TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12573/396

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 27
  • Article
    Vergi Uyumu Davranışı ve Laboratuvar Deneyleri: Bir Yazın Taraması
    (2021) Demirtaş, Burak Kağan
    The purpose of this article is to conduct a literature review of the papers based on laboratory experiments to analyze tax evasion behaviors of individuals. Although experimental studies in economics have become more and more important day by day, there are almost no publications on experimental economics in the Turkish literature. The studies are examined especially in terms of experimental designs because this study also aims to increase awareness about laboratory experiments. This review also discusses the criticism of laboratory experiments and concludes that the results obtained from laboratory experiments are important and it would be beneficial to support them with field experiments.
  • Article
    Türkiye ve Birleşik Krallık’ta Grevde Kaybolan İşgünü Sayısının Ücret Üzerindeki Etkisi
    (2019) Ünal, Emre; Köse, Nezir
    Bu çalışmada, Türkiye ve Birleşik Krallık için ücret üzerinde enflasyon veekonomik büyümenin yanı sıra grevde kaybolan işgünü sayısının uzun ve kısadönem etkileri 1963-2015 dönemlerini kapsayan yıllık zaman serisi verilerikullanılarak Engle-Granger Eşbütünleşme Analizi ve Hata Düzeltme Modeliçerçevesinde incelenmiştir. Elde edilen bulgular, her iki ülkede de enflasyonunhem kısa hem de uzun dönemde, ekonomik büyümenin ise sadece kısadönemde ücretin belirleyicisi olduğunu göstermiştir. Ayrıca grevde kaybolanişgünü sayısının ücreti uzun dönemde pozitif yönde etkilediği buna karşın kısadönemde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin olmadığı bulunmuştur.
  • Article
    Gelir Dağılımında Fırsat Eşitsizliği ve Alt Kırılımları: Türkiye Üzerine Bir Araştırma
    (2020) Türk, Umut
    Bu makale 2005 ve 2017 yılları arasındaki 12 yıl içinde Türkiye’de gelir dağılımdaki fırsat eşitsizliğini incelemeyi amaçlamaktadır. Normatif bir eşitlik kuramı olarak fırsat eşitsizliği, bireylerin çaba ve seçimleri ile bertaraf edemeyecekleri, iradeleri dışında maruz kaldıkları fayda kaybının bir ölçüsüdür. Son yıllarda fırsat eşitsizliği üzerine farklı ülkeleri ve ülkeler arası karşılaştırmalı analizleri içeren çok sayıda ampirik çalışma yapılmıştır. Özellikle mevcut veri setlerinin aile yapısıyla ilgili temel bilgileri içermemesi, bu alanda yapılan çalışmaların Türkiye özelinde sınırlı kalmasına sebep olmuştur. Bu makalede TUİK tarafından her yıl düzenli olarak derlenen Hane Halkı Gelir ve Yaşam Koşulları verilerini kullanılmıştır. Veri setinde aile yapısına dair eksik gözlemler istatistiksel metotlarla tamamlanarak, fırsat eşitsizliği analizlerinin yapılmasının mümkün olmuştur. Çalışmada gelir dağılımındaki farklılıklar cinsiyet, anne ve baba eğitim seviyesi ve ikamet edilen bölge üzerinden incelenmiş, bu faktörlerin yarattığı eşitsizlikler ayrıntılarıyla ortaya konulmuştur. Analizler 25-35 yaş aralığındaki genç nüfus için ayrıca tekrarlanarak işgücü piyasasına henüz dahil olan bireylerin karşılaştıkları fırsat eşitsizliği ve bunun alt bileşenleri incelenmiştir. Çalışmanın referans yılları küresel ekonomik kriz dönemlerini de içerdiğinden, literatürde göz ardı edilen fırsat eşitsizliği ve kriz arasındaki ilişki ile bunun genel nüfus ve genç nüfus açısında sonuçları da tartışılmıştır.
