Araştırma Çıktıları | TR-Dizin | WoS | Scopus | PubMed
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.12573/393
Browse
Browsing Araştırma Çıktıları | TR-Dizin | WoS | Scopus | PubMed by Language "tr"
Now showing 1 - 20 of 182
- Results Per Page
- Sort Options
Article 3D Sampling of K-Space With Non-Cartesian Trajectories in MR Imaging(Gazi Univ, Fac Engineering Architecture, 2025) Dundar, Mehmet Sait; Gumus, Kazim Z.; Yilmaz, BulentThis study presents an innovative approach to 3D k-space sampling in MR imaging using non-Cartesian concentric shell trajectories. The method involves 32 concentric shells of varying radii, allowing for rapid data acquisition through undersampling techniques. Simulations using IDEA software demonstrate that this approach can fill the k-space in less than one second, a significant time reduction compared to traditional FLASH sequences that can take 3-4 minutes. The concentric shell model enhances imaging efficiency by minimizing artifacts and ensuring uniform k-space filling, leading to higher resolution and faster scans. This technique shows promise for clinical applications, particularly in dynamic imaging scenarios such as acute stroke and pediatric radiology, where speed and precision are critical. As illustrated in Figure A, the concentric shell trajectories enable uniform k-space filling, significantly reducing scan times and improving image quality. These results are based on the simulations conducted with IDEA software.Research Project Adaptation of Guar Bean (Cyamopsis Tetragonoloba L.Taub.) to Different Regions of Turkey for Grain Yield and Gum Traits(2020) Erol, Elif; Akan, Kadir; Kökten, Kağan; Akçura, Mevlüt; Kahraman, Kevser; Kara, Burhan; Kara, RukiyeProje ile ülkemizin farklı çevre koşullarında tane verimi ve sakız içeriği yönünden uygun olan sakız fasulyesi genotiplerinin geliştirilmesi, sakız fasulyesi için en uygun çevrelerin tespit edilmesi, elde edilen sakızın teknolojik özelliklerinin belirlenmesi ve sakız alındıktan sonra kalan posanın yem özelliklerinin incelenmesi hedeflenmiştir. Materyal olarak Hindistan ve Pakistan?dan temin edilen popülasyonlar içerisinden Çanakkale sulu koşullarında 2011?2015 yılları arasında teksel seleksiyon ile seçilen saf hatlardan olumlu özellikleri (Çanakkale koşullarına tane verimi, olgunlaşma süresi, hastalıklara dayanıklılık vb. yönünden uyum sağlayan) taşıyan 86 adet hat ile Hindistan?da tescil ettirilmiş 4 çeşit kullanılmıştır. Projenin birinci yılında, Çanakkale (2 set), Bandırma (2 set), Burhaniye (2 set), İzmir (Bayındır), Kahramanmaraş (Merkez), ve Bingöl (Merkez) lokasyonlarında standart çeşitler ile hatları toplam 9 çevrede 41 özellik ( tane verimi, tohum, fenolojik, sakız ve yem) yönünden karşılaştırmak amacıyla dikdörtgen latis (9 x 10) deneme desenine göre 3 tekerrürlü denemeler kurulmuştur. Bu faaliyetlerin sonucuna göre tane ve sakız verimi ile sakız özellikleri yönünden en yüksek değerlere sahip olan 25 adet hat belirlenmiştir İkinci ve üçüncü yıllarda ise belirlenen 25 adet hat ve 4 standart çeşit ile aynı lokasyonlara ilave olarak Isparta (Merkez) lokasyonunda tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekerrürlü olarak toplam 14 adet deneme (2 yıl 7 lokasyon) kurulmuştur. Denemelerde tane verimi, tohum, fenolojik, sakız ve yem özelliklerinden oluşan toplam 41 adet özellik incelenmiştir. Elde edilen sonuçların değerlendirilmesinde farklı stabilite parametreleri ile GGE-biplot yöntemi kullanılmıştır. Bu yöntemler ile deneme kurulan çevreler arasında yıllara değişmekle birlikte en uygun çevrelerin sırasıyla, Kahramanmaraş, İzmir, Çanakkale ve