TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12573/396
Browse
14 results
Search Results
Article Bireyci ve Toplumcu Kültürel Özelliklerin Türk ve Amerikalı Doktora Öğrencilerinin Motivasyonlarına Etkisi: Bir Karışıkültür Çalışması(2025) Turan, Yasın; Duruhan, KemalMevcut çalışmalar arasında yükseköğretimde, özellikle doktora düzeyinde yapılan kültürlerarası araştırmaların oranı oldukça düşüktür. Doktora öğrencilerinin doktora eğitimine ilişkin görüşlerinin farklı kültürel kodlar bağlamında karşılaştırılmasının bu alandaki bilgi açığının kapatılmasına yardımcı olacağı düşünülmektedir. Bu çalışma, Türk ve Amerikalı doktora öğrencilerinin doktora yapma motivasyonlarına ve bu motivasyonları etkileyen faktörlere ilişkin görüşlerinin bireyci ve toplumcu özellikler açısından nasıl farklılaştığını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Nitel araştırma yöntemi kullanılarak gerçekleştirilen bu çalışma, Fenomenoloji modeli kullanılarak yapılandırılmıştır. Araştırmada yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Çalışma grubunun oluşturulmasında ölçüt örnekleme yöntemlerinden amaçlı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Veriler, belirlenen ölçütleri karşılayan 21 Türk ve 21 Amerikalı doktora öğrencisinden toplanmıştır. Türk ve Amerikalı öğrencilerin içinde yetiştikleri toplumun özelliklerine paralel motivasyon kaynaklarına ve motivasyon düzeylerini etkileyen faktörlere sahip oldukları ortaya çıkmıştır. Bu durum Amerikalı öğrenciler için daha net gözlemlenirken, Türk öğrenciler için kolektivist ve bireyci kodların iç içe geçtiği görülmüştür. Araştırma, doktora eğitiminin planlanması ve uygulanmasında kültürel özelliklerin dikkate alınmasının önemini ve doktora öğrencilerinin kültürel özelliklerinden kaynaklanan farklılıklar nedeniyle doktora sürecine farklı yaklaşabileceklerini ortaya koymuştur.Article Two Dimensions of Interpersonal Tolerance: Their Prevalence and Etiology in World Civilizations(2019) İnan, MuratThis research provides three additional insights into theconcept of tolerance. First, it provides empirical insights tothe previous research, distinguishing between two dimensionsof tolerance; political tolerance and social tolerance. Second,it investigates the extent these two dimensions of toleranceprevail in different civilizations in the world. Third, it showshow etiology of tolerance differs across civilizations. Inshort, this research shows that tolerance of national andreligious groups differs from tolerance of social groups inboth kind and degree and investigates to what extent theprevalence and etiology of these two dimensions of tolerancediffer across civilizations. In this research time seriesevidence from subsequent rounds of the World Values Survey(WVS) for over seventy countries are analysed using OrderedProbit models.Publication Sosyal Psikolojik Açıdan Linç Kültürü: İlişkili Olduğu Etmenler ve Sonuçları Açısından bir Derleme(2024) Erem, Hafize ÖznurLinç kültürü, paylaşımları ve ifadeleri toplum tarafından olumsuz karşılanan kişilerin, linç kitlesi tarafından toplumdan uzaklaştırılması ve çeşitli alanlarda varlıklarının silinmesi amacıyla gerçekleştirilen eylemleri ifade etmektedir. Bu makalede son yıllarda özellikle sosyal medyada yaygınlaşan linç kültürünü tanıtmak ve bu kavramı sosyal psikoloji bakış açısıyla ele almak amaçlanmıştır. Linç kültürü, linçe maruz kalan kişiler açısından birçok olumsuz sonuca yol açabilmektedir. Makale ile hem bu olumsuz sonuçların farkında olunmasını sağlamak hem de kişilerin linç kültürüne neden katkı sağladığını açıklamak hedeflenmiştir. Bu doğrultuda makalede öncelikle linç kültürü ve linç kültürünün tarihinden söz edilmiştir. Bu