İnşaat Mühendisliği Bölümü Koleksiyonu

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12573/205

Browse

Search Results

Now showing 1 - 6 of 6
  • Article
    Poliüretan ile Güçlendirilmiş Balastın Hareket Eden Tekerlek Yükü Altındaki Deformasyon Davranışının Nümerik Olarak İncelenmesi
    (Çukurova Üniversitesi, 2022) Fedakar, Halil Ibrahim
    Hareket eden tekerlek yükünden dolayı balastlı demiryolu hatlarında meydana gelen düşey deformasyonlar özellikle yüksek tren hızlarında ve zayıf taban zemini koşullarında hat düzensizliklerine sebep olmaktadır. Bu durum ise hat güvenliğini ve inşaat sonrası maliyeti olumsuz etkilemektedir. Bu çalışmada farklı miktarlarda poliüretan ile güçlendirilmiş balast tabakasının (70 kg/m3, 140 kg/m3 ve 210 kg/m3), zayıf taban zemini koşulunda ve farklı tren hızlarındaki (100 km/h, 200 km/h ve 300 km/h) düşey deformasyon davranışları sayısal olarak incelenmiştir. Bu kapsamda geliştirilen iki boyutlu nümerik modellerde statik ve hareket eden tekerlek yükleri uygulanmıştır. Analiz sonuçlarına göre poliüretan kullanımı, zayıf zemine oturan balastlı demiryolu hattında meydana gelen düşey deformasyonu önemli oranda iyileştirmektedir (>%87). Öte yandan düşük hızlarda düşük poliüretan miktarları kullanılabilirken, balast agregaları arasında oluşan daha güçlü poliüretan yapıdan dolayı artan tren hızlarında yüksek poliüretan miktarları tercih edilmelidir. Ayrıca poliüretan ile güçlendirilmiş veya güçlendirilmemiş bir demiryolu hattının analizinde statik tekerlek yükünün yerine hareket eden tekerlek yükü kullanılmalıdır.
  • Article
    Life Cycle Assessment of the Neutralization Process in a Textile WWTP
    (Erciyes Üniversitesi, 2020) Şener Fidan, Fatma; Kızılkaya Aydoğan, Emel; Uzal, Niğmet
    Although industrial wastewater treatment plants (WWTP) have become_x000D_ an important part of textile facilities in reducing environmental pollution_x000D_ problems, they also produce sludge and various emissions such as high chemical_x000D_ oxygen demand, color and conductivity which have serious negative impacts on_x000D_ the environment. One of the processes with enormous chemical consumption in_x000D_ industrial WWTP of textile facilities is the neutralization process, which aims to_x000D_ adjust the pH of the wastewater. Neutralization processes needed to be optimized_x000D_ in order to determine its overall environmental impacts and then identify the most_x000D_ environmentally appropriate options. The aim of this study is to compare the_x000D_ environmental impacts of carbon dioxide and sulfuric acid, which are two_x000D_ alternative chemicals used in the neutralization process of textile facilities, using_x000D_ Life Cycle Assessment (LCA) approach. The environmental impacts resulting from_x000D_ the use of these two chemicals proposed according to the Reference document on_x000D_ Best Available Techniques (BREF) Document for Textile Industry were revealed by_x000D_ the CML-IA method and the gate-to-gate method. According to the results, using_x000D_ carbon dioxide instead of sulfuric acid, the best improvement was in the abiotic_x000D_ depletion category with 92%, while the least improvement was in the_x000D_ eutrophication potential with 39%. No improvement was observed in the global_x000D_ warming potential and human toxicity impacts.