Burhaniye çevrelerinin olduğu, Bingöl ve Isparta çevrelerinin ise uygun olmadığı, hatlar arasında ise en iyilerin 23, 12, 13 ve 16 nolu hatların olduğu belirlenmiştir. En iyi olan hatlardan bir tanesinin ülkemizin ilk sakız fasulyesi çeşitleri olarak tescillenmesi için Tohumluk Tescil ve Sertifikasyon Merkezi?ne müracaatı için hazırlıklar devam etmektedir.Conference Object Akciğer Tümörlü Hastaların PET ve BT Görüntülerinin Çakıştırılıp Birleştirilmesi(IEEE, 2015) Ayyildiz, Oguzhan; Yilmaz, Bulent; Karacavus, Seyhan; Kayaalti, Omer; Icer, Semra; Eset, Kubra; Kaya, EserImage fusion attracts attention in medical field due to complementary behavior and application such as diagnosis and treatment planning. In this study, first positron emission tomography (PET) and computed tomography (CT) images coming from 8 nonsmall cell lung cancer were registered then wavelet and principal component analysis methods were applied to fuse images. According to mutual information metric and nuclear medicine expert wavelet method gave better results when compared to PCA.Conference Object Citation - Scopus: 2Akıllı Şebeke Uygulamaları için Pille Çalışan Duyarga Düğümlerinin Yaşam Süresi Analizi(Institute of Electrical and Electronics Engineers Inc., 2016) Eris, Cigdem; Güngör, Vehbi Çağrı; Boluk, Pinar SarisarayWireless Sensor Networks (WSNs) enable smart grids where sensor nodes monitor and control the important parameters of power grid components. However, energy-aware communication protocols should be developed to extend network lifetime of WSNs in smart grid environments. In this study, the lifetime of wireless sensor nodes has been analyzed for various smart grid environments, such as 500 kV substation, main power control room, and underground network transformer vaults. In addition, the effects of different operation modes of sensor nodes on node lifetime have been reviewed. © 2017 Elsevier B.V., All rights reserved.Article AKP’nin Suriyeli Göçmen Söylemini Türkiye’nin Jeopolitik Senaryosuyla Birlikte Okumak(2020) Balkılıç, Özgür; Lloyd, Fatma Armağan TekeAlthough AKP employed an open door policy in dealing with Syrian refugee crisis, the way that it shaped its discursive lexicon is puzzling. AKP’s discourse does not easily overlap with familiar theories and practices of international migration. Rather for AKP, this crisis was an indication of a broad range problems in the international system, extending from the categorization of migrants to the problems of morality and leadership. As such, Turkey’s geopolitical script might provide analytical insights to comprehend AK’s seemingly confusing and extended discourse. Specifically, this article focused on two themes in this discourse. First, AKP has utilized a religious based definition of “guest” to refer to Syrian migrants rather than any statuses specified in official regulations. Second, AKP reads the Syrian refugee crisis as a repercussion of larger political and moral crises of the international system, in which it demarcates a leadership role for Turkey.Research Project Akut Myeloid Lösemi Tedavisi için Hedgehog ve Otofaji Yolaklarının Düzenlenmesi(2019) Khatıb, Mona ElAkut myeloid lösemi (AML) çeşitli moleküler aberasyonlar ve sinyal yolaklarındaki bozuklukları içeren klonal hastalıklar ile karakterize edilen bir grup heterojen malignanttır. Hedgehog (HH) sinyal yolağı birçok kanserde deregüle edilen evrimsel olarak korunan bir sinyal yolağıdır. HH sinyal yolağı lizozomal degradasyon prosesi otofajinin temel regülatörü olan PI3K/AKT/mTOR aksesini de içeren diğer sinyal yolakları ile karşılıklı iletişim halindedir. Bu sinyal