  • Article
    G7 Countries Unemployment Rate Predictions Using Seasonal Arima Garch Coupled Models
    (2021) Kılıç, Edanur; Mugaloglu, Erhan
    Despite the unemployment data have been recently released as seasonally adjusted, seasonality may still exist in moving average (MA) or auto-regressive (AR) terms. This can be detected by searching for a regular pattern in auto-correlation function (ACF) and partial ACF (PACF) diagrams. Therefore, models that aim to forecast unemployment rates should consider their seasonal properties so as to obtain better mean equation estimations. Univariate models mostly employ integrated ARMA (ARIMA) or generalized auto regressive conditional heteroscedastic (GARCH) models or any combination of them. Once the mean equations are structured better, GARCH estimations of variance equation is expected to perform better accuracy in forecasts. This study first examines the ACF's and PACF's of seasonally adjusted unemployment rate data in G-7 countries for 1995-2019 period. Then it compares the 4-quarter and 8-quarter ahead forecast performance of the seasonal ARIMA (SARIMA) coupled volatility models of GARCH in mean, absolute value GARCH, GJR-GARCH, exponential GARCH and asymmetric GARCH models. The performance of these models is also compared to SARIMA and MA filtered volatility models. The results show that seasonality should be re-examined even in seasonally adjusted unemployment data, since SARIMA models outperform ARIMA models in terms of out of sample forecast errors. Besides SARIMA-GARCH models provide better out of sample prediction accuracy.
  • Article
    Forecasting the Consumer Price Index in Türkiye Using Machine Learning Models: A Comparative Analysis
    (Gazi Univ, 2025-09-01) Söylemez, İsmet; Ünlü, Ramazan; Nalici, Mehmet Eren
    This study utilizes machine learning models to forecast Türkiye's Consumer Price Index (CPI), thereby addressing a critical gap in inflation prediction methodologies. The central research problem involves the forecasting of CPI in a volatile economic environment, which is essential for informed policymaking. The primary objective of this study is to evaluate the performance of three machine learning models, such as Decision Tree (DT), Random Forest (RF), and Support Vector Machine (SVM), in forecasting CPI over periods ranging from one to six months, utilizing data from 2012 to 2024. The study's unique contribution lies in the application of the \"SelectKBest\" method, which identifies the most relevant indices, thereby enhancing the efficiency of the models. An ensemble method, Averaging Voting, is also employed to combine the strengths of these models, producing more accurate and robust predictions. The findings indicate that while the RF model consistently generates the most accurate forecasts across all shifts, the SVM model demonstrates a particular strength in the domain of short-term predictions. The ensemble model demonstrates a substantial performance improvement, with a R2 value of 0.962 for one-month ahead of estimates and 0.956 for five-month forecasts. This combined approach has been shown to outperform individual models, offering a more reliable framework for CPI forecasting. The findings offer valuable insights for economic policymakers, enabling more precise and stable inflation predictions in Türkiye.
  • Research Project
    COVID-19 Döneminde Uzaktan Yüksek Öğrenim: Nicel ve Nitel Analiz
    (2020) Demirtaş, Burak Kağan; Türk, Umut; Lloyd, Fatma Armağan Teke; Bengu, Elif
    Bu projede COVID-19 pandemisine karsı bir tedbir olarak Türkiye?de 16 Mart 2020 tarihinde baslatılan uzaktan egitim faaliyetlerinin nitel ve nicel analizi yapılmıstır. Arastırmanın disiplinlerarası yapısına uygun olarak, zengin bir veri seti elde edilip, standart ve gelismis ekonometrik teknikler kullanılmıstır. Bunlara ek olarak neden-sonuç iliskisini kurmak amacıyla gelistirilmis modern deneysel ekonomi dizaynı ve nitel arastırma araçlarından yararlanılmıstır. Proje çalısması ilk bölümünde yüz yüze ve pandemi sürecinde uzaktan egitim modelleri ögrenci çıktıları açısından karsılastırılmıstır. Ikinci bölümünde asenkron ve senkron egitim biçimlerinin ögrenci basarısına etkileri arastırılmıstır. Son olarak odak grubu çalısması ile ögrenci ve egitmenlerle görüsülmüstür. Pandemi sürecindeki uzaktan egitim ve yüz yüze egitim çıktıları karsılastırıldıgında, ögrenci çıktıları açısında bir basarı düsüsü olmadıgı gözlenmistir. Bununla birlikte basarıyı belirleyen faktörlerin bu süreçte farklılık gösterdigi ampirik olarak ortaya koyulmustur. Bulgular genis bir örneklemi kapsayan bir anket çalısması ile desteklenmis, nicel arastırma ile gözlenmesi mümkün olmayan ve pandemi sürecindeki uzaktan egitimde ögrenci deneyimlerini anlamak açısından önemli görülen bilgiler, odak grup çalısması ile elde edilmistir.
