TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12573/396
Browse
15 results
Search Results
Article Tekrarlı Trafik Yükleri Altında Farklı Kil İçeriklerine Sahip Orta-Sıkı Kum-Kil Karışımlarının Esneklik Modülünün İncelenmesi(2021) Fedakar, Halil İbrahimEsneklik modülü, tekrarlı trafik yükleri altında yol temel tabakalarının uzun dönem deformasyon performansının tahmin edilmesinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu nedenle, bu malzeme özelliğinin doğru tayini yol tasarımlarında büyük öneme sahiptir. Bu çalışmada, orta sıkı kum-kil karışımlarının esneklik modülü, dinamik üç eksenli ve kalp şekli gerilme izleri ile araştırılmıştır. Bu amaç doğrultusunda, ağırlıkça %0, %5, %10 ve %20 kil içeren kum-kil numuneleri %50 başlangıç rölatif sıkılıkta hazırlanmış ve yarık silindir deney cihazı kullanılarak test edilmiştir. Deney sonuçlarına göre kum-kil karışımlarının esneklik modülü değerleri dinamik üç eksenli gerilme izi ile daha fazla tahmin edilmektedir. Bu durum ise orta-sıkı kum-kil karışımlarının trafik yükleri altındaki deformasyon davranışının kalp şekli gerilme izine kıyasla daha düşük tahmin edilmesine sebep olmaktadır. Bu çalışmanın bulgularına dayanarak, kum-kil karışımlarının esneklik modülünün yol tasarımlarıiçin daha doğru bir şekilde tahmin edilmesinde kalp şekli gerilme iziningöz önüne alınması gerektiği sonucuna varılmıştır.Article Nişasta Nanokristali Üretimi ve Karakterizasyonu(2019-12-31) Korkut, Ayşe; Kahraman, KevserBu çalışmada nano malzeme üretimi konusunda doğal ve yenilenebilir bir kaynak olarak son yıllarda oldukça ilgi çeken birhammadde olan nişastadan yüksek kristaliniteye sahip nanokristal üretimi hedeflenmiştir. Bu amaçla buğday nişastası farklı oranlarda$H_2SO_4$ (1:2 ve 1:4 nişasta:asit) ile beş gün boyunca 50℃ sıcaklıkta hidroliz edilmiştir. Hidroliz sonrasında örnekler diyalize tabitutularak safsızlıklar giderilmiş, liyofilize edilerek kurutulmuştur. Elde edilen nişasta nanokristalleri taramalı elektron mikroskobu(SEM) kullanılarak boyut; X-Işını Kırınım Spektroskopisi (XRD) kullanılarak yapı ve kristalinite; Fourier dönüşümlü kızılötesispektrometresi (FT-IR) kullanılarak yapı açısından karakterize edilmiştir. Doğal haldeki buğday nişastası da aynı şekilde karakterizeedilmiş ve hidroliz işleminin yapı, boyut ve kristalinite üzerine etkisi incelenmiştir.SEM görüntüleri incelendiğinde buğday nişastasının boyutlarının 5-10 µm arasında değişim gösterdiği belirlenmiştir. Asit hidrolizisonucunda ise nişasta boyutunun oldukça azaldığı ve 50 nm’nin altına düştüğü gözlenmiştir. Doğal haldeki buğday nişastasıbirbirinden bağımsız granüller halinde iken nişasta nanokristalleri kümeleşmiş halde görüntülenmiştir. XRD desenleri incelendiğindeasit hidrolizi ile elde edilen nişasta nanokristallerin buğdayın tipik X-ışını kırınım deseni olan A-tipi X-ışını kırınım desenini verdiğigözlenmiştir. X-ışını kırınım desenleri yapı açısından incelendiğinde işlem görmemiş doğal haldeki buğday nişastası ile nişastananokristallerin arasında fark görülmese de, bu örneklerin kristalinite indeks değerlerinin farklı olduğu belirlenmiştir. Doğal haldekibuğday nişastasının kristalinite indeks değeri %42,2 olarak belirlenmişken, asit hidrolizi ile üretilen nişasta nanokristallerininkristalinite indeks değerleri daha yüksek bulunmuştur. Düşük oranda asit kullanılarak üretilen nişasta nanokristalinin (1:2) kristaliniteindeks değeri %57,3 iken daha yüksek oranda kullanılarak üretilen nişasta nanokristalininin (1:4) kristalinite indeks değeri %68,5olarak belirlenmiştir. FT-IR sonuçlarına göre ise nişasta nanokristallerin doğal buğday nişastası ile aynı yapıya sahip olduğugözlemlenmiştir.Article Kompozit Malzemelerin Tornalanması Esnasında Oluşan Kesme Kuvvetlerinin Optimizasyonu(2020-09-30) Salur, Emin; Gunes, Aydin; Aslan, Abdullah; Kuntoğlu, Mustafa; Şahin, Ömer SinanKompozit malzemeler