TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12573/396

Browse

Search Results

Now showing 1 - 3 of 3
  • Article
    TÜRKİYE'NİN İLK ULUSLARARASI ORTAÖĞRETİM KURUMU: MUSTAFA GERMİRLİ ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ
    (Mehmet Dursun Erdem, 2015) Göver, İbrahim Hakan; Yavuzer, Hasan
    Bilim ve teknolojide yaşanan hızlı gelişmelerin önemli toplumsal değişimlere neden olduğu bir süreç yaşamaktayız. Özellikle iletişim, haberleşme ve ulaşım alanında kaydedilen ilerlemeler sayesinde insanlar ve toplumlar arasındaki kültürel ve fiziki mesafeler ortadan kalkmıştır. Adına küreselleşme ve uluslararasılaşma dediğimiz bu süreç, toplumsal birikim ve unsurların (bilgi, eğitim, teknoloji, sermaye, fikir, ticari ürün, emek vb) kökeninden/kaynağından bağımsız olarak tüm dünyada serbestçe dolaşmasına neden olmaktadır. Küreselleşen dünyada diğer her şey gibi eğitim faaliyeti de yerel ya da ulusal olmaktan çıkmış, binası, öğrencisi, öğretmeni ve ders müfredatıyla uluslararası bir nitelik kazanmıştır. Bu trende bağlı olarak, Ülkemizde sadece yabancı uyruklu öğrencilerin devam ettikleri orta öğretim kurumları açılmaya başlanmıştır. Bu okullardan biri de Kayseri İli Kocasinan İlçesinde bulunan "Uluslararası Mustafa Germirli Anadolu İmam Hatip Lisesi" dir. Araştırmamızın konusunu teşkil eden bu okul, MEB Din Öğretimi Genel Müdürlüğü'nün aldığı bir kararla 2006 yılından itibaren sadece yabancı uyruklu öğrencilere eğitim hizmeti vermeye başlamış ve böylece yabancı uyruklu öğrencilere lise düzeyinde eğitim veren Türkiye'deki ilk ve tek okul olmuştur. Eğitimde uluslararasılaşmanın yaygınlaşmasıyla birlikte, ülkemizde ortaöğretim düzeyinde faaliyet gösteren uluslararası eğitim kurumlarının sayılarının kısa bir süre içinde artacağı kaçınılmazdır. Bu tespitten hareketle, bu makalede alanında bir ilk olma özelliği taşıyan Uluslararası Mustafa Germirli Anadolu İmam Hatip Lisesinin önemine ve eğitim faaliyetlerine dikkat çekilmek istenmiştir.
  • Article
    KORUMA-YENİLEME ODAKLI BİR YAKLAŞIM ÇERÇEVESİNDE KAYSERİ “GERMİR” YERLEŞİMİNİN BUGÜNÜ VE GELECEĞİ
    (Mehmet Dursun Erdem, 2015) Ayten, Asım Mustafa
    Kültürel Mimari miras kavramı Uluslararası Anıtlar ve Sitler_x000D_ Konseyi tarafından kentsel koruma literatürüne son zamanlarda girmiş_x000D_ bir kavramdır. Sürdürülebilirlik ilkesi gereği kültür varlıkları ile sit_x000D_ alanlarının korunmasını ve gelecek nesillere eksiksiz bir biçimde_x000D_ aktarılmasını içermektedir. Özellikle, kentsel koruma yolu ile koruma_x000D_ kültürü ve bilincinin toplumlara kazandırılması amaçlanmaktadır._x000D_ Mimari mirasın korunması kentsel belleğin sürdürülmesi açısından da_x000D_ önem göstermektedir. Avrupa’da korumaya ilişkin mevzuat çok eski_x000D_ olmasına rağmen, ülkemizde oldukça yenidir. Özellikle, Koruma altına_x000D_ alınan bölgelerde, koruma ilkeleri ile ölçütlerine uygun uygulamalar_x000D_ yapılmaktadır. Buna dair olarak da başta 1964 yılında kabul edilen_x000D_ Venedik tüzüğü olmak üzere çok sayıda uluslararası anlaşmanın_x000D_ hükümleri geçerlidir. Bu hükümler iç hukuk sistemini de_x000D_ etkilemektedir._x000D_ Cumhuriyet dönemi ile birlikte, korumacılık farklı bir alana_x000D_ taşınmaya başlamıştır. Müzeciliğin Osman Hamdi bey tarafından_x000D_ Osmanlı döneminde başlatılmasının ardından, kentsel ölçekte