TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12573/396
Browse
13 results
Search Results
Other Toplumsal İnşacı Yaklaşım ve Avrupa Bütünleşmesinin Açıklanmasına Katkılar(2015) Büyüktanır, DeryaSocial constructivist approach attained an important place within international relations discipline after 1980 s. Constructivism focuses on social ontological elements such as inter-subjective meaning, norms, rules, institutions, discourse and communicative action. By this way it prevents these constructivist qualifications to be degraded to epistemological matter and also constitutes a starting point for the researches carried out on the European integration. Because, analyzing interaction between the subjects and social impacts shall assist to find the answers of the questions how and why European integration came to the current situation, to a great extent. Explaining this process within the scope of social constructivist approach rather than the integration theory shall provide to take many issues into consideration without getting far from the rational point of view.Publication Düzeltme(2026) Solak, Yeter; Karataş, MuratAlternatif Politika dergisinin 2025 yılında yayımlanan 17. cilt, 2. sayısında yer alan; Yeter Solak ve Murat Karataş tarafından kaleme alınan “Kimlik ve Laiklik Ekseninde Sol Bir Arayış: Barış Partisi” başlıklı makalenin kaynakça bölümünde maddi hatalar tespit edilmiştir. Yazarlar, önceki düzeltme sürecinde bazı eser künyelerinde sehven maddi hatalar yapıldığını beyan etmektedir. Makalenin kaynakçasında yer alan ve künye bilgisi hatalı olan eserler şunlardır: Bozkurt, Fuat (2005), Aleviliğin Siyasal Serüveni (İstanbul: Su Yayınları). Celasun, Ali Haydar (1995), Alevîlik Bir Sır Değildir (İstanbul: Ceylan Ofset). Ertan, Mehmet (2017), “Barış Partisi’nin Siyasal Söylemi”, Modern Türkiye Araştırmaları Dergisi, 14 (1): 226–240. Ertan, Mehmet (2018), “Türkiye’de Alevi Siyaseti”, Uluslararası İlişkiler Dergisi, 15(2): 215–240. İlgili eserlerin doğru künye bilgisi aşağıdaki gibidir: Bozkurt, Fuat (1993), Aleviliğin Toplumsal Boyutları (İstanbul: Tekin Yayınevi). Cilasun, Ali Haydar (1995), Alevîlik Bir Sır Değildir (İstanbul: Belge Yayınları). Ertan, Mehmet (2017), Aleviliğin Politikleşme Süreci (İstanbul: İletişim Yayınları). Ertan, Mehmet (2018), “Eşitlik ve Farklılığı Bir Arada Düşünmek: Alevilerin Eşit Yurttaşlık Talebi”, Altınbaş Üniversitesi II. Küresel Eşitsizlik Konferansı, 16–25 Mayıs 2018.Article The Exception to Legislative Immunity for “Cases Subject to Article 14 of the Constitution as Long as an Investigation Has Been Initiated Before the Election” as a Problem of Democracy(2025) Ekinci, BaşakAnayasa’nın 83. maddesine göre yasama dokunulmazlığının istisnasını oluşturan “seçimden önce soruşturmasına başlanılmış olmak kaydıyla Anayasa’nın 14. maddesine giren durumlar”, istisnanın kötüye kullanılmasını kolaylaştıran bir belirsizlik içermektedir. Anayasa Mahkemesi, hukuk devleti ilkesinin bir gereği olan öngörülebilirlik kriterini taşımayan bu kuralın mevcut haliyle uygulanmasının seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkını ihlal edeceğine karar vermiştir. Mahkemenin bu istisnaya yönelik içtihadı, yasama organına bu istisnanın kapsamını ve uygulamasında göz önünde bulundurulması gereken kriterleri belirleme yükümlülüğü de yüklemiştir. Ancak bu çalışmada, söz konusu istisnanın demokratik hukuk devleti ilkesi açısından yarattığı risklerin istisnanın daha detaylı düzenlenmesiyle ortadan kaldırılamayacağı ileri sürülmüştür. Çalışmanın önerdiği çözüm, bu