yolakları AML’de deregüle edilmiştir. Birçok çalışmada otofajinin AML için bir kaçış mekanizması olabileceği ortaya konulmuştur. Bizim çalışmamızda, HH ve otofaji yolaklarının farklı AML türleri üzerine etkileri incelenmiştir. Çalışmamızda KML hücresi olan K562 ve CMK, MV4-11, MOLM-13 ve NB4 AML hücreleri GLI1 inhibitörü GANT61 ve farklı otofaji modülatörleri ile muamele edilmiştir.MTT sonuçları NB4, MOLM-13 ve MV4-11hücre proliferasyonun GLI inhibisyonu sonrasında düştüğünü ancak CMK’nin diğer AML hücre hatlarına kıyasla GLI inhibisyonuna daha az sensitif olduğunu ortaya koymuştur. Daha sonra, otofaji modülasyonunun farklı AML hücre hatlarının proliferasyonu üzerine etkileri incelenmiştir. Otofajinin gerek otofagozom-lizozom füzyonu aşamasında gerekse otofagolizozomal degradasyon aşamasında inhibisyonunun ilaç konsantrasyonu ve muamele süresine bağlı olarak AML sağkalımını azalttığı gözlemlenmiştir. Otofaji modülatörleri ve GANT61’in kombinasyonunun MOLM-13 hücre hattı üzerinde sinerjistik bir etkisinin olduğu fakat CMK hücre hattı üzerinde sinerjistik etkisinin olmadığı gözlemlenmiştir. GANT61 muamelesinin AML hücre hatlarında otofajiyi artırdığı LC3II ekspresyonu ile western blot yöntemi ile ortaya konulmuştur. Buna ek olarak, kombinasyonun MOLM-13 hücresinde LC3II’yi artırdığı gözlenirken, bu oran CMK hücre hattında daha düşüktür. AKT proteinin ekspresyonu ilaca ve hücre hattına gore farklılık göstermektedir. Sonuç olarak, HH ve otofaji sinyal yolaklarının hedeflenmesi MOLM-13 hücre hattı için umut vaatedici bir terapi iken, CMK hücre hattında benzer sonuçlara ulaşılamamıştır.Research Project Alçaltıcı/Yükseltici DC/DC/AC Eviricilerle Yüksek Performanslı Anahtarlamalı Relüktans Motoru Sürücü Sistemi Tasarımı ve Gerçeklemesi(2021) Yasa, Yusuf; Boynuegrı, Alı Rıfat; Tekgun, Burak; Alan, IrfanDespite the fact that the switched reluctance machines (SRM) were invented in the mid-1800s, their potential was not realized until the invention of power semiconductor switches in the 1960s. Starting with the invention and development of the semiconductor technology, SRMs became widespread in industrial applications. Their simple structure, low manufacturing cost, and ruggedness made them a viable solution for many applications. Traditionally, an SRM is driven with the drives that two semiconductor switches and two diodes for each phase to process the constant DC bus voltage and excite the phases respectively. The rise and fall time of the phase currents are mainly dependent on the DC bus voltage. This results in a shorter excitation time by considering the current fall time; therefore, torque ripple is increased, and the total torque production is reduced. In this project, the objective is to develop an SRM drive, unlike the conventional SRM drives the proposed SRM drive controls the phase voltages with current controlled DC/DC converters to regulate the required excitation current and change its polarity with a full-bridge inverter. Each phase of the proposed SRM drive is formed as modular single-phase driver that consists of a DC/DC converter and a full-bridge inverter. The main feature that differentiates the proposed drive from the conventional drive is the DC/DC converter that controls the excitation current by bucking and boosting its output voltage. In order to generate positive torque, it is required to rapidly bring the phase current to zero just before the complete alignment of the rotor and stator poles by applying negative voltage. In this case, the full bridge inverter changes its polarity and DC/DC converter`s output value is boosted to bring the