hangi_x000D_ tarihi döneme ait olup olmaksızın tüm tarihi ve kültür varlıklarını_x000D_ korumayı esas alan bir yaklaşım önemli hale gelmiştir. Bunda,1951_x000D_ yılında Gayrimenkul Eski Eserler Anıtlar Kurulunun kurulması da_x000D_ temel etkenlerden biri olmuştur. Ancak, 1980 yılından sonra bu_x000D_ yapılanma ortadan kaldırılarak yerine yeni bir örgütlenmeye geçiş_x000D_ yapılmıştır. Koruma Amaçlı İmar Planlama çalışmaları ise ülkemizde_x000D_ 2863 ve 3386 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma yasalarında_x000D_ belirtilen hükümler uyarınca Kültür ve Turizm Bakanlığı, eski adı ile_x000D_ İller Bankası şimdiki adı ile İl Bank, Valilikler ve Belediyelerce_x000D_ gerçekleştirilmektedir. Çoğunlukla bakanlık ve iller bankasınca yapılan_x000D_ veya yaptırılan koruma amaçlı imar planları analiz, sentez çalışmaları_x000D_ ile planların çeşitli ölçeklerde elde edilmesi ve uygulanması aşamalarını_x000D_ kapsamaktadır. 2863 sayılı yasa uyarınca tespit, tescil ve belgeleme_x000D_ çalışmaları bakanlık ve koruma kurullarınca yapılmaktadır. Planların_x000D_ fonksiyonel değişiklikler yolu ile yoğunluklar değişmeden_x000D_ yapılabilmesinin araçları üzerinde durmak gerekir. Genellikle, plan yapımı öncesinde sit alanlarındaki yapılar üzerinde imar hakları_x000D_ kısıtlanmaktadır. Diğer taraftan, istenilen hedefler bir türlü_x000D_ sağlanamamakta, planların performansları ise düşük olmaktadır. Bu da_x000D_ kamu kaynaklarının boşa gitmesine ve atıl kalmasına neden_x000D_ olmaktadır. Üstelik pek çok belediye, planların uygulanması konusunda_x000D_ pasif kalmaktadır. Örneğin, bu duruma bölgede yaşayan halkın tescile_x000D_ ve sit kavramına tepkili olmaları da eklenebilir. Türkiye’deki en önemli_x000D_ sorun ise planlardan çok planların hangi araçlarla, finansman ve_x000D_ örgütlenme modelleri ile uygulanacağı üzerinedir. Projelendirme,_x000D_ Programlama, Politika oluşturma ve Parasal kaynak bulmak da ayrıca_x000D_ uygulamayı başarılı kılan diğer etmenlerdir. Bu holistik yaklaşım içinde_x000D_ koruma altına alınan bu gibi bölgeleri pasif koruma yerine aktif bir_x000D_ koruma içinde ele alarak korumak esas olmak durumundadır._x000D_ Artık, tek yapı ölçeğindeki koruma anlayışından tüm kentin ve_x000D_ bölgenin tarihi ve kültürel varlıklarının korunmasına dayalı olarak_x000D_ koruma amaçlı imar planlarının yapılması zorunlu kılınmıştır. Yerel_x000D_ yönetimler ya da yerel yönetimlerin yetki vermek sureti ile Kültür_x000D_ bakanlığınca koruma amaçlı imar planı yapılmaktadır. Ülkemizde çok_x000D_ sayıda kentsel, tarihi, arkeolojik ve doğal sit alanı mevcuttur. Sit_x000D_ alanları içerisinde ise mevcut yapı stokunun; geleneksel sivil mimarlık_x000D_ yapıları ile anıtsal yapıların (cami, kervansaray, hamam, medrese,_x000D_ kümbet gibi) bir bütün halinde korunmaya çalışılmaktadır. Özellikle,_x000D_ Uluslararası örgütlerce Avrupa Birliği, UNESCO, gibi kamusal fonlar ve_x000D_ teknik yardımlar yolu ile destekleri bulunmaktadır. Ülkemizdeki pek_x000D_ çok yerleşim dünya kültürel mimari miras listesine alınmıştır. Bunlar_x000D_ arasında, Safranbolu, Divriği Ulu Camii ve Darüşifası, Hattuşaş,_x000D_ İstanbul tarihi yarımada, Eminönü, Nemrut dağı, Xanthos-Letoon,_x000D_ Truva antik kenti, Edirne Selimiye cami ve külliyesi, Çatalhöyük_x000D_ neolitik şehri, Bergama çok katmanlı kültürel