Projeler

Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12573/5139

Browse

Search Results

Now showing 1 - 10 of 46
  • Research Project
    COVID-19 Döneminde Uzaktan Yüksek Öğrenim: Nicel ve Nitel Analiz
    (2020) Demirtaş, Burak Kağan; Türk, Umut; Lloyd, Fatma Armağan Teke; Bengu, Elif
    Bu projede COVID-19 pandemisine karsı bir tedbir olarak Türkiye?de 16 Mart 2020 tarihinde baslatılan uzaktan egitim faaliyetlerinin nitel ve nicel analizi yapılmıstır. Arastırmanın disiplinlerarası yapısına uygun olarak, zengin bir veri seti elde edilip, standart ve gelismis ekonometrik teknikler kullanılmıstır. Bunlara ek olarak neden-sonuç iliskisini kurmak amacıyla gelistirilmis modern deneysel ekonomi dizaynı ve nitel arastırma araçlarından yararlanılmıstır. Proje çalısması ilk bölümünde yüz yüze ve pandemi sürecinde uzaktan egitim modelleri ögrenci çıktıları açısından karsılastırılmıstır. Ikinci bölümünde asenkron ve senkron egitim biçimlerinin ögrenci basarısına etkileri arastırılmıstır. Son olarak odak grubu çalısması ile ögrenci ve egitmenlerle görüsülmüstür. Pandemi sürecindeki uzaktan egitim ve yüz yüze egitim çıktıları karsılastırıldıgında, ögrenci çıktıları açısında bir basarı düsüsü olmadıgı gözlenmistir. Bununla birlikte basarıyı belirleyen faktörlerin bu süreçte farklılık gösterdigi ampirik olarak ortaya koyulmustur. Bulgular genis bir örneklemi kapsayan bir anket çalısması ile desteklenmis, nicel arastırma ile gözlenmesi mümkün olmayan ve pandemi sürecindeki uzaktan egitimde ögrenci deneyimlerini anlamak açısından önemli görülen bilgiler, odak grup çalısması ile elde edilmistir.
  • Research Project
    COVID-19 Döneminde Uzaktan Yükseköğrenim: Nicel ve Nitel Analiz
    Proje bir devlet üniversitesi örneği üzerinden, Covid-19 olağanüstü durumu ile birlikte başlatılan uzaktan eğitim faaliyetlerinin öğrencilerin başarı ve motivasyonları üzerine etkisinin incelenmesidir. Çalışmada 13 Mart 2020 öncesi yüz yüze gerçekleşen öğretim yöntemi çıktıları ile 23 Mart 2020 tarihinde başlayan uzaktan öğretim yöntemlerinin çıktılarının ekonometrik modeller aracılığıyla karşılaştırılması yapılmıştır.
  • Research Project
    Farklı Yöntemler ile Laboratuvar Ortamında Modellenerek İyileştirilen Organik Zeminlerin Nümerik Yöntemlere Bağlı Olarak Değerlendirilmesi
    Geoteknik mühendisliğinde problemli zemin türleri arasında yer alan organik zeminler; düşük taşıma kapasitesi ve yüksek deformasyon özelliğine sahiptir. Geoteknik mühendisliğinde yumuşak zemin sınıfına giren organik zeminler ülkemizde yaygın alanlarda bulunur. Literatürde yapılmış olan çalışmalar, araziden alınan örselenmiş organik zemin numuneleri kullanılarak laboratuvarda hazırlanmış numuneler üzerinde yürütülmüştür. Bu nedenle bu tür yaklaşımların zemin davranışının arazideki koşulları doğru yansıtmadığı bilinmektedir. Bu durum dikkate alınarak proje kapsamında tasarımı tarafımızca yapılan 75 cm X 75 cm X 45 cm ve 100 cm X 75 cm X 45 cm boyutlarına sahip kasalar kullanılarak alınan organik zemin numuneleri alınmıştır. Tasarlanan laboratuvar tipi jet grout ünitesi yardımıyla bu kasalarda üretilen alkali aktif uçucu kül katkılı jet grout kolonlar, geleneksel ve geosentetik sargılı taş kolonlar tekil ve grup kolon şeklinde üretilerek, organik zemin taşıma gücü üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Ayrıca, yükleme yapılan model deneyler Plaxis 3D programı yardımıyla analiz edilmiş ve deney sonuçları ile karşılaştırılmıştır.