  • Research Project
    GEAKDES: Gerçek Zamanlı Deprem Afet / Süreç Yönetimi İçin Yapay Zekâ Temelli Akıllı Karar Destek Sistemi
    (TRDizin, 2024) Özmen, Mihrimah; Akın, Müge; Yüksel, Muhammed Burak; Dedetürk, Bilge Kağan; Özcan, Orkan
    Depremler, dünya genelinde sıkça görülen ve ciddi etkiler yaratan doğal felaketlerdir. Modern teknoloji, özellikle sismik olarak aktif bölgelerde, gerçek zamanlı sismik ölçümlerle hızlı müdahale imkanı sağlar. Deprem sonrası hızlı ve doğru hasar tespiti, acil yardım ve kurtarma operasyonlarının etkin yönetilmesini sağlar. Depremlerin dünya çapında ekonomik ve insan kayıpları büyük boyutlardadır, özellikle sismik olarak aktif bölgelerde tehdit oluşturur. Bina güçlendirme çalışmaları ve afet önleme planları, toplumların depremlere karşı direncini artırabilir. Makine öğrenimi ve yapay zeka, depremle ilgili konularda önemli uygulamalara sahiptir. Bu teknolojiler, deprem hasar tahmini, sismik aktivite tahmini ve bina güçlendirme stratejilerinde kullanılır. GEAKDES projesi, bütünleşik bir afet karar destek sistemi sunmaktadır. Gerçek zamanlı makine öğrenmesi algoritmaları, deprem hasar tahminini bina, deprem, zemin gibi karakteristik özelliklerden elde ederek gerçekleştirmektedir. Bu bilgiler, uydu görüntü analizleri ile birleştirilerek daha yüksek doğrulukla deprem hasar tahmini yapılmasını sağlamaktadır. Ayrıca, deprem sonrası yardım ihtiyaçlarını tespit ederek lojistik ağ modeli çalıştırılmakta ve yardım rotaları belirlenmektedir. Proje kapsamında geliştirilen Maliyet Duyarlı Paralel ABC-ANN ve Maliyet Duyarlı Paralel GA algoritmaları, deprem hasar tahmininde yüksek doğruluk ve hızlı eğitim süreleriyle dikkat çekmektedir. Sentinel-2 ve Sentinel-1 uydu görüntüleri kullanılarak deprem sonrası hasar tespiti yapılmış, optik görüntülerle bina yıkımları, SAR görüntüleriyle zemindeki değişiklikler belirlenmiştir. Bu bilgilerin entegrasyonuyla %91 doğruluk elde edilmiştir. Açık kaynaklı Sentinel-1 SAR uydu görüntülerinin kullanımı, makine öğrenmesi yöntemlerine entegre edilerek deprem kaynaklı hasarın anlaşılmasına katkı sağlamıştır. GEAKDES, hasar tahmin bilgilerini kullanarak deprem bölgesi yardım ulaştırma planlamasına yönelik lojistik ağı modellemektedir. MM-CSA yaklaşımıyla rotalar hesaplanmış ve İkame Ürün Stratejisi ile pilot bölgelerde yardım dağıtım rotaları belirlenmiştir. Proje, elde edilen bilgi ve deneyimleri paylaşarak insanlığın faydalanmasını amaçlamaktadır.
  • Article
    Etriyesiz Dış Kiriş-Kolon Birleşim Bölgesi için Kesme Dayanımı Tahmini
    (TÜBİTAK ULAKBİM Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi Cahit Arf Bilgi Merkezi, 2020) Eren YAĞMUR; Yağmur, Eren
    Çerçeve türü yapıların sismik yük altında sünek davranış sergilemesi kiriş-kolon birleşim bölgelerinin depremden kaynaklı olarak açığa çıkan reaksiyon kuvvetlerini sağlıklı bir şekilde aktarmasına bağlıdır. Ancak yüksek kesmeye maruz kalan birleşim bölgelerinde etriye sıklaştırması yapılırken çeşitli sorunlarla karşılaşılmakta ve bu sebeple de etriyeler gerektiği gibi yerleştirilememektedir. Sonuç olarak pek çok yapıda kiriş-kolon birleşim bölgesinde yetersiz etriye miktarı sebebi ile hasarlar meydana gelmektedir. Mevcut çalışmada, etriyesiz dış kirişkolon birleşim bölgelerinin kesme dayanımlarının belirlenmesi amacıyla yapılmış olan deney verileri derlenmiş ve bu verilere bağlı olarak birleşim bölgesinin kesme dayanımına etki eden temel parametreler belirlenmiştir. Bu parametreler: efektif birleşim bölgesi genişliği, beton silindir basınç dayanımı, eksenel kuvvet oranı ve kiriş efektif alanının kolon efektif alanına oranıdır. Söz konusu parametrelerden yola çıkılarak etriyesiz dış kiriş-kolon birleşim bölgelerinin kesme dayanımını hesaplamak amacıyla bir denklem önerilmiştir. Önerilen denklem literatürde yer alan ve aynı amaçla üretilmiş denklemlerin sonuçları ile karşılaştırılmıştır. Önerilen denklemin diğer denklem sonuçlarına kıyasla deney sonuçları ile daha uyumlu sonuçlar verdiği görülmüştür.