peyzaj alanı, Bursa and_x000D_ Cumalıkızık, Göreme Ulusal parkı ve Kapadokya, Pamukkale-Hierapolis_x000D_ dir._x000D_ Bu çalışmada, Kayseri Germir Koruma Amaçlı İmar planı_x000D_ örneklenerek ele alınmaktadır. Germir yerleşimi Kayseri Metropoliten_x000D_ bölgesi içinde yer alan ve kentin doğusunda konumlanmış olan bir_x000D_ mahalledir. Germir tarih boyunca belirli ürünlerde uzmanlaşmış ve_x000D_ ticaretin yapıldığı bir yerleşim merkezi olmuştur. Bu özelliğini_x000D_ günümüzde yitirmiştir. Eskiden boyacılıkta kullanılan cehri bitkisinin_x000D_ teknolojideki gelişmelerden dolayı günümüzde kullanılmamaktadır._x000D_ Aynı zamanda, Germir’de çok sayıda Müslüman ve gayri Müslüman_x000D_ azınlık yaşamıştır._x000D_ Germir kültür ve doğa turizminin gerçekleştirilmesine dönük_x000D_ potansiyellere sahiptir. Kayseri, Kapadokya ve Erciyes dağının_x000D_ yakınında bulunan bir merkez olarak turizmde istenilen düzeye_x000D_ ulaşamamıştır. Ne var ki, gerek ulusal gerekse uluslararası boyutta_x000D_ bölgeye daha fazla turist gelebilmesi için Germir ve benzeri_x000D_ yerleşimlerin, Gesi, Ağırnas gibi arasında bir kültür turizm ağı_x000D_ kurulmalıdır. Bu ağ içinde yer alan yerleşimler metropollerdeki yaşamın_x000D_ stresinden uzak kalmak isteyenler için oldukça uygun bir yaşama_x000D_ bölgesi oluşturabilir. Bu bakımdan, Germirin ekolojik tarihi ve kültürel_x000D_ yapısını koruyan bir mimari yaklaşım ile eko-turizm odaklı bir_x000D_ ekonomik ve sosyal kalkınma programı kolaylıkla uygulanabilecektir._x000D_ Turizmin diğer alt sektörleri de geliştirdiği bir yapının kurulması yerleşimin göç vermesini önleyecektir. Germir’de yer alan başta kilise_x000D_ olmak üzere tüm dini anıtsal yapıların korunması ve özgün hali içinde_x000D_ kullanılması gerekmektedir. Gerek kamu tarafından gerekse özek sektör_x000D_ tarafından plan ile belirlenen yapıların işlevsel değişiklikleri_x000D_ yapılmalıdır. Bu bağlamda, restorasyon çalışmalarına başlanılması,_x000D_ ağırlıklı olarak taş malzemeden yapılmış olması nedeni ile de konutların_x000D_ özgün malzemeye uygun restore edilmesi şarttır. Bu yapıların yer aldığı_x000D_ korunacak sokakların canlı bir sokak kimliği kazanabilmesi açısından_x000D_ da açık mekanlarla-meydan birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir._x000D_ Bu çalışma, Kayseri Metropoliten alanı sınırları içinde yer alan_x000D_ Germir 1.Derece Doğal ve Kentsel Sit alanı yerleşimine özgü koruma_x000D_ sorunlarını ortaya çıkartmak ve bu sorunların çözümüne yönelik bir_x000D_ koruma perspektifi gerçekleştirmeyi amaçlamaktadır. Bu çerçevede,_x000D_ Kayseri Germir yerleşimine yönelik, makalenin hazırlanması sırasında_x000D_ İller Bankası’nca ihale edilen Koruma Amaçlı İmar Planı araştırma_x000D_ raporundan yararlanılmıştır. Halen, söz konusu çalışmanın planlama_x000D_ aşaması sürmektedir. Ayrıca, Literatürde de Germir’e ilişkin çok sınırlı_x000D_ sayıda kaynak olduğu belirlenmiştir. Bu derleme çalışması göstermiştir_x000D_ ki, koruma amaçlı imar planlarının uzun sürelere yayılmasından ötürü_x000D_ koruma konuları ve politikaları için bu durum bir dezavantajdır. Bunun_x000D_ yanı sıra, alanda yapılan görsel tespitlerden (fotoğrafla tespit ve_x000D_ belgeleme) hane halkı kullanıcıları ile yapılan görüşmeler sonucunda_x000D_ elde edilen notlardan önemli ölçüde yararlanılmıştır.