kullanılacağı yere göre tasarlanan ve üretilen malzemelerdir. Dolayısıyla kompozit malzemeler aynı üretim metodu kullanılarak kullanılacağı yere göre farklı üretim parametrelerinde üretilebilir. Farklı üretim parametrelerinde üretilen kompozit malzemeler farklı mekanik özelliklere sahip olacağı için bu durum kompozit malzemelerin işlenebilirlik özelliklerini etkiler. Bu sebeple kompozit malzemelerin işlenmesi esnasında oluşan kesme kuvvetlerinin tespit edilmesi ve optimizasyonu önem arz etmektedir. Bu kapsamda, 3 farklı üretim sıcaklığı (350, 400 ve 450˚C) ve basıncı (480, 640 ve 820 MPa) ile 4 farklı karışım oranında (ağ. %10, ağ. %20, ağ. %30, ağ. %40) üretilen dökme demir (GGG-40) takviyeli ve bronz matrisli (CuSn10) kompozit malzemelerin kuru kesme şartlarında tornalanması esnasında kesme kuvvetlerinin optimizasyonu gerçekleştirilmiştir. Tam faktöriyel tasarım prensibi ile 36 deney yapılmış ve üç eksende kesme kuvvetleri ölçümü alınarak bileşke kesme kuvveti hesabı yapılmıştır. Deneyler esnasında kesme şartları sabit tutulmuştur (kesme hızı=50 m/dak, ilerleme=0,128 mm/dev ve talaş derinliği=1 mm). Varyans analizi (ANOVA) neticesinde bileşke kesme kuvveti üzerine en çok etkisi olan parametrenin %80 katkı oranıyla birlikte üretim basıncı olduğu tespit edilmiştir.Article Effective Processing of Specularite Ore by Wet Magnetic Separation and Reverse Flotation Techniques(2019-09-30) Top, Soner; Dhubaıbı, Ammar Mahdi Al; Vapur, HuseyinThe aim of this study was to obtain a high grade and yield percentage of iron concentratefrom a specularite ore by using wet magnetic separation and reverse flotation techniques.The processing a specularite sample using wet magnetic separation and reverseflotation method was studied. During the magnetic separation process, particle size was-2000 μm and magnetic field applied at 0.25 T and 0.85 T which were performed at asolid-liquid ratio of 10% and 20% by weight, respectively. In the reverse flotation tests,experimental design (DOE) was applied, statistically. Depressant dosage, collector dosageand flotation time were selected as main parameters. PH value, frother dosage (MIBC) andparticle size were constant parameters. The results showed that particle size and magnetic fieldintensity had a significant effect on the iron concentrate grade and yield for wet magneticseparation. The optimum value of iron concentrate grade was 98.75% at 0.25 T andparticle size of -150 μm while the highest value of iron concentrate yield was 67% at 0.75T and particle size of -74 μm. In the flotation tests, depressant dosage had the greatestinfluence on the iron concentrate grade while the effect of the collector dosage and frothcollection time were less. Froth collection time had the greatest effect on iron concentrateyield.The maximum iron concentrate grade was 90.13% for the following conditions:5250 g/ton depressant, 1000 g/ton collector and 2-minute froth collection time. Themaximum iron concentrate yield was 98.96% for the following conditions: 5250 g/tondepressant, 1500 g/ton collector and 1 min froth collection time under fixed conditions.Article Beton Dayanım Özelliklerinin Yüzey Tepki Yöntemi, Genetik Algoritma ve Yapay Sinir Ağları İle Tahmini(2022-06-30) Koken, Ekin; Kilincarslan, Semsettin; Tuncay, Ebru BaspınarBu çalışmada, beton dayanım özellikleri yüzey tepki yöntemi, genetik algoritma ve yapay sinir ağları yöntemleri ile analiz edilmiştir. Altı farklı beton agregası kullanılarak küp (10x10x10 cm) ve prizmatik (15x15x60 cm) beton numuneleri hazırlanmış olup, beton tek eksenli basınç dayanımı (UCSc) ve eğilme dayanımının (FSc) tahminlenmesi için bazı tahmin modeller geliştirilmiştir. Geliştirilen modellerde beton yoğunluğu (ρc), beton agregalarının Los Angeles aşınma kaybı (LAA) ve betonlara ait P dalgası hızı (Vpc) gibi parametreler kullanılmıştır. Elde edilen modellerin