TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12573/396
Browse
14 results
Search Results
Article Boronik Asit İçeren Zirkonyum Esaslı Metal-Organik Kafes Yapıların Üretimi ve Şeker Molekülü Yakalama Kapasitelerinin Belirlenmesi(2022) Erkartal, MustafaFunctionalizations of metal-organic frameworks (MOF) by the mixed-ligand synthesis method are of great interest in various fields. In this study, Zr-MOFs with free boronic acid -B(OH)2 functional groups on the pore surfaces were successfully synthesized by incorporating 4-carboxyphenyl boronic acid ligands into the UiO-66 (Zr) using the mixed-ligand method. The crystal structures and compositions of the MOFs obtained in the study were elucidated by PXRD, FTIR, 1H-NMR measurements. The surface areas of the MOFs, whose nitrogen gas adsorption measurements were carried out at -196 °C, were calculated according to the BET theory and the pore sizes were calculated according to the NLDFT theory. After activation of all obtained MOF structures, their adsorption capabilities of cis-diol containing sugar molecules (glucose, fructose, galactose and xylose) was measured by HPLC. It was observed that the boronic acid-containing UIO-66B structures had better sugar adsorbing capacities than the unfunctionalized UiO-66 structures due to the covalent interactions between boronic acids and cis diols. It was observed that the sugar adsorption capacity increased with increasing boronic acid ratio in the structure and increasing of pH of the medium.Article Bruggemann Teorisi Temelli Metal ve Polimer Melez Izgaralarının Optik Polarizasyon Tepkisi(2025-06-30) Erdem, Talha; Taze, EmirhanMevcut literatürde ızgara tasarımlarının farklı metaller ve polimerler içeren kompozisyonları yeterince ele alınmamıştır. Çalışmamız, değişen malzeme kompozisyonlarının polarizasyon özellikleri üzerindeki etkisini araştırarak bu boşluğu doldurmayı amaçlamaktadır. Bu sorunu ele almak için, Bruggeman Teorisi'ni kullanarak altın, gümüş ve poli(dimetil siloksan) (PDMS) karışımlarının kırılma indisleri hesaplanmış, bu melez malzemelerden yapılan ızgaraların optik geçirgenliği ve yansıması simüle edilmiştir. Analizimiz, çeşitli malzeme oranları için farklı dalga boylarında polarizasyon oranında belirgin tepe noktaları ortaya koymuştur. Özellikle, simülasyon sonuçlarımız, polarizasyon oranının 450-1000 nm aralığında ayarlanması potansiyelini göstermektedir. Dahası, simülasyon ortamında hem 0 hem de 1 polarizasyon oranlarına ulaşılabildiği gösterilmiştir. Bu sonuçlar, belirli dalga boylarını hedefleyen optik filtreler ve polarizörler tasarlanmasına olanak sağlayacaktır.Research Project Hibrit Kuantum Noktacık-Nanofiber Esnek Elektrolüminesant Aygıtlar(2019) Önses, Mustafa Serdar; Usta, Hakan; Mutlugün, EvrenYarı iletken kuantum noktacıklar üstün renk dönüşüm özellikleri, yüksek soğurma katsayıları ve kararlılıkları sebebiyle son yıllarda aydınlatma ve ekran teknolojileri için oldukça önemli malzemeler durumundadır. Genel itibariyle II-VI ve III-V malzemeler temelli kuantum noktacıklar, optik ya da elektriksel olarak uyarılma sayesinde yüksek verimlilikle ışık üretimi sağlamaktadırlar. Sahip oldukları spektral dar ışımaları sayesinde özellikle ekran teknolojileri için saf renk özelliklerini ön plana çıkaran kuantum noktacıklar, geleneksel olarak kullanılan fosfor katkılı ışıyıcıların yerini almaktadır. Renk saflığının oldukça ön planda olduğu ekran teknolojileri için de kuantum noktalar LCD arka plan aydınlatmada üstün nitelikli beyaz ışık üretimini sağlamak için kullanılmakta ve ticari açıdan da önem kazanmaktadır. Nanofiberler ise organik yarıiletken malzemelerin optoelektronik uygulamalarda 3 boyutlu alanlar için önerdiği yüksek verimlilik, hafiflik, geniş alanlara uygulanabilme özelliklerini fiziksel olarak 1 boyutta gerçekleştirebilen, desenlenebilir ve elektroeğirme yöntemi ile farklı yüzeylere uygulanabilir çözümler sunmaktadır. Gerçekleştirdiğimiz proje nano boyutlu fiber yapıları içerisinde kuantum noktaların üstün renk dönüştürücü özelliklerini ön plana çıkarmış, farklı mimarilerde enerji transferinin de çalışıldığı fotolüminesans ve elektrolüminesans temelli aygıtlar