Mimarlık Bölümü Koleksiyonu

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12573/35

Browse

Search Results

Now showing 1 - 4 of 4
  • Article
    TURKEY
    (ROUTLEDGE2 PARK SQ, MILTON PARK, ABINGDON OX14 4RN, OXFORD, ENGLAND, 2017) Salman, Yildiz; Polat, Ebru Omay; Yoney, Nilufer Baturayoglu
    TURKEY
  • Article
    KORUMA-YENİLEME ODAKLI BİR YAKLAŞIM ÇERÇEVESİNDE KAYSERİ “GERMİR” YERLEŞİMİNİN BUGÜNÜ VE GELECEĞİ
    (Mehmet Dursun Erdem, 2015) Ayten, Asım Mustafa
    Kültürel Mimari miras kavramı Uluslararası Anıtlar ve Sitler_x000D_ Konseyi tarafından kentsel koruma literatürüne son zamanlarda girmiş_x000D_ bir kavramdır. Sürdürülebilirlik ilkesi gereği kültür varlıkları ile sit_x000D_ alanlarının korunmasını ve gelecek nesillere eksiksiz bir biçimde_x000D_ aktarılmasını içermektedir. Özellikle, kentsel koruma yolu ile koruma_x000D_ kültürü ve bilincinin toplumlara kazandırılması amaçlanmaktadır._x000D_ Mimari mirasın korunması kentsel belleğin sürdürülmesi açısından da_x000D_ önem göstermektedir. Avrupa’da korumaya ilişkin mevzuat çok eski_x000D_ olmasına rağmen, ülkemizde oldukça yenidir. Özellikle, Koruma altına_x000D_ alınan bölgelerde, koruma ilkeleri ile ölçütlerine uygun uygulamalar_x000D_ yapılmaktadır. Buna dair olarak da başta 1964 yılında kabul edilen_x000D_ Venedik tüzüğü olmak üzere çok sayıda uluslararası anlaşmanın_x000D_ hükümleri geçerlidir. Bu hükümler iç hukuk sistemini de_x000D_ etkilemektedir._x000D_ Cumhuriyet dönemi ile birlikte, korumacılık farklı bir alana_x000D_ taşınmaya başlamıştır. Müzeciliğin Osman Hamdi bey tarafından_x000D_ Osmanlı döneminde başlatılmasının ardından, kentsel ölçekte hangi_x000D_ tarihi döneme ait olup olmaksızın tüm tarihi ve kültür varlıklarını_x000D_ korumayı esas alan bir yaklaşım önemli hale gelmiştir. Bunda,1951_x000D_ yılında Gayrimenkul Eski Eserler Anıtlar Kurulunun kurulması da_x000D_ temel etkenlerden biri olmuştur. Ancak, 1980 yılından sonra bu_x000D_ yapılanma ortadan kaldırılarak yerine yeni bir örgütlenmeye geçiş_x000D_ yapılmıştır. Koruma Amaçlı İmar Planlama çalışmaları ise ülkemizde_x000D_ 2863 ve 3386 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma yasalarında_x000D_ belirtilen hükümler uyarınca Kültür ve Turizm Bakanlığı, eski adı ile_x000D_ İller Bankası şimdiki adı ile İl Bank, Valilikler ve Belediyelerce_x000D_ gerçekleştirilmektedir. Çoğunlukla bakanlık ve iller bankasınca yapılan_x000D_ veya yaptırılan koruma amaçlı imar planları analiz, sentez çalışmaları_x000D_ ile planların çeşitli ölçeklerde elde edilmesi ve uygulanması aşamalarını_x000D_ kapsamaktadır. 2863 sayılı yasa uyarınca tespit, tescil ve belgeleme_x000D_ çalışmaları bakanlık ve koruma kurullarınca yapılmaktadır. Planların_x000D_ fonksiyonel değişiklikler yolu ile yoğunluklar değişmeden_x000D_ yapılabilmesinin araçları üzerinde durmak gerekir. Genellikle, plan yapımı öncesinde sit alanlarındaki yapılar üzerinde imar hakları_x000D_ kısıtlanmaktadır. Diğer taraftan, istenilen hedefler bir türlü_x000D_ sağlanamamakta, planların performansları ise düşük olmaktadır. Bu da_x000D_ kamu kaynaklarının boşa gitmesine ve atıl kalmasına neden_x000D_ olmaktadır. Üstelik pek çok belediye, planların uygulanması konusunda_x000D_ pasif kalmaktadır. Örneğin, bu duruma bölgede yaşayan halkın tescile_x000D_ ve sit kavramına tepkili olmaları da eklenebilir. Türkiye’deki en önemli_x000D_ sorun ise planlardan çok planların hangi araçlarla, finansman ve_x000D_ örgütlenme modelleri ile uygulanacağı üzerinedir. Projelendirme,_x000D_ Programlama, Politika oluşturma ve Parasal kaynak bulmak