current to zero in the fastest way. Therefore, not only the machine performance is improved. Moreover, the switching loss is reduced by having high frequency switching only on the DC/DC converter stage, which will increase the total efficiency of the system. It is foreseen that the proposed SRM drive will lead to the possible AC motor drive and renewable energy developments, which will reduce the downtime significantly and support sustainability.Research Project Alçaltıcı/Yükseltici Dc/Dc/Ac Eviricilerle YüksekPerformanslı Anahtarlamalı Relüktans Motoru Sürücü Sistemi Tasarımı Ve Gerçeklemesi(2021) Yasa, Yusuf; Boynuegrı, Alı Rıfat; Tekgun, Burak; Alan, IrfanProjede önerilen ARM sürücüsü her bir fazı bir DC/DC dönüştürücü ve bir tam-köprü evirici içeren modüler yapıda sürücülerden oluşmaktadır. Önerilen sürücü yapısını geleneksel ARM topolojilerinden ayıran özelliği DC/DC dönüştürücü devresinin proje kapsamında geliştirilecek kontrol algoritmasıyla kontrol edilmesidir. Geliştirilecek algoritma sayesinde, makinanın faz sargılarının ihtiyaç duyduğu akım dalga şekli DC/DC dönüştürücü ile sağlanabilmektedir. Tork üretiminin pozitif olabilmesi için stator ve rotor kutuplarının tam hizalandığı andan kısa bir süre önce negatif gerilim uygulanarak, faz akımının hızlı bir şekilde kesilmesi gerekmektedir. Bu durumda ise gerilim önerilen devredeki tam-köprü devresi yardımıyla tersine çevrilerek ve DC/DC dönüştürücünün çıkış gerilimi en yüksek seviyesine getirilerek, akımın hızlı şekilde sıfıra inmesi sağlanacaktır. Böylelikle, önerilen yöntem sayesinde makinanın performansının artacağı, tork salınımının minimuma ineceği ve sadece DC/DC çevirici katında yüksek frekanslı anahtarlama olduğundan anahtarlama kayıplarının azalmasıyla, yüksek verimin sağlanacağı öngörülmektedir. Proje; • Tek fazlı sürücülerin ihtiyaç duyulan güç değerine göre tasarımının yapılmasını, • Sürücülerin donanımlarının geniş bant aralıklı yarıiletken anahtarlar ile gerçeklemesini, • Motorun faz sayısı kadar tek fazlı sürücünün birlikte çalıştırılabilmesi için kontrol algoritmasının geliştirilmesini, • Bir anahtarlamalı relüktans motorunun geliştirilen kontrol algoritması ile yüksek performanslı kontrolünün yapılmasını, hedeflemektedir. Önerilen ARM sürücü sisteminin özgün değer ve özgün katkı sağlayacak özelliklerini şu şekilde sıralayabiliriz. • Motor sargılarına uygulanan gerilimin yükseltilebilir olması faz akımının kontrolünü hızlandırarak açma kapama anlarında akımın daha hızlı yükselmesine ve sıfıra inmesine olanak sağlamaktadır. Dolayısıyla, fazlar arasındaki komütasyon esnasında meydana gelen yüksek tork salınımlarının azaltılması ve ortalama torkun artırılması mümkün olmaktadır. • Sabit DC giriş voltajı ile ulaşılabilecek en yüksek hız değeri, önerilen sürücünün giriş geriliminden daha yüksek gerilimleri çıkışında üretebilmesinden dolayı artacaktır. Böylece motor daha geniş bir hız aralığında çalışabilecektir. • Önerilen sürücü geleneksel sürücüden daha verimli çalıştığından motorun tork-hız-verimlilik grafiğinde yüksek verim elde edilen alan genişleyecektir. Böylece ARM sürücü, daha geniş bir çalışma aralığında yüksek verime ulaşacaktır.Article Amerikan İşletme İdeolojisinin Türkiye’ye Gelişi, Yayılışı ve Ücret Tartışmaları,1960-1980(2019) Balkılıç, Özgür1960-1980 arasında yeni bir toplu sözleşme düzenine geçilmesiyle ve kalkınma, sosyal adalet, ücreteşitsizlikleri gibi konularda kamusal tartışmaların gittikçe yoğunlaşmasıyla birlikte sermaye sahiplerinin enönemli gündemlerinden birisi sınai karlılıklarını gizlemek/arttırmak ve bunu yaparken de emek süreçleriüzerindeki denetimlerine özellikle