yapılırken linç kültürüyle ilişkili olan boykot, çevrimiçi ayıplama ve dijital kanunsuzluk gibi kavramlara da yer verilmiştir. Ardından linç kültürünü açıklamak için kitle psikolojisi, sosyal etki, sorumluluğun dağılması, anonimlik, kimliğin yitirilmesi ve günah keçisi seçme gibi bazı sosyal psikolojik değişkenlerden yararlanılmıştır. Sonrasında, linç kültürü ile ilgili örnek vakalar ve araştırma bulgularından söz edilmiştir. Bu araştırma bulguları doğrultusunda izleyen çalışmalarda konuyla ilgili daha fazla ilişkisel veya deneysel araştırma yapılması tavsiye edilmiştir. Son olarak, linç kültürünün doğurabileceği olumsuz sonuçlara ve bunlara yönelik alınabilecek bazı önerilere ve önlemlere yer verilmiştir.Article Spatial Dimension of the Local Phenomenon in Kayseri(Gazi University, Faculty of Engineering Architecture, 2025-12-31) Ozmen, Nihan Mus; Asiliskender, BurakKayseri is in the centre of Anatolia, at the intersection of trade and military routes, and possesses a rich cultural heritage. Throughout its history, the city has hosted various civilizations, developing around a central castle and continuing to expand, particularly after the 19th century. Kayseri has long served as a meeting point for diverse cultures. Within this diversity, families known as locals, whose origins date back to the oldest neighbourhoods within the city walls, have held significant mercantile power. These local families regard themselves as the actual owners of Kayseri and have influenced the city's developmental trajectory. Over time, they have moved outward from the centre to newly developed neighbourhoods, first to the north and then to the east. This study examines the urban development of Kayseri in the 20th century and the spatial mobility of these local families. It employs qualitative methods such as ethnographic observation, oral history interviews, and GIS-based thematic mapping to analyse these movements in a multi-layered way. The study also aims to understand Kayseri's socio-cultural dynamics and historical texture by investigating the role of local families in the city's physical and functional transformations. In this context, it addresses the physical and functional changes in neighbourhoods vacated by these relocations.Article FEMINIST ETHICS OF CARE AND ITS IMPORTANCE FOR SOME NORMATIVE QUESTIONS IN INTERNATIONAL POLITICS(Işıl BAYAR BRAVO/Hamdi BRAVO, 2018) Teke-Lloyd, Fatma Armagan; Lloyd, Fatma Armağan TekeThis article reviews some of the contributions that the feminist ethics of care framework has made to the study of ethics. Although ethics of care framework has raised a successful critique of the masculunist bias inhering within the prominent Western moral theories, some feminist scholars have maintained a critical attitude towards care ethics because of its tendency to essentialize emotions of feminine caring. In reviewing these different feminist approaches to the study of ethics, the article argues that in thinking about the questions of war and justice in international realm, both care ethicists and its critique could be utilized for a more fruitful understanding of the ethical dimensions of our actions.Article Beyond Illegality: The Gendered (In-)Securities of Illegal Armenian Care Workers in Turkey(Ankara Üniversitesi KASAUM, 2018) Teke-Lloyd, Fatma Armagan; Lloyd, Fatma Armağan TekeIn the migration literature, there has been a shift of interest from studying exclusionary policies ofstates that result in the criminalization of ‘illegal’ migrants towards more subtle forms of incorporation.In this paper, I will examine such as migration regime imposed upon illegal Armenian migrant careworkers, which is characterized by the