Araştırma Çıktıları | TR-Dizin | WoS | Scopus | PubMed
Permanent URI for this communityhttps://hdl.handle.net/20.500.12573/393
Browse
Browsing Araştırma Çıktıları | TR-Dizin | WoS | Scopus | PubMed by Language "tr"
Now showing 1 - 20 of 127
- Results Per Page
- Sort Options
Article Eğitimde Üstbilişsel Düzenleme Envanteri: Öğretmen Versiyonu’nun (EÜDE: Öğretmen-Kendi ve Öğretmen-Sınıf) Geliştirilme Çalışması(2023) Basokcu, Oguz; Güzel, Mehmet AkifSayısız araştırma, öğretmen ve öğrencilere ait bilişsel ve üstbilişsel süreçlerin öğrencilerin akademik başarısında kritik bir rol oynadığını göstermektedir. Çalışma öncelikle öğretmenlerin kendi, öğrencilerin kendi ve öğretmenlerin öğrencilerinin bilişine dair üstbilişsel hedef, izleme ve kontrol süreçlerini içeren “eğitimde çok düzeyli bir üstbilişsel düzenleme modeli” önermeyi amaçlamıştır. İkinci olarak, önerilen model çerçevesinde “eğitimde üstbilişsel düzenleme envanteri (EÜDE)”nin öğretmenin kendi bilişini ve öğretmenin sınıfının bilişini üstbilişsel olarak düzenlediği boyutlara ait sırasıyla, “öğretmen-kendi” ve “öğretmen-sınıf” formlarının oluşturulması amaçlanmıştır. Alan yazındaki ilgili envanter ve ölçeklerden yararlanarak ve projedeki araştırmacılar tarafından eklenerek oluşturulan anket maddeleri, 5., 6. ve 7. sınıf öğrencilerine çeşitli branşlarda eğitim veren toplam 2055 öğretmene çevrimiçi olarak üç aşamada uygulanmıştır. İlk uygulamada, 483 öğretmen “öğretmen-kendi” ve “öğretmen-sınıf” boyutlarına ait toplam 169 maddeyi 5’li Likert ölçeği üzerinden değerlendirmiştir. İlk uygulama sonunda seçilen 25 “öğretmen-kendi” ve 32 “öğretmen-sınıf” düzeylerine ait madde, ikinci uygulamadaki 790 öğretmen tarafından derecelendirilmiştir. Açımlayıcı faktör analizi sonuçlarına göre belirlenen 18’er “öğretmen-kendi” ve “öğretmen-sınıf” düzeylerine ait madde ise, üçüncü aşamadaki 782 öğretmen tarafından derecelendirilmiş ve elde edilen verilere doğrulayıcı faktör analizi uygulamıştır. Her iki faktör analizi sonuçlarına göre iki formda yer alan üstbilişsel “hedef”, “izleme” ve “kontrol” alt boyutlarına ait maddeler belirlenmiştir. Güvenirlik ve faktör analizleri sonuçları geliştirilen envanterin ölçmek istediği örtük yapıyı güvenilir ve geçerli şekilde ölçtüğünü göstermiştir.Conference Object Citation - WoS: 1Citation - Scopus: 3Endüstriyel Kablosuz Algılayıcı Ağlarda Hata Kontrol Sistemlerinin Ağ Yaşam Süresine Etkileri(IEEE, 2019) Tekin, Nazli; Gungor, V. CagriDue to the harsh channel conditions of the industrial environment, the data transmission over wireless channel suffers from erroneous packets. The energy consumption of error control schemes is of vital importance for battery-powered Wireless Sensor Networks (WSNs). In this paper, the performance evaluation of error control schemes namely, Automatic Repeat Request (ARQ), Forward Error Correction (FEC) and Hybrid ARQ (HARQ) in industrial environment in terms of energy efficiency is presented. The impact of the existing error control schemes on the industrial wireless sensor network lifetime is analyzed. A novel Mixed Integer Programming (MIP) framework is developed to maximize network lifetime. Performance results show that utilizing BCH (31,21,5) for Telos at the link layer maximizes the network lifetime while attaining the desired application reliability rate.Conference Object Citation - Scopus: 10Sağlıkta Blokzincir Tabanlı Sistem Bilişimi Uygulamaları(Institute of Electrical and Electronics Engineers Inc., 2020) Dedeturk, Beyhan Adanur; Bakir-Güngör, Burcu; Soran, AhmetRecently, the use of blockchain technology in the field of healthcare has increased. Although blockchain technology brought several innovations to healthcare, still there are problems waiting to be resolved. In order to provide alternative solutions to these problems, the use of fog computing together with blockchain technology has been proposed. In this study, the applications of blockchain