örgütlü emeğin rızasını almaktı. Bu anlamda, özellikle 1945 sonrası dünyayayayılan Amerikan işletme ideolojisi burjuvazinin/işletme yöneticilerinin bir yandan kapitalist karları gizlemekve diğer yandan emek üzerindeki denetimi sağlamak hususunda rızanın üretilmesinde en önemli araçlardanbirisi oldu. Bu çalışma, burjuvazinin örgütlü emeğin rızasını almak için kullandığı en önemli ideolojikmekanizmalardan birisi olan işletme ideolojisinin Türkiye’ye gelişine, yayılmasına ve özel olarak bu ideolojininönemli bir boyutu olan ücret tartışmalarına odaklanmaktadır. Makalede sermaye sahiplerinin/yöneticilerinkarlarını gizlemek-arttırmak ve emek üzerinde denetimi sağlamak için öne sürdüğü ücretler-verimlilik ilişkisive ücret sistemlerine örgütlü emeğin sendikal yapısı ve stratejileri nedeniyle rıza göstermediği öne sürülecektir.Bu bağlamda, çalışmanın temel amacı 1960-1980 arasının emek-sermaye çatışmasını incelerken emeksüreçlerini büyük oranda ihmal eden mevcut literatüre katkı koymaktır.Conference Object Citation - WoS: 1Analysis of Battery-Powered Sensor Node Lifetime for Smart Grid Applications(IEEE, 2016) Eris, Cigdem; Gungor, V. Cagri; Boluk, Pinar SarisarayWireless Sensor Networks (WSNs) enable smart grids where sensor nodes monitor and control the important parameters of power grid components. However, energy-aware communication protocols should be developed to extend network lifetime of WSNs in smart grid environments. In this study, the lifetime of wireless sensor nodes has been analyzed for various smart grid environments, such as 500 kV substation, main power control room, and underground network transformer vaults. In addition, the effects of different operation modes of sensor nodes on node lifetime have been reviewed.Article Ankara’da Millî Bayram Kutlamaları: Erken Cumhuriyet Dönemi’nde Kamusallığın Performatif Biçimleri(2022) Tozoglu, Ahmet Erdem; Elif, Kaymaz; Sezen, Öykü SuMakale, Ankara’da Cumhuriyet’in ilk yıllarında resmî bayram kutlamaları bağlamında performatif kamusallığın oluşumunu incelemektedir. Bayram kutlamaları tek bir aktör üzerinden ve tek bir kavramsal çerçeve içerisinde değerlendirilemeyecek kadar karmaşık toplumsal pratiklerdir. Çalışma, bayram kutlamalarının eş zamanlı okunması gereken bir dizi sosyomekânsal katman aracılığıyla anlaşılabileceğini savlamaktadır. Dolayısıyla makalede, kamusallığın fiziki altlığı olan kutlama mekânları, kitlelerin kontrol ve yönlendirilmesini sağlayan sosyomekânsal kurallar dizgesinin ve kutlama mizansenin etkinliğini artırmak için devreye sokulan maddi, manevi kimi araçların oluşturduğu bir ağın parçası olarak ele alınmaktadır. Resmî bayram kutlamalarındaki kamusallığı tartışmak ve farklı performatif ilişkileri tanımlamak için üç ilişkili tema önerilmiştir. Bunlar, kitlelerin hareketliliğinin teşviki, teknolojik gelişim ve teknik sergileme, kurucu imgeler ve anlatıların farklı araçlarla dolaşıma sokulmasıdır. Sonuç olarak, birbiri içine geçmiş, birbirinden beslenen bu temaların, Erken Cumhuriyet Dönemi’nde millî bayramlar aracılığıyla yeniden üretilen toplumsal rıza kültürünün ve ulus devlet inşası stratejilerinin törenler bağlamında açıklanabilmesine olanak sağladığı ortaya konulmuştur.Article Ardıl Baraj Yıkılmasının Mansapta Bulunan Elastik Yapı Üzerindeki Etkisinin Yapı-Sıvı Etkileşim Yöntemi ile İncelenmesi(2020) Dinçer, Ali Ersin; Demir, AbdullahBu çalışmada yazarlar tarafından geliştirilen bir yapı-sıvı etkileşim yöntemi idealize edilmişardıl baraj yıkılması problemi için test edilmiştir. Bu doğrultuda geliştirilen yöntemde, sıvı kısımyumuşatılmış tanecik hidrodinamiği (smoothed particle