conditional acceptance of illegality rather than by strictpunishments and deportation. Within this context, Armenian migrant care workers are caught in a legallimbo of belonging and non-belonging. The paper argues that the terms of belonging and nonbelongingare traversable normative-legal categories negotiated by everyday actors in a way that oftencrisscross gender and class hierarchies. Migrant women could become more acceptable if they complywith certain gendered expectations and norms of work while at the same time could easily becomedeportable. At the same time, this article demonstrates that this legal limbo increases the genderedvulnerabilities and labour precarity in women’s everyday lives.Article Türkiye ve Japonya’nın Deprem Gerçekliği: Karşılaştırmalı Bir Analiz(2023-09-15) Göver, İbrahim HakanTürkiye’de yaşanan her ciddi deprem sonrası sık sık kamuoyuna Japonya örneği getirilmekte ve yaşanan can kayıpları nedeniyle Türkiye Japonya ile karşılaştırılmaktadır. 2023’te gerçekleşen ve çok sayıda can kaybına yol açan 6 Şubat depremleri sonrasında da aynı konu gündeme gelmiştir. Bunun nedeni her iki ülkenin de bir deprem ülkesi olmasına rağmen, Japonya’nın Türk kamuoyunda büyük depremlerle baş edebilen, deprem farkındalığına sahip bir ülke olarak tanınmasıdır. Ancak, kamuoyunda yapılan bu tür karşılaştırmalar sadece yüzeyseldir ve bilimsel bir anlam ifade etmemektedir. Bu çalışmanın amacı; kamuoyundaki bu algıyı bilimsel bir platforma taşımak, Japonya’nın kamuoyunda oluşturduğu algıda doğruluk payı olup olmadığını özellikle toplumsal ve kültürel etmenleri de dikkate alarak araştırmak ve doğruluk payı varsa bunu nedenleriyle ortaya koymaktır. Çalışmada ülkelerin karşılaştırılması amacıyla depremle ilgili 3 temel parametre belirlenmiştir: a) coğrafi ve beşerî göstergeler, b) yapısal ve yasal göstergeler, c) ekonomik, siyasi ve sosyokültürel göstergeler. Daha sonra ülkeler bu göstergelerdeki verilere göre birbiri ile karşılaştırılmıştır. Yapılan karşılaştırma sonucu Japonya’nın doğal afetlere daha yatkın bir ülke olmasına rağmen depremlerde Türkiye’den daha az kayıp yaşadığı ve bu durumun iki ülke arasındaki toplumsal ve kültürel farklılıklardan kaynaklandığı belirlenmiştir.Article Tracing Trajectories of Regime Support in Turkey(Ege Univ, Fac Economics & Admin Sciences, 2022-06-09) Inan, MuratAccording to the legitimacy approach of political culture research, public's approval of a particular regime as the best form of government and rejection of its alternatives provides public support for that particular regime. This research attempted to trace temporal trajectories of approval of democratic political system as well as it's three alternative forms of government among the electorates of recent three major political parties in Turkey, the Justice and Development Party (AKP), the Republican People's Party (CHP) and the Nationalist Movement Party (MHP). It also revealed the extent these parties' manifesto documents praise democratic political system across the successive eighteen general elections in the modern Turkish political history. It revealed the changes in both public and party support for four alternative regimes across years in modern Turkish history. This research analyzed the World Values Survey and the Manifesto Project data using quantitative research methods. It has achieved four main findings. First, voters are more stable than their parties across time in terms of pro-democracy. Second, democracy clearly emerges as the strongest alternative among the four alternative regimes for all the three electorates. Third, supporting democracy and rejecting its three alternatives occupy different places in the minds of