based fog computing technology in healthcare are investigated. The aim of this study is to provide the readers an idea about the interactive use of blockchain and fog computing in the field of healthcare. For this purpose, firstly, fog computing and blockchain technologies are introduced. Afterwards, the integration of these areas, the advantages and disadvantages of using these technologies in the field of healthcare is discussed and a new system architecture is proposed. © 2021 Elsevier B.V., All rights reserved.Conference Object Performance Evaluations of Active Subnetwork Search Methods in Protein-Protein Interaction Networks(IEEE, 2019) Gunter, Pinar; Bakir-Gungor, BurcuProtein-protein interaction networks are mathematical representations of the physical contacts between proteins in the cell. A group of interconnected proteins in a protein-protein interaction network that contains most of the disease associated proteins and some interacting other proteins is called an active subnetwork. Active subnetwork search is important to understand mechanisms underlying diseases. Active subnetworks are used to discover disease related regulatory pathways, functional modules and to classify diseases. In the literature there arc many methods to search for active subnetworks. The purpose of this study is to compare the performance of different subnetwork identification methods. By using the Rheumatoid Arthritis dataset, the performances of greedy approach, genetic algorithm, simulated annealing algorithm, prize collecting steiner forest and game theory based subnetwork search methods are compared.Article Nesnelerin İnterneti, Güvenlik ve Gizlilik, İnsan Hakları Bağlamında Bir Değerlendirme(2021) Akınce, Boraİnternetin yaygınlaşması ile birlikte nesnelerin internete bağlanmaya başlaması neticesinde insan hayatına yeni bir kavram girmiştir. Bu kavram nesnelerin interneti kavramıdır. Nesnelerin interneti akıllı telefonların, sensörlerin kullanımının yaygınlaşması ile hayatın ayrılmaz bir parçası olmuş ve insan hayatını kolaylaştırmıştır. Ancak nesnelerin interneti her ne kadar insan hayatını kolaylaştırsa da güvenlik ve gizlilik ile ilgili iki önemli konuda insanların kafasında soru işaretleri bırakmaktadır. Bu çalışmada nesnelerin interneti nedir, nasıl gelişmiştir, nesnelerin internetinde güvenlik ve gizlilik nasıl sağlanmaktadır? Sorularına cevap verilecek, nesnelerin interneti teknolojisinin insan hayatında yerinin çok arttığı ve bunu neticesinde güvenlik ve gizlilik sorunlarına yol açtığı sorunsalından yola çıkılarak insan hakları hukuku bağlamında bir değerlendirme yapılacaktır.Article Sezgisel Algoritmaları Kullanarak Raf Optimizasyonu Çalışması ve Bir Yazılım Uygulaması(2019) Özçelik, Tijen Över; Gündüz, GülOtomobil montajının çok sayıda parçadan oluşması, sürekli değişen tüketici talebinden dolayı ürün çeşitliliğine gidilmesi ve fabrikayerleşkesinin belirli bir limitinin olması sebebiyle; raf alanı bir otomotiv fabrikasının neredeyse en sınırlı kaynaklarından birinioluşturmaktadır. Raf alanının etkin, verimli ve doğru yönetimi, hem maliyet açısından performansın en iyilenmesi, hem çalışanlarınyürüme mesafelerinin azaltılmasıyla hareket mudalarının önlenmesi, hem de artan üretim talebiyle ürün miktarına rağmen fabrikayerleşkesinin aynı kalması açısından kritik önem teşkil etmektedir. Bu çalışmada; kutu çeşidi çerçevesinde, standart raflar kullanılmışve ergonomik standartları da göz önünde bulundurarak raf optimizasyonu ve raf alanı optimizasyonu gerçekleştirilmiştir. Uygulama birgerçek hayat problemi olduğu için matematiksel olarak modellenmesi ve optimum çözümlerin bulunması oldukça zordur. Modellenmesizor olan problemelerin, en uygun değere yakın bir çözüm verebilmesi için sezgisel yöntemlerden faydalanılmıştır. Çalışmada kullanılanilk metot sezgisel metotlardan biri olan Greedy Algoritmasıdır. Kutular raflara bu algoritmaya göre yerleştirilmiştir. Açgözlüalgoritmalar