TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12573/396

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 62
  • Article
    Dijital Mekânlarda Neo-folklor: Youtube’da Transmedia Anlatım ve Kültürel Aktarım
    (2025-09-28) Şimşek, Mehmet; Turhan, Talha; Seker, Mustafa
    Çalışma, sözlü kültür ürünü olan masalların dijital kültür platformu YouTube’da yeniden üretilme sürecini inceleyerek, geleneksel anlatıcılık pratiklerinin dijital ortamdaki dönüşümünü sistematik olarak analiz etmeyi amaçlamaktadır. YouTube platformunda Türkçe masal anlatımı yapan üç ana kanal seçilmiş, her kanaldan rastgele 5 video seçilerek içerik analiz yapılmıştır. Videolar, anlatıcı profili, izleyici etkileşimi, anlatım teknikleri, mekânsal tasarım ve dijital platform özellikleri kategorileri altında incelenmiştir. Kodlayıcılar arası güvenirlik Cohen’s Kappa katsayısı ile 0,78 olarak hesaplanmıştır. Araştırma bulguları, sözlü kültürden dijital kültüre aktarılan masal anlatıcılığının geleneksel anlatı pratiklerinden önemli farklılıklar gösterdiğini ortaya koymaktadır. Anlatıcı profili açısından profesyonelleşme ve bireyselleşme eğilimi, dijital platformların anlatıcılığı ticari bir faaliyet haline dönüştürdüğünü göstermektedir. İzleyici etkileşimi geleneksel yüz yüze anlatımdan köklü farklılıklar sergilemekte, anlık tepkiler yerini zamana yayılmış yazılı geri bildirimlere bırakmaktadır. Anlatım teknikleri multimedya karaktere bürünmüş, salt söze dayalı anlatım görsel, işitsel ve teknolojik öğelerle desteklenen hibrit bir forma dönüşmüştür. YouTube platformunda üretilen masallar, sözlü kültürün korunması ve geliştirilmesi bakımından fırsatlar sunmakla birlikte, özgün bağlamlarından koparılma riski taşımaktadır. Araştırma, dijital kültürün geleneksel anlatı pratiklerini sadece teknolojik adaptasyon değil, kültürel aktarım süreçlerinin temel dinamiklerinde paradigmatik değişimler yaratarak dönüştüğünü göstermektedir. Bu dönüşüm, kültürel süreklilik ve değişim arasındaki hassas dengenin dikkatli yönetimini gerektirmektedir.
  • Article
    Deprem Anında ve Sonrasında Dönüşebilen Tasarım Önerileri: Günlük Kullanımdan Hayat Kurtaran Birimlere
    (Afet ve Acil Durum Yonetimi Baskanligi (AFAD), 2025-12-30) Özmen, Nihan Muş; Kurtuluş, Vacide Betül
    Depremler, yıkılan binalar ve devrilen eşyalar nedeniyle meydana gelen yaralanmalarla insan hayatını ciddi şekilde tehdit etmektedir. Bu çalışma, mobilyalara kendini kurtarma alanları entegre ederek ezilme yaralanmalarını önlemeyi ve deprem sonrası barınma ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlayan tasarım önerileri sunmaktır. 2022 Güz döneminde Abdullah Gül Üniversitesi Deneysel Tasarım Stüdyosu kapsamında yürütülen çalışma, tanınmış bir mobilya tasarım firmasıyla iş birliği içinde gerçekleştirilmiştir. Öğrenciler hem günlük yaşamda işlevsel hem de afet anlarında acil barınma alanı olarak kullanılabilecek çift amaçlı mobilya tasarımları geliştirmiştir. Projeler, deprem sırasında ve sonrasında kullanılmak üzere iki ana kategoriye ayrılmış; yaşam ve çalışma mekânlarında, dönüşebilir mobilya tasarımlarına odaklanmıştır. Bulgular, işlevsel ve uyarlanabilir tasarımlar yoluyla risk azaltma ve deprem sonrası uyum konularında yenilikçi yaklaşımları ortaya koymaktadır.
