TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12573/396
Browse
7 results
Search Results
Article Farklı Geometriye Sahip Savaklarda Nümerik Modeller ile Elde Edilen Debi Katsayılarının İncelenmesi(2024) Özdin, Şeyma; Öner, Ahmet Alper; İlkentapar, Mücella; Aksıt, SerhatFarklı tipleri bulunan savaklar, geometrik şekillerine göre geniş başlıklı, keskin kenarlı ve uzun başlıklı olarak sınıflandırılabilirler. Bu çalışmada, deney verileri bulunan geniş başlıklı savak akımı sonlu hacimler metoduna dayalı olarak hesap yapan FLOW-3D paket programı ile modellenmiştir. Farklı ağ yapılarının da denendiği çalışmada, türbülans viskozitesinin hesaplanmasında Standart k-ε ve RNG k-ε türbülans kapatma modelleri kullanılmıştır. Yapılan çalışmalardan elde edilen en uygun ağ yapısı ile savak geometrileri çoğaltılarak; keskin kenarlı, geniş ve uzun başlıklı savaklar için su yüzü profilleri elde edilmiştir. Üç farklı geometriye sahip savaklarda Microsoft Excel ile Qtahmin ve cdtahmin değerleri hesaplanarak yeni cd debi katsayısı formülleri önerilerek literatürde bulunan formüller ile karşılaştırılmıştır. Çalışma sonucunda debi katsayısı hesabında kullanılacak genel formüller de üretilmiştir. Keskin kenarlı ve geniş başlıklı savaklarda, Standart k-ε ve RNG k-ε türbülans kapatma modelleri kullanılarak elde edilen yeni formüllerin; literatürde bulunan formüllere nazaran deney sonuçlarına daha yakın değerler verdiği belirlenmiştir.Article Landsat 8 Görüntüleri ile Cheney Rezervuarında Bulanıklık Tahmini: Regresyon, Mars ve Treenet Yöntemlerinin Karşılaştırılması(2024-06-13) Nacar, Sinan; Bayram, Adem; Dilmen, Ömer; Gormus, Esra TuncRezervuarlardaki su kalitesi takibi, suyun kullanım amacına uygunluğu ve su canlılarının korunması için önemlidir ve su kalitesinin belirlenmesinde en yaygın kullanılan değişkenlerden biri de bulanıklıktır. Bu değişkenin takibinde kullanılan geleneksel yöntemlerin maliyetli ve zaman alıcı olması, su kalitesi takibi için daha ekonomik ve hızlı bir alternatif olan uzaktan algılama çalışmalarını ön plana çıkarmıştır. Bu çalışmada, Landsat 8 Operational Land Imager (OLI) görüntüleri kullanılarak Cheney Rezervuarında (Kansas, ABD) bulanıklık değişkenini tahmin edebilecek bir model kurulması amaçlanmıştır. Bu amaçla 99 Landsat 8 OLI görüntüsü, 2014-2022 yılları arasında rezervuarda takibi yapılan bulanıklık verileriyle aralarındaki zaman farkı 20 dakikadan az olacak şekilde eşleştirilmiştir. Tahmin modellerinin kurulmasında regresyon analizi, çok değişkenli uyarlanabilir regresyon eğrileri (MARS) ve TreeNet gradyan arttırma makinesi (TreeNet) yöntemleri kullanılmıştır. Kurulan modellerin performansları, ortalama karesel hata, ortalama karesel hatanın karekökü, ortalama mutlak hata ve Nash-Sutcliffe (NS) verimlilik katsayısı performans istatistikleri ile kıyaslanmıştır. MARS ve TreeNet yöntemlerinin tahmin gücünün test veri seti için birbirine eşit olduğu görülmüştür (NS = 0.61). En önemli parametrenin MARS yöntemi kullanılarak oluşturulan modelde B4/B1 (kırmızı/kıyı aerosol), TreeNet yöntemiyle oluşturulan modelde ise B4/B2 (kırmızı/mavi) olduğu belirlenmiştir.Article Karadeniz Bölgesi’nde Kurak ve Nemli Dönemlerin SPI Yöntemi Kullanılarak Belirlenmesi(2024-07-18) Ünlü, Ramazan; Öztürk, Yasemin DenizKaradeniz bölgesi Türkiye’nin en çok yağış alan bölgesidir. Ancak Karadeniz Bölgesi’nde yağışlar hem yıllar arasında hem de bölge içerisinde önemli farklılıklara sahiptir. Bu durum bölgede kuraklıkların yaşanabilmesine ve kurak-nemli dönemlerin birbirini takip etmesine neden olmaktadır. Bu çalışmada yıllık ve 12 aylık SPI değerlerine göre Karadeniz bölgesinde yaşanan kurak ve nemli dönemlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bölge genelinden seçilen 26 istasyonun 1960-2020 yılları arasındaki ortalama yağış verilerine göre standardize yağış indeksi (SPI) değerleri hesaplanmıştır. Tespit edilen kurak ve nemli dönemlerin eğilimleri Mann-Kendall trend analizi kullanılarak tespit edilmiştir. Ayrıca ısı haritası kullanılarak Karadeniz Bölgesi kıyı ve iç kesimleri olarak ayrılıp kurak ve nemli dönemleri saptanmıştır. Analiz sonuçlarına göre 1966, 1969, 1974-1977, 1984-1986, 1993-1994, 2006-2007 ve 2019-2020 yıllarının normalden daha az yağış aldığı ve birçok istasyonun kuraklığı şiddetli şekilde olduğu saptanmıştır. 