Siyasi bilimler ve Uluslararası İlişkiler / Political Science and International Relations
Permanent URI for this collectionhttps://hdl.handle.net/20.500.12573/212
Browse
4 results
Search Results
Article TÜRKİYE GÖÇ VE MÜLTECİ POLİTİKASININ DIŞ POLİTİKA EKSENİNDE DEĞERLENDİRİLMESİ: 2000-2017(Rasim Özgür Dönmez, 2019) Teke-Lloyd, Fatma Armagan; Lloyd, Fatma Armağan TekeMakalenin amacı, 2000-2017 yılları arasında Türkiye’nindeğişen göç ve mülteci politikasını dış politikanın birizdüşümü olarak değerlendirmektir. Makalenin argümanı,Türkiye’nin göç ve mülteci politikası 2000-2011 tarihleriarasında Avrupa Birliği (AB)’ne üyelik modeline çerçevesindedönüştüğü iken, 2011-2017 arası göç politikası/söylemindekidönüşümüm temel hedefi Avrupa ve Ortadoğu’da siyasimanevra alanını genişletmek olmuştur. Buna ilaveten, budönemde Türkiye’nin dış politikada yaşadığı süreciAvrupalılaşma (Europeanization) ve Avrupa’dan uzaklaşma(de-Europeanization) olarak değerlendirir. Avrupalılaşmaolarak tanımlanabilecek, 2000-2011’i kapsayan dönemdeTürkiye, AB’nin ‘güvenlikçi’ sınır politikalarına bazen adapteolmuş, bazen ise AB’nin eleştirilerine rağmen ‘esnek’ göçpolitikasına devam etmiştir. Buradaki siyasi sürecin dinamiği,Türkiye’nin AB üyeliğine inancı doğrultusunda şekillenmiştir.2011 yılından itibaren ise, Avrupa’dan uzaklaşma dediğimizsürece girilmiş ve Ahmet Davutoğlu’nun Ortadoğu’da hamilikiddiası ve AB ile bozulan ilişkiler çerçevesinde göç politikası farklılaşmıştır. Sonuç olarak, AB üyeliği girişimleri, ikiliilişkilerdeki gerilimler yüzünden sekteye uğramış ve reformlaraskıya alınmıştır. Suriye göçmen krizi ise, uluslararasısiyasetteki dengeleri değiştirerek, AB’yi Türkiye ile yenidenişbirliği kurmaya mecbur bırakmıştır.Article FEMINIST ETHICS OF CARE AND ITS IMPORTANCE FOR SOME NORMATIVE QUESTIONS IN INTERNATIONAL POLITICS(Işıl BAYAR BRAVO/Hamdi BRAVO, 2018) Teke-Lloyd, Fatma Armagan; Lloyd, Fatma Armağan TekeThis article reviews some of the contributions that the feminist ethics of care framework has made to the study of ethics. Although ethics of care framework has raised a successful critique of the masculunist bias inhering within the prominent Western moral theories, some feminist scholars have maintained a critical attitude towards care ethics because of its tendency to essentialize emotions of feminine caring. In reviewing these different feminist approaches to the study of ethics, the article argues that in thinking about the questions of war and justice in international realm, both care ethicists and its critique could be utilized for a more fruitful understanding of the ethical dimensions of our actions.Article Beyond Illegality: The Gendered (In-)Securities of Illegal Armenian Care Workers in Turkey(Ankara Üniversitesi KASAUM, 2018) Teke-Lloyd, Fatma Armagan; Lloyd, Fatma Armağan TekeIn the migration literature, there has been a shift of interest from studying exclusionary policies ofstates that result in the criminalization of ‘illegal’ migrants towards more subtle forms of incorporation.In this paper, I will examine such as migration regime imposed upon illegal Armenian migrant careworkers, which is characterized by the conditional acceptance of illegality rather than by strictpunishments and deportation. Within this context, Armenian migrant care workers are caught in a legallimbo of belonging and non-belonging. The paper argues that the terms of belonging and nonbelongingare traversable normative-legal categories negotiated by everyday actors in a way that oftencrisscross gender and class hierarchies. Migrant women could become more acceptable if they complywith certain gendered expectations and norms of work while at the same time could easily becomedeportable. At the same time, this article demonstrates that this legal limbo increases the genderedvulnerabilities and labour precarity in women’s everyday lives.Article Proximity or Directional Model of Voting for the Turkish Voter?