performansları bazı istatistiksel göstergeler ışığında değerlendirilmiş ve genetik algoritma ve yapay sinir ağlarını temel alan yöntemlerin beton dayanım özelliklerini tahmininde başarılı bir şekilde kullanılabileceği belirlenmiştir.Article Artık Malzemelerden Box Behnken Test Dizaynı Kullanılarak Hafif Geopolimer Beton Üretimi(2020-06-15) Top, Soner; Kudak, HüseyinBu çalışmada, artık malzemelerden hibrit geopolimer beton üretim olanakları araştırılmıştır. Bu amaçla,Sugözü Termik Santrali ve Afşin/Elbistan Termik Santrali’nden uçucu küller ile Soda Sanayii’nden SolvayProsesi artıkları temin edilmiştir. Büyük çoğunluğu yüksek fırın cürufu ve uçucu küllerden oluşan CEM V/Akompoze çimento da geopolimer beton üretiminde kullanılmıştır. Kullanılan malzemelerin karakterizasyonuXRD ve XRF yöntemleri kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Geopolimerizasyonu sağlamak üzere sodyum metasilikat (Na2SiO3) alkali aktivatör olarak kullanılmıştır. Na2SiO3 çözelti haline getirilerek 5Mkonsantrasyonunda harca katılmıştır. Harcın oluşturulması sırasında ekstra su kullanılmamıştır. Box Behnkenİstatistiksel test dizaynı kullanılarak farklı oranlardaki artık malzeme ilavelerinin elde edilen geopolimer betonörneklerin tek eksenli basınç dayanımı, sertlik, birim hacim ağırlık, su emme ve sonik hız özelliklerine etkileriincelenmiştir. Kuadratik modeller, test sonuçları doğrultusunda Box Behnken test dizaynında en uygunmodeller olarak belirlenmiştir. R2değeri 28 günlük tek eksenli basınç dayanımları için % 90,48, Shoresertlikleri için % 81,67, birim hacim ağırlıkları için % 94,85, su emme değerleri için % 92,09 ve sonik hızdeğerleri için ise % 87,74 olarak belirlenmiştir. Hibrit geopolimer beton üretimi sırasında 1570-1725 kg/m3arasında değişen birim hacim ağırlıklarına sahip beton numunelerden 7-24 MPa arasında değişen tek eksenlibasınç dayanımları elde edilmiştir. Elde edilen tüm geopolimer beton örnekler hafif beton sınıfında yeralmıştır.Article Application of Hooke’s Law to Angle Ply Lamina(2022-12-29) Yilmaz, Cagatay; Ali, Hafiz Qasim; Yildiz, MehmetAerospace-grade carbon fiber reinforced polymer composite plates with four different fiber orientations 0º, 30º, 45ºand 60º is produced with the autoclave curing method and subjected to tensile testing. The stress-strain curves of the composite specimens are compared with Hooke’s law. It is observed that Hooke’s law coincides precisely with the experimental results for samples containing fibers parallel to the loading direction. However, it does not coincide with samples where the fibers make a certain angle with the applied load direction.. Moreover, it is reported that Hooke’s law converges the experimental results for small strain values but diverges significantly from the experimental results at higher strain values.Article A Parametric Study for Drilling High Quality Holes on Glass Fiber Composites(2022) Yilmaz, Cagatay; Kesriklioglu, SinanThe objective of this study is to investigate the effect of cutting parameters on the qual- ity of holes drilled in a glass fiber reinforced thermoset polymer with the delamination factor defined as the ratio of intended hole diameter to the diameter of the maximum area which contains both hole and delaminated area. For this purpose, Taguchi's L9 or- thogonal array was used to design the experiments and optimize the drilling parameters. 