da ayrıca_x000D_ uygulamayı başarılı kılan diğer etmenlerdir. Bu holistik yaklaşım içinde_x000D_ koruma altına alınan bu gibi bölgeleri pasif koruma yerine aktif bir_x000D_ koruma içinde ele alarak korumak esas olmak durumundadır._x000D_ Artık, tek yapı ölçeğindeki koruma anlayışından tüm kentin ve_x000D_ bölgenin tarihi ve kültürel varlıklarının korunmasına dayalı olarak_x000D_ koruma amaçlı imar planlarının yapılması zorunlu kılınmıştır. Yerel_x000D_ yönetimler ya da yerel yönetimlerin yetki vermek sureti ile Kültür_x000D_ bakanlığınca koruma amaçlı imar planı yapılmaktadır. Ülkemizde çok_x000D_ sayıda kentsel, tarihi, arkeolojik ve doğal sit alanı mevcuttur. Sit_x000D_ alanları içerisinde ise mevcut yapı stokunun; geleneksel sivil mimarlık_x000D_ yapıları ile anıtsal yapıların (cami, kervansaray, hamam, medrese,_x000D_ kümbet gibi) bir bütün halinde korunmaya çalışılmaktadır. Özellikle,_x000D_ Uluslararası örgütlerce Avrupa Birliği, UNESCO, gibi kamusal fonlar ve_x000D_ teknik yardımlar yolu ile destekleri bulunmaktadır. Ülkemizdeki pek_x000D_ çok yerleşim dünya kültürel mimari miras listesine alınmıştır. Bunlar_x000D_ arasında, Safranbolu, Divriği Ulu Camii ve Darüşifası, Hattuşaş,_x000D_ İstanbul tarihi yarımada, Eminönü, Nemrut dağı, Xanthos-Letoon,_x000D_ Truva antik kenti, Edirne Selimiye cami ve külliyesi, Çatalhöyük_x000D_ neolitik şehri, Bergama çok katmanlı kültürel peyzaj alanı, Bursa and_x000D_ Cumalıkızık, Göreme Ulusal parkı ve Kapadokya, Pamukkale-Hierapolis_x000D_ dir._x000D_ Bu çalışmada, Kayseri Germir Koruma Amaçlı İmar planı_x000D_ örneklenerek ele alınmaktadır. Germir yerleşimi Kayseri Metropoliten_x000D_ bölgesi içinde yer alan ve kentin doğusunda konumlanmış olan bir_x000D_ mahalledir. Germir tarih boyunca belirli ürünlerde uzmanlaşmış ve_x000D_ ticaretin yapıldığı bir yerleşim merkezi olmuştur. Bu özelliğini_x000D_ günümüzde yitirmiştir. Eskiden boyacılıkta kullanılan cehri bitkisinin_x000D_ teknolojideki gelişmelerden dolayı günümüzde kullanılmamaktadır._x000D_ Aynı zamanda, Germir’de çok sayıda Müslüman ve gayri Müslüman_x000D_ azınlık yaşamıştır._x000D_ Germir kültür ve doğa turizminin gerçekleştirilmesine dönük_x000D_ potansiyellere sahiptir. Kayseri, Kapadokya ve Erciyes dağının_x000D_ yakınında bulunan bir merkez olarak turizmde istenilen düzeye_x000D_ ulaşamamıştır. Ne var ki, gerek ulusal gerekse uluslararası boyutta_x000D_ bölgeye daha fazla turist gelebilmesi için Germir ve benzeri_x000D_ yerleşimlerin, Gesi, Ağırnas gibi arasında bir kültür turizm ağı_x000D_ kurulmalıdır. Bu ağ içinde yer alan yerleşimler metropollerdeki yaşamın_x000D_ stresinden uzak kalmak isteyenler için oldukça uygun bir yaşama_x000D_ bölgesi oluşturabilir. Bu bakımdan, Germirin ekolojik tarihi ve kültürel_x000D_ yapısını koruyan bir mimari yaklaşım ile eko-turizm odaklı bir_x000D_ ekonomik ve sosyal kalkınma programı kolaylıkla uygulanabilecektir._x000D_ Turizmin diğer alt sektörleri de geliştirdiği bir yapının kurulması yerleşimin göç vermesini önleyecektir. Germir’de yer alan başta kilise_x000D_ olmak üzere tüm dini anıtsal yapıların korunması ve özgün hali içinde_x000D_ kullanılması gerekmektedir. Gerek kamu tarafından gerekse özek sektör_x000D_ tarafından plan ile belirlenen yapıların işlevsel değişiklikleri_x000D_ yapılmalıdır. Bu bağlamda, restorasyon çalışmalarına başlanılması,_x000D_ ağırlıklı olarak taş malzemeden yapılmış olması nedeni ile de konutların_x000D_ özgün malzemeye uygun restore edilmesi şarttır. Bu yapıların yer aldığı_x000D_ korunacak sokakların canlı bir sokak kimliği kazanabilmesi