gerçekleştirilmiştir. Bu projede %16?ya ulaşan dış kuantum verimliliğine (external quantum efficiency) sahip aygıt gösterimleri ve yüksek kaliteli beyaz ışık eldesi gerçekleştirilmiştir. Aynı zamanda esnek, ayarlanabilir renk özelliklerinde aygıt üretimi için gösterilen kuantum nokta aygıtlar saf ve spektral olarak simetrik ışımayı sağlama yetisinde, üstün renk özellikleri ile yüksek kaliteli esnek elektrolüminesant aygıt üretimini mümkün kılmaktadır. Önümüzdeki 10 yıl içerisinde küresel ekran teknolojileri pazarının 100 milyar dolarlar mertebesine ulaşacağı bilgisi doğrultusunda (Global Industry Analysts, Inc., raporu) en önemli aşamalardan biri de özellikle esnek mimarilerde üstün renk özelliklerine sahip malzemeleri gerçekleştirmek olacaktır. Yeni nesil esnek elektrolüminesant aygıtların aydınlatma ve ekran teknolojilerinde önemli bir paya sahip olacağı beklenmektedir. Bu tür yeni nesil yapıların gerçekleştirilmesi, fiziksel mekanizmaların araştırılması ve teknolojik problemlerine çözüm üretilme süreci büyük resimde çok kritik önemdedir. Teknolojiye yön verme doğrultusunda önerilen proje ekseninde yapılacak olan yatırımın ülkemiz için yüksek teknoloji üretme hamlesine büyük bir katkıda bulunacağı, yeni bilgi, ürün ve patent süreçlerini geliştireceği, ülkemizde bu alanda yetişmiş insan gücüne katkıda bulunup ülkemiz rekabet gücünü arttıracağı öngörülmektedir.Article PSF/SiO2 Nanokompozit Membran Üretimi ve Elma Suyu Berraklaştırma Prosesinde Kullanımı(2019-08-01) Kahraman, Kevser; Severcan, Solmaz Şebnem; Uzal, NıgmetBu çalışmada faz dönüşümü yöntemi kullanılarak üretilen PSF/PEI (%20/2, w/w) membranlar, farklıkonsantrasyonlarda SiO2 nanopartikülü (%0,01; 0.03; 0.05) kullanılarak modifiye edilmiş ve üretilennanokompozit membranların bulanık elma suyunun berraklaştırılmasında performansları değerlendirilmiştir.Membran deneyleri sonlu filtrasyon sistemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Üretilen yeni nesil nanokompozitmembranlar saf su akı değerleri, SEM ve yüzey temas açı değerleri açısından karakterize edilmiştir. Aynı zamanda,üretilen PSF/PEI/SiO2 yeni nesil nanokompozit membrandan elde edilen berrak elma suyu örnekleri renk (PtCo), bulanıklık(NTU) ve toplam suda çözünür kuru madde bakımından karakterize edilmiştir ve Döhler GıdaSan. A.Ş.’den temin edilen berrak elma suyu örnekleri (Brix) ile bu parametreler açısından karşılaştırılmıştır. Eldeedilen sonuçlara göre %0,01 oranında SiO2 ilave edilerek üretilen PSF/PEI/SiO2 membranın en yüksek saf suakısına ve en yüksek hidrofilikliğe sahip olduğu belirlenmiştir. Aynı zamanda bu membrandan elde edilen berrakmeyve suyu örneği en yüksek renk ve toplam suda çözünür kuru madde sahipken aynı zamanda en düşükbulanıklık değeri ile elma suyu berraklaştırma deneylerinde de en iyi performansı sergilemiştir.Article Nişasta Nanokristali Üretimi ve Karakterizasyonu(2019-12-31) Korkut, Ayşe; Kahraman, KevserBu çalışmada nano malzeme üretimi konusunda doğal ve yenilenebilir bir kaynak olarak son yıllarda oldukça ilgi çeken birhammadde olan nişastadan yüksek kristaliniteye sahip nanokristal üretimi hedeflenmiştir. Bu amaçla buğday nişastası farklı oranlarda$H_2SO_4$ (1:2 ve 1:4 nişasta:asit) ile beş gün boyunca 50℃ sıcaklıkta hidroliz edilmiştir. Hidroliz sonrasında örnekler diyalize tabitutularak safsızlıklar giderilmiş, liyofilize edilerek kurutulmuştur. Elde edilen nişasta nanokristalleri taramalı elektron mikroskobu(SEM) kullanılarak boyut; X-Işını Kırınım Spektroskopisi (XRD) kullanılarak yapı ve kristalinite; Fourier dönüşümlü kızılötesispektrometresi (FT-IR) kullanılarak yapı açısından karakterize edilmiştir. Doğal haldeki buğday nişastası da aynı şekilde karakterizeedilmiş ve hidroliz işleminin yapı, boyut ve kristalinite üzerine etkisi incelenmiştir.SEM görüntüleri incelendiğinde buğday nişastasının boyutlarının 5-10 µm arasında değişim gösterdiği belirlenmiştir. Asit hidrolizisonucunda ise nişasta boyutunun oldukça azaldığı ve 50 nm’nin altına düştüğü gözlenmiştir. Doğal haldeki buğday nişastasıbirbirinden bağımsız granüller halinde iken nişasta nanokristalleri kümeleşmiş halde görüntülenmiştir. XRD desenleri incelendiğindeasit hidrolizi