hydrodynamics - SPH) ile, katı kısım ise sonluelemanlar (finite element – FE) yöntemi ile modellenmiş ve katı ile sıvı arasındaki akupaj, kontakmekanik kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Aynı geometrideki ardıl barajlar aralarında mesafebırakmaksızın yerleştirilmiştir. En yüksek konumdaki barajın doluluk oranındaki değişim dikkatealımıştır. Yıkılan barajların mansaptaki elastik bir yapıya etkisi hem yapının deformasyonu yönündenhem de akışkandaki basınç dağılımları yönünden test edilmiştir. Ayrıca serbest akışkan yüzeyi profillerive su hızı profilleri de çalışmada sunulmuştur.Article Artık Malzemelerden Box Behnken Test Dizaynı Kullanılarak Hafif Geopolimer Beton Üretimi(2020) Top, Soner; Kudak, HüseyinBu çalışmada, artık malzemelerden hibrit geopolimer beton üretim olanakları araştırılmıştır. Bu amaçla,Sugözü Termik Santrali ve Afşin/Elbistan Termik Santrali’nden uçucu küller ile Soda Sanayii’nden SolvayProsesi artıkları temin edilmiştir. Büyük çoğunluğu yüksek fırın cürufu ve uçucu küllerden oluşan CEM V/Akompoze çimento da geopolimer beton üretiminde kullanılmıştır. Kullanılan malzemelerin karakterizasyonuXRD ve XRF yöntemleri kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Geopolimerizasyonu sağlamak üzere sodyum metasilikat (Na2SiO3) alkali aktivatör olarak kullanılmıştır. Na2SiO3 çözelti haline getirilerek 5Mkonsantrasyonunda harca katılmıştır. Harcın oluşturulması sırasında ekstra su kullanılmamıştır. Box Behnkenİstatistiksel test dizaynı kullanılarak farklı oranlardaki artık malzeme ilavelerinin elde edilen geopolimer betonörneklerin tek eksenli basınç dayanımı, sertlik, birim hacim ağırlık, su emme ve sonik hız özelliklerine etkileriincelenmiştir. Kuadratik modeller, test sonuçları doğrultusunda Box Behnken test dizaynında en uygunmodeller olarak belirlenmiştir. R2değeri 28 günlük tek eksenli basınç dayanımları için % 90,48, Shoresertlikleri için % 81,67, birim hacim ağırlıkları için % 94,85, su emme değerleri için % 92,09 ve sonik hızdeğerleri için ise % 87,74 olarak belirlenmiştir. Hibrit geopolimer beton üretimi sırasında 1570-1725 kg/m3arasında değişen birim hacim ağırlıklarına sahip beton numunelerden 7-24 MPa arasında değişen tek eksenlibasınç dayanımları elde edilmiştir. Elde edilen tüm geopolimer beton örnekler hafif beton sınıfında yeralmıştır.Article Citation - WoS: 3Association Rules on Traffic Accident: Case of Ankara(Ege Univ, Fac Economics & Admin Sciences, 2016) Soylemez, Ismet; Dogan, Ahmet; Ozcan, UgurIn this study, association rules analysis of the data mining techniques are used for data of traffic accidents in 2010 and some rules are obtained. With this rules, what is the possibility of accident which resulted anybody injured for "different weather conditions (snowy, rainy etc.)", "where the accidents occurred (street, road etc.)" and "way situations (separated road or not)". Different algorithms are used to analyze the association rules. Apriori algorithm is selected for this study and SPSS Clementine 12.0 is used for this algorithm. Firstly, frequency of items are found. Then, items are grouped. In this study, data preprocessing is done and missing values are filled or rejected. In the second phase, outliers are rejected and data type is converted type of 1-0 (binary). In the third phase, Apriori algorithm is applied and results are evaluated.Article Atatürk’ün Esir Aldığı Yunan General Nikolaos Trikupis ve Talas Üsera Garnizonu(Sabit Dokuyan, 2023) Karataş, Murat; Metin, MehmetAfter the First World War, especially with the support of England, the Greek army invaded Anatolian lands on the way to realize