TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12573/396

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 11
  • Research Project
    Dalgıç Pompa Uygulamaları için Doğrudan Yol Vermeli Senkron Relüktans Motorunun Tasarım Optimizasyonu ve Gerçeklemesi
    (2023) Tekgun, Burak; Tekgün, Didem; Alan, Irfan
    Günümüzde doğal kaynakların korunması ve enerji maliyetlerinin düşürülmesi için enerji kayıplarının azaltılması ortak bir amaç olarak görülmektedir. Elektrik tahrik sistemlerinin küresel enerji tüketiminin yaklaşık %40?ını oluşturduğu düşünüldüğünde elektrik makinalarının verimlerinin artırılması ile sağlanacak avantajların hem ülke bazında hem de evrensel olarak büyük bir öneme sahip olduğu görülmektedir. Uygulama odaklı olarak bakıldığında yer altından su, petrol vb. çıkarmakta kullanılan pompa motorlarının endüstride kullanılmakta olan motorlar arasında oldukça büyük bir paya sahip olduğu görülmektedir. Özellikle dalgıç pompa uygulamalarında kullanılmakta olan pompa motorları gerek motor tasarım hatalarından, gerekse de yanlış motor-pompa konfigürasyonları seçiminden kaynaklanan hatalar nedeniyle çok düşük verimlerle çalışmaktadır. Sağlamlık, ucuzluk ve doğrudan yol verme gibi özelliklerinden dolayı pompa uygulamalarında genellikle indüksiyon motorları (İM) tercih edilmektedir. Fakat İM?lerin en büyük sorunu özellikle küçük ve orta güçte düşük enerji verimi ile çalışmalarıdır. Doğrudan yol vermeli sürekli mıknatıslı motorlar (DY-SMSM) yüksek güç yoğunluğuna sahip olmaları sebebiyle verimi yükseltmek adına İM?lere uygun bir alternatiftir. Fakat bu makinalarda doğrudan yol verme esnasında mıknatısların demagnetizasyonu ve en önemlisi doğada nadir bulunan mıknatısların kullanımından kaynaklı yüksek maliyet ve dışa bağımlılık sorunları araştırmacıları bu makinalara yeni bir alternatif arayışı içine itmektedir. Bu doğrultuda hem doğrudan yol verme özelliği hem de mıknatıs içermeyen yapısı ile doğrudan yol vermeli senkron relüktans motorlar (DY-SenRM) İM?lere uygun bir alternatif olarak karşımıza çıkmaktadır. En basit tanımla bu tip motorlar çalışma prensibi bakımından relüktans motor ve İM?nin bir kombinasyonudur. DY-SenRM?de makinanın rotoruna uygun şekilde gömülen rotor barları ile doğrudan yol verme özelliği kazandırılırken, İM?lerin aksine rotor bakır kayıpları sürekli rejimde sıfıra indirilmektedir. Dahası SenRM?ler İM?lere kıyasla daha yüksek güç ve moment yoğunluğuna sahiptir. SenRM?lerin dezavantajlarına bakıldığında düşük güç faktörü ile çalışma ve rotordaki açıklıklardan kaynaklı yapısal entegrasyon problemleri göze çarpmaktadır. Bu problemler tasarım aşamasında iyi incelenip gerekli önlemler alınmalıdır. Gerekli olduğu durumlarda nadir element bulundurmayan mıknatısların kullanımı güç faktörü sorununu ortadan kaldırdığı gibi verimi de artırmaktadır. Bu projede dalgıç pompaları için 4 kW gücünde DY-SenRM tasarımı üzerine çalışılacaktır. Özellikle sulama amaçlı üretilen yer altı pompa sistemlerinde en çok tercih edilen 6 inç çapındaki dalgıç pompalarına uygun, yüksek verimli 4 kW gücünde bir DY-SenRM?nin tasarım optimizasyonunun yapılması ve gerçeklemesi amaçlanmaktadır. Optimizasyon algoritması olarak çoklu amaç diferansiyel evrim algoritması, benzerlerine göre öne çıkan hızlı yakınsama ve doğru sonuçlara ulaşma özellikleri göz önüne alınarak seçilmiştir. Tasarlanacak DY-SenRM?nin geçici rejim performansı, senkronize olabilme yeteneği, senkron çalışma performansı ve boyutu optimizasyonda göz önüne alınacak metriklerdir. Bu çalışmanın başarıyla sonuçlanması ile DY-SenRM?nin sadece pompa uygulamaları değil, diğer sabit hız uygulamalarında da düşük verimli İM?lerin yerini alması; dolayısıyla düşük maliyetli, yüksek verimli motor teknolojisinin yaygın hale gelmesi ön görülmektedir.
