Balkılıç, Özgür

Loading...
Profile Picture
Name Variants
Balkılıç, Özgür
Özgür BALKILIÇ
Job Title
Dr. Öğr. Üyesi
Email Address
ozgur.balkilic@agu.edu.tr
Main Affiliation
06.03. Sosyoloji
Status
Current Staff
Website
ORCID ID
Scopus Author ID
Turkish CoHE Profile ID
Google Scholar ID
WoS Researcher ID

Sustainable Development Goals

8

DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH
DECENT WORK AND ECONOMIC GROWTH Logo

1

Research Products

10

REDUCED INEQUALITIES
REDUCED INEQUALITIES Logo

4

Research Products
Documents

5

Citations

23

h-index

2

Documents

2

Citations

18

Scholarly Output

6

Articles

6

Views / Downloads

17/0

Supervised MSc Theses

0

Supervised PhD Theses

0

WoS Citation Count

0

Scopus Citation Count

0

WoS h-index

0

Scopus h-index

0

Patents

0

Projects

0

WoS Citations per Publication

0.00

Scopus Citations per Publication

0.00

Open Access Source

6

Supervised Theses

0

Google Analytics Visitor Traffic

JournalCount
Akademik İncelemeler Dergisi1
Alternatif Politika1
Ankara Üniversitesi SBF Dergisi1
Current Page: 1 / 1