the three party electorates. Fourth, changes in the three political parties' pro-democracy as identified in their manifesto documents are not always parallel with changes in those of their voters.Article Talas Amerikan Koleji Özelinde Misyoner Okullarına Sosyolojik Bir Bakış(2023-10-28) Göver, İbrahim HakanBarınma ve gıda insanların biyolojik anlamda varlıklarını sürdürebilmeleri için ne anlam ifade ediyorsa eğitim de insanların sosyal anlamda var olabilmeleri ve toplumsal statü elde edebilmeleri için aynı anlamı ifade etmektedir. Eğitimin taşıdığı bu önemin farkında olan bazı dini örgütler ve yapılar, tarihsel süreç içerisinde dil, din ve ırk ayrımı gözetmeksizin çeşitli ülkelere eğitim hizmeti götürmüşlerdir. Literatürde kapsamlı çalışmalara ve tartışmalara konu olan misyoner yapıların sahada karşılaştıkları zorluklar sonrası kendilerini yeniden tanımladıkları ve hizmet götürdükleri ülkeleri değiştirirken aslında kendilerinin de değiştiği görülmektedir. Bu tür faaliyet yürüten örgütlerden biri de “American Board of Commissioners for Foreign Missions” dır (Kısaca ABCFM ya da Amerikan Board). Bu kuruluş, 1820’li yıllardan itibaren Osmanlı topraklarında misyonerlik faaliyetleri yürütmüş ve Anadolu’da çok sayıda okul açmıştır. Amerikan Board’un açtığı bu okullardan biri de 1871-1967 yılları arasında faaliyet gösteren Kayseri Talas Amerikan Kolejidir. Bu okul hakkında özellikle tarih, eğitim ve mimarlık alanlarında çeşitli çalışmalar yapılmış ancak misyonerlik faaliyetlerini ve okulu sosyolojik açıdan ele alan bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu nedenle bu çalışmada misyonerlik faaliyetleri ve Talas Amerikan Kolejinin bölge halkı üzerindeki etkilerinin sosyolojik açıdan değerlendirilmesi amaç edinilmiştir. Çalışma kapsamında konu ile ilgili literatürün yanı sıra Amerikan Board’un arşiv belgelerinden de yararlanılmıştır.Article Milli ve Modern Köylünün Peşinde: Halkevlerinin Köy Gezileri(2023-02-15) Balkılıç, ÖzgürErken Cumhuriyet Dönemi’nin yaklaşık ilk on yılı sonucunda rejimle halk ve köylüler arasındaki açıyı kapatmak üzere kurulan Halkevleri, o güne kadar genellikle dağınık cemaatler halinde yaşayan Anadolu köylülüğünden modern bir millet yaratmanın peşine düşmüş ve Türkiye’nin birçok bölgesinde kurulan bu kurum milletin özü olarak tarif ettikleri köylüyü keşfetmek ve medeni ve milli bilgiler doğrultusunda ıslah etmek için köylere geziler düzenlemişti. Ancak dönemin milliyetçi söyleminde romantik bir tarzla yüceltilen köylere düzenlenen bu geziler köy ve köylüyle gerçek karşılaşma anlarına denk düştü ve söylemsel olarak yüceltilen köylü ile var olduğu halde haliyle keşfedilen köylü arasındaki açı dönemin kadrolarına bir hayal kırıklığı olarak yansıdı. Bu makale, Kemalizm’in modern millet projesinin araçlarından birisi olarak köy gezilerine odaklanarak, Erken Cumhuriyet döneminde millet tahayyülünün köy gezileri gibi gerçek karşılaşma anlarında yaşadığı sarsıntıyı incelemekte ve köyü söz konusu milli ve modern imgeye göre dönüştürebilmek adına, köylünün içinde bulunduğu mevcut “geri” durumun tarihsel ve toplumsal kökenlerini neredeyse hiç dikkate almaksızın yapılan tavsiyelerin ve sınırlı da olsa bazı “bilimsel” uygulamaların köye ve köylüye dışsal kaldığını iddia etmektedir. Gerçekten de köy gezileri, rejim ile halkın kaynaştığı anlardan ziyade, köycü açısından yücelttikleri imgenin gerçekliğiyle karşılaştıklarında yaşadıkları bir hayal kırıklığı, köylüler açısından ise bir takım güç sahibi “dışarlılıkların” toplumsal yaşamlarına dokunmayan buyurgan tavsiye ve öğütlerinden ibaret kalmış, dolayısıyla, amaçlananın tersine rejim ve aydınlar ile köy ve köylü arasında bir sınır çekme edimine denk düşmüştür.