açısından_x000D_ da açık mekanlarla-meydan birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir._x000D_ Bu çalışma, Kayseri Metropoliten alanı sınırları içinde yer alan_x000D_ Germir 1.Derece Doğal ve Kentsel Sit alanı yerleşimine özgü koruma_x000D_ sorunlarını ortaya çıkartmak ve bu sorunların çözümüne yönelik bir_x000D_ koruma perspektifi gerçekleştirmeyi amaçlamaktadır. Bu çerçevede,_x000D_ Kayseri Germir yerleşimine yönelik, makalenin hazırlanması sırasında_x000D_ İller Bankası’nca ihale edilen Koruma Amaçlı İmar Planı araştırma_x000D_ raporundan yararlanılmıştır. Halen, söz konusu çalışmanın planlama_x000D_ aşaması sürmektedir. Ayrıca, Literatürde de Germir’e ilişkin çok sınırlı_x000D_ sayıda kaynak olduğu belirlenmiştir. Bu derleme çalışması göstermiştir_x000D_ ki, koruma amaçlı imar planlarının uzun sürelere yayılmasından ötürü_x000D_ koruma konuları ve politikaları için bu durum bir dezavantajdır. Bunun_x000D_ yanı sıra, alanda yapılan görsel tespitlerden (fotoğrafla tespit ve_x000D_ belgeleme) hane halkı kullanıcıları ile yapılan görüşmeler sonucunda_x000D_ elde edilen notlardan önemli ölçüde yararlanılmıştır.
  • Article
    Citation - Scopus: 12
    Kinetic Rosette Patterns and Tessellations
    (Wit Press, 2017) Beatini, Valentina
    The paper investigates the possibility to create kinetic rosette patterns and their tessellations by means of modular linkages which rely on the same type and number of symmetry operations as the reference models. The mechanisms show a hierarchy of movements. It is found that symmetry is an effective unifying concept in the design of both the fixed models and the mechanisms. Furthermore, the resulting rosette linkages and their tessellations have peculiar kinematic characteristics if compared to other modular mechanisms which may be alternatively used to reproduce the same kind of models. © 2023 Elsevier B.V., All rights reserved.
  • Conference Object
    The Revolarization of Industrial Heritage: AGU Sumer Campus in Kayseri, Turkey
    (Scuola Pitagora Editrice, 2016) Asiliskender, Burak; Baturayoglu Yoney, Nilufer
    The Sumerbank Textile Factory in Kayseri (1932-1935) was one of the earliest and largest industrial complexes designed and constructed following the foundation of the Turkish Republic. This was a striking ensemble of buildings with rationalist and functionalist vocabulary, which also functioned as an urban center of social and cultural modernization, providing work and cultural/recreational activities based on a secular and westernized way of life in contrast with the existing traditional society. The factory went through a number of technological changes during its production history, and was finally closed and abandoned in 1999. The site, located along the northern development corridor of the city, and its buildings soon became derelict and were vandalized. Various projects for its regeneration as a green area were not implemented. National designation followed for the site in 2003 and for the buildings in 2007. However no conservation or adaptive re-use plans were made until the allocation of the complex to Abdullah Gul University in 2012. Today the complex is being transformed into an urban university campus. The master plan dated 2014 aims to redefine the urban and socio-cultural function of the complex. The open campus concept will welcome the citizens to an architecturally preserved and restored site with a selection of new activities focusing on culture and education at different levels where the spirit and memory of place will be sustained.