TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12573/396
Browse
Search Results
Article Vergi Uyumu Davranışı ve Laboratuvar Deneyleri: Bir Yazın Taraması(Hazine ve Maliye Bakanlığı, 2021) Demirtaş, Burak KağanBu makalenin amacı, bireylerin vergi kaçırma davranışlarını analiz_x000D_ etmek için yürütülen laboratuvar deneylerine dayalı yayınların bir yazın_x000D_ taramasını yapmaktır. İktisat biliminde deneysel çalışmalar gün geçtikçe_x000D_ önem kazanırken Türkçe İktisat yazınında deneysel çalışmalar yok denecek_x000D_ kadar azdır. Bu makalede yazında bulunan çalışmalar özellikle deneysel_x000D_ tasarım açısından incelenmektedir; zira bu makale, laboratuvar deneyleriyle_x000D_ ilgili farkındalığı artırmayı da hedeflemektedir. Çalışmada mümkün_x000D_ olduğunca farklı deneysel tasarımlara dayanan çalışmalar tercih edilmeye_x000D_ çalışılmıştır. Ayrıca laboratuvar deneylerine getirilen eleştiriler de_x000D_ tartışılmaktadır. Makale, laboratuvar deneylerinden elde edilen sonuçların_x000D_ önemli olduğu ve saha deneyleri ile desteklenmesinin faydalı olacağı_x000D_ sonucuna varmaktadır.Article Türkiye Türkçesinde +CIl / +CUl Eki ve 'Eskicil' Sözü(TÜBİTAK ULAKBİM Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi Cahit Arf Bilgi Merkezi, 2020) Ahmet KAYASANDIKTürkçede yeni kelimeler yapmanın yollarından biri yapım ekleriyle kelimeler türetmektir. Ancak bunun dilin kurallarına uygun olarak yapılması gerekir. Ek canlı olmalı, benzer örnekleri bulunmalı, kuruluşu tutarlı, yapısı doğru, anlamı açık olmalıdır. Eski kaynaklarda sınırlı örnekleri bulunan +CIl / +CUl ekiyle düşkünlük, alışkınlık, benzerlik kavramı taşıyan kelimeler türetilmiştir. Son zamanlarda ekin asıl işlevine getirildiği isme bağımlılık, yakınlık, isteklilik, sıralama gibi kavramlar yüklenmiş; sayıca az olsa da yine bu ekle bazı araç, gereç adları, bitki adları, oyun adları, terimler ve somut kelimeler yapılmıştır. Eskicil gibi birkaç örnekte ise bu eke, terim türetme ilkelerine pek de uygun olmadığı hâlde nispet eki işlevi yüklenmiştir. Bu çalışmada ekin kelimeye kattığı kavramlar göz önünde bulundurularak bu ekle türetilen bütün kelimeler gruplandırılmış ve sözlük anlamları verilmiştir. Ayrıca arkaik yerine kullanılan terimlerden biri olan eskicil sözünün terim yapma yöntemlerine uygun olmadığı belirtilerek bu terim için arkaik veya eski dil ögesi ya da eski unsur ifadeleri önerilmiştir.Article SYSTEM DESIGN AND PROTOTYPE MANUFACTURING FOR THE RECOVERY OF LUBRICANT POWDER USED IN WIRE DRAWING PROCESS(Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi, 2023) EREN, Orhan; GERÇEKÇİOĞLU, Eyüp; BENLİCE, Esra; YILMAZ, Erkan; DURAN, AliRecycling processes have gained great importance for both environmental and economic sustainability and_x000D_ development. A prototype system was developed using physical separations including size sieving and magnetic_x000D_ separation for the recycling of solid die soaps used as lubricants in industrial wire drawing processes. The chemical_x000D_ composition of the waste obtained after the wire drawing process was elucidated by using X-ray fluorescence (XRF)_x000D_ analysis and extraction methods. The results showed that there was 67% reusable soap in the waste, and most of the_x000D_ remaining waste was made up of metals. Parameters such as particle size, sieve pore diameters, shaking time and_x000D_ magnetic field strength were optimized and an industrial scale prototype recycling system was designed. Finally, a_x000D_ prototype recovery system was established. Scanning electron microscopy (SEM), light microscopy,_x000D_ thermogravimetric/differential thermal analyzes (TGA/DTA), X-ray fluorescence spectroscopy (XRF) and Fourier_x000D_ transform infrared spectroscopy (FTIR) were used for the characterization. 88% of the soap in the waste was_x000D_ recovered, and the soap obtained was successfully used in wire drawing process without causing any deformation in_x000D_ the wire. These findings clearly demonstrate that offered system design engineered solution has a great potential to_x000D_ become a way out point for the waste recycling gain in the recovery and reuse of lubricant powder.Article SÖZLÜ KÜLTÜRÜN ELEKTRONİK KÜLTÜRE TAŞINMASI: “DEDE KORKUT HİKÂYELERİ ÜZERİNE BİR İNCELEME”(Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Yazarları Derneği, 2021) Akgül, Mahmut; Şimşek, MehmetMağara duvarlarına çizilen resimlerle başlayan dünya kültür hayatı yüzyıllar içerisinde çok farklı şekillere evrilmiş, milenyum çağı olarak adlandırılan iki binli yıllarla beraber insanoğlu kendini kültürel anlamda daha değişik araçlarla ifade etme yoluna gitmiştir. Avcı ve toplayıcı toplumdan tarım toplumuna geçen insanlar diğer halklarla daha fazla etkileşim içerisine girerek sözü daha fazla kullanmaya başlamıştır. Artan ticari ilişkiler neticesinde çeşitli medeniyetlerin etkisiyle önce harfler daha sonra da alfabe icat edilmiş, yazının dünya insanlık tarihine girmesiyle de sözlü ürünler kitaplarda ve diğer yazılı ürünlerde yer almaya başlamıştır. Yazıya aktarılan sözlü ürünler matbaa sayesinde kalıcılığını artırırken söyleyişten ve söyleyen kişinin farklılığından ileri gelen değişiklikler de daha az yaşanır olmuştur. Gelişen teknoloji sayesinde sonraki yıllarda radyo, sinema, televizyon gibi çok farklı araçları icat eden insanoğlu bu defa da sözlü ve yazılı ürünleri bu teknolojik araçlara aktarmaya başlamıştır. Ortaya çıktıklarında sözün ve yazının büyüleyici etkisiyle nesilden nesile aktarılan sözlü ve yazılı ürünler, televizyon teknolojisinin her geçen gün gelişmesiyle birlikte; filmlerde, animasyonlarda ve çizgi filmlerde yeniden yaratılmış, orijinal hallerine sadık kalma çabasıyla senaryolaştırılarak bütün bir toplumun özellikle de çocukların beğenisine sunulmuştur. Her ne kadar bu kültür ürünleri ilk hallerine sadık kalacak şekilde başka bir kültür türüne aktarılmaya çalışılsa da bazı dış faktörler bu çabaları yetersiz kılmaktadır. Özellikle bir eserin yazılı hali elektronik ortama aktarılmaya çalışıldığında teknolojik veya insan kaynaklı bazı dış faktörler bu iki kültür türü arasındaki aktarımları farklılaştırmakta ve eserin özgün halinde değişiklikler meydana gelebilmektedir. Bu gerçeklikten hareketle kaleme alınan çalışmada kültürel ürünlerde aktarımdan kaynaklı farklılıkların ortaya konması amaçlanmaktadır. Araştırmaya “Aruz Koca Oğlu Basat ile Tepegöz” adlı destansı hikâye ile TRT Çocuk kanalında yayınlanan “Dede Korkut Hikâyeleri Çizgi Filmi” konu edilmiştir. Vladimir