1967, 1988, 1996-1997, 1999, 2009 ve 2016 yıllarının ise normalden fazla yağış aldığını yani nemli karakterde olduğunu göstermektedir. Mann-Kendall trend analiz sonuçlarına göre Batı Karadeniz Bölgesinin kıyı kesimlerinde azalma eğilimde olduğu saptanmamıştır. Fakat azalışta anlamlılık bulunamamıştır. Orta ve Doğu Karadeniz bölgesinde ise artış eğilimi göstermekle birlikte bu eğilim bazı istasyonlarda anlamlı bulunmuştur. Bölgenin yer şekilleri dolayısıyla genel bir kurak ve genel bir nemli dönem olmadığı, doğu-batı doğrultusu ve kıyı-iç kesimlerde kurak ve nemli dönemlerin farklılık gösterdiği saptanmıştır.Article Citation - WoS: 1GIS-AHP Approach for a Comprehensive Framework to Determine the Suitable Regions for Geothermal Power Plants in Izmir, Turkiye(Konya Teknik Univ, 2024-02-15) Koca, Kemal; Karipoglu, Fatih; Ozturk, Emel ZerayGeothermal energy is gaining more reputation and importance around the world. Correspondingly, suitable location selection is a critical step and has become necessary for the successful installation and operation of geothermal power plants. This study investigated suitability of & Idot;zmir region, located in the Aegean part of T & uuml;rkiye, in terms of geothermal power plants applications by using the combination of Geographical Information System and Analytic Hierarchy Process. Based on the request of power plants, thirteen important criteria were evaluated under three main categories named as physical (C1), environmental (C2) and technical (C3). Moreover, expert's opinions were taken into consideration to calculate the importance of these criteria. Key results showed that & Idot;zmir was suitable for geothermal power plants. The final suitability map layer pointed out that %8.73 (1.037 km2) of total area were determined as highly suitable regions in terms of installation. In addition, the obtained suitability map layer was compared with actual geothermal power plants. Based on the comparison study, power plants in Seferihisar were moderately suitable for geothermal power plants while the location of Bal & ccedil;ova power plant was highly suitable. Regarding the suitability assessment in the present study, the location of Dikili power plants had the least suitability score.Article Efficiency of L-DOPA+TiO2 Modified RO Membrane on Salinity Gradient Energy Generation by Pressure Retarded Osmosis(Pamukkale Univ, 2024) Ates, Nuray; Saki, Seda; Gokcek, Murat; Uzal, NigmetHarvesting energy from the salinity gradient of seawater and river water using pressure retarded osmosis (PRO) has been a major research topic of recent years. However, there is a need for efficient PRO membranes that can generate high power density and are pressure resistant, as the performance of current membranes on the market is poor. In this study, specific energy potential of PRO process using LDOPA+TiO2 modified BW30-LE membrane was evaluated on synthetic and real water samples. Polyamide BW30-LE RO membrane was modified by L-DOPA, L-DOPA+0.5 wt% TiO2 and L-DOPA+1 wt% TiO2. The effect of hydraulic pressure and temperature on generation of power density were evaluated for 5, 10, and 15 bar pressures, as well as 10 degrees C, 20 degrees C, and 30 degrees C degrees. The incorporation of TiO2 nanoparticles with L-DOPA increased the water flux by increasing the surface hydrophilicity and roughness of the membrane surface. The maximum specific power was observed as 1.6 W/m(2) for L-DOPA+1 wt% TiO2 modified BW30-LE membrane at 15 bar pressure. Besides, Mediterranean and Aegean, Black Sea water samples were