TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12573/396
Browse
212 results
Search Results
Article Rock-Cut Vernacular Architecture in Northeastern Kayseri: Architectural Characteristics and Conservation Challenges(2026) Timur, Bahar Elagöz; Kevseroğlu, ÖzlemThe rock-cut heritage of the Kayseri Valleys represents a distinctive vernacular tradition shaped by technological skill, social practices, and environmental adaptation. These systems, evolving from carved spaces to masonry and then reinforced concrete, represent both tangible and intangible heritage, connecting past construction knowledge with community identity and collective memory while adding to the valleys’ unique cultural landscapes. This study examines the relationship between rock-cut construction techniques and the topographic context of the Koramaz and Gesi Valleys. Using archival research, field surveys, and systematic documentation, it records settlement forms, underground cities, hillside shelters, dovecotes, and related production areas, along with their connections to daily life and agricultural activities. Through on-site observations, spatial measurements, and photographs, the research shows how these features are spread across mound, slope, and basin settlements, illustrating the link between geological conditions and architectural practices. The analysis emphasizes how these spaces were organized, adapted, and combined over time, demonstrating the deep relationship between geology, settlement, and material culture. The findings highlight major conservation challenges, including abandonment due to demographic changes, functional shifts driven by modern needs, material decay from neglect, the loss of craftsmanship, and unregulated interventions that threaten structural integrity. Additionally, the near extinction of rock-cut building as a living practice endangers the continuity of related knowledge systems. Focusing on both their tangible and intangible aspects, the study advocates for conservation strategies based on socio-cultural continuity, community involvement, and sensitive adaptive reuse. This comprehensive approach is crucial to preserving the Kayseri Valleys as dynamic cultural landscapes while maintaining their relevance for future generations.Article Karışık Bir Nikel-Kobalt Hidroksit Çökeleğinden Nikel Kazanımı(2019) Kurşunoglu, SaitKarışık bir nikel-kobalt hidroksit çökeleğinden (MHP) nikel kazanımı tasarlanmış ve deneysel olarak araştırılmıştır. Nikel kazanımı için sülfürik asit miktarının, liç süresinin, liç sıcaklığının ve karıştırma hızının etkileri incelenmiştir. 0,75M sülfürik asit miktarında, 30°C liç sıcaklığında ve 400 rpm karıştırma hızı şartlarında, 60 dakika liç işleminden sonra %90’dan daha fazla nikel ve yaklaşık %80 kobalt çözeltiye alınmıştır. Araştırılan koşullar altında katı-çözelti karışımının pH değeri 1,23 olarak belirlenmiştir. Liç sıcaklığının ve karıştırma hızının MHP numunesinden nikel kazanımına faydalı etkilerinin olmadığı gözlemlenmiştir. Yeni MHP numunesi üzerinde yapılan XRD incelemeleri sonrasında elde edilen sonuç ve piklerin oldukça geniş olması numunenin amorfumsu katı yapıda olduğunu ortaya çıkartmıştır.Article Farklı Rotor Geometrilerine Sahip Senkron Relüktans Makinelerde Eksantriklik Hata Göstergeleri(2026) Tekgun, DidemSenkron relüktans motorları (SynRM’ler), mıknatıssız rotor yapıları, yüksek verimleri ve farklı çalışma koşulları altında gösterdikleri sağlam performans nedeniyle modern tahrik uygulamalarında önemli ölçüde dikkat çekmektedir. Bununla birlikte, SynRM’ler güvenilirliklerini azaltabilecek elektriksel ve mekanik arızalara karşı hassastır. Bu arızalar arasında, rotor ve stator arasındaki küçük hizasızlıkların dahi dengesiz manyetik kuvvetlere, artan titreşime ve elektromanyetik gerilime yol açabilmesi nedeniyle, eksantriklik arızaları kritik öneme sahiptir. Bu çalışma, üç ve dört akı bariyerli rotor geometrilerine