  • Article
    Citation - Scopus: 5
    University Librarians’ Perceptions Of Artificial Intelligence, Its Application Areas İn Libraries, And The Future
    (University and Research Librarians Association (UNAK), 2024-12-26) Cuhadar, S.; Mert, S.; Gezer, Ç.; Helvacioğlu, E.; Arus, O.; Aslan, Ö.; Atli, S.; Gurdal, Gultekin; Erken, Mehmet
    Today, libraries are among the institutions affected by changing technology and innovations. The popularization of artificial intelligence (AI) technologies has also begun to transform library services. In this research, a survey was conducted to determine the adjustments that university libraries in Turkey have made and plan to make during the development process of AI technologies and applications, and to identify the services they have developed specific to the relevant period. The survey was carried out with the participation of 111 university library managers from 208 university libraries in Turkey. Through the analysis of the data, the status, knowledge, and awareness levels of university libraries regarding AI technologies and applications were determined, and measures and recommendations were presented to improve deficiencies and weaknesses. This research is the first and most comprehensive study conducted in Turkey by obtaining opinions and suggestions from university library managers on artificial intelligence. The research findings revealed that university libraries use AI applications such as ChatGPT, Gemini, and Grammarly to a certain extent; however, they have needs in developing institutional policies, enhancing personnel competencies, and planning related to AI. © 2024 University and Research Librarians Association (UNAK). All rights reserved.
  • Article
    Popüler Kültürde Sürdürülebilirlik: Çizgi Filmler Üzerinden Bir İletişim Analizi
    (2025-09-30) Aydoğdu, Ceyda Cihan
    Bu çalışma, çocuklara yönelik yerli yapım çizgi filmlerin sürdürülebilirlik iletişimi açısından taşıdığı potansiyeli incelemeyi amaçlamaktadır. Çocukların medya içeriklerinden yoğun biçimde etkilendiği göz önüne alındığında, çizgi filmler sürdürülebilirlik bilincinin erken yaşta kazandırılmasında önemli bir popüler kültür aracı olarak rol oynayabilmektedir. Ancak bu araçların sürdürülebilirlik mesajlarını ne ölçüde ve nasıl içerdiğine dair alanyazında sınırlı sayıda araştırma bulunmaktadır. Bu bağlamda çalışmanın temel problemi, çizgi filmlerin sürdürülebilir kalkınma amaçları (SKA) ve 5P (People, Planet, Prosperity, Peace, Partnership) eksenleri doğrultusunda ne tür iletişim stratejileri benimsediğidir. Araştırmada nitel içerik analizi yöntemi kullanılmış, TRT Çocuk kanalında yayımlanan dört çizgi filmden (Ege ile Gaga, Kaptan Pengu, Su Elçileri, Rafadan Tayfa) sürdürülebilirlik teması içeren 28 bölüm belirlenmiş, bunlardan rastgele seçilen 16 bölüm analiz edilmiştir. Veri toplama süreci tematik kodlama tablosu aracılığıyla yürütülmüş, çözümlemede tematik analiz ve temel düzeyde semiyotik çözümleme bir arada kullanılmıştır. Bulgular, çizgi filmlerde çevresel sürdürülebilirlik temasının baskın olduğunu; barış, ortaklık ve toplumsal sürdürülebilirlik temalarının ise sınırlı düzeyde temsil edildiğini ortaya koymuştur. Ayrıca, çizgi filmlerin popüler kültür yapısı ile eğitici mesajlar arasında kurduğu denge, sürdürülebilirlik iletişimi açısından stratejik bir araç sunmaktadır.
  • Article
    Vekâlet Savaşlarının Teorik Çerçevesi ve Uluslararası Hukuk Açısından Değerlendirilmesi
    (2025) Demir, Levent
    Vekâlet savaşları, doğrudan askerî müdahalede bulunmaksızın, devletler veya devlet dışı silahlı gruplar arasında, genellikle bölgesel veya küresel güç mücadelelerinin bir sonucu olarak meydana gelen silahlı çatışmalar olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu makalede, vekâlet savaşlarının teorik çerçevesi ele alınarak; tanımı, tanımlanma zorluğu, temel unsurları ve sahip olduğu avantaj ve dezavantajları değerlendirilmektedir. Ayrıca, vekâlet savaşlarının uluslararası hukuk açısından genel bir değerlendirmesi yapılmakta; vekâlet savaşları uluslararası sorumluluk hukuku ve Birleşmiş Milletler Antlaşması’nın temel amaç ve ilkeleri bağlamında ele alınmakta, bunun yanı sıra Uluslararası Adalet Divanı önünde incelenmiş uluslararası mahkeme kararlarından yola çıkarak genel bir inceleme ortaya konmaktadır. İncelenecek olan Soykırım Davası ve Nikaragua Davası, devletlerin sorumluluğu ve uluslararası hukuk ihlallerini somut örneklerle ortaya koymaları nedeniyle seçilmiştir. Bir araştırma makalesi olan bu çalışmada durum çalışması yöntemi kullanılmış, alan yazından toplanan veriler doküman analizi yöntemi ile ele alınmıştır. Bu çalışmada, vekâlet savaşlarının devletler için ciddi avantajlar sağladığı, ancak bazı dezavantajları da beraberinde getirdiği görülmüştür. Uluslararası hukuk açısından ise, vekâlet savaşlarına ilişkin net bir tavrın bulunmadığı görülmektedir. Bu belirsizlik, devletlerin bu tür çatışmalara katılımında hukuki sorumluluklarının belirlenmesini zorlaştırmaktadır.
