TR-Dizin İndeksli Yayınlar Koleksiyonu
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12573/396
Browse
3 results
Search Results
Article Sinema ve Televizyonda Ofis Mekânının Evrimi(2021) Asiliskender, Burak; Özmen, Nihan MuşKapitalizm ile birlikte fabrikaların ortaya çıkmasıyla ev ve iş birbirinden ayrılmış, çalışma mekânı ortaya çıkmıştır. Kapitalizmin ilk yıllarında bu çalışma mekânı, maddi emeğin iş dünyasında yoğun olarak kullanıldığı üretim sahası olmuştur. İlerleyen yıllarda evrak işlerinin artması ve fabrikalardaki seri üretimde insan emeğinin yerini makinelerin almaya başlamasıyla yeni bir iş gücü olan maddi olmayan emek ortaya çıkmıştır. Bu yeni iş gücünün çalışma mekânı artık üretim sahası değildir. Böylelikle bu yeni iş gücünün ihtiyacını karşılamaya yönelik yeni bir mekân olan ofis ortaya çıkmıştır. Maddi olmayan emeğin çalışma alanı olan ofisler, 1900’lü yılların başlarından bu yana çeşitli şekillerde evrilmiştir. Küreselleşme ile ortaya çıkan mobilitenin bir sonucu olarak, insanlar çalışma mekânı olarak sadece ofisleri değil, kafe ve havaalanları gibi çeşitli yerleri de kullanmaya başlamışlardır. Böylece ofis kavramı zamanla daha esnek hale gelmiştir. Artık cevap bulunması gereken bazı sorular vardır. “Bugünün mobil çağından başlayarak, çalışma mekânı gelecekte nasıl olacak? Ofis adı verilen bir çalışma mekânı olacak mı? Bu soruları referans alan bu çalışma, yıllar boyunca yaşanan değişimler üzerinden bir perspektif çizmek için ofis mekânının evrimine odaklanmaktadır. Bu kapsamda ilk olarak, kapitalist üretime dayanan çalışma alanının ortaya çıkışına değinilmiştir. Daha sonra, çalışma mekânının evrimi tarihsel olarak analiz edilmiş ve ofis mekânlarını içeren film ve dizilerin yardımıyla bu evrim görselleştirilmiştir. Ayrıca, gelecekteki yaşam tarzı ve çalışma hayatı hakkında bir bakış açısı oluşturmak için gelecek senaryolu film ve diziler incelenmiştir. Son olarak, gelecekteki ofis mekânları için esnek ve mobil çalışanların ihtiyaçlarına cevap verebilecek önerilerde bulunulmuştur.Article Deprem Anında ve Sonrasında Dönüşebilen Tasarım Önerileri: Günlük Kullanımdan Hayat Kurtaran Birimlere(Afet ve Acil Durum Yonetimi Baskanligi (AFAD), 2025-12-30) Özmen, Nihan Muş; Kurtuluş, Vacide BetülDepremler, yıkılan binalar ve devrilen eşyalar nedeniyle meydana gelen yaralanmalarla insan hayatını ciddi şekilde tehdit etmektedir. Bu çalışma, mobilyalara kendini kurtarma alanları entegre ederek ezilme yaralanmalarını önlemeyi ve deprem sonrası barınma ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlayan tasarım önerileri sunmaktır. 2022 Güz döneminde Abdullah Gül Üniversitesi Deneysel Tasarım Stüdyosu kapsamında yürütülen çalışma, tanınmış bir mobilya tasarım firmasıyla iş birliği içinde gerçekleştirilmiştir. Öğrenciler hem günlük yaşamda işlevsel hem de afet anlarında acil barınma alanı olarak kullanılabilecek çift amaçlı mobilya tasarımları geliştirmiştir. Projeler, deprem sırasında ve sonrasında kullanılmak üzere iki ana kategoriye ayrılmış; yaşam ve çalışma mekânlarında, dönüşebilir mobilya tasarımlarına odaklanmıştır. Bulgular, işlevsel ve uyarlanabilir tasarımlar yoluyla risk azaltma ve deprem sonrası uyum konularında yenilikçi yaklaşımları ortaya koymaktadır.Article Urban Layers and Living Spaces: The Evolution of Housing in Kayseri(2025-08-30) Asiliskender, Burak; Özmen, Nihan MuşThis study examines the transformation of housing in Kayseri as a case through which to understand broader processes of urbanization, modernization, and socio-spatial change in Turkey. Once defined by inward-oriented courtyard houses constructed from local materials—reflecting values of privacy and communal life—Kayseri’s domestic architecture has undergone significant transformation across four historical periods: the pre-Republican era, the early Republican period, the post-1950 expansion, and the post-1980 neoliberal era. Each phase reflects a distinct interplay between national policy directives, global urban trends, and local adaptations. Early Republican reforms introduced Western-oriented architectural ideals by promoting detached houses and low-rise apartments. This trajectory accelerated in the post-1980 period when neoliberal policies prioritized high-rise residential development driven by private capital and speculative investment, often at the expense of cultural continuity and human-scale urban design. Employing an interdisciplinary methodology, this research integrates archival analysis, oral histories, spatial observations, and visual documentation. Drawing on architecture, sociology, and history, it investigates how built forms mediate tensions between tradition and modernity, memory and transformation, and local identity and state ideology. With its long-standing strategic and cultural significance, Kayseri provides a compelling case for examining how urban development is shaped by structural forces and lived experience. The study argues that the housing transformation in Kayseri is not a linear progression, but a contested and layered process shaped by evolving economic structures, governance models, and cultural logic. By combining textual, visual, and experiential knowledge, the research offers a deeper understanding of how domestic space reflects and constructs shifting urban realities.