her zaman ve her problem için optimal çözümü vermese de bazı problemler için en uygun çözümü vermektedirler. Birkerede tek bir karar verme, karar verirken yerel bilgiyi kullanma, karar verirken o an için en çok faydayı bulma gibi işlemler açgözlüprobleminin özelliklerindendir. Algoritma en çok faydayı aramaya odaklandığı için açgözlü olarak ifade edilmektedir. Çalışmadakullanılan diğer bir yöntem ise planogram’dır. Raf ve ürün düzenleme yazılımı olan planogram probleme uyarlanmıştır. Planogram;ürünlerin raflarda hangi şekilde düzenleneceğine ve yerleştirileceğine gösteren diyagramları ifade eden yazılımlardır. Ürünlerinraflardan çıkış sırası, boyutları, optimizasyon kuralları ve ergonomi kriterleri göz önüne alınarak oluşturulan yazılım ile belirlenenkısıtlar doğrultusunda en iyiye yakın raf yerleştirme gerçekleştirilmiştir.Conference Object Citation - Scopus: 3LTE Ağları için Servis Kalitesi Farkında Aşağı Yönlü Çizelgeleme Algoritması: Kenar Kullanıcıları Üzerine İnceleme(Institute of Electrical and Electronics Engineers Inc., 2017) Güngör, Vehbi Çağrı; Uyan, Osman Gokhan4G/LTE (Long Term Evolution) is the state of the art wireless mobile broadband technology. It makes use of the OFDM technology to offer high speed and provides the system resources both in time and frequency domain. A scheduling algorithm running on the base station holds the allocation of these resources. In this paper, the performance of existing downlink scheduling algorithms has been investigated in two ways. First, the performance of the algorithms has been investigated in terms of throughput and fairness metrics. Second, a new quality of service-aware (QoS-aware) fairness criterion, which accepts that the system is fair if it can provide the users with the network traffic speeds that they demand, has been proposed and evaluated. In addition, a novel QoS-aware downlink-scheduling algorithm, which increases the QoS-aware fairness and overall throughput of the edge users, has been proposed. © 2017 Elsevier B.V., All rights reserved.Article Citation - Scopus: 3Türkiye’de Yapılan Kuraklık Analiz Çalışmaları Üzerine Bir Derleme(Ankara University, 2022) Deniz Öztürk, Yasemin; Ünlü, RamazanDrought has become one of the most studied disaster issues by scientists, especially after the 2000s, with the importance of climate change. Many scientific publications on drought have been produced, due to many different methods on drought and the study of drought by many disciplines of science. In the study, theses, national and international articles, which include drought analysis by using any statistical method over meteorological data in Turkey, were compiled. A total of 270 studies, including 73 master's and Ph.D. theses, 107 national articles, and 90 international articles, written between 1943-2021 were examined. These studies were classified according to the year of publication, the drought analysis methods used, in publication, the scientific field of the first author, and the region examined in the study, and their frequency distributions were revealed. The main conclusions of this study are as follows: Although the first published studies on drought analysis in Turkey were made in 1943, 1956, and 1965, studies on drought started to increase after 2000 and the total number of publications reached 37 in 2019, 43 in 2020, and 64 in 2021. Publications in the period of 2019-2021 correspond to 53% of all publications. This rapid increase in recent years has led to a logarithmic increase in the number of publications. Although 63 different methods are used in drought analysis in the studies, the standardized precipitation index is the dominant method with a usage rate of 56%. Most of the studies were carried out on the basins (113). In 41 studies, the whole of Turkey was examined. Other studies were carried out for geographical regions, provinces, and smaller settlements. According to the