  • Article
    Kimlik ve Laiklik Ekseninde Sol Bir Arayış: Barış Partisi
    (2025-06-29) Karataş, Murat; Solak, Yeter
    Türkiye’de 1990'lar, siyasal çalkantılar ve toplumsal dönüşümlerin belirginleştiği, ülke tarihinin dönüm noktalarından biri olmuştur. Bu dönem, katliamlar, faili meçhul cinayetler ve siyasi yapının parçalanması gibi travmatik olaylarla şekillenirken, aynı zamanda siyasal İslam’ın yükselişi ve Kürt sorununun dramatik gelişmeleri de toplumsal dinamikleri derinden etkilemiştir. Alevî kökenli vatandaşlar, bu kaotik siyasi ortamdan büyük ölçüde etkilenmiş, özellikle Gazi Mahallesi olayları ve Sivas katliamı gibi trajik hadiseler, Alevî toplumu üzerinde kalıcı izler bırakmıştır. Bu olaylar, Alevîlerde siyasete karşı bir güvensizlik ve korku duygusunun yanı sıra, kendilerini siyasal yapı içinde koruma ve daha etkili bir biçimde var olma ihtiyacını da tetiklemiştir. Alevîlerin, siyasal alanda varlıklarını pekiştirme çabaları, Barış Partisi’nin ortaya çıkışına zemin hazırlamıştır. Barış Partisi, 1990'ların siyasal ortamında Alevî kimliği ve laiklik anlayışının birleşiminden doğan bir siyasi hareket olarak şekillenmiştir. Parti, dönemin toplumsal ve siyasal koşulları ışığında, Alevîlerin özgürlük, kimlik ve laiklik taleplerinin bir arada dile getirilmesi için bir platform sunmuştur. Bu bağlamda Barış Partisi’nin kuruluşu, yalnızca Alevîlerin siyasal alandaki etkinliklerini artırma amacını taşımamış, aynı zamanda Türkiye’nin 1990’lar siyaseti ve Alevî toplumu açısından önemli bir dönemin izlerini taşıyan bir örnek olmuştur. Bu hareketin gelişimi ve toplumsal etkileri, dönemin siyasal atmosferiyle ilişkili olarak Alevîlerin siyasal katılımının nasıl şekillendiğini anlamak açısından önemli bir inceleme alanı oluşturmaktadır.