sahip SynRM’lerdeki statik (SE), dinamik (DE) ve karışık (ME) eksantriklik arızalarını iki boyutlu sonlu eleman analizi yöntemiyle incelemektedir. Sonuçlar, ME arızasının en ciddi elektromanyetik bozulmaya neden olduğunu, üç akı bariyerli rotorun ise azalmış çıkık kutupluluk nedeniyle daha yüksek moment dalgalanması ve daha düşük moment ürettiğini göstermektedir. Moment dalgalanması, ME koşullarında %33’e kadar artış göstererek en hassas arıza göstergesi olarak belirlenmiştir. Bu bulgular, rotor geometrisi, arıza şiddeti ve makina performansı arasındaki ilişkiye dair değerli içgörüler sunarak gelecekteki SynRM tasarım ve izleme stratejilerine rehberlik etmektedir.Article Bireyci ve Toplumcu Kültürel Özelliklerin Türk ve Amerikalı Doktora Öğrencilerinin Motivasyonlarına Etkisi: Bir Karışıkültür Çalışması(2025) Turan, Yasın; Duruhan, KemalMevcut çalışmalar arasında yükseköğretimde, özellikle doktora düzeyinde yapılan kültürlerarası araştırmaların oranı oldukça düşüktür. Doktora öğrencilerinin doktora eğitimine ilişkin görüşlerinin farklı kültürel kodlar bağlamında karşılaştırılmasının bu alandaki bilgi açığının kapatılmasına yardımcı olacağı düşünülmektedir. Bu çalışma, Türk ve Amerikalı doktora öğrencilerinin doktora yapma motivasyonlarına ve bu motivasyonları etkileyen faktörlere ilişkin görüşlerinin bireyci ve toplumcu özellikler açısından nasıl farklılaştığını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Nitel araştırma yöntemi kullanılarak gerçekleştirilen bu çalışma, Fenomenoloji modeli kullanılarak yapılandırılmıştır. Araştırmada yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Çalışma grubunun oluşturulmasında ölçüt örnekleme yöntemlerinden amaçlı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Veriler, belirlenen ölçütleri karşılayan 21 Türk ve 21 Amerikalı doktora öğrencisinden toplanmıştır. Türk ve Amerikalı öğrencilerin içinde yetiştikleri toplumun özelliklerine paralel motivasyon kaynaklarına ve motivasyon düzeylerini etkileyen faktörlere sahip oldukları ortaya çıkmıştır. Bu durum Amerikalı öğrenciler için daha net gözlemlenirken, Türk öğrenciler için kolektivist ve bireyci kodların iç içe geçtiği görülmüştür. Araştırma, doktora eğitiminin planlanması ve uygulanmasında kültürel özelliklerin dikkate alınmasının önemini ve doktora öğrencilerinin kültürel özelliklerinden kaynaklanan farklılıklar nedeniyle doktora sürecine farklı yaklaşabileceklerini ortaya koymuştur.Article Survo bulmacasının oluşturulması ve çözülmesı̇ ı̇çı̇n tamsayılı programlama formülasyonu(2025) Sungur, Banu; Erciyes, FatmanurBulmacalar genellikle eğlence için üretilir ancak aynı zamanda matematiksel veya mantıksal problemlerdir. Her bulmacanın kendine özgü bir mantığı ve matematiği vardır. Altta yatan mantığı kavrayıp modelleyebildiğimizde bulmacalar daha anlaşılır hale gelir. Bu nedenle bulmacalar bilim insanlarının ilgisini çeken bir araştırma alanı oluşturmaktadır. Mantık bulmacalarından biri de Survo bulmacasıdır. Bu bulmacayı oluşturmak ve çözmek için bir tamsayılı doğrusal programlama modeli formüle edilmiştir. Formülasyonun geçerliliğini göstermek için açıklayıcı örnekler verilmiştir. Modelin etkinliği internette bulunan Survo bulmacaları çözülerek test edilmiştir. Çözümler kısa işlemci sürelerinde elde edilmiştir. Daha sonra, modellerin etkinliği deneysel hesaplamalar kullanılarak analiz edilmiştir. Hesaplama sonuçları bir dizi Survo bulmaca örneği üzerinden elde edilmiştir. Önerilen matematiksel model, 50x50 boyutuna kadar bulmacaları kısa CPU sürelerinde, maksimum 254 saniyede üretmiştir. 