadır. Bu çalışma kapsamında Çoklu makine öğrenimi modeli çeşitli senaryolarda çalıştırılarak sonuçlar elde edilmiştir. Sonuç olarak, düzenleyici tedbirlerin ve finansal yatırımların yansımaları incelenmiş ve ileriye dönük çıkarımlar elde edilmiştir. Bulgular, sürdürülebilir enerji politikalarının oluşturulmasında ve yatırımların yönlendirilmesinde senaryo tabanlı modellemenin önemini vurgulamaktadır.
  • Master Thesis
    İhtiyacım Olmadığını Biliyorum ama Satın Almadan Duramıyorum: Tüketicilerin Kompulsif Satın Alma, İstifleme ve Stoklama Davranışlarının Anket ve Veri Kazıma Yöntemleriyle Tespit Edilmesi
    (2024) Özen, Büşra Nur Oran; Güzel, Mehmet Akif
    Bu çalışma literatürde sıkça incelenmiş olan kompulsif satın alma davranışı, istifçilik ve stoklama davranışlarını anket ve veri kazıma yöntemlerini kullanarak incelemektedir. Çevrimiçi anket yöntemiyle, 189 katılımcı farklı ürün kategorisinde yer alan 22 ürünün kendileri ve diğer insanlar için ne kadar gerekli olduğunu derecelendirmiş ve ürünlerin tahmini ortalama fiyatlarını ve eğer alışveriş yapıyor olsalardı bu ürünler için ödeyecekleri en yüksek fiyat hakkında kestirimde bulunmuşlardır. Katılımcılar son olarak, kompulsif satın alma ve istifleme davranışlarını ölçen ilgili ölçekleri doldurmuşlardır. Ürünler için yapılan ortalama fiyat tahminleri ile ödenecek en yüksek fiyatlar arasındaki fark kullanılarak katılımcıların 'satın alma dürtüsü' puanları hesaplanmıştır. Yapılan analizler kompulsif satın alma ve istifleme davranışları arasında pozitif yönde korelasyon olduğu, kadınların erkeklere göre daha fazla kompulsif satın alma davranışı gösterdiği, genç yetişkinlerin ileri yaştaki yetişkinlere ve düşük gelirli kişilerin yüksek gelirli kişilere göre daha fazla istifleme davranışı gösterdiği yönünde sonuçlanmıştır. Beklendiği gibi, satın alma dürtüsü puanları ile ürünlerin gereklilik düzeyleri arasında pozitif yönlü bir korelasyon saptanmıştır. Yüksek istifleme davranışı puanlarına sahip kişiler ile düşük istifleme davranışı puanlarına sahip kişiler ürünlere benzer gereklilik puanları verirken, kompulsif satın alma davranışı yüksek olan kişiler kompulsif satın alma davranışı düşük olan kişilere göre ürünlerin kendileri için daha gerekli olduğunu değerlendirmişlerdir. Veri kazıma yöntemi kullanılarak 106.646 tüketici yorumu toplanmış olup bu yorumların analizi, ürünlere ait stoklama davranışı içeren yorumların yüzdesi ile anketten elde edilen ürün gereklilik düzeyleri arasında pozitif yönde korelasyon olduğunu göstermiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlar tartışılmış ve gelecek çalışmalar için önerilerde bulunulmuştur.