  • Research Project
    Biyonik Elin Faaliyete Hazırlanmasında Kaldırılacak Cisme Dair Ağırlık Algısının Beyin Sinyalleriyle Belirlenmesi
    (2022) Ulutabanca, Halil; Altindis, Fatih; Unal, Ramazan; Yilmaz, Bulent; Sarrafıkhosrowshah, Mahsa
    The upper extremity prostheses vary due to the patient?s articulation level and the methods used to move them. There are prostheses that are either cosmetic, or that work with shoulder movement (mechanical), or controlled by myoelectronic and electroencephalography (EEG) signals. However, intuitive and unnatural control of the prosthesis places a great mental burden on the user. In this project, the aim is to develop a system to improve the control of the bionic hand prosthesis by using EEG and EMG signals together, by making use of the user's visual weight perception. With this system, it is aimed to reduce the physical and mental burden/discomfort patients may experience while using a mechanical prosthesis. The preconditioning of the prototype hand to be produced is provided by evaluating the weight of the objects seen by the patients to the extent that the brain perceives them visually. In this way, the force exerted by the patient on the shoulder while holding the object will decrease and the mental load will be alleviated. For this purpose, EEG and electromyography (EMG) signals of the subjects were taken and processed, and then a real-time implementation was developed. In the first stage, a study was conducted that aimed to operate the prosthesis by using the motor intention waves of the prosthesis users and the classification success of the machine learning approaches (detection of the intention to activate the prosthesis) was examined by taking EEG data from 30 healthy participants. In the second stage, EEG and EMG signals of 31 healthy participants were recorded synchronously while reaching for the object, lifting the object and leaving the object in the starting position. After the features of these signals were determined, it was determined that the object was heavy, medium weight or light using various classification approaches. In parallel with biosignal processing studies, prosthetic hand and wrist designs and three- dimensional prints were obtained. It is aimed to use the shoulder movement to open and close the prosthetic hand, and to control the wrist stiffness, to process the biosignals and drive a tiny motor with high torque with the automatic decision produced. In addition, the characterization of the prosthesis was made. As a result of the classification of the multi-channel EEG signals from 20 healthy individuals with Fourier-based synchrosequeezing transform (FSST) and singular value decomposition (SVD) approaches by extracting features, the goal was to control the stiffness of the wrist part of the prosthesis. As a result, it was possible for the system to detect the weight of the object the user sees while employing the prosthesis and to precondition the prosthesis according to this weight when they want to hold and move that object.
  • Research Project
    Farklı Yöntemler Ile Laboratuvar Ortamında Modellenerek İyileştirilen Organik Zeminlerin Nümerik Yöntemlere Bağlı Olarak Değerlendirilmesi
    Geoteknik mühendisliğinde problemli zemin türleri arasında yer alan organik zeminler; düşük taşıma kapasitesi ve yüksek deformasyon özelliğine sahiptir. Literatürdeki çalışmalara göre organik zeminlerin farklı zemin iyileştirme yöntemlerinden olan geosentetiklerle güçlendirilmiş taş kolonlar ve jet grout kolon teknikleri ile iyileştirilmesine yönelik olarak henüz çalışılmadığı gözlemlenmiştir. Buna bağlı olarak bu proje kapsamında Kayseri Organize Sanayi Bölgesi (KOSB) ile Serbest Bölge temel zeminlerinde yer alan organik türdeki zeminlerin (i) geleneksel ve geosentetiklerle güçlendirilmiş taş kolonlar ve (ii) alkali aktif uçucu kül katkılı jet grout kolon oluşturma yöntemleri ile laboratuvar ortamında modellenerek iyileştirilmesi ve deneyler sonucunda elde edilecek parametrelerin sayısal ortamda modellenmesi ve karşılaştırılmasını hedeflemektedir.
