TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12573/396
Browse
5 results
Search Results
Article İleri Ozmoz ile Arıtılmış Evsel Atıksudan Fosfat Geri Kazanımının Değerlendirilmesi(2023) Ates, Nuray; Uzal, Nıgmet; Erden, Mehmet Dağhan; Özcan, ÖzlemKüresel nüfus hızla artmaya devam ederken, gıda arzının güvenliğini sağlamak için gübre giderek daha önemli hale gelmektedir. Fosfat (PO4-3), gübrelerdeki ana bileşen olduğundan, alternatif PO4-3 kaynaklarına yönelik arz artmaktadır. İleri ozmoz (FO) prosesi, nütrient konsantrasyonu ve geri kazanımı için umut verici, düşük maliyetli ve düşük tıkanmaya neden olan bir membran prosesi olarak son zamanlarda daha fazla dikkat çekmektedir. Bu çalışmada, ön arıtımı yapılmış evsel atıksulardan PO4-3 geri kazanımında FO prosesinin etkinliği değerlendirilmiştir. FO prosesinin etkinliği, iki farklı konsantrasyonda (1 ve 2 M) iki farklı çekme çözeltisi (MgCl2 ve NaOAc) ve iki farklı geri kazanım oranı (%60 ve %80) kullanılarak araştırılmıştır. FO deneylerinde en yüksek PO4-3 konsantrasyonu, 23,20 mg/L ile %60 geri kazanım oranında ve 2 M MgCl2 çekme çözeltisi konsantrasyonu ile elde edilmiştir.Article Comparative Life Cycle Assessment of the Environmental Impacts of Precast Concrete and Brick Walls(2022) Uzal, Nıgmet; Gülçımen, SedatSon yıllarda, yapı malzemelerinin ve bileşenlerinin çevresel etkilerinin değerlendirilmesine artan bir ilgi vardır. Bu çevresel etkiler göz önünde bulundurularak, kullanıcı ihtiyaçlarının karşılanması ve çevresel etkilerin en aza indirilmesi için uygun yapı malzemelerinin ve teknolojisinin seçimi çok önemlidir. Bu çalışmanın amacı, Yaşam Döngüsü Değerlendirmesi (YDD) metodolojisini kullanarak beşikten kapıya yaklaşımıyla prekast beton duvar ve tuğla duvar üretiminin çevresel etkilerini karşılaştırmaktır. Bu çalışmada, ISO 14040 ve 14044 standardlarına göre SimaPro 9.2 yazılımı kullanılarak YDD uygulanmıştır. Yaşam döngüsü etki değerlendirmesi için CML-IA baseline yöntemi ve Ecoinvent veri tabanı kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlar, abiyotik tükenme ve deniz suyu ekotoksisitesi hariç tüm etki kategorilerinde tuğla duvarın prekast beton duvardan daha iyi çevresel performansa sahip olduğunu ortaya koymuştur. Prekast beton ve tuğla duvarın m2 başına küresel ısınma potansiyeli sırasıyla 2.35E+02 kg CO2 eq. ve 2.10E+02 kg CO2 eq. olarak hesaplanmıştır.Article Çevresel, Sosyal ve Ekonomik Kriterler Dikkate Alınarak MABAC Yöntemi ile En Uygun Konut Kredisi Sağlayıcısının Belirlenmesi(2023) Fidan, Fatma ŞenerTürkiye'de bankacılık sektörü, aktif büyüklüğü ile en önemli sektörlerden biri olup sektörün en büyük aktif kalemi olan kredilerdir. Küresel yasal düzenlemeler ve artan rekabet nedeniyle bankalar mevcut konumlarını koruyabilmek için ekonomik faktörlerin yanı sıra çevresel ve sosyal faktörleri de göz önünde bulundurmak zorundadırlar. Bu nedenle bu çalışmada, bankalar tarafından sağlanan konut kredisinin ekonomik değerlendirmesinin yanı sıra çevresel ve sosyal kriterleri de dikkate alınarak değerlendirilmesi için bir Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) problemi ortaya konulmuştur. Literatürde elde edilen kriterlerle Türkiye'de yerleşik 7 bankanın bütünleşik değerlendirmesinde Çok Nitelikli Sınır Yakınlaştırma Alanı Karşılaştırması (MABAC) metodu kullanılmıştır. Elde edilen sıralama da Ziraat Bankası birinci, İş Bankası ikinci ve Vakıfbank üçüncü sırada yer almıştır.Research Project Alçaltıcı/Yükseltici DC/DC/AC Eviricilerle Yüksek Performanslı Anahtarlamalı Relüktans Motoru Sürücü Sistemi Tasarımı ve Gerçeklemesi(2021) Yasa, Yusuf; Boynuegrı, Alı Rıfat; Tekgun, Burak; Alan, IrfanDespite the fact that the switched reluctance machines (SRM) were invented in the mid-1800s, their potential was not realized until the invention of power semiconductor switches in the 1960s. Starting with the invention and development of the semiconductor technology, SRMs became widespread in industrial applications. Their simple structure, low manufacturing cost, and ruggedness made them a viable solution for many applications. Traditionally, an SRM is driven with the drives that two semiconductor switches and two diodes for each phase to process the constant DC bus voltage and excite the phases respectively. The rise and fall time of the phase