  • Article
    KAYSERİ’DE ÖĞRENİM GÖREN YABANCI UYRUKLU ÖĞRENCİLERİN KAYSERİ, TÜRKİYE VE İSLAM ALGISI*
    (Mehmet Dursun Erdem, 2015) Göver, İbrahim Hakan
    1. Giriş Bilgi arayışı ve bilgiye ulaşma çabası insanoğlu için evrensel bir çabadır. Eskiden ulaşım ve iletişim araçlarının yetersizliği ile sınırlı olan ve bölgesel/ulusal düzeyde kalan bilgi arayışı, günümüz dünyasındaki teknolojik gelişmelerle küresel bir nitelik kazanmıştır. Artık insanlar, fiziki sınırların ortadan kalktığı bir dünyada, bilgiyi daha iyi şartlarda ve yeterliliklerde sunan eğitim kurumlarından elde etmek istemektedirler. Bilgiye olan talep ve bilgiye verilen değer günümüzde o kadar çok artmıştır ki artık "Bilgi Toplumu" adı verilen yeni bir toplum tipinden bile bahsedilmektedir. Toplumsal yapıdaki bu değişime bağlı olarak özellikle hareketliliğinde belirgin bir artış gözlemlenmektedir. Bu artış, ülkeler arasında büyük bir rekabete ve önemli strateji değişikliklere neden olmuştur. Türkiye'nin eğitim alanında yaşanan bu rekabetin dışında kalması düşünülemez. Ülkemiz jeo-stratejik konumunun sağladığı avantajı iyi değerlendirmek ve eğitim politikalarını yeniden gözden geçirmek durumundadır. Zira uluslararası öğrenciler okudukları ülkelere pek çok alanda önemli fırsatlar sunmaktadırlar. Okudukları süre boyunca yaptıkları harcamalarla ülke ekonomisine olan katkıları, farklılıklarından dolayı kültürlerarası diyalog ve hoşgörüyü artırmaları ve mezuniyetleri sonrası okudukları ülkeye duydukları sempati ve duygusal bağ ile o ülkenin gönüllü birer elçisi olmaları bu fırsatlardan sadece birkaçıdır. Bununla birlikte yabancı öğrencileri cezbetmek için öncelikle uluslararası arenada olumlu bir ülke imajına sahip olmak gerekir. Bu bağlamda değerlendirildiğinde, çeşitli ülkelerden gelerek Türkiye'de okuyan öğrencilerin algılarının araştırılması ve karar mekanizmasında bulunan kişilere geri besleme sağlanması hayati bir önem arz etmektedir. 2. Araştırmanın Konusu Bu çalışmada farklı ülkelerden gelerek Uluslararası Mustafa Germirli Anadolu İmam Hatip Lisesinde öğrenim gören yabancı uyruklu öğrencilerin öğrenim gördükleri şehir (Kayseri), öğrenim gördükleri ülke (Türkiye) ve İslam dini hakkındaki algıları konu edilmiştir. 3. Araştırmanın Amacı Çalışmanın amacı, yabancı uyruklu öğrencilerin Kayseri, Türkiye ve İslam algısını tespit ederek karar merciindeki kişilere öğrenci memnuniyetini artırıcı ve ülke imajını güçlendirici geri besleme sağlamaktır. 4. Araştırmanın Önemi Yabancı uyruklu öğrencilerin algılarının öğrenilmesi ülkemizin dış imajı açısından stratejik bir önem arz etmektedir. Konunun bu öneminden dolayı ülkemizdeki yabancı uyruklu öğrenciler ile ilgili pek çok bilimsel çalışma yapılmıştır. Ancak bu çalışmalarda, ağırlıklı olarak, yükseköğretime devam eden öğrencilerin Türk Eğitim Sistemine uyumları ve Türkçe'yi öğrenmede karşılaştıkları zorluklar araştırılmış ve çalışma grubu olarak da genellikle Türki Cumhuriyetlerinden gelen öğrenciler seçilmiştir. Bizim çalışmamız ise, ortaöğretime devam eden yabancı uyruklu öğrencilerin algılarını konu edinmiştir ve çalışma grubumuzu sadece Türkî Cumhuriyetlerden değil diğer ülkelerden gelen öğrenciler oluşturmaktadır. 