(2024) İnan, Murat; Akdağ, Gül ArıkanOy verme davranışı oldukça karmaşık bir politik davranış türüdür. Bu nedenle seçmenlerin belirli bir politik parti ya da adaya neden oy verdiklerini anlamak karmaşık modeller geliştirmeyi gerektirir. 1957 yılında, Modelini Hottelings ve Smithies'in modelleri üzerine kuran Anthony Downs, siyasi partilerin ve adayların ideolojik ve meseleler üzerindeki konumlarının tek boyutlu bir alanda ifade edilebileceğini savunmuştur. Belirli bir konudaki politik fikirlerin bu şekilde ifade edilebileceğini ileri sürmek bir yandan son derece indirgemeciyken, diğer yandan ise analitik açıdan son derece pratikti. Partileri, adayları ve seçmenleri konumlarına göre tek boyutlu bir alana yerleştirmek zamanı için devrim niteliğinde bir fikirdi ve parti, aday ve seçmenlerin ideolojik ve meseleler üzerindeki konumlarının her bir ülke içinde veya ülkeler arasında karşılaştırılmasına yardımcı olmuştur. Parti rekabetinin uzamsal modelleri olarak adlandırılan bu modeller zaman içinde daha da geliştirilmiş ve oy verme davranışını anlamayı kolaylaştırmıştır. Halihazırda parti rekabetinin uzamsal modelleri seçmenlerin ideolojik konumlarını parti ideolojik konumlarıyla ilişkilendiren iki başlıca rakip modele sahiptir. Basitçe, yakınlık modeli, seçmenlerin siyasi alanda kendilerine en yakın ideolojik pozisyona sahip parti veya adaylara oy vereceklerini önerirken, yön modeli ise seçmenlerin ideolojik yelpazenin kendi tarafında fakat kendilerinden daha uç noktada ancak belirli bir kabul edilebilirlik bölgesi içerisinde bulunan parti veya adaylara oy vereceklerini önermektedir. Bu araştırma, bu iki oy verme modelinin Türk seçmeni için uygulanabilirliğini test etmeyi amaçlamaktadır. Mevcut literatürde Nispi Temsil Sistemlerinde (NTS) yakınlık modelinin oy verme davranışını açıklamak için daha uygun bir araç olduğunun önerilmesinden ötürü, Türkiye uzun süredir kullandığı NTS seçim sistemiyle ilginç bir örnek teşkil etmektedir. Bu gerekçeyle, NTS’nin geçerli seçim sistemi olarak kullanıldığı Türkiye’de seçmen davranışının yön modelinden çok yakınlık modeli ile açıklanacağını önermekteyiz. Araştırmamız Türkiye'deki dört büyük siyasi partinin, Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ve Halkların Demokrasi Partisi (HDP), seçmenlerine ilişkin Karşılaştırmalı Seçim Sistemleri Araştırması (CSES) verilerini analiz etmektedir. Bağımlı ve bağımsız değişkenler arasındaki ilişkileri ortaya çıkarmak için bir dizi Çoklu Doğrusal Regresyon Analizleri yapılmıştır. Her bir seçmen için her bir siyasi partinin partiyi sevmesevmeme şeklinde ifade edilen parti kabulü, her analizde bağımlı değişken olarak ayrı ayrı kullanılmıştır. Konu mesafesi ve konu skaler çarpımı, sırasıyla yakınlık ve yön modelleri için formülleri temsil eden temel bağımsız değişkenler olarak kullanılmıştır. Ayrıca eğitim, yaş, cinsiyet ve gelir de klasik kontrol değişkenleri olarak alınmıştır. İstatistiki modellerin açıklama güçlerinin karşılaştırması, MacDonald ve meslektaşlarının bulgularının aksine, Türkiye'de oy verme davranışını açıklamada yakınlık modelinin yön modelinden daha uygun bir araç olduğunu göstermiştir. Makro-politik bir bakış açısıyla bakıldığında bu bulgu, Westholm'un (1997) NTS’lerinde yakınlık modelinin oy verme davranışını açıklamada daha uygun bir araç olduğu önerisini doğrulamaktadır. Ancak ifade edilmelidir ki, kesin sonuçlar için çok ülkeli karşılaştırmalı analizlere ihtiyaç bulunmaktadır.