scientific fields, it is seen that the Civil Engineering (131 units) and Geography (41 units) departments are the scientific fields that carry out the most drought analysis studies. © 2025 Elsevier B.V., All rights reserved.Article Manganzı Demir Cevherinden Manganın Çözündürülmesinde Farklı İndirgeme Maddelerinin Etkisi(Chamber of Mining Engineers of Turkey, 2022) Top, S.; Altiner, Mahmut; Kursunoglu, SaitIIn this paper, the manganese extraction from a manganiferous iron ore was investigated using reductive leaching. Various chemicals were used as a reducing agent to leach manganese selectively from the ore in the presence of sulfuric acid (H2SO4) solution. Firstly, optimum dissolution values were determined for selective manganese dissolution without using a reducing agent. As it was aimed at the selective extraction of manganese from the ore, the reductive leaching tests were conducted by adding the reducing agents under the following optimal parameters: a leaching time of 1 h, a stirring speed of 300 rpm, a temperature of 70°C, a sulfuric acid concentration of 1 M where the ore was leached with an extraction ratio of 11.54% Mn and 2.16% Fe. Manganese was dissolved with high efficiencies (up to 97.46%) from the ore by using different organic compounds (tartaric acid (C4H6O6), oxalic acid (C2H2O4), citric acid (C6H8O7), glucose (C6H12O6), sucrose (C12H22O11), and maleic acid (C4H4O4)) as the reducing agents. © 2022 Elsevier B.V., All rights reserved.Article Laboratuvar Deneyleri ve Kültürel Farklar(2023) Demirtaş, Burak Kağan; Doğan, AbdullahKültür, bireylerin ekonomik davranışını etkileyen faktörlerden bir tanesidir. Kültürün ekonomik davranışlar üzerindekini etkisinin diğer değişkenlerden ayrıştırılarak ölçümü oldukça zordur. Kontrollü laboratuvar deneyleri diğer değişkenlerin etkisini minimize edebildiği için kültürün ekonomik davranışlar üzerindeki tek başına etkisini incelemek için uygun bir yöntem sunmaktadır. Kontrollü laboratuvar deneylerinin en önemli avantajlarından bir tanesi tekrarlanabilir olmalarıdır. Tekrarlanabilirlik, bir deneysel ekonomi laboratuvarında yürütülen deneyin başka bir laboratuvarda da aynı şekilde ya da bazı değişiklikler yapılarak, farklı katılımcılarla yürütülebilmesidir. Bu çalışma, laboratuvar deneylerinde sıklıkla kullanılan oyunlardan olan ültimatom ve kamusal mal oyunlarına dayanan deneysel çalışmaları kültürel farklılıklar açısından inceleyerek laboratuvar deneyleri kullanılarak kültürün ekonomik kararlar üzerindekini etkisinin ölçülebilirliğini ve deneysel ekonomi yazınındaki çalışmaların bu etkiyi ve bu etkinin kaynağını araştırmada kullanılabilir olup olmadığını tartışmayı amaçlamaktadır. Yaptığımız incelemeler göstermektedir ki sosyal grupları birbirleriyle kıyaslayan çalışmalar aynı deneyin farklı ülkelerde tekrarlandığı çalışmalardan daha tutarlı sonuçlar ortaya koymaktadır. Ültimatom oyununa dayanan çalışmalar kültürel farklılık açısından incelediğinde, topluluklar arası dini inanç temelli farklılıkların, otoriteye duyulan saygının, partizanlığın ve oyunun oynandığı kişilerin etnik kökenleri sebebiyle ayrımcılığın sonuçlar üzerinde etkileri olduğu görülmektedir. Kamusal mal oyununa dayanan deneysel çalışmalara bakıldığında ise katılımcıların içinde yetiştikleri kültüre has sosyal normların, cinsiyetin ve katılımcıların içinde yaşadıkları ekonomik sistemin kararlarında önemli etkileri olduğu görülmektedir.Article Deneysel İktisadın Tarihi(2023) Demirtaş, Burak Kağan; Erkuş, SefaBu çalışmanın temel amacı Türkçe yazında görece yeni olan deneysel iktisat alanına, iktisatta kontrollü deneylerin kullanımının tarihsel gelişimine ilişkin referans olabilecek şekilde katkı sunmaktır. Şüphesiz ki deneysel iktisat çalışacak araştırmacılar için deneysel iktisadın tarihsel gelişim sürecini öğrenmek oldukça önem arz etmektedir. İktisatta deneysel yöntemin tarihini öğrenmek araştırmacılara yöntemin geçmişte karşılaştığı sorunları analiz etme imkanı sunarken, yöntemin şimdi ve gelecekteki yönü hakkında yapılabilecek araştırmalar hakkında da ipuçları vermektedir. İktisatta kontrollü deneylerin kullanımına özellikle iktisatçılar uzun süre direnç göstermiş olsa da bugün iktisat alanında kontrollü deneylerin kullanıldığı çalışmaların sıklıkla yayınlandığı görülmektedir. Soğuk savaş döneminde oyun teorik modellerin deneyler yürütülerek sınanması deneysel yöntemin yaygınlaşması için ilk itici güç olmuştur. 