5 mm twist drill bits were used to drill the holes at various feeds and spindle speeds. The maximum diameters on the inlet and outlet sides of the holes drilled into the composite plates were then measured with an optical microscope to analyze the influence of the drilling parameters on the machining damage. The smallest delaminated area on the front and back sides of the composite plate was achieved with the lowest feed (0.05 mm/rev) for the drilling parameters used in this study. Even though the spindle speed was increased from 318 rpm to 2930 rpm at a constant feed of 0.05 mm/rev, it reduces the maximum diameter on the front and back sides by 9 μm and 266 μm, respectively. The obtained results showed that the material removal rates in the drilling of the glass fiber reinforced thermoset polymers can be increased significantly by setting the optimized process pa- rameters without adversely affecting the hole quality.Article A Comparison of Ensemble and Base Learner Algorithms for the Prediction of Machining Induced Residual Stresses in the Turning of Aerospace Materials(2022-09-30) Buyrukoglu, Selim; Kesriklioglu, SinanThe estimation of residual stresses is essential to prevent the catastrophic failures of the components used in the aerospace industry. The objective of this work is to predict the machining induced residual stresses with bagging, boosting, and single-based machine learning models based on the design and cutting parameters used in the turning of Inconel 718 and Ti6Al4V alloys. Experimentally measured residual stress data of these two materials was compiled from the literature, including the surface material of the cutting tools, cooling conditions, rake angles, as well as the cutting speed, feed, and width of cut to show the robustness of the models. These variables were also grouped into different combinations to clearly show the contribution and necessity of each element. Various predictive models in machine learning (AdaBoost, Random Forest, Artificial Neural Network, K-Neighbors Regressor, Linear Regressor) were then applied to estimate the residual stresses on the machined surfaces for the classified groups using the generated data. It was found that the AdaBoost algorithm was able to predict the machining induced residual stresses with a mean absolute error of 18.1 MPa for the IN718 alloy and 31.3 MPa for Ti6Al4V by taking into account all the variables, while the artificial neural network provides the lowest mean absolute errors for the Ti6Al4V alloy. On the other hand, the linear regression model gives poor agreement with the experimental data. All the analyses showed that AdaBoost (boosting) ensemble learning and artificial neural network models can be used for the prediction of the machining induced residual stresses with the small datasets of the IN718 and Ti6Al4V materials.Article Life Cycle Assessment of Internal Wall Panels: A Case Study of Sumerbank Kayseri Textile Factory Restoration Process(2023-06-24) Metin, Buket; Kırılmaz, Elif ÖzkayaBu çalışma, günümüzde Abdullah Gül Üniversitesi yerleşkesinin bir parçası olarak kullanılan Sümerbank Kayseri Tekstil Fabrikası restorasyon süreci için çevresel etkiye daha az neden olan ideal iç duvar paneli seçeneğini belirlemeyi amaçlayan bir vaka çalışması sunmaktadır. Üniversitenin tanımlı çevresel hedefleri olduğu için, devam eden restorasyon sürecinde kullanılan malzemelerin çevresel etkilerinin incelenmesi, bu hedeflere katkı sağlama potansiyeline sahiptir. Bu amaçla vaka çalışması kapsamında Türk yapı malzemeleri sektöründe en çok kullanılan üç iç duvar paneli olan alçı, güçlendirilmiş alçı ve çimento esaslı paneller seçilmiştir. Bu seçenekleri karşılaştırmak için yaşam döngüsü değerlendirmesi (YDD) yöntemi kullanılmış ve analizler SimaPro yazılımı kullanılarak yapılmıştır. Yaşam döngüsü etki değerlendirmesi için gereken veriler, piyasa araştırmasının yanı sıra EcoInvent Yaşam Döngüsü Envanter Veri Tabanından elde edilmiştir. Çalışma sonunda, ReCiPe yöntemi tarafından sağlanan hasar değerlendirmesi, ağırlıklandırma ve orta nokta ve bitiş noktası verilerini açıklayan karakterizasyon sonuçları karşılaştırılarak yorumlanmıştır. Örnek çalışma kapsamında elde edilen genel sonuçlara göre, güçlendirilmiş alçı panel en olumsuz çevresel etkilere sebep olurken, onu sırasıyla çimento paneller ve alçı paneller takip etmektedir.