ile elde edilen nişasta nanokristallerin buğdayın tipik X-ışını kırınım deseni olan A-tipi X-ışını kırınım desenini verdiğigözlenmiştir. X-ışını kırınım desenleri yapı açısından incelendiğinde işlem görmemiş doğal haldeki buğday nişastası ile nişastananokristallerin arasında fark görülmese de, bu örneklerin kristalinite indeks değerlerinin farklı olduğu belirlenmiştir. Doğal haldekibuğday nişastasının kristalinite indeks değeri %42,2 olarak belirlenmişken, asit hidrolizi ile üretilen nişasta nanokristallerininkristalinite indeks değerleri daha yüksek bulunmuştur. Düşük oranda asit kullanılarak üretilen nişasta nanokristalinin (1:2) kristaliniteindeks değeri %57,3 iken daha yüksek oranda kullanılarak üretilen nişasta nanokristalininin (1:4) kristalinite indeks değeri %68,5olarak belirlenmiştir. FT-IR sonuçlarına göre ise nişasta nanokristallerin doğal buğday nişastası ile aynı yapıya sahip olduğugözlemlenmiştir.Article Citation - Scopus: 2Investigation of Peroxidase-Like Activity of Flower-Shaped Nanobiocatalyst From Viburnum Opulus L. Extract on the Polymerization Reactions(Turkish Chemical Society, 2024-08-30) Kalayci, Berkant; Kaplan, Naime; Mirioglu, Muge; Dadi, Seyma; Öçsoy, Ismail; Göktürk, ErsenHere, we report the effects of peroxidase-mimicking activity of flower shaped hybrid nanobiocatalyst obtained from Viburnum-Opulus L. (Gilaburu) extract and Cu2+ ions on the polymerization of phenol and its derivatives (guaiacol and salicylic acid). The obtained nanoflowers exhibited quite high catalytic activity upon the polymerization of phenol and guaiacol. The yields and the number average molecular weights of the obtained polymers were significantly high. Due to solubility issue of salicylic acid in aqueous media, polymerization of salicylic acid resulted in very low yields. Free-horseradish peroxidase (HRP) enzyme is known to be losing its catalytic activity at 60 °C and above temperatures. However, the synthesized nanoflowers exhibited quite high catalytic activity even at 60 °C and above reaction temperatures. This provides notable benefits for reactions needed at high temperatures, and it is very important to use these kinds of nanobiocatalysts for both scientific studies and industrial applications. © 2024 Elsevier B.V., All rights reserved.Article Fabrication of Gd2o3/Psf Membranes Via Aqueous Phase Inversion Method(2022-09-28) Uzal, Nıgmet; Gül, Ayse; Arslan, Dilek ŞenolThe purpose of this study was to look into the effect of Gadolinium oxide (Gd2O3) concentration (0.5%, 1%, and 2%) on the performance of newly developed Gd2 O3 /PSF membranes A common phase inversion method was used to create the membranes. Pure water flux and bovine serum albumin (BSA) permeation tests were used to evaluate membrane performance. FTIR and contact angle measurements were used to characterize the membranes that were manufactured. The greatest percentage of BSA rejection was 53%. In this work, the optimum membrane (2% wt Gd2O3/17% wt PSF) successfully demonstrated 53% rejection with filtrate flux for about 8.7 L/m2.h at a pressure of 10 bar.Article Citation - Scopus: 1Ethyl Vinyl Acetate (EVA) Composites With Nanoclays and Boric Acid: Thermal and Mechanical Properties(Turkish Energy, Nuclear and Mining Research Agency, 2025-04-01) Erdem, İlker; Kapçı, Mehmet Fazıl; Avcı, ŞeymaPolimerler pek çok uygulamada kullanılmaktadırlar fakat yanabilir olmaları sorun teşkil etmektedir. Polimerlere yanma dayanımı seramikler gibi (oksitler, hidroksitler, killer, vb.) inorganik malzemeler kullanılarak kazandırılabilir. Bu katkıların ilavesi polimer-inorganik kompozitlerin mekanik özelliklerini de değiştirebilir ki kompozit hazırlamada bu da dikkate alınmalıdır. Bu çalışmada etil vinil asetata (EVA) iki faklı nano-kil (ağırlıkça 20/100 oranına kadar) ve borik asit eklenerek polimerin yanmasında olası gecikme araştırılmıştır. Nano-kil ve BA ilavesinin etkisini belirlemek için saf polimer ve polimer-inorganik kompozitler için mekanik özellikler de belirlenmiştir. Hazırlanan nanokompozitlerin kimyasal yapıları (FT-IR, XRD), ısıl özellikleri (TGA), mekanik özellikleri (çekme testi) ve yanma davranışları değerlendirilmiştir. En