  • Research Project
    COVID-19 Salgınının Ekonomik Etkisinin Sektörel Bazlı ve Genel Belirsizlik Endeksleriyle İncelenmesi ve Sektörel Acil Önlem Önerileri
    (2020) Polat, Ali Yavuz; Doğan, Eyüp; Tekin, Hasan; Muğaloğlu, Erhan
    Koronavirüs (Covid-19) salgını dünyada modern zamanlarda görülen en büyük saglık krizlerinden birisidir. Ancak salgın sadece bir saglık krizi olarak kalmamıs tüm dünyayı etkileyen küresel, ekonomik ve sosyal krize dönüsmüstür. Birçok sektörde üretim durmus, gelir etkisi ile tüketim ciddi ölçüde azalmıstır. Covid-19 salgınının olusturdugu ekonomik kriz son 40 yılda gerçeklesmis ekonomik krizler ve felaketlerden çok daha büyüktür. Pandeminin sebep oldugu/olacagı küresel krizin daha önceki küresel krizlere göre çok daha derin ve kalıcı olacagı tahmin edilmektedir. Dünya ekonomisi 2020?de %4,0 küçülmüstür ki bu oran küresel finansal krizdeki daralmanın yaklasık iki katıdır (Oxford Economics, 2020). Salgının olusturacagı sokların etkisi ve süresi net olarak bilinemedigi ve tahmin edilemedigi için ekonomilerde yüksek oranda belirsizlige yol açmıstır (Ludvigson et al. 2020). Bilindigi üzere belirsizlik hem tüketim hem de yatırımların ertelenmesine ve dolayısıyla ekonomik daralmaya sebep olur (Bloom, 2009). Firmalar açısından bakıldıgında salgının ne kadar sürecegi, tedarik zincirlerinin onarılıp onarılamayacagı halen net degildir. Ayrıca bireylerin gelirleri ekonomik aktivitenin yavaslaması sonucunda azaldıgı gibi salgının olusturdugu belirsizlik ortamı bireylerin harcamalarını daha da kısmalarına sebep olmaktadır. Bu yüzden belirsizlik seviyesinin hassas bir gösterge ile ölçülmesi önem arz etmektedir. Bu proje ile sektörel bazlı (hizmet, perakende ve insaat) ve genel belirsizlik endeksleri (ekonomik ve reel) olusturulmustur. Bu endeksler Türkiye?deki önemli politik ve ekonomik olaylarda ani artıslar göstermektedir. Yani olusturulan endeksler, reel aktiviteyi önemli ölçüde etkileyen belirsizlik artıslarını hassas olarak ölçebilmektedir. Projenin ikinci kısmında Covid-19 salgının reel ekonomi üzerindeki etkisi belirsizlik endeksleri üzerinden analiz edilmistir. Olusturulan yapısal vektör oto regresyon (SVAR) modelleri ile belirsizligin hem toplam sanayi üretimine hem de her sektördeki üretimi üzerinde nasıl bir etki olusturdugu gösterilmis ve tartısılmıstır. Sonuçlar göstermektedir ki, belirsizlikteki bir artıs reel aktiviteyi düsürmektedir. Bu sonuç teorik olarak belirsizligin ekonomiyi yavaslatacagı argümanını ampirik olarak desteklemektedir. Covid-19?un olusturdugu belirsizlik, tüm zamanlar içinde en yüksek ve ani belirsizlik artısına sebep olmustur ve reel aktivite üzerinde siddetli bir negatif etkisi olmustur. Projemizde olusturdugumuz belirsizlik endeksleri ve analizler sayesinde spesifik mali yardım paketlerinin hangi sektörlerde nasıl bir etki olusturulabilecegi tahmin edilebilir. Ayrıca elde edilen endeksler, politika yapımında önemli bir gösterge araç olarak kullanılabilir. Olusturdugumuz sektörel ve genel belirsizlik endeksleri ilerideki projeler ve politikalar için de önemli bir kaynak teskil edecektir. Daha ayrıntılı sektörel politikalar gelistirebilmek, salgın geçtikten sonra Türkiye?nin jeopolitik avantajını kullanarak üretim merkezi olabilmesi ve tedarik zincirinde aktarma merkezi olabilmesi için belirsizligin olusturdugumuz endeksler gibi hassas göstergeler ile ölçümlenmesi önemli bir gerekliliktir.