currents are mainly dependent on the DC bus voltage. This results in a shorter excitation time by considering the current fall time; therefore, torque ripple is increased, and the total torque production is reduced. In this project, the objective is to develop an SRM drive, unlike the conventional SRM drives the proposed SRM drive controls the phase voltages with current controlled DC/DC converters to regulate the required excitation current and change its polarity with a full-bridge inverter. Each phase of the proposed SRM drive is formed as modular single-phase driver that consists of a DC/DC converter and a full-bridge inverter. The main feature that differentiates the proposed drive from the conventional drive is the DC/DC converter that controls the excitation current by bucking and boosting its output voltage. In order to generate positive torque, it is required to rapidly bring the phase current to zero just before the complete alignment of the rotor and stator poles by applying negative voltage. In this case, the full bridge inverter changes its polarity and DC/DC converter`s output value is boosted to bring the current to zero in the fastest way. Therefore, not only the machine performance is improved. Moreover, the switching loss is reduced by having high frequency switching only on the DC/DC converter stage, which will increase the total efficiency of the system. It is foreseen that the proposed SRM drive will lead to the possible AC motor drive and renewable energy developments, which will reduce the downtime significantly and support sustainability.Research Project Alçaltıcı/Yükseltici Dc/Dc/Ac Eviricilerle YüksekPerformanslı Anahtarlamalı Relüktans Motoru Sürücü Sistemi Tasarımı Ve Gerçeklemesi(2021) Yasa, Yusuf; Boynuegrı, Alı Rıfat; Tekgun, Burak; Alan, IrfanProjede önerilen ARM sürücüsü her bir fazı bir DC/DC dönüştürücü ve bir tam-köprü evirici içeren modüler yapıda sürücülerden oluşmaktadır. Önerilen sürücü yapısını geleneksel ARM topolojilerinden ayıran özelliği DC/DC dönüştürücü devresinin proje kapsamında geliştirilecek kontrol algoritmasıyla kontrol edilmesidir. Geliştirilecek algoritma sayesinde, makinanın faz sargılarının ihtiyaç duyduğu akım dalga şekli DC/DC dönüştürücü ile sağlanabilmektedir. Tork üretiminin pozitif olabilmesi için stator ve rotor kutuplarının tam hizalandığı andan kısa bir süre önce negatif gerilim uygulanarak, faz akımının hızlı bir şekilde kesilmesi gerekmektedir. Bu durumda ise gerilim önerilen devredeki tam-köprü devresi yardımıyla tersine çevrilerek ve DC/DC dönüştürücünün çıkış gerilimi en yüksek seviyesine getirilerek, akımın hızlı şekilde sıfıra inmesi sağlanacaktır. Böylelikle, önerilen yöntem sayesinde makinanın performansının artacağı, tork salınımının minimuma ineceği ve sadece DC/DC çevirici katında yüksek frekanslı anahtarlama olduğundan anahtarlama kayıplarının azalmasıyla, yüksek verimin sağlanacağı öngörülmektedir. Proje; • Tek fazlı sürücülerin ihtiyaç duyulan güç değerine göre tasarımının yapılmasını, • Sürücülerin donanımlarının geniş bant aralıklı yarıiletken anahtarlar ile gerçeklemesini, • Motorun faz sayısı kadar tek fazlı sürücünün birlikte çalıştırılabilmesi için kontrol algoritmasının geliştirilmesini, • Bir anahtarlamalı relüktans motorunun geliştirilen kontrol algoritması ile yüksek performanslı kontrolünün yapılmasını, hedeflemektedir. Önerilen ARM sürücü sisteminin özgün değer ve özgün katkı sağlayacak özelliklerini şu şekilde sıralayabiliriz. • Motor sargılarına uygulanan gerilimin yükseltilebilir olması faz akımının kontrolünü hızlandırarak açma kapama anlarında akımın daha hızlı yükselmesine ve sıfıra inmesine olanak sağlamaktadır. Dolayısıyla, fazlar arasındaki komütasyon esnasında meydana gelen yüksek tork salınımlarının azaltılması ve ortalama torkun artırılması mümkün olmaktadır. • Sabit DC giriş voltajı ile ulaşılabilecek en yüksek hız değeri, önerilen sürücünün giriş geriliminden daha yüksek gerilimleri çıkışında üretebilmesinden dolayı artacaktır. Böylece motor daha geniş bir hız aralığında çalışabilecektir. • Önerilen sürücü geleneksel sürücüden daha verimli çalıştığından motorun tork-hız-verimlilik grafiğinde yüksek verim elde edilen alan genişleyecektir. Böylece ARM sürücü, daha geniş bir çalışma aralığında yüksek verime ulaşacaktır.