Propp’un geliştirmiş olduğu yapısal çözümleme yönteminden yararlanılan araştırmada sözlü kültürden yazılı kültüre; yazılı kültürden de elektronik kültüre aktarılan Dede Korkut Hikâyeleri’nin; içerik, yapı, olay örgüsü ve karakter gibi öğelerinde aktarımdan kaynaklanan birtakım değişikliklerin olduğu sonucuna varılmıştır.Research Project RNA İkincil Yapılarının Çok Boyutlu Gösterimi ve Pre-Mirna Tespiti Için Uygulamaları(TUBİTAK, 2021) Saçar Demirci, Müşerref Duygu; Demirci, Yilmaz MehmetMikroRNA'lar (miRNA'lar), transkripsiyon sonrası gen ekspresyonu düzenleyicileridir. Bir_x000D_ miRNA yüzlerce haberci RNA'yı (mRNA'lar) hedefleyebildiği gibi, bir mRNA farklı miRNA'lar_x000D_ tarafından hedeflenebilir, üstelik tek bir miRNA bir mRNA sekansında çeşitli bağlanma_x000D_ bölgelerine sahip olabilir. Bu nedenle miRNA'ları deneysel olarak araştırmak oldukça_x000D_ karmaşıktır. Bu tür zorlukları aşabilmek için makine öğrenimi (ML) sıklıkla kullanılmaktadır._x000D_ ML analizinin temel kısımları büyük ölçüde giriş verilerinin kalitesine ve verileri tanımlayan_x000D_ özelliklerin kapasitesine bağlıdır. Daha önce miRNA'lar için 1000'den fazla özellik önerilmişti._x000D_ Bu projede, RNA ikincil yapısını temsil eden yeni özellikler ve yüksek doğruluk değerleri_x000D_ sağlayan, dinamik, çok boyutlu grafik gösterimini tanımlamayı hedeflemiştik. Bu çalışmada,_x000D_ ML tabanlı miRNA tahmini için yeni ve kolayca güncellenebilir bir yaklaşım geliştirilmiştir._x000D_ Bilinen insan miRNA'larının ve sözde saç tokalarının random forest (RF), support vector_x000D_ machine (SVM) ve multilayer perceptron (MLP) gibi çeşitli sınıflandırıcılarla_x000D_ sınıflandırılmasıyla binlerce model oluşturulmuştur. Yöntem insan verilerine dayanarak_x000D_ oluşturulmuş olsa da en iyi model miRBase ve MirGeneDB gibi kamu veri tabanlarından_x000D_ insan olmayan saç tokaları üzerinde test edilmiş ve yüksek skorlar üretilmiştir. Ayrıca,_x000D_ yöntemin farklı veriler üzerindeki etkinliğini göstermek için ekspresyon farkları tahmini_x000D_ (differential expression prediction) analizinde de kullanılmıştır. Bu aşamada SARS-CoV-2_x000D_ enfeksiyonunun etkisini ölçen bir veri setinin analizinden elde edilen sonuçlar yayınlanmıştır.Book Part Sahada Laboratuvar Deneyleri(Gazi Kitabevi, 2022) Demirtaş, Burak KağanEkonomi alanında kullanılan deneysel yöntemlerin sınıflandırılmasına dair tartışmalar ekseninde sahada laboratuvar deneylerinin özellikleri incelenmektedir.Article Poliüretan ile Güçlendirilmiş Balastın Hareket Eden Tekerlek Yükü Altındaki Deformasyon Davranışının Nümerik Olarak İncelenmesi(Çukurova Üniversitesi, 2022) Fedakar, Halil IbrahimHareket eden tekerlek yükünden dolayı balastlı demiryolu hatlarında meydana gelen düşey deformasyonlar özellikle yüksek tren hızlarında ve zayıf taban zemini koşullarında hat düzensizliklerine sebep olmaktadır. Bu durum ise hat güvenliğini ve inşaat sonrası maliyeti olumsuz etkilemektedir. Bu çalışmada farklı miktarlarda poliüretan ile güçlendirilmiş balast tabakasının (70 kg/m3, 140 kg/m3 ve 210 kg/m3), zayıf taban zemini koşulunda ve farklı tren hızlarındaki (100 km/h, 200 km/h ve 300 km/h) düşey deformasyon davranışları sayısal olarak incelenmiştir. Bu kapsamda geliştirilen iki