istisnanın Anayasa’nın 83. maddesinden çıkarılmasıdır. Zira yasama dokunulmazlığının amacı, işlevi ve sınırları Türkiye bağlamında ele alındığında istisnanın sadece seçim sonrasına değil seçim öncesi siyasal alana da keyfi müdahaleyi mümkün kıldığı ve böylece demokratik hukuk devleti ilkesine ciddi şekilde zarar verme potansiyeli taşıdığı açığa çıkmaktadır.Research Project GEAKDES: Gerçek Zamanlı Deprem Afet / Süreç Yönetimi İçin Yapay Zekâ Temelli Akıllı Karar Destek Sistemi(2024) Dedeturk, Bilge Kagan; Özmen, Mihrimah; Yüksel, Muhammed Burak; Akin, Muge; Ozcan, OrkanDepremler, dünya genelinde sıkça görülen ve ciddi etkiler yaratan doğal felaketlerdir. Modern teknoloji, özellikle sismik olarak aktif bölgelerde, gerçek zamanlı sismik ölçümlerle hızlı müdahale imkanı sağlar. Deprem sonrası hızlı ve doğru hasar tespiti, acil yardım ve kurtarma operasyonlarının etkin yönetilmesini sağlar. Depremlerin dünya çapında ekonomik ve insan kayıpları büyük boyutlardadır, özellikle sismik olarak aktif bölgelerde tehdit oluşturur. Bina güçlendirme çalışmaları ve afet önleme planları, toplumların depremlere karşı direncini artırabilir. Makine öğrenimi ve yapay zeka, depremle ilgili konularda önemli uygulamalara sahiptir. Bu teknolojiler, deprem hasar tahmini, sismik aktivite tahmini ve bina güçlendirme stratejilerinde kullanılır. GEAKDES projesi, bütünleşik bir afet karar destek sistemi sunmaktadır. Gerçek zamanlı makine öğrenmesi algoritmaları, deprem hasar tahminini bina, deprem, zemin gibi karakteristik özelliklerden elde ederek gerçekleştirmektedir. Bu bilgiler, uydu görüntü analizleri ile birleştirilerek daha yüksek doğrulukla deprem hasar tahmini yapılmasını sağlamaktadır. Ayrıca, deprem sonrası yardım ihtiyaçlarını tespit ederek lojistik ağ modeli çalıştırılmakta ve yardım rotaları belirlenmektedir. Proje kapsamında geliştirilen Maliyet Duyarlı Paralel ABC-ANN ve Maliyet Duyarlı Paralel GA algoritmaları, deprem hasar tahmininde yüksek doğruluk ve hızlı eğitim süreleriyle dikkat çekmektedir. Sentinel-2 ve Sentinel-1 uydu görüntüleri kullanılarak deprem sonrası hasar tespiti yapılmış, optik görüntülerle bina yıkımları, SAR görüntüleriyle zemindeki değişiklikler belirlenmiştir. Bu bilgilerin entegrasyonuyla %91 doğruluk elde edilmiştir. Açık kaynaklı Sentinel-1 SAR uydu görüntülerinin kullanımı, makine öğrenmesi yöntemlerine entegre edilerek deprem kaynaklı hasarın anlaşılmasına katkı sağlamıştır. GEAKDES, hasar tahmin bilgilerini kullanarak deprem bölgesi yardım ulaştırma planlamasına yönelik lojistik ağı modellemektedir. MM-CSA yaklaşımıyla rotalar hesaplanmış ve İkame Ürün Stratejisi ile pilot bölgelerde yardım dağıtım rotaları belirlenmiştir. Proje, elde edilen bilgi ve deneyimleri paylaşarak insanlığın faydalanmasını amaçlamaktadır.Article Türkiye ve Birleşik Krallık’ta Grevde Kaybolan İşgünü Sayısının Ücret Üzerindeki Etkisi(2019) Ünal, Emre; Köse, NezirBu çalışmada, Türkiye ve Birleşik Krallık için ücret üzerinde enflasyon veekonomik büyümenin yanı sıra grevde kaybolan işgünü sayısının uzun ve kısadönem etkileri 1963-2015 dönemlerini kapsayan yıllık zaman serisi verilerikullanılarak Engle-Granger Eşbütünleşme Analizi ve Hata Düzeltme Modeliçerçevesinde incelenmiştir. Elde edilen bulgular, her iki ülkede de enflasyonunhem kısa hem de uzun dönemde, ekonomik büyümenin ise sadece kısadönemde ücretin belirleyicisi olduğunu göstermiştir. Ayrıca grevde kaybolanişgünü sayısının ücreti uzun dönemde pozitif yönde etkilediği buna karşın kısadönemde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin olmadığı bulunmuştur.Article Bölünmüş toplumlarda anayasa yargısı: İsrail Yüksek Mahkemesi kararları ışığında İsrail’de vatandaşlığın sınırları(2024) Celebi, Mehmet Celil; Celebi, Gulce TarhanThis article examines the role of high courts in defining the boundary between national identity and the citizens in divided societies, with an emphasis on the decisions of the Israeli Supreme Court. In the context of Israel's division along religious and ethnic lines, the article explores how the courts influence the definition of national identity and citizenship, and how this process unfolds. By analyzing critical decisions of the Israeli Supreme Court through discourse analysis, the article concentrates on discrimination cases on Jewish identity and Israeli Arabs. Additionally, it discusses the inadequacy of decisions determining equal citizenship rights for Israeli Arabs and the impact of 'Fundamental Law'-the law that states that Israel is a Nation-State of the Jewish People, on the Israeli Supreme Court. This article emphasizes the central role of the judiciary in constructing national identity in divided societies.Article AKP’nin Suriyeli Göçmen Söylemini Türkiye’nin Jeopolitik Senaryosuyla Birlikte Okumak(2020) Balkılıç, Özgür; Lloyd, Fatma Armağan TekeAlthough AKP employed an open door policy in dealing with Syrian refugee crisis, the way that it shaped its discursive lexicon is puzzling. AKP’s discourse does not easily overlap with familiar theories and practices of international migration. Rather for AKP, this crisis was an indication of a broad range problems in the international system, extending from the categorization of migrants to the problems of morality and leadership. As such, Turkey’s geopolitical script might provide analytical insights to comprehend AK’s seemingly confusing and extended discourse. Specifically, this article focused on two themes in this discourse. First, AKP has utilized a religious based definition of “guest” to refer to Syrian migrants rather than any statuses specified in official regulations. Second, AKP reads the Syrian refugee crisis as a repercussion of larger political and moral crises of the international system, in which it demarcates a leadership role for Turkey.Research Project GEAKDES: Gerçek Zamanlı Deprem Afet / Süreç Yönetimi İçin Yapay Zekâ Temelli Akıllı Karar Destek Sistemi(2024) Dedeturk, Bilge Kagan; Özmen, Mihrimah; Yüksel, Muhammed Burak; Akin, Muge; Ozcan, OrkanEEEAG - Elektri̇k, Elektroni̇k Ve Enformati̇k Araştirma Destek GrubuArticle Kimlik ve Laiklik Ekseninde Sol Bir Arayış: Barış Partisi(2025-06-29) Karataş, Murat; Solak, YeterTürkiye’de 1990'lar, siyasal çalkantılar ve toplumsal dönüşümlerin belirginleştiği, ülke tarihinin dönüm noktalarından biri olmuştur. Bu dönem, katliamlar, faili meçhul cinayetler ve siyasi yapının parçalanması gibi travmatik olaylarla şekillenirken, aynı zamanda siyasal İslam’ın yükselişi ve Kürt sorununun dramatik gelişmeleri de toplumsal dinamikleri derinden etkilemiştir. Alevî kökenli vatandaşlar, bu kaotik siyasi ortamdan büyük ölçüde etkilenmiş, özellikle Gazi Mahallesi olayları ve Sivas katliamı gibi trajik hadiseler, Alevî toplumu üzerinde kalıcı izler bırakmıştır. Bu olaylar, Alevîlerde siyasete karşı bir güvensizlik ve korku duygusunun yanı sıra, kendilerini siyasal yapı içinde koruma ve daha etkili bir biçimde var olma ihtiyacını da tetiklemiştir. Alevîlerin, siyasal alanda varlıklarını pekiştirme çabaları, Barış Partisi’nin ortaya çıkışına zemin hazırlamıştır. Barış Partisi, 1990'ların siyasal ortamında