Megali Idea (Greater Greece). The regular army of the Turkish Grand National Assembly established on the Western Front dealt the final blow to the Greek army with The Great Offensive and the Battle of the Commander –in-Chief. In addition to the Greek soldiers captured in the wars before this victory, many Greek soldiers, as well as the commander –in-chief of the Greek army, General Trikupis, and her entourage were also captured after the said victory. As the number of prisoners increased rapidly after The Great Offensive and the Battle of the Commander –in-Chief, the captive officers were transferred to Afyon, Kırşehir and Kayseri. Other military and civilian prisoners were transferred to different parts of Anatolia. Greek prisoners of war were kept in the prisoner garrisons until the implementation of the document on the mutual release of prisoners signed between the states of Turkey and Greece at the Lausanne Peace Conference. Only Greek Officers remained in Talas Prisoner Garrison, one of these prisoner garrisons. The Talas Prisoner Garrison was inspected twice by international Committee of the Red Cross. The delegation prepared reports on the condition of the prisoners and the garrison. In this study, the captivity of General Trikupis on the battlefield, the Talas Prisoner Garrison and situation of the captive Greek officers staying here, the aid of the Red Crescent Society to the prisoners will be emphasized. The Study was planned to be prepared by making use archival resources, memoirs, newspapers and copyright-reviewed works. © 2023 Elsevier B.V., All rights reserved.Conference Object Citation - WoS: 6Citation - Scopus: 12Autonomous UAV Navigation via Deep Reinforcement Learning Using PPO(IEEE, 2022) Kabas, BilalIn this paper, a computer vision-based navigation system is proposed for autonomous unmanned aerial vehicles (UAV). The proposed navigation system is based on a deep reinforcement learning-based high-level controller. In this paper, proximal policy optimization (PPO), which is a deep reinforcement learning method, is used to train the artificial neural network in an end-to-end way using a continuous reward function. The proposed method has been tested on images obtained from different modalities (RGB and depth) in simulation environments that are created using Unreal Engine and Microsoft AirSim. For the navigation problem that this work is concerned with, a success rate of 96% has been obtained by using RGB cameras. Since RGB cameras are lighter than depth cameras and the trained artificial neural network has a parameter number less than 170.000, the proposed method is suitable to be deployed in micro aerial vehicles. Code is publicly available*.Article Ball Lens Based Mobile Microscope(Gazi Univ, 2016) Icoz, KutayIn this paper we report a low cost, simple and mobile microscope based on attachment of a ball lens to a cell phone. The system's noise and parameters affecting the image quality is investigated. The ball lens provides approximately 100X magnification and together with the cell phone's integrated lens and image sensor, 3,4-micron resolution is reached. The field-of-view of the system is 1500x1500 mu m where the price of the ball lens and the holder is less than 10 cents. By using this system as an optical light microscope, we are able to acquire images of micro particles and micro sensors. When combined with image processing methods, this optical system is capable of doing complex analysis as an alternative to commercial optical light microscopes.Article Batık Minarelerde Su Seviyesinin Yapıya Olan Etkisinin Sayısal Olarak