  • Research Project
    Yenilenebilir Enerji için Ödeme Istekliliği Ve Bu Istekliliği Etkileyen Faktörlerin Analiz Edilmesi
    (2018) Doğan, Eyüp
    Bu projede, Türkiye?de ikamet eden hanehalkının yenilenebilir enerji için ödeme istekliliği (YÖİS) ve bu istekliliği etkileyen faktörler analiz edilecektir. İlgili literatür kapsamında, gelişmiş ve gelişmekte olan birçok ülke için YÖİS ve bu istekliliğe etki eden faktörler incelenmesine rağmen, daha önce bu alanda Türkiye üzerine bir çalışma yapılmamıştır. Bu projenin amacı, Türkiye?deki vatandaşların YÖİS ve bu istekliliği etkileyen değişkenleri inceleyerek literatürdeki bu boşluğu doldurmaktır. Ayrıca, Sundt ve Rehdanz (2015) ?ın meta-analiz çalışması, ilgili literatürdeki çoğu makalenin yaş, eğitim seviyesi, gelir düzeyi ve çevresel duyarlılık gibi faktörlerin olası etkisini analiz etmesine rağmen sadece bir kaç makalenin hanehalkı sayısını ekonometrik modele dahil ettiğini göstermiştir. Bu proje, coğunlukla kullanılan demografik faktörlerin yanısıra hanehalkı sayısınında YÖİS?i etkileyip etkilemediğini araştıracaktır. Bu projeyi gerçekleştirebilmek için koşullu değer yöntemiyle hazırlanan toplam 2 bölüm ve 26 sorudan oluşan bir anket kullanılacaktır. Yüzyüze görüşme yöntemiyle Türkiye?nin 12 farklı İBBS bölgesinden toplam 2,500 kişiyle yüzyüze görüşme yöntemiyle doldurulacak anketlerden elde edilecek bilgiler sayesinde, Türkiye?de ikamet eden hanehalkının ortalama YÖİS miktarı ve hangi faktörlerin bu istekliliği anlamlı yada anlamsız etkilediği çeşitli yöntemler kullanılarak analiz edilecektir. Türkiye, Avrupa Birliğine aday bir ülke, G-20 ekonomilerinden birisi ve NATO?ya dahil bir ülke olmasının yanısıra, Dünya ve Avrupa enerji piyasasında da önemli bir konuma sahiptir. Ayrıca, yenilenebilir enerji alanında kısa ve orta vadede yapılması hedeflenen yatırımlarda göz önüne alındığında, Türkiye bu literatür içerisinde araştırılması gereken ülkelerin arasındadır. Bununla birlikte, son zamanlarda küresel ısınma, gaz emisyonu ve çevresel kirlilik gibi faktörler global bir sorun haline gelmiştir. Yenilenebilir enerjinin kullanımı daha temiz bir çevre için önemli bir unsurdur. Türkiye enerjide dışa bağımlı bir ülkedir. Ayrıca, Türkiye'nin elektrik enerjisinin %48'inin doğal gazdan üretiliyor olmasının yarattığı kırılganlığın son dönem Rusya krizi ile görülmüş olması sonrasında enerji karmasında çeşitlendirme çok daha hassasiyet kazanmıştır. Yenilenebilir enerjinin artırılması bağımlılığı azaltacak önemli bir araçtır. Hanehalklarının katılımı, hedeflenen yenilenebilir enerji projelerinin hayata geçirilmesini kolaylaştıracaktır. Bu proje dört ana hedefe ulaşmak üzerine odaklanmıştır: i) Türkiye?de ikamet eden hanehalklarının yenilenebilir kaynalardan üretilen elektrik enerjisi almak için ödemeye razı oldukları ortalama miktarı bulmak, ii) YÖİS?i etkileyebilecek yaş, cinsiyet, gelir düzeyi, egitim seviyesi, çevreye olan duyarlılık ve hanehalkı sayısı gibi faktörleri analiz etmek, iii) yenilenebilir enerji yatırımlarının hanehalkları tarafından desteklenmesine olanak sağlayacak bir politikanın Türkiye?de uygulanabilirliğini ortaya koymak, iv) bu proje çıktılarını uluslararası indekslerce taranan bir dergide yayınlatmak.