  • Article
    Citation - WoS: 53
    Citation - Scopus: 55
    Comprehensive Experimental Analysis of the Effects of Elevated Temperatures in Geopolymer Concretes With Variable Alkali Activator Ratios
    (Elsevier, 2023) Ozbayrak, Ahmet; Kucukgoncu, Hurmet; Aslanbay, Huseyin Hilmi; Aslanbay, Yuksel Gul; Atas, Oguzhan
    By growing population and rapid urbanization, demand for concrete increases exponentially. Researches on use of fly ash material in waste product class for concrete production are important to produce concrete more environmentally friendly. However, there is a need for more research to use geopolymer concrete (GPC) in every field where ordinary Portland cement concrete (OPC) is used. Therefore, it is crucial to experimentally investigate thermal properties as well as me-chanical properties of geopolymer concrete. As investigated thermal properties, the main factor affecting strength development of GPC is alkali activator ratios. In this study, GPC prism samples with nine different compositions, produced by various alkali ratios. After flexural strength tests, they were cut into cubes and exposed to 400 degrees C, 600 degrees C and 800 degrees C, then they were subjected to compressive strength tests. Results obtained from different AA/FA and SS/SH ratios were eval-uated as mechanical properties at ambient temperature and physical, mechanical and micro-structural properties at elevated temperature. An empirical formula, which considers the effect of activator ratios, was proposed to calculate flexural strength depending on compressive strength of samples at ambient temperature. As an increase of SS/SH and AA/FA ratios, compressive strength increased, while flexural strength decreased. The increase in AA/FA ratio decreased compressive strength of samples exposed to high temperatures, while increase in SS/SH ratio did not deter-mine at elevated temperatures. There is an inverse change with AA/FA ratio and parallel change with SS/SH ratio between compressive strengths of samples at ambient temperature and exposed to high temperature.
  • Article
    Citation - WoS: 10
    Self-Healing Performance of Biogranule Containing Microbial Self-Healing Concrete Under Intermittent Wet/Dry Cycles
    (Gazi Univ, 2021) Ersan, Yusuf Cagatay
    Development of self-sensing and self-healing concrete is essential to minimize the labour-intensive monitoring and repair activities conducted for the maintenance of concrete structures. A type of self-healing concrete can be achieved by using microbial agents that induce calcium carbonate precipitation inside a concrete crack. Recently, biogranules consist of nitrate reducing microorganisms were presented as a new generation microbial healing agent and biogranule containing specimens revealed decent healing performance under completely submerged conditions. However, their performance under intermittent wetting conditions, a common case for various concrete structures, remains unknown. This study presents the self-healing performance of biogranule containing biomortar specimens under intermittent wet/dry conditions. In-house produced biogranules were incorporated into mortar specimens at a dose of 1.45% w/w cement (1.00% of bacteria w/w cement) and self-healing performance of cracked specimens were investigated under alternating wet/dry conditions for a crack width range of 50 to 600 um. Upon alternating wet/dry treatment for 4 weeks, cracks up to a 400 um crack width were effectively healed in biomortar specimens. Their water tightness regain was 44% better than control specimens due to their enhanced healing performance. Overall, non-axenic biogranules appear to be useful in development of self-healing bioconcrete for applications under spraying or intermittent wetting conditions.