Scopus Quartile Distribution

Quartile distribution chart data is not available

Competency Cloud

GCRIS Competency Cloud

Scholarly Output Search Results

Now showing 1 - 6 of 6
  • Article
    Amerikan İşletme İdeolojisinin Türkiye’ye Gelişi, Yayılışı ve Ücret Tartışmaları,1960-1980
    (2019) Balkılıç, Özgür
    1960-1980 arasında yeni bir toplu sözleşme düzenine geçilmesiyle ve kalkınma, sosyal adalet, ücreteşitsizlikleri gibi konularda kamusal tartışmaların gittikçe yoğunlaşmasıyla birlikte sermaye sahiplerinin enönemli gündemlerinden birisi sınai karlılıklarını gizlemek/arttırmak ve bunu yaparken de emek süreçleriüzerindeki denetimlerine özellikle örgütlü emeğin rızasını almaktı. Bu anlamda, özellikle 1945 sonrası dünyayayayılan Amerikan işletme ideolojisi burjuvazinin/işletme yöneticilerinin bir yandan kapitalist karları gizlemekve diğer yandan emek üzerindeki denetimi sağlamak hususunda rızanın üretilmesinde en önemli araçlardanbirisi oldu. Bu çalışma, burjuvazinin örgütlü emeğin rızasını almak için kullandığı en önemli ideolojikmekanizmalardan birisi olan işletme ideolojisinin Türkiye’ye gelişine, yayılmasına ve özel olarak bu ideolojininönemli bir boyutu olan ücret tartışmalarına odaklanmaktadır. Makalede sermaye sahiplerinin/yöneticilerinkarlarını gizlemek-arttırmak ve emek üzerinde denetimi sağlamak için öne sürdüğü ücretler-verimlilik ilişkisive ücret sistemlerine örgütlü emeğin sendikal yapısı ve stratejileri nedeniyle rıza göstermediği öne sürülecektir.Bu bağlamda, çalışmanın temel amacı 1960-1980 arasının emek-sermaye çatışmasını incelerken emeksüreçlerini büyük oranda ihmal eden mevcut literatüre katkı koymaktır.
  • Article
    AKP’NİN SURİYELİ GÖÇMEN SÖYLEMİNİ TÜRKİYE’NİN JEOPOLİTİK SENARYOSUYLA BİRLİKTE OKUMAK
    (TÜBİTAK ULAKBİM Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi Cahit Arf Bilgi Merkezi, 2020) Özgür BALKILIÇ; Fatma Armağan TEKE LLOYD
    AKP Suriyeli mülteci krizi ile baş etmek için uzun bir süre boyunca açık kapı politikası uygulamasına karşın, 2011-2018 yılları arasında konu üzerine geliştirdiği söylemsel pratiği kafa karıştırıcıydı. Zira, bu söylemsel pratik uluslararası göçkuramları ve pratikleri örüntüsünü tam olarak takip etmiyordu. Aslında AKP için göçmen krizi,Batı’nın ahlaki ve lider lik sorunlarının geniş yansımasının bir ürünüydü. Suriye göçmen krizini uluslararası sistemin bir çöküşünün sonucu olarak okuyan Türkiye’nin dışpolitika pratiklerini temellendirdiği ve meşrulaştırdığıjeopolitik senaryosu AKP’nin görünürde kafa karıştırıcı söylemini kavramamız için bize analitik bir çerçeve sunabilir. Bu makale söz konusu söylemde iki temaya odaklanmaktadır. Birincisi, AKP Suriyeli göçmenleri tanımlarken resmi düzenlemelerde belirtilen herhangi bir statüden ziyade dini temelli bir “misafir” kavramına başvurmaktadır. İkincisi, AKP Suriyeli mülteci krizini, içerisinde Türkiye’ye bir liderlik rolü payesi biçecek şekilde, uluslararasısistemin daha geniş siyasi ve ahlaki bir krizinin bir sonucu olarak ele almaktadır.
  • Article
    On the Historiography of the Rise and Demise of the Third Worldism
    (2018) Balkılıç, Özgür
    İkinci Dünya Savaşı sonrası dünya Üçüncü Dünya halklarının uyanışına doğdu. Yüzyıllar boyunca “gelişmiş” Batı ülkelerinin hâkimiyetinde yaşamış halklar savaş sonrası silahsızlanma, barış, ekonomik adalet, gibi söylemlerle bezenmiş bir Üçüncü Dünya projesine yoğun ilgi gösterdiler. Bu makale Üçüncü Dünya projesinin tarih yazımını incelemektedir. Bu anlamda çalışma mevcut tarih yazımına toplumsal hareketler düzeyi, devletler düzeyi ve uluslararası düzey olmak üzere, üç düzeyde odaklanacaktır. Söz konusu üç düzeyde makale ilk olarak halkların dünyanın farklı coğrafyalarında verdiği mücadeleleri konu alacaktır. İkinci olarak, milliyetçi hükümetlerin anti-emperyalist mücadelelerini konu alan eserlere odaklanılacaktır. Son olarak ise, uluslararası düzeyde antiemperyalist ve anti-kolonyalist mücadele veren Bağlantısızlar Hareketi masaya yatırılacaktır.
  • Article
    Historicisizing World System Theory: Sugar and Coffee in Caribbean and in Chiapas
    (Gaziantep Üniv. Sosyal Bilimler Enst., 2018) Balkılıç, Özgür
    The world system theory has been developed during the 1960s and 1970s in order to explain the economic, political and cultural relationship between developed, developing and underdeveloped countries. The main assumption of this theory is that economic and political dynamics which have progressed from the late 16th century towards contemporary ages resulted in unequal and dependent relations between these countries. Consequently, while an advanced economy and consolidated democratic-political institutions emerged in the developed countries, the developing and underdeveloped countries whose natural resources and economic assets are being exploited by the core countries are subjected to a backward economy and politically unstable systems. However, the world system theory has not gone unchallenged; on the contrary, a considerable amount of social scientists accused it of being overwhelmingly functionalist. The main weaknesses of this theory are that it ignores