80’li yıllardan itibaren insan davranışlarını açıklama çabası ile davranışsal iktisatçıların yürüttüğü deneyler, yöntemin iktisatçılar arasında yaygınlaşmasını sağlayan bir diğer önemli etken olmuştur. 2002 yılında Nobel İktisat Ödülü’nün piyasa mekanizmasını kontrollü laboratuvar deneyleri yürüterek araştırdığı ve deneysel iktisat yöntemine katkıda bulunduğu için Vernon L. Smith’e verilmesi, iktisatta deneysel yöntemin artık ana akım yöntemlerden biri haline geldiğinin de bir tescili olarak göz önünde bulundurulabilir. Deneysel iktisat tarihinin yazımına ilişkin bazı güçlükler bulunmaktadır. Bunlardan biri yöntemin disiplinler arası bir karakter taşıması iken diğeri de deneysel yöntemin erken dönemine ilişkin bilgilerin çoğunlukla kişisel anılara, hikayelere dayanmasıdır . Deneysel iktisadın tarihsel gelişimi incelendiğinde çoğunlukla bireysel tercihler, piyasaların işleyişi ve oyun teorik modellerin teorik öngörülerinin sınanmasına ilişkin deneylerin gerçekleştirildiği görülmektedir. Bu sebeple bu çalışmada da deneysel iktisadın tarihsel gelişimi bu üç ana başlık altında toplanmıştır. Bunlara ek olarak, deneysel iktisadın gelişimine etki eden önemli teorik gelişmelere ve kişilere de çalışmada ayrıca değinilmektedir.Article Türkiye’nin 1970’li Yılları ve Milliyetçi Cephe Hükümetleri(2022) Karataş, MuratTürkiye’nin 1970'li yılları, Cumhuriyet dönemi siyasî tarihinin en buhranlı yıllarından birisi olma özelliği taşır. “Ara Rejim” şeklinde bir askeri vesayetin yaşandığı dönemin ilk yıllarında ortaya çıkan partiler üstü hükümet modeli ülkenin temel sorunlarını çözemediği gibi bunların daha da kronik bir durum kazanmasına sebep oldu. Ara Rejim dönemini bitiren 1973 seçimleri Bülent Ecevit liderliğindeki Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) zaferiyle sonuçlandı. Uzun uğraşılar sonunda CHP – MSP koalisyon hükümeti tarihi yanılgıyı ortadan kaldırma iddiasıyla kuruldu. Bu hükümetin dış politikadaki en önemli çıkışı Kıbrıs Barış Harekâtı (1974) oldu. CHP lideri Ecevit’in Kıbrıs zaferini sandıktan tek başına iktidar olma yolunda kullanarak koalisyonu bozması ülkeyi yeni bir sürece soktu. Türkiye güçlü bir hükümetin olmadığı bu süreçte bir yandan ABD’nin askeri ve ekonomik ambargosu gibi dış kaynaklı problemlerle boğuşurken, bir yandan da yüksek enflasyon, anarşi, yolsuzluk ve yoksulluk gibi iç problemlerle karşı karşıya kaldı. Siyasî cepheleşmenin/kutuplaşmanın sık sık gündeme geldiği 1970’li yılların ikinci yarısındaki en önemli gelişmelerden birisi de Milliyetçi Cephe adıyla tanınan koalisyon hükümetleri oldu. Bu dönemde merkez solu temsil eden CHP’ye karşı siyasi yelpazenin sağında yer alan milliyetçi-muhafazakâr partilerin güç birliği şeklinde ifade edilen Milliyetçi Cephe Hükümetleri iki kez kuruldu. Bu hükümetlerin ilki Mart 1975 – Haziran 1977 tarihleri arasında, ikincisi ise Temmuz 1977 – Ocak 1978 tarihleri arasında Türkiye'yi yönetti. Birinci Milliyetçi Cephe Hükümeti; Adalet Partisi (AP), Cumhuriyetçi Güven Partisi (CGP), Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), ve Mili Selamet Partisi (MSP)'den oluşurken, İkinci Milliyetçi Cephe Hükümeti ise AP, MHP ve MSP üçlüsünün bir araya gelmesiyle oluştu. Dönemde AP’nin Kasım 1979 – 12 Eylül 1980 tarihleri arasında tek başına iktidar olduğu MHP ve MSP tarafından desteklenen hükümet kerhen/örtülü Milliyetçi Cephe Hükümeti olarak nitelendi. Demirel 12 Mart 1971’de iktidardan uzaklaştırılmasına rağmen 1970’li yıllarda