boyutlu nümerik modellerde statik ve hareket eden tekerlek yükleri uygulanmıştır. Analiz sonuçlarına göre poliüretan kullanımı, zayıf zemine oturan balastlı demiryolu hattında meydana gelen düşey deformasyonu önemli oranda iyileştirmektedir (>%87). Öte yandan düşük hızlarda düşük poliüretan miktarları kullanılabilirken, balast agregaları arasında oluşan daha güçlü poliüretan yapıdan dolayı artan tren hızlarında yüksek poliüretan miktarları tercih edilmelidir. Ayrıca poliüretan ile güçlendirilmiş veya güçlendirilmemiş bir demiryolu hattının analizinde statik tekerlek yükünün yerine hareket eden tekerlek yükü kullanılmalıdır.Research Project Pi3k-Akt-Mtor Yolağı Ve Histon Deasetilaz Enzimlerinin Hedeflenmesinin Akut Myeloid Lösemi Hücreleri Üzerine Antitümör Etkisinin Incelenmesi(TÜBİTAK, 2022) Gencer Akçok, Emel Başak; Şansaçar, Merve; Karaca, Münevver; Okur, TuğbaAkut Miyeloid Lösemi (AML), periferik kan, kemik iliği, dalak ve karaciğerde blast adı verilen_x000D_ olgunlaşmamış miyeloid hücrelerin birikmesiyle karakterize edilen ve sonunda hematopoietik_x000D_ maligniteye yol açan bir hastalıktır. Genetik anormalliklerin yanı sıra PI3K/AKT/mTOR, Wnt,_x000D_ Notch, STAT3, Hedgehog gibi önemli hücresel yolakların AML patogenezinde rol oynadığı_x000D_ bildirilmiştir. Histon deasetilaz (HDAC) inhibitörleri, AML için umut verici antikanser aktiviteye_x000D_ sahiptir. Çalışmada, PI3K/AKT/mTOR yolunun inhibisyonunun ve HDAC inhibisyonunun farklı_x000D_ AML alt gruplarının hücre hatları olan MOLM-13 ve CMK hücre hatları kullanılarak bu_x000D_ hastalığın altında yatan moleküler mekanizma üzerindeki etkisinin araştırılması amaçlamıştır._x000D_ Bu amaçla PI3K inhibitörü LY294002 ve HDAC inhibitörleri (SAHA, PCI-3501 ve Tubastatin A)_x000D_ ve bunların kombinasyonlarının etkisi incelenmiştir. Hücre proliferasyonu MTT hücre_x000D_ sitotoksisite testi ile apoptoz oranları ise Annexin-V/PI çift boyama yöntemi ile belirlenmiş,_x000D_ ilaçların hücre döngüsüne olan etkileri de PI boyaması ile belirlenmiştir. Otofaji belirteci olan_x000D_ LC3B protein seviyesi moleküler düzeyde western blot ile doğrulanmıştır._x000D_ Kullanılan inhibitörler her iki hücre hattı üzerinde düşük mikromolar konsantrasyonda hücre_x000D_ canlılığını azaltmıştır. Sonuçlar LY294002+SAHA kombinasyon tedavisinin MOLM-13_x000D_ hücrelerinde hücre proliferasyonunu %50, CMK hücrelerinde ise %25 azalma gösterdiği_x000D_ belirlenmiştir. LY294002+Tubastatin A tedavisi, MOLM-13 ve CMK hücrelerinde hücre_x000D_ proliferasyonunu sırasıyla %65 ve %40 oranında azalttığını göstermiştir. Sonuçlarımız,_x000D_ LY294002 ve HDAC inhibitör kombinasyonlarının kontrol hücrelerine kıyasla MOLM-13_x000D_ hücrelerinde G1 fazı tutuklanmasıyla sonuçlandığını gösterdi. Öte yandan, LY294002+SAHA,_x000D_ LY294002+PCI-3501 ve LY294002+Tubastatin A kombinasyonları ile tedavi edilen CMK_x000D_ hücreleri, sırasıyla G2/M, G2/M ve G1 fazında tutuklanmıştır. Kombinasyonların apoptotik_x000D_ hücre ölümü üzerine etkisine bakılmış, LC3BII/I protein ifade düzeyi kombinasyon tedavisi_x000D_ sonucunda incelenmiştir._x000D_ HDAC enzimlerinin hem AML hem de farklı kanserler üzerindeki etkileri düşünüldüğünde,_x000D_ HDAC inhibisyonu AML için önemli ve yüksek potansiyelli