  • Article
    TURKISH MERGERS AND ACQUISITIONS (M&As): A HISTORICAL VIEW OF CHARACTERISTICS, TRENDS, AND DIRECTIONS
    (Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi, 2018) Genç, Ömer Faruk; Kalkan, Burak
    This study analyses acquisitions that Turkish companies are involved between 1990-_x000D_ 2017 by analyzing trends in number and volume of activity, geographic dispersion of foreign_x000D_ acquirers and targets, deal characteristics. We also group acquisitions into three according to_x000D_ the home country of acquirers and targets and compare. As being the first study to analyze all_x000D_ three groups at the same time and having the most comprehensive sample in terms of period, this_x000D_ study contributes to the literature by providing a detailed and comprehensive understanding_x000D_ of Turkish M&As. We finally discuss implications for firms and policymakers while providing_x000D_ insights for future research
  • Article
    Şili Sosyalist Deneyiminin (1970-1973) Ekonomi- Politiğinin Tarih Yazını Üzerine
    (Mülkiyeliler Birliği Genel Merkezi, 2018) Balkılıç, Özgür
    Toplumsal mücadelelerin 20.yüzyıl boyunca hiç hız kesmeden ilerlediği Latin Amerikakıtasında, Şili’de Salvador Allende ve Unidad Popular iktidarı dönemi kuşkusuz özelbir önemi hak eder. Zira bu dönem, dünya tarihinde ilk defa seçimle iş başına gelmişbir hükümetin bir toplumsal düzen olarak sosyalizme barışçı ve aşamalı bir şekildegeçme çabasına tanıklık etmiştir. Gerçekten de, Allende hükümeti sosyalizme geçişiçin özellikle iktisadi düzeyde kapsamlı reformlar uygulamış ve bu reformların Şilitoplumunu sosyalizme doğru yönelteceğini savunmuştur. Ancak, bu reformlar özellikleorta sınıfların hükümete ve sosyalist iktidara kendiliğinden desteğini sağlamadığıgibi, hükümetin bir askeri darbeyle yıkılmasını da engelleyememiştir. 1970’li yıllarıntoplumsal mücadelelerinin önemli ve özgün bir deneyimi olan Allende döneminianlamak için bu dönemin ekonomi politikalarına ve toplumsal mücadelelerin bupolitikalar etrafında nasıl şekillendiğine dair geniş bir tarih yazımı gelişmiştir. Bu makaleAllende döneminin söz konusu ekonomik politikalarının bir incelemesinden ziyade,söz konusu tarih yazınının nasıl şekillendiğini anlama çabasıdır. Bu anlamda makalesöz konusu eserleri incelerken bu eserlerin dayandıkları teorik modellerin incelemenesneleriyle ilişkisine odaklanacaktır. Zira, makale böylesi çalışmaların önemi veiddiasının beslendikleri teorik modellerin bir sağlamasından ziyade, tarihsel gerçekliğifarklı boyutlarıyla sunabilme yetilerinden kaynaklanması gerektiğini iddia etmektedir.Bu varsayıma dayanarak, makale Şili sosyalizminin tarih yazımını jeopolitik düzey,devlet düzeyi ve toplumsal hareketler düzeyi olmak üzere üç düzeyde inceleyecektir.Jeopolitik düzeyde Amerika Birleşik Devletleri’nin sosyalist iktidar ve darbe sürecindekirolüne odaklanan çalışmalar ele alınacaktır. İkinci düzeyde sosyalist iktidarın siyasi,toplumsal ve iktisadi politikalarını inceleyen çalışmalar incelenecektir. Üçüncü olarak isetoplumsal hareketler ile sosyalist hükümet arasındaki ilişkileri analiz eden çalışmalaraodaklanılacaktır.