  • Article
    Citation - Scopus: 1
    Kayseri İlindeki Bazı Tarihi Eserlerde Bozunma Etkilerinin Tahribatsız Deney Yöntemleriyle Değerlendirilmesi
    (TMMOB Chamber of Geological Engineers, 2025-06-11) Akin, Mutluhan; Akin, Muge; Akgül, Muhammed Kamil
    İç Anadolu’da önemli bir yerleşim merkezi olan Kayseri, farklı dönemlerden günümüze kadar gelen birçok tarihi esere ev sahipliği yapmaktadır. İlin farklı bölgelerinde özellikle yoğun yerleşimin bulunduğu alanlarda, Selçuklu Dönemi’ne ait 12. ve 14. yüzyıllar arası yapılmış çok sayıda cami, kümbet ve medrese türü tarihi esere rastlamak mümkündür. Kültürel miras niteliğindeki bu eserler çoğunlukla yakın çevrede yoğun olarak bulunan farklı renk ve dokudaki ignimbirit türü kaya malzemesi kullanılarak inşa edilmişlerdir. Genel olarak düşük dayanıma sahip ve su etkilerine karşı hassas olan bu ignimbiritler zaman içerisinde atmosferik etkenler, hava kirliği, vandalizm vb. gibi olaylar sonucunda bozunmakta ve ilksel özelliklerini kaybetmektedirler. Bu çalışmada Kayseri il merkezindeki Roma ve Selçuklu dönemlerine ait tarihi eserler ile bu eserlerde zaman içinde meydana gelen bozunma etkileri incelenmiştir. Bozunma etkilerinin gözlemsel olarak incelenmesinin yanı sıra, eserlere herhangi bir zararı bulunmayan tahribatsız deney yöntemlerinden İğne Penetrometresi, Schmidt Çekici ve P-dalga hızı deneylerinden faydalanılmıştır. Bunun yanı sıra, bozunmuş ignimbirit bloklarına ait yerinde deneylerle belirlenen değerler, aynı malzemeye ait taze örneklerin fiziko-mekanik özellikleri ile karşılaştırılmıştır. Yapılan değerlendirmeler sonucunda tarihi eserlerin taban bölümlerinde özellikle kılcallık sebebiyle pullanma ve kavlaklanma türü bozunmaların geliştiği ve ignimbiritlerin bu bölümlerde dayanımlarını önemli ölçüde kaybettiği tespit edilmiştir. İncelenen kümbetlerin bazılarına uygulanan iyileştirme çalışmalarında ise kümbetlerin çevresinde bulunan yüzey suyu drenajlarının yeterli ölçüde yapılamadığı ve yağmur ile biriken suların tarihi eserlerin daha fazla bozunmasına sebep olduğu saptanmıştır. Kültürel miras olarak değerlendirilen bu tarihi yapıların korunup gelecek nesillere aktarılması amacıyla, ignimbirit yapılarının yüzeysularına karşı duyarlılığı dikkate alınarak tarihi kümbetlerin çevresinde su drenajı iyileştirme çalışmaları yapılması önerilmektedir.
  • Article
    Zaman Pencereli Araç Rotalama Problemleri İçin Kümeleme Temelli Klonal Seçim Algoritması
    (2023-12-31) Özmen, Mihrimah; Kolukısa, Burak; Dedeturk, Bilge Kagan
    Günümüzde doğal felaketlerin sayısı artmakta, daha sık yaşanmakta ve bu afetler, insan hayatını derinden etkilemektedir. Depremler, sel olayları ve salgınlar gibi doğal felaketlerin yol açtığı tahribatla başa çıkmak oldukça zordur. Türkiye'de gerçekleşen 6 Şubat depremi 11 ili etkileyerek yaklaşık 14 milyon insanı mağdur etmiştir. Deprem sonrası yol, köprü, tünel ve demiryolu gibi ulaşım altyapıları işlevsiz hale gelebilmekte ve alternatif rotaların hızla belirlenmesi zorlaşabilmektedir. Deprem sonrası yardım dağıtım faaliyetlerinde, araç rotalama problemleri (ARP) ile çözüm üretilebilir. ARP, çok sayıda müşteriye hizmet vermek amacıyla bir araç filosunu optimize eden kombinatoryal bir optimizasyon ve tam sayılı programlama problemidir. Zaman pencereli araç rotalama problemi (ZP-ARP) belirli zaman ve kapasite kısıtları altında en düşük maliyetle rotaların belirlenmesini amaçlar. Bu çalışmada, ZP-ARP için Kümeleme Temelli Klonal Seçim Algoritması (KSA) önerilmektedir. K-ortalama ve K-ortalama++ algoritmaları kullanılarak algoritmanın başlangıç çözüm kümesi iyileştirilmiş ve ardından KSA ile ZR-ARP için sonuçlar elde edilmiştir. Deneyler, ARP algoritmalarının sınanmasında literatürde sıklıkla kullanılan Solomon C1 ve R1 veri setleri üzerinde gerçekleştirilmiş olup, çeşitli problemler için sonuçları alınmıştır. Deney sonuçlarına göre, kümeleme algoritması ile başlangıç çözümü elde edilmesi, KSA’nın sonuçlarını iyileştirdiği ve KSA’ nın yerel optimuma takılmasını önlediği görülmüştür.