  • Article
    Tekstil Atıksu Arıtma Tesisinde Nötralizasyon Prosesinin Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi
    (2020) Uzal, Nıgmet; Aydogan, Emel Kızılkaya; Fidan, Fatma Şener
    Although industrial wastewater treatment plants (WWTP) have become an important part of textile facilities in reducing environmental pollution problems, they also produce sludge and various emissions such as high chemical oxygen demand, color and conductivity which have serious negative impacts on the environment. One of the processes with enormous chemical consumption in industrial WWTP of textile facilities is the neutralization process, which aims to adjust the pH of the wastewater. Neutralization processes needed to be optimized in order to determine its overall environmental impacts and then identify the most environmentally appropriate options. The aim of this study is to compare the environmental impacts of carbon dioxide and sulfuric acid, which are two alternative chemicals used in the neutralization process of textile facilities, using Life Cycle Assessment (LCA) approach. The environmental impacts resulting from the use of these two chemicals proposed according to the Reference document on Best Available Techniques (BREF) Document for Textile Industry were revealed by the CML-IA method and the gate-to-gate method. According to the results, using carbon dioxide instead of sulfuric acid, the best improvement was in the abiotic depletion category with 92%, while the least improvement was in the eutrophication potential with 39%. No improvement was observed in the global warming potential and human toxicity impacts.
  • Article
    İleri Ozmoz ile Arıtılmış Evsel Atıksudan Fosfat Geri Kazanımının Değerlendirilmesi
    (2023) Ates, Nuray; Uzal, Nıgmet; Erden, Mehmet Dağhan; Özcan, Özlem
    Küresel nüfus hızla artmaya devam ederken, gıda arzının güvenliğini sağlamak için gübre giderek daha önemli hale gelmektedir. Fosfat (PO4-3), gübrelerdeki ana bileşen olduğundan, alternatif PO4-3 kaynaklarına yönelik arz artmaktadır. İleri ozmoz (FO) prosesi, nütrient konsantrasyonu ve geri kazanımı için umut verici, düşük maliyetli ve düşük tıkanmaya neden olan bir membran prosesi olarak son zamanlarda daha fazla dikkat çekmektedir. Bu çalışmada, ön arıtımı yapılmış evsel atıksulardan PO4-3 geri kazanımında FO prosesinin etkinliği değerlendirilmiştir. FO prosesinin etkinliği, iki farklı konsantrasyonda (1 ve 2 M) iki farklı çekme çözeltisi (MgCl2 ve NaOAc) ve iki farklı geri kazanım oranı (%60 ve %80) kullanılarak araştırılmıştır. FO deneylerinde en yüksek PO4-3 konsantrasyonu, 23,20 mg/L ile %60 geri kazanım oranında ve 2 M MgCl2 çekme çözeltisi konsantrasyonu ile elde edilmiştir.
  • Research Project
    Dalgıç Pompa Uygulamaları İçin Doğrudan Yol Vermeli Senkron Relüktans Motorunun Tasarım Optimizasyonu ve Gerçeklemesi
    (2023) Tekgun, Burak; Tekgün, Didem; Alan, Irfan
    Günümüzde doğal kaynakların korunması ve enerji maliyetlerinin düşürülmesi için enerji kayıplarının azaltılması ortak bir amaç olarak görülmektedir. Elektrik tahrik sistemlerinin küresel enerji tüketiminin yaklaşık %40?ını oluşturduğu düşünüldüğünde elektrik makinalarının verimlerinin artırılması ile sağlanacak avantajların hem ülke bazında hem de evrensel olarak büyük bir öneme sahip olduğu görülmektedir. Uygulama odaklı olarak bakıldığında yer altından su, petrol vb. çıkarmakta kullanılan pompa motorlarının endüstride kullanılmakta olan motorlar arasında oldukça büyük bir paya sahip olduğu görülmektedir. Özellikle dalgıç pompa uygulamalarında kullanılmakta olan pompa motorları gerek motor tasarım hatalarından, gerekse de yanlış motor-pompa konfigürasyonları seçiminden kaynaklanan hatalar nedeniyle çok düşük verimlerle çalışmaktadır. Sağlamlık, ucuzluk ve doğrudan yol verme gibi özelliklerinden dolayı pompa