açık ya da örtülü şekilde oluşturduğu Milliyetçi Cephe Hükümetleri ile dönemin en uzun süreli koalisyonunu kurarak ülkeyi yönetti. Bununla birlikte Milliyetçi Cephe Hükümetlerini oluşturan partilerin önceliklerinin farklılığı dönemde iç politikada ekonomik, siyasi ve sosyal sorunların çözülememesine neden oldu. Dış Politikanın konuları ise Kıbrıs Meselesi ve bunun çevresinde oluşan ABD’nin silah ambargosu, Ege Sorunu, Türkiye-AET ilişkilerinin yeniden düzenlenmesi oldu. Makalede Milliyetçi Cephe Hükümetleri ve uygulamaları döneme ait basın örnekleri ve araştırma inceleme eserlerden faydalanılarak analiz edilecektir.Conference Object Citation - WoS: 1Citation - Scopus: 1Kolon Kanserinde Etkilenen Yolak Alt Ağlarini Ve Kümelenmelerini Belirlemek için Yeni Bir Yöntem(Institute of Electrical and Electronics Engineers Inc., 2019) Göy, Gökhan; Ünlü Yazici, Miray; Bakir-Güngör, BurcuNowadays new technological developments that play an important role in the production of big data have brought about the interpretation, sharing and storage of data related to complex diseases. Combining multi-omic data in different molecular levels is potentially important for understanding the biological origin of complex diseases. One of these complex diseases is cancer of different types, which has one of the highest causes of death worldwide. The integration of multiple omic data in the framework of a comprehensive analysis and identification of relevant pathways contribute to the development of therapeutic approaches related to disease. In this study, RNA and methylation data (genes and p values) of colon adenocarcinoma were obtained from TCGA data portal and combined with Fisher's method. While protein subnetworks affected by the disease were identified by using subnetwork algorithm, pathways related to the disease and genes associated with these pathways were determined by functional enrichment analysis. Using gene-pathway relationship matrix, kappa scores of pathways were determined by similarity calculation. In this way, the pathways were clustered according to the hierarchically optimal number, as a result, the most important pathway clusters and related genes that are effective in disease formation identified. © 2020 Elsevier B.V., All rights reserved.Article Covıd-19’un Yarattığı Zorunlu Dijital Dönüşüm ve Yeni Normalde Perakendecilik(2022) Guven, FarukSon yıllarda yaşanan teknolojik gelişmeler birçok sektörde yıkıcı etkiler yaratmaktadır. Üretici ile nihai müşteri arasında yer alan ve ticaret ekosisteminde çok önemli bir rolü olan perakendecilik sektörü de teknolojik gelişmelerden yakından etkilenmiştir. Online pazar yerleri, sosyal medya uygulamaları gibi yeni nesil online satış mecraları coğrafya sınırlaması olmadan dünyanın herhangi bir yerine satış yapma imkânı sağlamaktadır. Bazı üreticilerin online pazar platformları üzerinden doğrudan nihai müşteriyle etkileşime geçmesi, perakendecilerin tedarik zincirindeki aracılık rolünü zayıflatmıştır. Covid-19’dan önce dijital dönüşümünü tamamlayamayan perakendeciler Covid-19’da kapanma ve çeşitli sınırlamalardan kaynaklı olarak satış yapamaz duruma gelmişken, daha önce e-ticaret deneyimi olan perakendeciler salgında büyüyen e-ticaret trendinden olumlu etkilenmişlerdir. Bu çalışmada Covid-19 salgınının ortaya koyduğu zorunlu dijital dönüşüm ile birlikte perakendecilerin yeni dönemdeki pazarlama stratejileri analiz edilmektedir. Çalışmada, perakende sektörü bağlamında dijitalleşme ve dijital dönüşüm ele alınmaktadır. Çalışmanın en temel bulgusu olarak, dijitalleşmenin zorunlu bir yatırım olduğu ama insan sosyal bir varlık olmasından kaynaklı olarak sanal ve fiziksel perakende avantajlarının tüketiciye birlikte sunulması ortaya çıkmıştır.Conference Object Citation - Scopus: 3Protein İkincil Yapı Tahmini Için Makine Öǧrenmesi Yöntemlerinin Karşılaştırılması(Institute of Electrical and Electronics Engineers Inc., 