15x15 boyutuna kadar olan bulmacalar çözülmüştür.Article Yüksek Radyasyonlu Ortamlar için Manuel ve Uzaktan Kumandalı İkincil Emisyon Kalorimetre Modülleri(2024) Abubakar, Saleh; Tiras, Emrah; Paran, Nejdet; Tekgun, BurakParçacık çarpıştırıcıları ve hızlandırıcılarındaki artan parlaklık ve aşırı radyasyon koşulları nedeniyle, hassas, dayanıklı ve güvenilir, radyasyona dayanıklı parçacık dedektörleri ve iyonizasyon kalorimetrelerine olan talep artmaktadır. İkincil Emisyon (SE) İyonizasyon Kalorimetrisi, özellikle yüksek radyasyon koşulları altında elektromanyetik ve hadronik parçacıkların enerjisini ölçmek için geliştirilmiş yenilikçi bir teknolojidir. Bu çalışma, yeni SE modüllerinin geliştirilmesini ve radyasyon testlerini incelemektedir. Modüller, standart Hamamatsu tek anotlu R7761 Fotoçoğaltıcı Tüpler (PMT'ler) değiştirilerek üretilmiştir. PMT sisteminin parametrelerine dayalı bir SPICE modeli oluşturulmuştur. Modelin amacı çeşitli bölücü devrelerle incelemektir. Aynı modül için üç farklı voltaj koşulu oluşturulmuş ve yeni modüller kozmik arka plan ve gama radyasyon kaynakları kullanılarak ölçümler alınmıştır. Sonuçlar, her üç modun da önemli ölçüde kozmik ve gama radyasyon hassasiyeti sergilediğini göstermektedir. Mod 1 ve Mod 2, kozmik parçacık etkileşimlerinden kaynaklanan sinyal boyutları açısından Mod 3'e kıyasla önemli bir fark sergilemektedir. Elde edilen sinyal boyutları Mod 1 için ~70 mV, Mod 2 için ~65 mV ve Mod 3 için ~8 mV'dir. Bu çalışma, SE modülünün gelecekteki radyasyona dayanıklı nükleer ve yüksek enerjili dedektörler için potansiyel bir teknoloji olduğunu göstermektedir. Bu tür dedektör sistemleri ya yüksek radyasyonlu bir alanda ya da kapalı bir odada/kutuda olduğundan, uzaktan mod değişiklikleri deneysel süreci kesintiye uğratmadan devam ettirmemizi sağlar. Bu sinyalleri modların kontrol edildiği arayüze ekleyerek modların etkilerini anlık olarak gözlemleyebiliriz.Article Türkiye’de Uluslararası Öğrencilerin Mekânsal Dağılımı: Merkez-Çevre Yaklaşımıyla bir Analiz(2025) Göver, İbrahim HakanBu çalışma, Türkiye’deki uluslararası öğrencilerin coğrafi dağılımını merkez-çevre kuramı çerçevesinde incelemektedir. Araştırmada illerin nüfusu, üniversite sayısı, toplam öğrenci ve uluslararası öğrenci sayısı gibi göstergelere dayalı olarak Z-skor yöntemi ile standartlaştırılmış ve ağırlıklandırılmış beş parametreden oluşan bileşik bir merkezîlik endeksi geliştirilmiştir. Bu endeks aracılığıyla iller “merkez”, “yarı-merkez” ve “çevre” olarak sınıflandırılmıştır. Analizlerde, uluslararası öğrencilerin mekânsal dağılımındaki eşitsizlik düzeyi Gini katsayısı (0,854) ve Lorenz eğrisi ile ölçülmüş; mekânsal bağımlılık ve kümelenme örüntüleri ise Moran’s I testi ve Yerel Mekânsal Otokorelasyon Analizi (LISA) ile değerlendirilmiştir. Bulgular, uluslararası öğrencilerin İstanbul, Bursa, Eskişehir ve Sakarya gibi nüfus yoğunluğu ve sosyoekonomik gelişmişlik düzeyi yüksek illerde toplandığını; çevre illerde ise düşük yoğunlukta kaldığını ortaya koymaktadır. SEGE-2017 verileriyle yapılan karşılaştırmalar, sosyoekonomik gelişmişlik ile uluslararası öğrenci yoğunluğu arasında pozitif bir ilişki olduğunu göstermektedir. Araştırma, yükseköğretimdeki mekânsal eşitsizlikleri görünür kılmakta ve uluslararası öğrenci politikalarının bölgesel kalkınma hedefleriyle uyumlu biçimde tasarlanabilmesi için veri temelli bir çerçeve sunmaktadır.Article Türk Termik Santrallerinden İki Farklı Uçucu Kül Kullanarak Alkali Yakma Metoduyla Zeolit Sentezi(2020) Top, Soner; Vapur, HuseyinBu çalışmada, Sugözü termik santrali uçucu küllerinden sonrasında su liçi ile desteklenen bazik füzyon tekniği kullanılarak fojasit (Na-LSX) (3.5(Ca0.3)3.5(Na0.6)3.5(Mg0.1)Al7Si17O48•32(H2O)) türü, Çatalağzı uçucu küllerinden ise aynı tekniği kullanarak Ca-Filipsit (CaK0.6Na0.4Si5.2Al2.8O16•6(H2O)) türü zeolitler sentezlenmiştir. Bu yöntemlerde öncelikle yüksek sıcaklıkta kül fırınında uçucu küller ve sodyum hidroksit (NaOH) belirli oranlarda karıştırılarak 600 °C’de sinterlenmiş sonrasında öğütülen malzemelerden saf suda liç işlemi ile zeolitler elde edilmiştir. Katyon Değiştirme Kapasitesi (KDK), X-Işını Kırınımı (XRD), Taramalı Elektron Mikroskobu (SEM), Fourier Dönüşümlü Kızılötesi Spektroskopisi (FTIR), X-Işını Fluoresans (XRF) ve Atomik