uygulamalarında genellikle indüksiyon motorları (İM) tercih edilmektedir. Fakat İM?lerin en büyük sorunu özellikle küçük ve orta güçte düşük enerji verimi ile çalışmalarıdır. Doğrudan yol vermeli sürekli mıknatıslı motorlar (DY-SMSM) yüksek güç yoğunluğuna sahip olmaları sebebiyle verimi yükseltmek adına İM?lere uygun bir alternatiftir. Fakat bu makinalarda doğrudan yol verme esnasında mıknatısların demagnetizasyonu ve en önemlisi doğada nadir bulunan mıknatısların kullanımından kaynaklı yüksek maliyet ve dışa bağımlılık sorunları araştırmacıları bu makinalara yeni bir alternatif arayışı içine itmektedir. Bu doğrultuda hem doğrudan yol verme özelliği hem de mıknatıs içermeyen yapısı ile doğrudan yol vermeli senkron relüktans motorlar (DY-SenRM) İM?lere uygun bir alternatif olarak karşımıza çıkmaktadır. En basit tanımla bu tip motorlar çalışma prensibi bakımından relüktans motor ve İM?nin bir kombinasyonudur. DY-SenRM?de makinanın rotoruna uygun şekilde gömülen rotor barları ile doğrudan yol verme özelliği kazandırılırken, İM?lerin aksine rotor bakır kayıpları sürekli rejimde sıfıra indirilmektedir. Dahası SenRM?ler İM?lere kıyasla daha yüksek güç ve moment yoğunluğuna sahiptir. SenRM?lerin dezavantajlarına bakıldığında düşük güç faktörü ile çalışma ve rotordaki açıklıklardan kaynaklı yapısal entegrasyon problemleri göze çarpmaktadır. Bu problemler tasarım aşamasında iyi incelenip gerekli önlemler alınmalıdır. Gerekli olduğu durumlarda nadir element bulundurmayan mıknatısların kullanımı güç faktörü sorununu ortadan kaldırdığı gibi verimi de artırmaktadır. Bu projede dalgıç pompaları için 4 kW gücünde DY-SenRM tasarımı üzerine çalışılacaktır. Özellikle sulama amaçlı üretilen yer altı pompa sistemlerinde en çok tercih edilen 6 inç çapındaki dalgıç pompalarına uygun, yüksek verimli 4 kW gücünde bir DY-SenRM?nin tasarım optimizasyonunun yapılması ve gerçeklemesi amaçlanmaktadır. Optimizasyon algoritması olarak çoklu amaç diferansiyel evrim algoritması, benzerlerine göre öne çıkan hızlı yakınsama ve doğru sonuçlara ulaşma özellikleri göz önüne alınarak seçilmiştir. Tasarlanacak DY-SenRM?nin geçici rejim performansı, senkronize olabilme yeteneği, senkron çalışma performansı ve boyutu optimizasyonda göz önüne alınacak metriklerdir. Bu çalışmanın başarıyla sonuçlanması ile DY-SenRM?nin sadece pompa uygulamaları değil, diğer sabit hız uygulamalarında da düşük verimli İM?lerin yerini alması; dolayısıyla düşük maliyetli, yüksek verimli motor teknolojisinin yaygın hale gelmesi ön görülmektedir.
  • Article
    İnşaat Atıklarının Yeraltı Madeni Üretim Boşluklarında Dolgu Malzemesi Olarak Kullanımı
    (2019-12-04) Yılmaz, Ayşe Tekin; Cihangir, Ferdi; Erçıkdı, Bayram
    Bu çalışmada sülfürlü atık yerine ikame olarak %10, %30 ve %50 oranlarında inşaat atığı (İA)kullanılarak hazırlanan çimentolu macun dolgu (ÇMD) numunelerinin 3-28 gün boyunca tek eksenlibasınç dayanımı (TEBD) ve 28 gün sonunda porozite (MIP) testleri yapılarak İA’nın macun dolgumalzemesi olarak kullanımı araştırılmıştır. Kontrol numuneleri %7,5 ve %8,5 bağlayıcı oranındahazırlanırken, İA ikameli ÇMD numuneleri %7,5 çimento oranında hazırlanmıştır. Bulgular, %10 İAikameli ÇMD numunelerinin %7,5 ve %8,5 bağlayıcı oranında hazırlanan kontrol numunelerine kıyasladaha yüksek TEBD ve daha düşük porozite üretirken, daha yüksek oranlarda (%30-50) İA kullanımınındolgunun dayanım ve mikroyapı performansını olumsuz etkilediğini göstermiştir. Ayrıca, 1,0 m3 ÇMDüretiminde bağlayıcı oranı %7,5’e düşürülüp atık malzeme yerine %10 İA ikame edildiğinde %13,22oranında bağlayıcı tasarrufu sağlanmıştır. Sonuç olarak, İA’nın yeraltı üretim boşluklarında ÇMDmalzemesi olarak kullanılabileceği ve yerüstünde oluşabilecek toz, görüntü kirliliği ve depolama alanıyetersizliği vb. problemlerin ortadan kaldırılabileceği/azaltılabileceği öngörülmüştür.