2018) Aydin, Zafer; Kaynar, Oǧuz; Görmez, Yasin; Işik, Yunus EmreThree-dimensional structure prediction is one of the important problems in bioinformatics and theoretical chemistry. One of the most important steps in the three-dimensional structure prediction is the estimation of secondary structure. Due to rapidly growing databases and recent feature extraction methods datasets used for predicting secondary structure can potentially contain a large number of samples and dimensions. For this reason, it is important to use algorithms that are fast and accurate. In this study, various classification algorithms have been optimized for the second phase of a two-stage classifier on EVAset benchmark both in the original input space and in the space reduced using the information gain metric. The most accurate classifier is obtained as the support vector machine while the extreme learning machine is significantly faster in model training. © 2018 Elsevier B.V., All rights reserved.Article Tekrarlı Trafik Yükleri Altında Farklı Kil İçeriklerine Sahip Orta-Sıkı Kum-Kil Karışımlarının Esneklik Modülünün İncelenmesi(2021) Fedakar, Halil İbrahimEsneklik modülü, tekrarlı trafik yükleri altında yol temel tabakalarının uzun dönem deformasyon performansının tahmin edilmesinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu nedenle, bu malzeme özelliğinin doğru tayini yol tasarımlarında büyük öneme sahiptir. Bu çalışmada, orta sıkı kum-kil karışımlarının esneklik modülü, dinamik üç eksenli ve kalp şekli gerilme izleri ile araştırılmıştır. Bu amaç doğrultusunda, ağırlıkça %0, %5, %10 ve %20 kil içeren kum-kil numuneleri %50 başlangıç rölatif sıkılıkta hazırlanmış ve yarık silindir deney cihazı kullanılarak test edilmiştir. Deney sonuçlarına göre kum-kil karışımlarının esneklik modülü değerleri dinamik üç eksenli gerilme izi ile daha fazla tahmin edilmektedir. Bu durum ise orta-sıkı kum-kil karışımlarının trafik yükleri altındaki deformasyon davranışının kalp şekli gerilme izine kıyasla daha düşük tahmin edilmesine sebep olmaktadır. Bu çalışmanın bulgularına dayanarak, kum-kil karışımlarının esneklik modülünün yol tasarımlarıiçin daha doğru bir şekilde tahmin edilmesinde kalp şekli gerilme iziningöz önüne alınması gerektiği sonucuna varılmıştır.Conference Object Citation - Scopus: 1Koroner Arter Hastalığı Tanısı İçin Alan Bilgisi İçeren Topluluk Öznitelik Seçim Yöntemi(Institute of Electrical and Electronics Engineers Inc., 2020) Kolukisa, Burak; Güngör, Vehbi Çağrı; Bakir-Güngör, BurcuCoronary Artery Disease (CAD) is the condition where, the heart is not fed enough as a result of the accumulation of fatty matter called atheroma in the walls of the arteries. In 2016, CAD accounts for 31% (17.9 million) of the world's total deaths and its diagnosis is difficult. It is estimated that approximately 23.6 million people will die from this disease in 2030. With the development of machine learning and data mining techniques, it might be possible to diagnose CAD inexpensively and easily via examining some physical and biochemical values. In this study, for the CAD classification problem, a novel ensemble feature selection methodology that incorporates domain knowledge is proposed. Via applying the proposed methodology on the UCI Cleveland CAD dataset and using different classification algorithms, performance metrics are compared. It is shown that in our experiments, when Multilayer Perceptron classifier is used with 9 selected features, our proposed solution reached 85.47% accuracy, 82.96% accuracy and 0.839 F-Measure. As a future work, we aim to generate a machine learning model that can quickly diagnose CAD on real-time data in hospitals. © 2021 Elsevier B.V., All rights reserved.Article Ball Lens Based Mobile Microscope(Gazi Univ, 2016) Icoz, KutayIn this paper we report a low cost, simple and mobile microscope based on attachment of a ball lens to a cell phone. The system's noise and parameters