yüksek nano-kil içeriğine sahip NC 1.4 örneği en uzun sürede yanmıştır. NC 2 örneğinin diğer örneklerden daha yüksek gerilim dayanımına ve Young katsayısına sahip olduğu bulunmuştur. Nano-killerdeki organik yüzey dönüştürücüler ve BA ilavesi nano-kil/EVA kompozitlerinin ısıl ve mekanik özellikleri üzerinde etkili olmuştur.Article Efficiency of L-DOPA+TiO2 Modified RO Membrane on Salinity Gradient Energy Generation by Pressure Retarded Osmosis(Pamukkale Univ, 2024) Ates, Nuray; Saki, Seda; Gokcek, Murat; Uzal, NigmetHarvesting energy from the salinity gradient of seawater and river water using pressure retarded osmosis (PRO) has been a major research topic of recent years. However, there is a need for efficient PRO membranes that can generate high power density and are pressure resistant, as the performance of current membranes on the market is poor. In this study, specific energy potential of PRO process using LDOPA+TiO2 modified BW30-LE membrane was evaluated on synthetic and real water samples. Polyamide BW30-LE RO membrane was modified by L-DOPA, L-DOPA+0.5 wt% TiO2 and L-DOPA+1 wt% TiO2. The effect of hydraulic pressure and temperature on generation of power density were evaluated for 5, 10, and 15 bar pressures, as well as 10 degrees C, 20 degrees C, and 30 degrees C degrees. The incorporation of TiO2 nanoparticles with L-DOPA increased the water flux by increasing the surface hydrophilicity and roughness of the membrane surface. The maximum specific power was observed as 1.6 W/m(2) for L-DOPA+1 wt% TiO2 modified BW30-LE membrane at 15 bar pressure. Besides, Mediterranean and Aegean, Black Sea water samples were used as draw solution and Seyhan, Ceyhan, Buyuk Menderes, Gediz, Yesilirmak, and Kizilirmak Rivers were used as feed solution. The highest osmotic power density was obtained by using L-DOPA+1 wt% TiO2 modified BW30-LE membrane with Ceyhan River as feed and Mediterranean Sea water as draw solution, which have the highest differences in salinity. In the mixture of Mediterranean and Ceyhan River, the highest power density was obtained at 10 bar pressure at 30 +/- 5 degrees C with 0.70 W/m(2).Article Effects of Dry Particle Coating With Nano-and Microparticles on Early Compressive Strength of Portland Cement Pastes(Tulpar Academic Publishing, 2021-12-16) Yorulmaz, Hediye; Özuzun, Sümeyye; Uzal, Burak; İLkentapar, Serhan; Durak, Uğur; Karahan, Okan; Atis, C. D.It is known that nano-and microparticles have been very popular in recent years since their advantages. However, due to the very small size of such materials, they have very high tendency to agglomeration particularly for nanoparticles. Therefore, it is critical that they are properly distributed in the system to which they are added. This paper investigated the effects of dry particle coating with nano-and microparticles to solve the agglomeration problem. For a clear evaluation, paste samples were preferred to detemine the compressive strength. Nano-SiO<inf>2</inf> and nano-CaCO<inf>3</inf>, microCaCO<inf>3</inf> and micro-SiO<inf>2</inf>, also known as silica fume, were selected as particulate additives. It was studied by the addition of various percentages (0.3, 0.7, 1, 2, 3 and 5%) of nano-and microparticles in cementitious systems, replacing cement by weight with and without dry particle coating. Dry particle coating was made by using a highspeed paddle mixer. Portland cement and additive particles were mixed at 1500 rpm for 30 seconds in high-speed powder mixer designed for this purpose. The 3-day compressive strength of the cement-based samples to which particles were added at the specified rates was determined and the effect of the dry particle coating on the early strength was investigated. According to the results, it was observed that the production of paste with the dry particle coating technique gave higher compressive strength compared to the production of paste directly in early period. Especially with dry particle coating, compressive strength increased more than 100% in paste samples containing 0.3% nano-SiO<inf>2</inf> compared to direct addition without coating. © 2024 Elsevier B.V., All rights reserved.