the local Dynamics and it, related with the first point, reduces the lower classes to the passive recipients of historical transformations. In order to fulfill these gaps in the theory, several scholars, in an attempt to explain the expansion of capitalism in non-Western regions, focus on the local dynamics of commodity chains and labor processes in these localities. Following this criticism, this paper argues that the historical development of sugar and coffee production, both of which are the most important commodities of the world trade from the early 16th century cannot be explained ignoring the local dynamics and that the local aspect of labor strategies which are designed to keep the potential producers in the land and production process must be analyzed as an important factor in the historical development of the production of these two commodities. In doing so, the article will analyze the development of labor processes and strategies in sugar and coffee production in Caribbean in the 16th and 17th centuries and Mexico-Chiapas in the 19th century, respectively.
  • Article
    Şili Sosyalist Deneyiminin (1970-1973) Ekonomi- Politiğinin Tarih Yazını Üzerine
    (Mülkiyeliler Birliği Genel Merkezi, 2018) Balkılıç, Özgür
    Toplumsal mücadelelerin 20.yüzyıl boyunca hiç hız kesmeden ilerlediği Latin Amerikakıtasında, Şili’de Salvador Allende ve Unidad Popular iktidarı dönemi kuşkusuz özelbir önemi hak eder. Zira bu dönem, dünya tarihinde ilk defa seçimle iş başına gelmişbir hükümetin bir toplumsal düzen olarak sosyalizme barışçı ve aşamalı bir şekildegeçme çabasına tanıklık etmiştir. Gerçekten de, Allende hükümeti sosyalizme geçişiçin özellikle iktisadi düzeyde kapsamlı reformlar uygulamış ve bu reformların Şilitoplumunu sosyalizme doğru yönelteceğini savunmuştur. Ancak, bu reformlar özellikleorta sınıfların hükümete ve sosyalist iktidara kendiliğinden desteğini sağlamadığıgibi, hükümetin bir askeri darbeyle yıkılmasını da engelleyememiştir. 1970’li yıllarıntoplumsal mücadelelerinin önemli ve özgün bir deneyimi olan Allende döneminianlamak için bu dönemin ekonomi politikalarına ve toplumsal mücadelelerin bupolitikalar etrafında nasıl şekillendiğine dair geniş bir tarih yazımı gelişmiştir. Bu makaleAllende döneminin söz konusu ekonomik politikalarının bir incelemesinden ziyade,söz konusu tarih yazınının nasıl şekillendiğini anlama çabasıdır. Bu anlamda makalesöz konusu eserleri incelerken bu eserlerin dayandıkları teorik modellerin incelemenesneleriyle ilişkisine odaklanacaktır. Zira, makale böylesi çalışmaların önemi veiddiasının beslendikleri teorik modellerin bir sağlamasından ziyade, tarihsel gerçekliğifarklı boyutlarıyla sunabilme yetilerinden kaynaklanması gerektiğini iddia etmektedir.Bu varsayıma dayanarak, makale Şili sosyalizminin tarih yazımını jeopolitik düzey,devlet düzeyi ve toplumsal hareketler düzeyi olmak üzere üç düzeyde inceleyecektir.Jeopolitik düzeyde Amerika Birleşik Devletleri’nin sosyalist iktidar ve darbe sürecindekirolüne odaklanan çalışmalar ele alınacaktır. İkinci düzeyde sosyalist iktidarın siyasi,toplumsal ve iktisadi politikalarını inceleyen çalışmalar incelenecektir. Üçüncü olarak isetoplumsal hareketler ile sosyalist hükümet arasındaki ilişkileri analiz eden çalışmalaraodaklanılacaktır.
  • Article
    Milli ve Modern Köylünün Peşinde: Halkevlerinin Köy Gezileri
    (2023) Balkılıç, Özgür
    Erken Cumhuriyet Dönemi’nin yaklaşık ilk on yılı sonucunda rejimle halk ve köylüler arasındaki açıyı kapatmak üzere kurulan Halkevleri, o güne kadar genellikle dağınık cemaatler halinde yaşayan Anadolu köylülüğünden modern bir millet yaratmanın peşine düşmüş ve Türkiye’nin birçok bölgesinde kurulan bu kurum milletin özü olarak tarif ettikleri köylüyü keşfetmek ve medeni ve milli bilgiler doğrultusunda ıslah etmek için köylere geziler düzenlemişti. Ancak dönemin milliyetçi söyleminde romantik bir tarzla yüceltilen köylere düzenlenen bu geziler köy ve köylüyle gerçek karşılaşma anlarına denk düştü ve söylemsel olarak yüceltilen köylü ile var olduğu halde haliyle keşfedilen köylü arasındaki açı dönemin kadrolarına bir hayal kırıklığı olarak yansıdı. Bu makale, Kemalizm’in modern millet projesinin araçlarından birisi olarak köy gezilerine odaklanarak, Erken Cumhuriyet döneminde millet tahayyülünün köy gezileri gibi gerçek karşılaşma anlarında yaşadığı sarsıntıyı incelemekte ve köyü söz konusu milli ve modern imgeye göre dönüştürebilmek adına, köylünün içinde bulunduğu mevcut “geri” durumun tarihsel ve toplumsal kökenlerini neredeyse hiç dikkate almaksızın yapılan tavsiyelerin ve sınırlı da olsa bazı “bilimsel” uygulamaların köye ve köylüye dışsal kaldığını iddia etmektedir. Gerçekten de köy gezileri, rejim ile halkın kaynaştığı anlardan ziyade, köycü açısından yücelttikleri imgenin gerçekliğiyle karşılaştıklarında yaşadıkları bir hayal kırıklığı, köylüler açısından ise bir takım güç sahibi “dışarlılıkların” toplumsal yaşamlarına dokunmayan buyurgan tavsiye ve öğütlerinden ibaret kalmış, dolayısıyla, amaçlananın tersine rejim ve aydınlar ile köy ve köylü arasında bir sınır çekme edimine denk düşmüştür.