affecting the image quality is investigated. The ball lens provides approximately 100X magnification and together with the cell phone's integrated lens and image sensor, 3,4-micron resolution is reached. The field-of-view of the system is 1500x1500 mu m where the price of the ball lens and the holder is less than 10 cents. By using this system as an optical light microscope, we are able to acquire images of micro particles and micro sensors. When combined with image processing methods, this optical system is capable of doing complex analysis as an alternative to commercial optical light microscopes.Conference Object Kolonoskopi Görüntülerinden Otomatik Ülseratif Kolit Teşhisi(Institute of Electrical and Electronics Engineers Inc., 2018) Kacmaz, Rukiye Nur; Yilmaz, BulentUlcerative colitis (UC) is a disease in which inner surface of colon is inflamed. Ulcers and open scars on the colon are observed. The complaint in the flare period is the frequent bloody diarrhea. Complaints of people with UC increase and decrease periodically. Colonoscopy is the most preferred approach for the visualization of the gastrointestinal tract for the diagnosis and follow-up of related diseases, and UC in particular. The lack of experience of the colonoscopist, complicated locality of the lesion, and the rush in the colonoscopy suite to complete the procedure as soon as possible may cause mistakes in visual analysis. In this study, 200 colonoscopy images (100 normal, 100 UC) were used. The statistical features such as gray level variance, gray level local variance, normalized variance, histogram range, and entropy were extracted from the images, and a normalized 200x5 feature matrix was formed. The normal images and images with UC were discriminated using support vector machines and k-nearest neighbors. It should be noted that the extraction of only 5 features from the colonoscopy images resulted in 95% accuracy. This study demonstrated the feasibility of the development of software tools for aiding the physicians in the diagnosis of colon diseases. © 2019 Elsevier B.V., All rights reserved.Article E-ticarette Türkçenin Özensiz Kullanımı: A101 Örneği(2020) Kayasandık, AhmetDilin asıl işlevini doğru bir şekilde yerine getirebilmesi, onu kurallarına uygun biçimde kullanmayabağlıdır. Son zamanlarda sezgiye dayalı anlaşmayla yetiniliyor. Konuya gereken duyarlılıkgösterilmiyor. Bunun gibi çeşitli sebeplerle dil yanlışlarına yenileri ekleniyor. Bunlar da özellikleinternet, televizyon, radyo, gazete, dergi, afiş, broşür, sosyal medya uygulamaları gibi araçlarla çokhızlı bir şekilde yayılıyor ve gittikçe kanıksanmaya başlıyor. İnternetten alışverişin yaygınlaşmayabaşladığı günümüzde bu amaçla tasarlanan e-ticaret sitelerine de büyük sorumluluk düşüyor. Ağsayfalarındaki dil yanlışları ve dilin özensiz kullanımı hem bu web sitelerini örnek alarak tasarlananyenilerini hem de kullanıcıları olumsuz etkilemekte, yanlışların yayılmasına sebep olmaktadır. Dilyanlışlarının çoğunlukla çeşitli tasarımlarla ve kompozisyonlarla ürün ambalajlarına serpiştirilenbilgilerin ağ sayfasına aktarılmasında yapıldığı görüldü. Tamlama kurallarına, sıfatların sırasına,yazım ve noktalama gibi hususlara dikkat edilmediği tespit edildi. Dil yanlışlarının önemli bir kısmı,sıfat tamlamalarındaki tamlayanların yanlış sıralanmasından ve isim tamlamalarındaki iyelik ekinineksikliğinden kaynaklanmaktadır. a101.com.tr ağ sayfasıyla sınırlı bu çalışmada tespit edilenolumsuzluklar; tamlama yanlışları, anlatım bozuklukları, yazım, noktalama ve kısaltma yanlışlıklarıalt başlıklarıyla gruplandı ve düzeltme önerileri verildi. Sabit bilgilendirmeler ve kategori başlıklarıbir uzmandan yardım alınarak bir defada kalıcı olarak düzeltilebilir. Ürün bilgileri, doğru yazımlave doğru sırayla veri tabanına girilebilir. Üreticiler, ürün görsellerini ve ürüne ait bilgileri kendi ağsayfalarından çekilebilecek uygulamalar geliştirebilirler.