bir hedeftir. Bu nedenle_x000D_ PI3K/AKT/mTOR yolağı ve HDAC'lerin farklı alt gruplarda inhibisyonunun araştırılması,_x000D_ AML'nin patogenezine yol açan mekanizmalar hakkında fikir verebilir. Sonuç olarak,_x000D_ PI3K/AKT/mTOR ve HDAC'nin bu inhibisyonunun, AML'nin ortadan kaldırılmasıyla_x000D_ sonuçlanan daha spesifik bir kombinasyon hedefli tedaviye yol açacağı umulmaktadır.Article Overcoming the Obstacles of Peace Education through Wellbeing Practices(Adıyaman Üniversitesi, 2021) Bengü, Elif; Bilgin, Gülistan GurselA growing body of literature reports structural, cultural, social, and political barriers making_x000D_ it challenging and stressful to integrate peace education in teacher education and in-service_x000D_ teacher education programs. To support peace educators in achieving what they stand for, this_x000D_ study proposes integrating wellbeing practices and approaches into the curricula. Drawing_x000D_ from the fields of peace education, educational leadership and policy studies and higher_x000D_ education, this study examines wellbeing as a potentially promising scholarly field to support_x000D_ peace education scholarship. For happiness and life satisfaction, wellbeing links a person's_x000D_ physical, mental, emotional and social health factors not just to internal factors such as_x000D_ optimism, resilience and self-esteem but also external factors such as income, satisfaction at_x000D_ work and social networks. In order to explore the ways wellbeing can contribute to peace_x000D_ education, we first expand on peace education as a controversial and challenging practice_x000D_ especially for practitioners in the field. Next, we discuss wellbeing practices as they relate to_x000D_ educational settings. Finally, we discuss that peace educators can be supported by wellbeing_x000D_ practices to overcome the degrading and demotivating effects of their practices.Article Movie Recommendation Systems Based on Collaborative Filtering: A Case Study on Netflix(Erciyes Üniversitesi, 2021) Sütçü, Muhammed; Erdem, Oğuzkan; Kaya, EcemUser ratings on items like movies, songs, and shopping products are used_x000D_ by Recommendation Systems (RS) to predict user preferences for items that have_x000D_ not been rated. RS has been utilized to give suggestions to users in various domains_x000D_ and one of the applications of RS is movie recommendation. In this domain, three_x000D_ general algorithms are applied; Collaborative Filtering that provides prediction_x000D_ based on similarities among users, Content-Based Filtering that is fed from the_x000D_ relation between item-user pairs and Hybrid Filtering one which combines these_x000D_ two algorithms. In this paper, we discuss which methods are more efficient in movie_x000D_ recommendation in the framework of Collaborative Filtering. In our analysis, we use_x000D_ Netflix Prize dataset and compare well-known Collaborative Filtering methods_x000D_ which are Singular Value Decomposition, Singular Value Decomposition++, KNearest Neighbour and Co-Clustering. The error of each method is calculated by_x000D_ using Root Mean Square Error (RMSE). Finally, we conclude that K-Nearest_x000D_ Neighbour method is more successful in our dataset.