  • Article
    Performance Comparison of Waste Cooking Oil on Coal Slime Flotation With Sunflower Oil and Gas Oil
    (2023-12-31) Hacıfazlıoglu, Hasan; Arslan, Dilek Senol
    This study explores the potential use of waste cooking sunflower oil (WSO) as an eco-friendly collector for coal slime flotation. WSO and coal slime are both wastes and are hazardous to human health and the environment, if not disposed of properly. In this study, co-disposal of the two wastes was investigated; a gas oil (petroleum derived oil) and crude sunflower oil (CSO) were used for collector efficiency comparisons. This study also presents a green, low-cost and environmentally friendly alternative. Kinetic flotation tests were carried out to study the flotation selectivity, flammability and combustible recovery. Contact angle measurements were performed with 3 different oils (CSO, WSO and gas oil) by sessile drop technique to determine the hydrophobicity and surface properties of coal. Fourier-transform infrared (FTIR) spectroscopy was utilized to analyze the chemical composition of both waste oil and coal samples. Keywords: Sunflower oil, waste cooking oil, gas oil, coal slime, flotation
  • Article
    Carbon Dioxide Absorption Using Different Solvents (Mea, Naoh, Koh and Mg(Oh)2) in Bubble Column Reactor
    (2023-06-27) Gul, Ayse; Un, Umran Tezcan
    The aim of this research is to reduce emissions by capturing carbon dioxide in a solution using an absorption method. The absorption capacity, absorption rate, carbon dioxide removal efficiency, and overall mass transfer coefficient of MEA (Monoethanolamin) and alkaline solvents (NaOH, KOH, Mg(OH)2) were investigated using a bubble column gas absorption reactor with counter current flow. The effects of operational parameters such as solvent concentration (0.01, 0.05, and 0.25M) and solvent type were studied. As a result of the study, it was determined that Mg(OH)2 was less effective in capturing CO2 than KOH, NaOH, and MEA. For all solvent types, the total mass transfer coefficient, absorption rate, and CO2 removal efficiency were increased with the increase in the concentration of solvent. The solvent concentration is increased from 0.01 M to 0.25 M to obtain the highest KGa values for MEA, NaOH, and KOH, 3.75 1/min for MEA, 3.70 1/min for NaOH, and 3.93 1/min for KOH.The MEA, NaOH, and KOH absorption rates were maximum at 0.25 M solvent concentrations as 0.19x103 mol/Ls. The maximum CO2 removal efficiencies for MEA, NaOH, and KOH at 0.25 M solvent concentration are greater than 60%. The highest absorption capacity, 0.576 mol CO2/mol MEA, was obtained at a solvent concentration of 0.01M MEA.
  • Article
    Bulanık Çok Kriterli Karar Verme Ortamında Yeşil Tedarikçi Seçimi
    (2019-09-25) Madenoglu, Fatma Selen
    Yasal düzenlemeler ve müşterilerin artan çevre koruma bilinci, işletmeleri tedarik zinciri faaliyetlerini,yeşil tedarikçi zinciri yönetimine uygun olarak çevreye daha az zarar verecek şekilde yapılandırmaya özengösterir hale getirmiştir. Yeşil tedarikçi seçimi, yeşil tedarik zinciri yönetiminde rol alan önemli faktörlerdendir.Yeşil tedarikçi seçiminde ekonomik ve çevresel kriterler birlikte ele alınmaktadır. Yeşil tedarikçi seçimproblemleri belirsizlik içerdiğinden karar vericilerin dilsel ifadelerle görüşlerini belirtebilecekleri bulanık kümeteorisi kullanılmaktadır. Yeşil tedarikçi seçim probleminde, birden fazla alternatif birden fazla kritere göredeğerlendirildiğinden, çok kriterli karar verme yöntemleri bu problemin çözümü için oldukça uygundur. Buçalışmanın temel amacı, nicel verilerin yetersiz olduğu yeşil tedarikçi seçim ortamında, önerilen çözümyöntemini kullanarak yeşil tedarikçi seçimini gerçekleştirmektir. Önerilen modelde, yeşil tedarikçi sıralamasıBulanık TOPSİS, Bulanık Vikor, Bulanık Gri İlişkisel Analiz, Bulanık Aras yöntemleri ile elde edilmiştir.Tedarikçi seçim ve değerlendirme kriter ağırlıkları bulanık SWARA yöntemiyle belirlenmiş ve bilgi kaybınınolmasını önlemek için çok kriterli karar verme problemlerinde de kriter ağırlıkları bulanık sayı olarakkullanılmıştır. Önerilen çözüm modeli, orta ölçekli şehir mobilya üretimi gerçekleştiren bir işletmenin yeşiltedarikçi seçim sürecine uygulanmıştır. Bu uygulama için yapılan hesaplamalar neticesinde dört yöntemden aynıtedarikçi sıralaması elde edilmiştir. Çalışmada kullanılan dört çok kriterli karar verme yönteminin temel vekavramsal özellikleri değerlendirilmiştir. Bu problem için gri ilişkisel analiz yönteminin daha uygun olduğusonucuna varılmıştır.