used as draw solution and Seyhan, Ceyhan, Buyuk Menderes, Gediz, Yesilirmak, and Kizilirmak Rivers were used as feed solution. The highest osmotic power density was obtained by using L-DOPA+1 wt% TiO2 modified BW30-LE membrane with Ceyhan River as feed and Mediterranean Sea water as draw solution, which have the highest differences in salinity. In the mixture of Mediterranean and Ceyhan River, the highest power density was obtained at 10 bar pressure at 30 +/- 5 degrees C with 0.70 W/m(2).Article Computational and Experimental Investigation of Water Surface Around Bridge Piers(2024-12-23) Çelik, Ahmet Mesut; İlkentapar, Mücella; Aksıt, Serhat; Öner, Ahmet AlperKöprü ayakları etrafındaki serbest yüzeyli akım, açık kanal hidroliğinin en önemli problemlerinden biridir. Köprünün yapısal tasarımı, köprü ayakları etrafında oluşacak oyulma ve köprü ayakları etrafındaki su hareketini simüle eden hidrolik tasarım ile birlikte doğru bir şekilde yapılmalıdır. Köprü ayaklarının hidrolik tasarımı yeterince iyi değilse, sel ve taşkın gibi durumlarda çok ciddi hasarlara neden olabilir. Bu çalışmanın amacı köprü ayaklarının su yüzeyine etkisini deneysel ve sayısal olarak analiz etmektir. Sayısal analiz için hesaplamalı akışkanlar dinamiği ile 3 boyutlu çözüm yapan FLOW-3D paket programı ile HEC-RAS paket programı kullanılmış ve sonuçlar karşılaştırılmıştır. Çalışmada farklı köprü açıklık sayıları için aynı hızda akışlar incelenmiş ve deneysel sonuçlarla karşılaştırılmıştır. Ayrıca sonlu hacimler yöntemi ile çözüm yapan FLOW 3D paket programında farklı mesh boyutları ile çözüm yapılarak deneysel sonuçlar ile karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak FLOW-3D paket programı ile gerçekleştirilen çözümlerin deneysel veriler ile oldukça yakın sonuçlar gösterdiği gözlemlenmiştir.Article Citation - Scopus: 4Türkiye’de Yapılan Kuraklık Analiz Çalışmaları Üzerine Bir Derleme(Ankara University, 2022-10-31) Deniz Öztürk, Yasemin; Ünlü, Ramazan; Öztürk, Yasemin DenizDrought has become one of the most studied disaster issues by scientists, especially after the 2000s, with the importance of climate change. Many scientific publications on drought have been produced, due to many different methods on drought and the study of drought by many disciplines of science. In the study, theses, national and international articles, which include drought analysis by using any statistical method over meteorological data in Turkey, were compiled. A total of 270 studies, including 73 master's and Ph.D. theses, 107 national articles, and 90 international articles, written between 1943-2021 were examined. These studies were classified according to the year of publication, the drought analysis methods used, in publication, the scientific field of the first author, and the region examined in the study, and their frequency distributions were revealed. The main conclusions of this study are as follows: Although the first published studies on drought analysis in Turkey were made in 1943, 1956, and 1965, studies on drought started to increase after 2000 and the total number of publications reached 37 in 2019, 43 in 2020, and 64 in 2021. Publications in the period of 2019-2021 correspond to 53% of all publications. This rapid increase in recent years has led to a logarithmic increase in the number of publications. Although 63 different methods are used in drought analysis in the studies, the standardized precipitation index is the dominant method with a usage rate of 56%. Most of the studies were carried out on the basins (113). In 41 studies, the whole of Turkey was examined. Other studies were carried out for geographical regions, provinces, and smaller settlements. According to the scientific fields, it is seen that the Civil Engineering (131 units) and Geography (41 units) departments are the scientific fields that carry out the most drought analysis studies. © 2025 Elsevier B.V., All rights reserved.