5. Araştırmanın Yöntemi Araştırmada ağırlıklı olarak anket çalışmasına yer verilmiş ve bu kapsamda, 388 kişilik erkek öğrenci grubundan kota örneklemesi yoluyla seçilen 181 öğrenciye toplam 57 soruluk bir anket uygulanmıştır Ankette yer alan sorular öğrencilerin Kayseri, Türkiye ve İslam algısını ölçecek tarzda ve Türkçe olarak hazırlanmıştır. Anket uygulandıktan sonra elde edilen veriler bilgisayar ortamına aktarılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde SPSS 21 for Windows (Statistical Package for Social Sciences) programı kullanılmıştır. 6. Bulgular 6.1. Kayseri Algısı Anketten elde edilen verilere göre öğrencilerin büyük bir bölümü Kayseri'de kendilerini rahat hissetmektedirler ve Kayseri'ye uyum sağlarken fazla zorlanmamışlardır. Kayseri halkı ile samimi ilişkiler içindedirler ve sahip oldukları farklılıklar nedeniyle Kayseri'de dışlandıklarını ya da ayrımcılığa uğradıklarını düşünmemektedirler. Öğrencilere göre Kayseri'nin en olumlu yanı ulaşım kolaylığı; en olumsuz yanı ise hayat pahalılığı ve hava kirliliğidir. Kayseri en çok ticaret alanında gelişme kaydetmiştir. Öğrencilerin gözünde Kayseri modern ve gelişmiş bir şehirdir. Netice itibari ile öğrencilerin büyük bir bölümü Kayseri hakkında olumlu izlenimlerle ülkelerine döneceklerdir.Kayseri'de Öğrenim Gören Yabancı Uyruklu Öğrencilerin Kayseri, Türkiye... 1027 Turkish Studies International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic Volume 10/2 Winter 2015 6.2. Türkiye Algısı Benzer bulgular Türkiye algısı için de geçerlidir. Öğrenciler Türkiye'yi srasıyla İslam ülkesi, doğu-batı arasında köprü ve Avrupa ülkesi olarak görmektedir. Onlara göre Türkiye dünyada yeterince tanınmakta ve bilinmektedir. Öğrencilere göre bunun en büyük nedeni Osmanlı Devletidir. Türkiye sırasıyla Orta Asya, Avrupa, Balkanlar ve Ortadoğu'da etkin bir güce sahiptir. Öğrencilerin Türkiye'ye gelmeden önceki ülkemiz hakkındaki düşünceleri ile geldikten sonraki düşünceleri arasında değişiklik olmuştur. Bu değişiklik bir kısmı için olumlu iken diğer bir kısmı için de olumsuz yöndedir. Türkiye öğrenciler tarafından sırasıyla modern toplum, sanayi toplumu ve geleneksel toplum olarak tanımlanmaktadır. Öğrencilerin gözünde Türk insanı genellikle olumlu özelliklere sahiptir. Öğrenciler, Türkiye'de en çok yiyecek/içecek farklılıkları, Türkçe öğrenme, eğitim sistemine uyum ve giyim-kuşam farklılıkları bakımından zorlanmışlardır. Türkiye ile öğrencilerin kendi ülkeleri arasındaki farklılıklar; sırasıyla dini yaşamda, ekonomik yaşamda, sosyal yaşamda, siyasette ve hukukta mevcuttur. Öğrencilerin bir bölümü ilahiyat eğitimine ya da yükseköğrenimine Türkiye'de devam etmeyi istemektedir ve kendilerine imkan tanındığı takdirde Türkiye'ye yerleşmeyi düşünmektedirler. Öğrenciler ülkelerine döndükten sonra Türkiye hakkındaki izlenimleri genellikle olumlu olacaktır. 6.3. İslam Algısı Öğrencilerin mezhep ve görüş farklılıklarına ragmen İslam algısı konusunda da benzer sonuçlar el