Adsorpsiyon Spektrometresi (AAS) analizleri ile sentezlenen zeolitler karakterize edilmiştir. Sugözü uçucu külleri ile (1:2 oranda) sentezlenen zeolitler 136,93 meq/100 g KDK’ne sahipken aynı oranda Çatalağzı uçucu külleri ile sentezlenen zeolitlerin 247,88 meq/100 g KDK’ne sahip oldukları belirlenmiştir. Sonuç olarak F sınıfı 2 ayrı uçucu kül kullanarak atıksu arıtıcı, enerji depolayıcı, katalist ve separator olarak kullanılabilecek zeolitler sentezlenmiştir.Article Tel Çekme Proseslerinde Kullanılan Toz Sabunun Geri Kazanımı İçin Sistem Tasarımı ve Prototip İmalatı(2023) Duran, Ali; Eren, Orhan; Yılmaz, Erkan; Gerçekcioğlu, Eyyup; Benlice, EsraGünümüzde geri dönüşüm süreçleri hem çevresel hem de ekonomik sürdürülebilirlik ve kalkınma için büyük önem kazanmıştır. Bu çalışmada, endüstriyel tel çekme işlemlerinde yağlayıcı olarak kullanılan katı kalıp sabunlarının geri dönüşümü için eleme ve manyetik ayırmayı içeren fiziksel yöntemler kullanılarak yeni bir yöntem ve prototip sistem geliştirilmiştir. Tel çekme işlemi sonrasında elde edilen atığın kimyasal bileşimi X-ray floresan (XRF) analizi ve ekstraksiyon yöntemleri kullanılarak görülmüştür. Elde edilen sonuçlar, atıkta %67 oranında yeniden kullanılabilir sabun bulunduğunu ve kalan atığın çoğunun metallerden oluştuğunu göstermiştir. Geri dönüşüm için partikül boyutu, elek gözenek çapları, sallama süresi ve manyetik alan gücü gibi parametreler optimize edilmiş olup optimum koşullar kullanılarak endüstriyel ölçekli bir prototip geri dönüşüm sistemi tasarlanmıştır. Son olarak optimum koşulları içeren bu veriler ışığında bir prototip kurtarma sistemi kurulmuştur. Bu çalışmada, analizler için elektron mikroskobu (SEM), ışık mikroskobu, termogravimetrik/diferansiyel termal analizler (TGA/DTA), X-ışını floresan spektroskopisi (XRF) ve fourier transform kızılötesi spektroskopisi (FTIR) kullanılmıştır. Sonuçlar, atıktaki sabunun %88’ inin geri kazanıldığını ve elde edilen sabunun telde herhangi bir deformasyona neden olmadan tel çekme işleminde başarıyla kullanıldığını göstermiştir. Bulgular, önerilen sistem tasarımı çözümünün, yağlayıcı tozun geri kazanılması ve yeniden kullanılmasında atık geri dönüşümü kazanımı için bir çıkış noktası olma konusunda büyük bir potansiyele sahip olduğunu açıkça göstermektedir.Article Tekstil Atıksu Arıtma Tesisinde Nötralizasyon Prosesinin Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi(2020) Uzal, Nıgmet; Aydogan, Emel Kızılkaya; Fidan, Fatma ŞenerAlthough industrial wastewater treatment plants (WWTP) have become an important part of textile facilities in reducing environmental pollution problems, they also produce sludge and various emissions such as high chemical oxygen demand, color and conductivity which have serious negative impacts on the environment. One of the processes with enormous chemical consumption in industrial WWTP of textile facilities is the neutralization process, which aims to adjust the pH of the wastewater. Neutralization processes needed to be optimized in order to determine its overall environmental impacts and then identify the most environmentally appropriate options. The aim of this study is to compare the environmental impacts of carbon dioxide and sulfuric acid, which are two alternative chemicals used in the neutralization process of textile facilities, using Life Cycle Assessment (LCA) approach. The environmental impacts resulting from the use of these two chemicals proposed according to the Reference document on Best Available Techniques (BREF) Document for Textile Industry were revealed by the CML-IA method and the gate-to-gate method. According to the results, using carbon dioxide instead of sulfuric acid, the best improvement was in the abiotic depletion category with 92%, while the least improvement was in the eutrophication potential with 39%. No improvement was observed in the global warming potential and human toxicity impacts.