İncelenmesi(2021) Dinçer, Ali Ersin; Demir, AbdullahBaraj göllerinin, sular altında bıraktığı yerleşim yerlerinin, su üstünde kalan son mirasları minarelerdir. Türkiye’de iki adet batık minare bulunmaktadır ve su üstünden görülebilmeleri ile cazibe merkezleri haline gelmişlerdir. Uzun yıllar sular altında kalması bu yapıların malzeme kalitesinin düşmesine sebep olmuştur/olacaktır. Bunun yanında; olası bir deprem esnasında var olan zemin hareketine ek olarak suyun çalkalanma etkisinin de eklenmesi bu minarelerin davranışlarının öngörülmesini daha da zorlaştırmaktadır. Yüksek Deprem riski barındıran bölgelerde yer alan her bu yapıların deprem esnasında su ile yapacağı etkileşimin sonuçlarının irdelenmesi gerekmektedir.Bu kapsamda su altında kalan minarelerin davranışlarını incelemek için idealleştirilmiş 2 boyutlu model oluşturulmuş ve yakın fay hareketleri uygulanmıştır. İdealleştirilmiş modelin analizi için tam akupajlı bir yapı-sıvı etkileşim (FSI) modeli kullanılmıştır. Bu modelde yapı kısmın modellenmesi için sonlu elemanlar yöntemi (FEM), sıvı kısmın modellenmesi için ise yumuşatılmış parçacık hidrodinamiği (SPH) kullanılmıştır. Bu iki farklı yöntem ile modellenen alanların etkileşimi için ise kontak mekanik kullanılmıştır. Kullanılan FSI yöntemi birçok problemin çözümü ile doğruluğu kanıtlanan geçerli bir yöntemdir. Farklı su seviyeleri ile oluşturulan idealleştirilmiş modeller, geliştirilen FSI yöntemi ile analiz edilmiş ve sonuçlar karşılaştırmalı olarak sunulmuştur. Elde edilen sonuçlar batık minarelerde su kütlesi etkisinin yakın fay altında ne kadar yüksek olduğunu ortaya koymaktadır. Su seviyesindeki değişim ile bu etki doğal olarak değişim göstermektedir. Çalışma kapsamında farklı su seviyeleri incelenerek batık minareler üzerindeki su kütlesi etkisi ayrıntılı olarak incelenmiştir.Article Bazı Geleneksel Türk Gıdalarından Laktik Asit Bakterilerinin İzolasyonu(2021) Doğan, Osman; Aydın, Aysun CebeciAmaç: Bu çalışma ülkemizde geleneksel yöntemlerle üretilen gıda ürünlerindenlaktik asit bakterilerinin izolasyonunu ve tanımlanmasını sağlamak amacıylayapılmıştır.Materyal ve Yöntem: Çalışma kapsamında Van otlu peynir ve ekşi hamur örneğikullanılmıştır. Bu örnekler içerdikleri laktik asit bakterileri için çalışılmış vetanımlanmaları için biyokimyasal ve PCR bazlı moleküler biyolojik tekniklere tabitutulmuşlardır. Biyokimyasal testler kapsamında örnekler, Gram reaksiyonları,katalaz aktivitesi, gaz üretimi, 10oC ve 45oC'de, %6 ve %16 NaCl konsantrasyonda,pH 4.4 ve pH 9.6’da gelişim göstermeleri açısından incelenmiştir. Moleküler biyolojideneyleri kapsamında ise tür ve suş düzeyinde tanımlama için PCR-RFLP, 16SrRNA gen dizileme ve RAPD-PCR teknikleri kullanılmıştır.Araştırma Bulguları: Bir dizi mikrobiyolojik deneylerin sonucunda 26 adet bakteripotansiyel laktik asit bakterisi olarak izole edilmiştir. Bunlardan 25 adedininLactobacillus, Pediococcus ve Enterococcus cinslerine ait olduğu tespit edilmiş vetür ve suş düzeyinde tanımlanmaları sağlanmıştır. Kalan bir adet izolat iseStaphylococcus hominis olarak tanımlanmıştır.Sonuç: Çalışmamız sonucunda 25 adet laktik asit bakterisi gen dizileme ve RAPDPCR teknikleri kullanılarak tür ve suş düzeyinde başarıyla tanımlanmıştır.Research Project Benzotiyeno[3,2-B][1]Benzotiyofen (Btbt) Tabanlı Yüksek Performanslı N- Tipi/Ambipolar Yarıiletkenlerin Geliştirilmesi ve Yüksek Hızda Alan-Etkili Transistör(Ofet) Uygulamaları(2019) Demirel, Gökhan; Usta, HakanBenzotiyeno[3,2-B][1]Benzotiyofen (Btbt) Tabanlı Yüksek Performanslı N- Tipi/Ambipolar Yarıiletkenlerin Geliştirilmesi ve Yüksek Hızda Alan-Etkili Transistör(Ofet) Uygulamaları