  • Other
    Barriers in Sustainable Lean Supply Chain Management: Implementation in SMEs
    (Ege Univ, Fac. Economics & Admin. Sciences, 2025-02-04) Kazancoglu, Yigit; Takcı, Ebru; Ada, Erhan
    As the world undergoes significant transformations in various domains, including technology, energy supply and communication, the idea of sustainability has become a significant issue. This study investigates the barriers to Sustainable Lean Supply Chain (SLSC) management within Small and Medium-Sized Enterprises (SMEs) and explores the structural interrelationships among these barriers. A comprehensive literature review was carried out to recognize critical elements relevant to the research topic, resulting in the identification of fifteen specific elements that account for 85% of the barriers in SLSC management. The DEMATEL method was used to evaluate the significance and influence levels of these factors. Furthermore, structured in-depth interviews were conducted with ten experts representing sectors that constitute 85% of the SMEs operating in Kayseri Organized Industrial Zone (OIZ), Turkey, including metal products, furniture, plastic packaging, construction materials, textiles and food. The findings reveal that strategies represent the most significant barrier to SLSC management in SMEs. The barriers were analyzed in two dimensions: influencing and influenced factors. The primary influencing factor identified was laws, standards, regulations, and legislation while the most significant influenced factor was found supply and suppliers. The study concludes with findings and actionable recommendations for practitioners and decision-makers.
  • Article
    Estimation of Economic Costs of Air Pollution From Road Vehicle Transportation in Turkey
    (2023-11-10) Ustaoglu, Eda
    Hava kirliliğinin sosyo-ekonomik ve çevresel etkilerinin değerlendirilmesi, eylem önceliklerini belirlemek için bir temel oluşturan kirlilik kontrol stratejilerinin maliyet-fayda analizi için çok önemlidir. Bu makale, hava kalitesi modelleme, mühendislik ve ekonomiyi birleştiren entegre bir değerlendirme metodolojisi kullanarak karayolu taşımacılığıyla ilgili hava kirleticilerinin neden olduğu toplam dışsal maliyetlerin tahminine odaklanmaktadır. Karayolu taşımacılığından kaynaklanan emisyonların hesaplanmasında emisyon faktörleri ve ulaşım ağı özellikleri kullanılmış olup uluslararası örnek çalışmalardan uyarlanan ekonomik değerleme yaklaşımları takip edilerek Türkiye’deki hava kirliliğinin ekonomik maliyetinin hesaplanmasında kullanılmıştır. Sonuçlar, 2018 yılında Türkiye’de hava kirliliğinin toplam dışsal maliyetinin CO emisyonları için hesaplanan 37,500 avro ile NOx emisyonları için üst sınır olarak hesaplanan 2,686 milyon avro arasında değiştiğini gösterdi. CO2 emisyonlarının sosyal maliyetleri ile ilgili olarak, değerler 31 milyon avro ile 1,427 milyon avro arasında değişmektedir. Bunlardan ilki düşük değerli tahmini, ikincisi ise yüksek değerli tahmini temsil etmektedir. Bulgular karayolu taşımacılığından kaynaklanan emisyonların çevre ve toplum üzerindeki etkisinin Türkiye’de önemli olabileceğini göstermektedir. Bu nedenle, ulaşım emisyonlarını azaltmak ve sosyo-ekonomik refahı sürdürmek için bazı düzenlemeler gereklidir.