  • Article
    Yeşil Tedarikçi Seçim Problemi İçin Hedef Programlama ve Gri İlişkisel Analiz Yöntemi
    (2020-03-25) Madenoglu, Fatma Selen
    Amaç – Yeşil tedarikçi seçim problemi, yeşil tedarik zinciri yönetiminde stratejik öneme sahip olanve içerisinde birden fazla ve birbiriyle çelişen kriteri bulunduran çok kriterli karar verme problemiolarak değerlendirilmektedir. Problemin stratejik önemi nedeniyle de işletme hedeflerinidestekleyecek doğrultuda en uygun tedarikçilerle çalışmak, işletmelerin rekabetçi durumu içinhayati önem taşımaktadır. Bu durumda da karar vericiler problemlerine en uygun olan çözümyöntemlerini kullanmayı istemektedirler. Bu çalışmada yeşil tedarikçi seçim problemine önerilençözüm yönteminde, karar grubunun ve belirlenen tedarikçi seçim kriterlerinin ağırlıklandırılmasıve çok kriterli karar verme yöntemleriyle en uygun tedarikçinin belirlenmesi amaçlanmıştır.Yöntem – Çalışmada, bir üretim işletmesinin yeşil tedarikçi seçim problemine önerilen modelde,grup hiyerarşisi ve kriter ağırlıkları SWARA yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. En uygun alternatiftedarikçinin belirlenmesinde çok kriterli karar verme yöntemlerinden olan gri ilişkisel analiz (GİA)ve hedef programlama yöntemleri uygulanmıştır.Bulgular – İki yöntemden elde edilen sonuçlardan en uygun tedarikçinin aynı olduğu görülmüştür.Yeşil tedarikçi seçim kriter ağırlıklarının eşit olduğu varsayılarak yöntemler uygulandığında GİAyönteminde sonuç değişmezken, hedef programlama yönteminde sonuç değişmiştir.Tartışma – Birden fazla ve çelişen amacın olduğu çalışmada sunulan yeşil tedarikçi seçim problemiiçin, grup hiyerarşisi ve kriter ağırlığının SWARA yöntemi ile belirlenerek en uygun tedarikçininbelirlenmesinde hedef programlama yönteminin kullanıldığı yaklaşım daha uygundur. Yaklaşımmevcut durumda değişiklik olduğunda yeni duruma ve şartlara uygun sonuçlar sunabilmektedir.
  • Article
    YSA Kullanılarak Mamogramlardan Dokusal Öznitelik Tabanlı Meme Kanseri İlgi Bölgesi Sınıflandırılması
    (2020-12-29) Taşdemir, Sena Büşra Yengeç; Tasdemir, Kasim; Aydin, Zafer
    Radyoloji uzmanlarının mamografi görüntülerine bakarak yaptığı meme kanseriteşhislerinde tip bir hata oranı yüzde otuzlara kadar çıkmaktadır. Kanserin teşhisbaşarısını artırmak adına bu çalışmada uzmanlara yardımcı olacak yeni birBilgisayar Yardımlı Teşhis sistemi, kanserli ve normal dokuyu ayırt etmek içinönerilmektedir. Önerilen sistemde kontrast limitli histogram eşitleme (CLAHE)yöntemiyle iyileştirilen görüntülerin iki boyutlu parçacık dönüşümlerinden (2B–DWT) Haralick ve HOG öznitelikleri çıkarılmıştır. Özniteliklerin sayısını azaltmasıiçin temel bileşenler analizi (PCA) algoritması kullanılmıştır. Seçilen öznitelikler çokkatmanlı algılayıcı (MLP) mimari yapısına sahip yapay sinir ağına (YSA) girdi olarakverilmiştir. Çok katmanlı algılayıcı üzerinde Adam eniyileme yapıldığında %81tespit doğruluğu yakalanmıştır. Ayrıca, diğer bir çok temel makine öğrenmesi vederin öğrenme yöntemleri denenerek karşılaştırma sonuçları detaylı olaraksunulmuştur. Sınırlı sayıda veri kümesi kullanıldığında transfer öğrenim kullanılsadahi derin öğrenme yöntemlerinin tespit başarısı azalmıştır. Buna karşılık doğru önişleme, öznitelik seçilimi ve makine öğrenmesi yaklaşımları kullanıldığı zamangeleneksel bilgisayarlı görü yöntemleri daha başarılı sonuçlar vermiştir