  • Research Project
    Alçaltıcı/Yükseltici Dc/Dc/Ac Eviricilerle YüksekPerformanslı Anahtarlamalı Relüktans Motoru Sürücü Sistemi Tasarımı Ve Gerçeklemesi
    (2021) Yasa, Yusuf; Boynuegrı, Alı Rıfat; Tekgun, Burak; Alan, Irfan
    Projede önerilen ARM sürücüsü her bir fazı bir DC/DC dönüştürücü ve bir tam-köprü evirici içeren modüler yapıda sürücülerden oluşmaktadır. Önerilen sürücü yapısını geleneksel ARM topolojilerinden ayıran özelliği DC/DC dönüştürücü devresinin proje kapsamında geliştirilecek kontrol algoritmasıyla kontrol edilmesidir. Geliştirilecek algoritma sayesinde, makinanın faz sargılarının ihtiyaç duyduğu akım dalga şekli DC/DC dönüştürücü ile sağlanabilmektedir. Tork üretiminin pozitif olabilmesi için stator ve rotor kutuplarının tam hizalandığı andan kısa bir süre önce negatif gerilim uygulanarak, faz akımının hızlı bir şekilde kesilmesi gerekmektedir. Bu durumda ise gerilim önerilen devredeki tam-köprü devresi yardımıyla tersine çevrilerek ve DC/DC dönüştürücünün çıkış gerilimi en yüksek seviyesine getirilerek, akımın hızlı şekilde sıfıra inmesi sağlanacaktır. Böylelikle, önerilen yöntem sayesinde makinanın performansının artacağı, tork salınımının minimuma ineceği ve sadece DC/DC çevirici katında yüksek frekanslı anahtarlama olduğundan anahtarlama kayıplarının azalmasıyla, yüksek verimin sağlanacağı öngörülmektedir. Proje; • Tek fazlı sürücülerin ihtiyaç duyulan güç değerine göre tasarımının yapılmasını, • Sürücülerin donanımlarının geniş bant aralıklı yarıiletken anahtarlar ile gerçeklemesini, • Motorun faz sayısı kadar tek fazlı sürücünün birlikte çalıştırılabilmesi için kontrol algoritmasının geliştirilmesini, • Bir anahtarlamalı relüktans motorunun geliştirilen kontrol algoritması ile yüksek performanslı kontrolünün yapılmasını, hedeflemektedir. Önerilen ARM sürücü sisteminin özgün değer ve özgün katkı sağlayacak özelliklerini şu şekilde sıralayabiliriz. • Motor sargılarına uygulanan gerilimin yükseltilebilir olması faz akımının kontrolünü hızlandırarak açma kapama anlarında akımın daha hızlı yükselmesine ve sıfıra inmesine olanak sağlamaktadır. Dolayısıyla, fazlar arasındaki komütasyon esnasında meydana gelen yüksek tork salınımlarının azaltılması ve ortalama torkun artırılması mümkün olmaktadır. • Sabit DC giriş voltajı ile ulaşılabilecek en yüksek hız değeri, önerilen sürücünün giriş geriliminden daha yüksek gerilimleri çıkışında üretebilmesinden dolayı artacaktır. Böylece motor daha geniş bir hız aralığında çalışabilecektir. • Önerilen sürücü geleneksel sürücüden daha verimli çalıştığından motorun tork-hız-verimlilik grafiğinde yüksek verim elde edilen alan genişleyecektir. Böylece ARM sürücü, daha geniş bir çalışma aralığında yüksek verime ulaşacaktır.