Alevî kimliği ve laiklik anlayışının birleşiminden doğan bir siyasi hareket olarak şekillenmiştir. Parti, dönemin toplumsal ve siyasal koşulları ışığında, Alevîlerin özgürlük, kimlik ve laiklik taleplerinin bir arada dile getirilmesi için bir platform sunmuştur. Bu bağlamda Barış Partisi’nin kuruluşu, yalnızca Alevîlerin siyasal alandaki etkinliklerini artırma amacını taşımamış, aynı zamanda Türkiye’nin 1990’lar siyaseti ve Alevî toplumu açısından önemli bir dönemin izlerini taşıyan bir örnek olmuştur. Bu hareketin gelişimi ve toplumsal etkileri, dönemin siyasal atmosferiyle ilişkili olarak Alevîlerin siyasal katılımının nasıl şekillendiğini anlamak açısından önemli bir inceleme alanı oluşturmaktadır.Article Türkiye’nin 1970’li Yılları ve Milliyetçi Cephe Hükümetleri(2022-10-24) Karataş, MuratTürkiye’nin 1970'li yılları, Cumhuriyet dönemi siyasî tarihinin en buhranlı yıllarından birisi olma özelliği taşır. “Ara Rejim” şeklinde bir askeri vesayetin yaşandığı dönemin ilk yıllarında ortaya çıkan partiler üstü hükümet modeli ülkenin temel sorunlarını çözemediği gibi bunların daha da kronik bir durum kazanmasına sebep oldu. Ara Rejim dönemini bitiren 1973 seçimleri Bülent Ecevit liderliğindeki Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) zaferiyle sonuçlandı. Uzun uğraşılar sonunda CHP – MSP koalisyon hükümeti tarihi yanılgıyı ortadan kaldırma iddiasıyla kuruldu. Bu hükümetin dış politikadaki en önemli çıkışı Kıbrıs Barış Harekâtı (1974) oldu. CHP lideri Ecevit’in Kıbrıs zaferini sandıktan tek başına iktidar olma yolunda kullanarak koalisyonu bozması ülkeyi yeni bir sürece soktu. Türkiye güçlü bir hükümetin olmadığı bu süreçte bir yandan ABD’nin askeri ve ekonomik ambargosu gibi dış kaynaklı problemlerle boğuşurken, bir yandan da yüksek enflasyon, anarşi, yolsuzluk ve yoksulluk gibi iç problemlerle karşı karşıya kaldı. Siyasî cepheleşmenin/kutuplaşmanın sık sık gündeme geldiği 1970’li yılların ikinci yarısındaki en önemli gelişmelerden birisi de Milliyetçi Cephe adıyla tanınan koalisyon hükümetleri oldu. Bu dönemde merkez solu temsil eden CHP’ye karşı siyasi yelpazenin sağında yer alan milliyetçi-muhafazakâr partilerin güç birliği şeklinde ifade edilen Milliyetçi Cephe Hükümetleri iki kez kuruldu. Bu hükümetlerin ilki Mart 1975 – Haziran 1977 tarihleri arasında, ikincisi ise Temmuz 1977 – Ocak 1978 tarihleri arasında Türkiye'yi yönetti. Birinci Milliyetçi Cephe Hükümeti; Adalet Partisi (AP), Cumhuriyetçi Güven Partisi (CGP), Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), ve Mili Selamet Partisi (MSP)'den oluşurken, İkinci Milliyetçi Cephe Hükümeti ise AP, MHP ve MSP üçlüsünün bir araya gelmesiyle oluştu. Dönemde AP’nin Kasım 1979 – 12 Eylül 1980 tarihleri arasında tek başına iktidar olduğu MHP ve MSP tarafından desteklenen hükümet kerhen/örtülü Milliyetçi Cephe Hükümeti olarak nitelendi. Demirel 12 Mart 1971’de iktidardan uzaklaştırılmasına rağmen 1970’li yıllarda açık ya da örtülü şekilde oluşturduğu Milliyetçi Cephe Hükümetleri ile dönemin en uzun süreli koalisyonunu kurarak ülkeyi yönetti. Bununla birlikte Milliyetçi Cephe Hükümetlerini oluşturan partilerin önceliklerinin farklılığı dönemde iç politikada ekonomik, siyasi ve sosyal sorunların çözülememesine neden oldu. Dış Politikanın konuları ise Kıbrıs Meselesi ve bunun çevresinde oluşan ABD’nin silah ambargosu, Ege Sorunu, Türkiye-AET ilişkilerinin yeniden düzenlenmesi oldu. Makalede Milliyetçi Cephe Hükümetleri ve uygulamaları döneme ait basın örnekleri ve araştırma inceleme eserlerden faydalanılarak analiz edilecektir.
